çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim

çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim
çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim
çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim
çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim
çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim



çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim
çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim
çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim
çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim
çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim
 
çocuk Yetiştirmede öneriler 2
Kategori : Eğitim

Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğitimciden mahrum bir millet henüz millet adını almak kabiliyetini kazanmamıştır. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğitimcilere, öğretmenlere muhtaçtır. (14 Ekim 1925) 
                                                                    Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal
 
ÇOCUK YETİŞTİRME KURALLARI
Gruptan Dışlanma
"Grup" tarafından dışlandığı için üzüntü içinde kendilerine koşan çocuğa ebeveynlerin tepkisi çoğu kez şöyle olur: "Senin o arkadaşlara ihtiyacın yok."; "Sen onlardan daha iyisin, boş ver." veya "Seninle aynı değerde başka arkadaşlar bul." Oysa bir gruba mensup olmak yetişkinliğin bir parçasıdır ve bu çocuğunuz için çok önemlidir. Çocuğunuz arkadaşlığın bu yönüyle ilgili sorunlar yaşarken, aşağıdaki bazı hususları hatırlamakta yarar vardır:
* O gruba girmemesi için kendi duygusal açıklamalarınızı iletmek yerine, çocuğunuzdan gruba nasıl girilebileceğini öğrenin.
* Öteki çocuklarla veya onların anne-babalarıyla karşı karşıya gelerek çocuğunuz için mücadele etmeyin. Çocuğunuzun duygularını dinleyin, sonra birlikte çocuğunuzun nasıl tepki göstermesi gerektiği konusunda mutabakata varın.
* Çocuğunuzun kendisini kabul ettirmesini teşvik edin. Sizin göreviniz onun arkasında durmak, moral ve duygusal destek vermektir.
* Çocuğunuzun öteki çocukların giydikleri tarzda giysiler giymesine izin verin. On yaşından küçükken normal ve farklı görünmemek çok önemlidir. Kavgalarınızı tam da bu yaşlarda seçmeniz gerekir. Giysiler ve saç uzunluğu ya da sırt çantasının şekli tartışma konularınız içinde yer almaması gereken şeylerdir.
* Çocuğunuza onun yaşındayken başınızdan geçenleri ve arkadaşlarınızı anlatın. Bu, kişiliğine ve kendisi için talep ettiği şeylere öfkelenmeden ya da nutuk çekmeden kendi değerlerinizi çocuğunuza aktarmanın iyi bir yöntemidir. Çocuğunuz size ne söylerse söylesin, hâlâ sizin görüşünüze değer verir. Bu nedenle söz konusu sorunla ilgili olarak aşın duygusal olmamaya dikkat edin, yoksa sorunları kendi başına çözmesini zorlaştırırsınız ya da bir daha sorunlarını sizle paylaşmaz.
 
Saygı
Eğer saygı hayatımız boyunca başkalarından görmek istediğimiz bir şey ise, o zaman bunu göstermek de öğrenmemiz gereken bir şeydir. Birisine saygı gösterdiğimizde, onu düşünmeye değer buluruz. Bir başkasına saygı gösterme çabasında bulunulduğunda verilen mesaj nettir:
"Seni görüyorum ve sana değer veriyorum."
"Erdemli ve terbiyeli bir yaşam, her insanın sonsuz değer taşıdığı fark edildiğinde başlar."

Mahremiyete Saygı
Ailede her bireyin mahremiyetiyle ilgili bireysel hakkını yansıtan kurallar koymak çok önemlidir. Bu kuralları koymak için aile meclisini toplayın. İçeriye girmeden önce kapıyı vurmak, bir şeyi ödünç almadan önce sormak, başkalarının mektuplarım açmamak, telefonda kiminle konuştuğunu sormamak ve kulak misafiri olmamak gibi kurallar oluşturun. Bunlar çocuklara rehberlik edecek ve zihinlerinde en kalabalık bir evde dahi mahremiyetin bulunduğu ve insanların saygı gösterilmesi gereken mahremiyet haklan bulunduğu fikrini oluşturacaktır.

Başkalarına Saygılı Olun
Çocuklar başkalarına nasıl davranacaklarını büyüklerin kendilerine karşı davranışlarından öğrenir. Kendinize sürekli olarak şu soruyu sormanız her zaman yardımcı olacaktır: "Eğer karşımdaki bir misafir ya da bir arkadaşım olsaydı, aynı durumda ne yapardım?" Başka sözlerle ifade edelim: Bir işle meşgul olduğunu gördüğünüz halde çocuğunuzun hemen yanınıza gelmesini istiyorsanız, ona birkaç dakikalık uyan süresi tanıyın. O zaman sizin bir işle meşgul olduğunuzu gördüğü halde yanına gelmenizi istediğinde nasıl davranması gerektiğini bilecektir. Çocuklar başkalarına saygı göstermeyi, anne ve babaların başka insanlarla nasıl ilişkide olduklarını izleyerek öğrenir. Bir garson, bir sekreter ya da bir banka müdürüyle nasıl bir yaklaşımla konuşuyorsanız, çocuğunuz da aynı şekilde davranacaktır. Çocuklar saygıyı yaşayarak öğrenir. Bu nedenle örnek olmanız gerekir.

Umumi Yerlerde Sessizlik 
Çocuklarınızdan susmalarını istediğinizde bu her zaman pek kolay değildir. Bir olayı prova etmek üzere hep birlikte aşağıdaki oyunu oynayın. Yakınlarda bir doktor ya da dişçi muayenehanesine veya bir kütüphaneye gideceksiniz ya da yaşlıları ziyaret edeceksiniz veya ailecek bir restoranda yemek yiyeceksiniz. Yukardaki durumlardan birini seçin ve mahsuscuktan olay yeri düzenleyin ki, herkes durumla ilgili davranabilsin. Sonra gerçek durum ne olursa olsun, uygun ses tonunu seçerek oynamaya başlayın. Birçok durumda, alçak sesle konuşmak saygılı olmanın bir şeklidir. Bu durumlarda alçak sesle konuşmanın niçin takdir edildiğini çocuklara anlatmak da yararlıdır.

İşbirliği
Ailenin gücü kısmen hazır bir ekip olmasından kaynaklanır. Anne-babalann ve antrenörlerin çoğunun bildiği gibi, zor olan takım ruhunu ve ortak bir amaç için birlikte çalışma isteğini yaratmaktır. Çocuk ilk önce aile içinde başkalanyla geçinmeyi, birlikte bir şey yapmayı, paylaşmayı ve her zaman ilgi odağı olmamayı yaşar. Hepimiz bireysel ihtiyaçlarımızı grubun ihtiyaçları için bir kenara koymayı öğreniriz. İşbirliği yapmayı öğrenmek çocuğunuzu gelecekte okulda, ilişkilerinde ve çalışma hayatındaki başarılan için değerli bir araçla donatacaktır.

"Ekip çalışmasının en güzel yanı, her zaman yanınızda birilerinin olmasıdır."
Margaret Carty
 
Ruh Hali Yaratın
Evinizde çok farklı ruh halleri yaratma olanağınız vardır. Klasik müzik çalarken ruh hali rock müziki çaldığı zamankinden çok farklıdır. Bir piknikteki duygular mum ışığında yemek yenirken olan duygulardan daha değişiktir. Fıkraların anlatıldığı akşamdaki ruh hali ailecek politika tartıştığınız akşamdakinden farklıdır. Yaratıcı enerjinizi kullanarak hep birlikte akşam için bir ruh hali seçin. Sonra o akşamı birlikte planlayın. Bunun için nelerin yapılması gerektiğine ve kimin yapacağına karar verin. O akşam geldiğinde, herkesin işbirliği yapmasını ve yaratılan ruh halinden hoşnut olmasını sağlayın. Bir süre sonra bunun gibi bir başka akşam düzenleyin ve her aile ferdi yeni bir ruh haline girme fırsatına kavuşsun.

Değişime Açık Olmak
Yaşamak, değişmeyi ve gelişmeyi içerir. Eğer aile içinde değişimi canlılığı tanımlayan şey olarak görürsek, çocuklarımızın zihninde değişimin beklenen bir hayat serüveni olduğu tohumunu atmış oluruz. O zaman değişim, günlük hayatın heyecan verici bir parçası, kural gibi kolayca kabul edilebilir bir şey haline gelir. Bu nedenle bir daha hayatın bir sürprizi kapınızı çaldığında kapıyı coşkuyla açın.

"Değişmezsek, gelişmeyiz. Gelişmezsek, yaşamıyoruz demektir."

Değişim Zihnin Bir Yaklaşımıdır
Herkes aynı ev ortamında yaşamak durumunda olduğu ve bunun mümkün olduğu kadar neşeli hale getirilmesi için çaba göstermek gerektiğini düşündüğü için şunları dikkate alın:
• 123'de yaptığınız listeyi herkesin göreceği bir yere asın.
• Herkes listeye baksın ve olumlu bir değişim yaratmak için sesini alçaltmak, ödünç almadan sormak veya kendi kendine etrafı toplamak gibi yapabileceği küçük şeyleri düşünsün.
• Herkesin düşündüğü küçük değişikliği yapmaya başlayacağı bir gün belirleyin.
Not: Davranışları değiştirmek çok zordur. Bu nedenle birisinin çaba gösterdiğini gördüğünüz zaman mutlaka "aferin"

Değişim Bir Maceradır
Hayat değişikliklere aittir. Aynı kalan çok az şey vardır. Eğer çocuklar değişimi bir macera, bir meydan okuma ya da bir fırsat olarak görmeyi öğrenirse, yeni şeyler denemek için özgüven kazanırlar. Çocuklar daha iyi olmaları için spor yapmaya veya müzik aletleri çalmaya teşvik edilir. Alışılmış şeyleri değişime daha hazırlıklı olmak açısından farklı şekillerde yapmak niçin teşvik edilmesin? Alışılmış şeyleri değiştirmek ve bilinmeyene doğru atılmak egzersizleri yapın. Bazı önerilerde bulunalım: Ailenizden hiç kimsenin bilmediği bir yere gidin. Hiç kimsenin bilmediği, kamp kurma, kayak yapma, bovling oynama gibi bir faaliyet seçin ve bunu yapın. Ailede hiç kimsenin hakkında bir şey bilmediği bir konuyu araştırın. Ailede yapılan işlerin sırasını değiştirin. Evinize yeni birisini davet edin. Maceradan korkmayan ve yeni şeyler deneyen bir ailenin kendine özgü bir yaşamı vardır. Böylesi bir yaklaşım hayatın sunduğu olanaklarla ilgilenen cesur

İlerleme Grafiği
Çocuklar çoğu kez hem anne-babalarmdan hem de toplumdan yaptıkları şeyleri mükemmel yapmalarının beklendiği izlenimini alır. Bir hedef konulur ve bu hedef ya gerçekleştirilir ya da gerçekleştirilmez. Bugün "ilerleme"den söz etmeye başlamak için önemli bir gündür.

İlerleme bir hedefe ya da yapmak
istediği bir değişikliğe doğru yürüyen bir kişinin attığı bir dizi adımdır. Çocukların ilerleme yönünde adım atmayı öğrenmeye ihtiyacı vardır. Çocuğunuzun bir hedef ya da gerçekleştirmek istediği bir değişikliği seçmesine yardım edin. Bir merdiven çizin ve her basamağa erişilmek istenen hedefe ya da değişikliğe
ulaşmasında çocuğunuza yardım edecek bir şeyi yazın. Her adım atıldıktan sonra, o basamağı çizin. Her adım atıldığında coşkulu olun ve hedefe ulaştığında mutlaka bir kutlama töreni düzenleyin.

Öğretme Fırsatı
Ailenizdeki çocuklar, teypte bir melodiyi çalmak, top atmak, başka birinin elbiselerini giymek, bir sanat projesi yaratmak, şiir yazmak gibi iyi yaptıkları bir faaliyeti seçip büyüklere öğretsin. Çocuğunuza size öğretme fırsatını tanıyın. Bu onlarda özdeğer duygusu oluşturacaktır. Yetişkinler, biraz durup düşünün: Çocuğunuzun size bir şeyler öğretmesine ve yol göstermesine hazır mısınız?

Terbiye
Terbiye, yalnızca başka insanların duygularının farkında olunduğunu yansıtan özgül davranışlardır. Başkalarına! duygularına saygılı, toplumsal açıdan onaylanan ve beklenen davranışları öğrenmek zaman ve çaba gerektirir. Öğrenme her gün ailenin içinde, eylem örnekleri ortaya kondukça ve değerler üzerinde konuşuldukça gerçekleşir. Terbiyeli bir çocuk başkalarıyla olumlu geri iletim alan bir tarzda kendinden emin olarak etkileşim içine girer; terbiyeli davranışın sürmesini teşvik eden de bu olumlu geri iletimdir.
"Terbiye duyarlı bir şekilde başkalarının duygularının farkında olmaktır. Bu farkmdalığa sahipseniz, hangi çatalı

En Önemli On Terbiye Kuralı
Terbiye söz konusu olduğunda, bunu tanımlamak ve öğretmek size, ebeveyne kalmış bir şeydir. En önemlisi, çocuklar sizi kopya edecektir; bu nedenle paslanmış becerilerinizi temizlemek zamanı gelmiştir. Her çocuğunuzun sahip olmasını istediğiniz on davranış şeklinin listesini yapın. Birlikte her hafta bir tanesini seçerek bunlar üzerinde on hafta çalışın. Bu davranış listesini çocuğunuzun sık sık görebileceği bir yere yazın. Her yeni terbiyeli davranışını eklediğinizde, bir öncekiyle ilgili çocuktaki olumlu geri iletim mutlaka devam etmelidir. Eğer etraflarındaki yetişkinlerden gülümseme ve onay görürlerse, çocuklar terbiyeli davranışları çabucak öğrenir. Eğer listeniz açısından yardıma gereksinim duyuyorsanız, bundan sonraki faaliyetlerden her biri yaşa uygun terbiyeli davranışı aktaracaktır.

Terbiyenin Olmadığı Bir Hayat Düşünün
Şimdi yapılacak olan, terbiyenin olmaması durumunda hayatın nasıl olacağına ilişkin grup halinde masal anlatma faaliyetidir. En yaşlı olan, "Evvel zaman içinde, hiç kimsenin iyi terbiye almadığı bir ülke varmış" diye masala başlasın. Mümkün olduğu kadar hayal gücünü kullanarak, herkes evde, masanın etrafında, işte, çocuk bahçesinde, markette, telefonda vb. saygının ve başkalarına dikkatin olmadığı bu ülkeyle ilgili hikâyeye bir şeyler katsın. Herkes eğlenmeye devam ettiği sürece masalı sürdürün. Daha sonra bu terbiyesizler ülkesi ve buradaki insanların aslında birbirlerini dikkate alarak nasıl davranmaları gerektiği üzerine sohbet edin.

Selam Vermek
Bir çocuğun sahip olacağı en basit ve en takdir edilen terbiyeli davranış, nazik bir şekilde selam vermesidir. Çocuklar yaşlarına göre farklı yeteneklere sahip olur. Üç ya da beş yaşındaki bir çocuk birisine bakar, "Merhaba" der ve belki de el sıkar. Altı ile dokuz yaşındaki çocuk basit bir tanıştırma işlemini yerine getirebilir: "Anne, bu Jale. Jale, bu annem." On yaşındayken çocuk arkadaşlarını hazır bulunan büyüklere tanıştırır ve onlara arkadaşı hakkında nasıl tanıştıkları ya da sevdiği bir faaliyet gibi bir bilgi verir. Eğer (sekiz ile on iki yaş arasındaki) çocuk hiç kimse tarafından tanıştmlmazsa, kendini büyüklere tanıtmayı bilmelidir. Yetişkinlere, kendileri çocuğa başka bir biçimde hitap etmesini söylemediği sürece, Hanım ya da Bey diye hitap etmek âdettir. İnsanları selamlama talimi yapın. Çocuğunuza selamlamadan sohbete geçişi göstermeyi deneyebilirsiniz. Nazikçe selamladıklarını gördüğünüzde onları mutlaka övün.

Sofra Adabı
İnsanların çoğu, aşağıdaki sofra adabı kurallarını uygular:
• Yemeğin bulunduğu tabağın uzatılmasını rica etmek.
• Çatal, bıçak ve kaşığı düzgün biçimde kullanmak.
• Dirseklerini masaya koymamak.
• Masadan kalkarken özür dilemek.
• Herkes yemeğini bitirene kadar sofrada beklemek.
• Ağız kapalıyken çiğnemek.
• Sakin oturmak.
• Yemeye başlamadan önce yemeği pişirenin masaya oturmasını beklemek.
• Lütfen ve teşekkür ederim demek.
Adabın edinilmesi için egzersiz yapılmalıdır. Bunun örneklenmesi de gerekir. Küçük çocuklar yukarıda sıralanan kuralların hepsini yapamayabilir, ancak ailenin öteki fertlerinin sofrada böyle davrandığım gördükçe, onlardan öğreneceklerdir. Ailenizin uymak istediği sofra kurallarının bir listesini çıkartın. Bu listeyi yemek masasının yakınına asın. Her hafta bir kuralı seçip üzerinde çalışmak yararlı olur. Yemeğe başlamadan önce bu kuralı söyleyin ve herkes kendisini gözlesin. Yemekten sonra bu kuralı uygulamada başarılı olduğunu söyleyen, kendisine bir yıldız koyabilir.

Yapma Demeyin
Çocuğunuzu iyi terbiye etmeye niyet ettiğiniz için vereceğiniz dersleri niçin terbiyeli bir şekilde ilet-meyesiniz? "Dirseklerini masaya koyma", "Telefonda böyle konuşma" ya da "Eşyalarını evin orasında burasında bırakma" türünden olumsuz yorumlar yapmayın, çocuk savunmaya geçeceği için işe yaramaz. Burada yeni bir yaklaşım önereceğiz. Olumlu yorumlan kullanarak çocuğu olumlu davranışlara yönlendirebilirsiniz. Örneğin: "Telefonda şu anda olduğu gibi daha güçlü ve berrak bir sesle cevap vermeni seviyorum", "Çatalını böyle tutarsan, daha güzel görünüyor", "Lütfen benimle konuşurken bana bakar mısın" ya da "Büyükanneni kapıda karşılaman güzel olur." İçinizden "yapma" demek geldiğinde, derin bir nefes alın ve bu eski alışkanlığı değiştirin. Ebeveynlik yapma stilinizi değiştirmek suretiyle daha iyi bir terbiye örneği vereceksiniz.

Kullanılacak Kelimeler
Basit kelimeler ve basit kurallar bütün bir ömür boyunca sürecek terbiye öğreniminde uzun bir zaman alır. Aşağıdaki cümle ve kurallann bir listesini yapın, bunlar üzerinde konuşun ve sonra bunlan herkesin görebileceği bir yere asın.
Kelimeler: Lütfen. Teşekkür ederim. Hayır, teşekkür ederim. Bir şey değil. Özür dilerim. Nasılsınız? Teşekkür ederim, siz nasılsınız? Sizi görmek ne güzel.
Kurallar: Size hitap edildiği zaman konuşun. Başkaları hakkında fısıldamayın ya da onlann sırlannı açıklamayın. İncitecek sözler kullanmayın. Güzel bir Türkçeyle konuşun. Güzel bir şey söyleyemeyeceksen, hiçbir şey söyleme.
 
Telefon Konuşması
Telefonda nasıl konuşulacağının öğretilmesiyle ilgili en güzel yöntem bir teyple ya da fişi takılı olmayan bir telefonla oyun oynayarak egzersiz yapılmasıdır. Çocuklar bir şeyi iyi öğrenmekten sevinç duyar. Telefona cevap verirken söylenecek sözleri, hattın öteki ucundaki kişiyle nasıl konuşacaklarım ve nasıl mesaj bırakacaklarını çalışırlarsa, telefondaki terbiyeli konuşmalarından hoşnut olur ve coşku duyarlar. Birlikte telefona nazik bir şekilde cevap vermek üzerine konuşun. Teybiniz varsa, konuşmayı banda çekin ve telefon konuşması egzersizleri yapın. Anne-babalar çocuğun muhtemelen karşılaşacağı konuşmalarla ilgili rol yapabilir. Çocuğun arayanın söylediklerini not etmeyi öğrenmesi için mutlaka bir bloknot bulundurun. Bandı birlikte dinleyin ve birçok olumlu geri iletimde bulunun. Yetişkinlerin telefonlarının çocukların telefonlarından önce gelmesi kuralını koyun. Bu çocuklara haksızlık gibi gelebilir, ancak büyüklere
saygıyla ilgili bir şeyler öğretir ve aynı zamanda gelen telefonların sırasıyla ilgili bir düzen anlayışı da sağlar.

Kabalığın Farkına Varmak
Bir topluluk içine girdiğinizde birbirlerine karşı düşüncesiz ve saygısız olan insanların; kapıdan geçerken birisini itmek, bir şey alındığında teşekkür etmemek, yüksek sesle kavga etmek, servis talep etmek gibi kaba davranışlarına tanık olursunuz. Kabalık üzerine bilgi toplamak üzere ailecek gezmeye gidin. Kabalık yapan birisine tanık olduğunuzda bunu çocuklarınıza gösterin ve bunun niçin kaba bir davranış olduğunu izah edin. Bu davranışı gösterirken ve izah ederken kendiniz kaba davranmamaya özellikle dikkat edin. Tanık olunan kaba davranışları tek tek kartlara yazsınlar. Eve döndükten sonra kartları yazılı yüzleri kapalı şekilde masaya koyun. Kartı yazan, tanık olunan kaba davranışın ayrıntılarını aktarsın, isteniyorsa, olay bir piyes olarak da canlandırılabilir; ancak bu kez kaba davranışın yerini kibar davranış almalıdır.

Arkadaş Oyun Oynamaya Geldiğinde
 Çocuklarınız daha küçücükken arkadaşları eve oynamaya geldiğinde veya onlar başkasının evine oynamaya gittiğinde nasıl davranılması gerektiği konusunda konuşmaya başlamalısınız. Çocuğunuz üç yaşındayken arkadaşını kapıda nasıl karşılayacağınızı ve yapılacak ilk şeyi arkadaşının seçmesi gerektiği üzerine konuşabilirsiniz. Çocuk için arkadaşını öne geçirmek zordur, ancak bu eve gelen misafirle ilgili bir kuraldır. Konuşabileceğiniz diğer konular şunlardır:
 Davet edilmeyi beklemek; gidilen evin kurallarına uymak; başkasının evindeyken yardım etmek; faaliyet seçiminde işbirliği yapmak; sizi davet eden çocukla oynamak; sizinle aynı şeyi yapmak istemeyen misafiri dikkate almak; size ait olmayan bir şeyi almadan önce sormak; alınan her şeyi tekrar yerine koymak; ve sizi oynamaya davet eden ev sahiplerine teşekkür etmek. Yetişkinlerin terbiyeli çocuklardan hoşlandıklarını ve böyle çocukları tekrar davet ettiklerini sürekli tekrarlayın.

Teşekkür Notları
Dostlar ve aile fertleri hediye verdikleri veya bir iyilikte bulunduktan çocuktan teşekkür notu aldıklarında çok memnun olacaklardır. İçinde kartlar, pullar, zarflar, kâğıt ve kalem bulunan bir sepeti yazmak isteyenlerin erişebileceği bir yere koymak neşe kaynağıdır. Bir doğum günü partisinden veya tatilden sonra çocuğunuzla birlikte belli bir saatte oturun ve ona yardım edin. İki ya da üç cümleden fazla olmaması gereken teşekkür notlan hakkında hatırlanması gereken birkaç nokta vardır: Teşekkür notu hediyenin alınmasından sonra bir hafta içinde gönderilmelidir. Hediyenin ne olduğu ve niçin beğenildiği belirtilmelidir. Eğer para gönderilmişse, bununla ne alındığı anlatılmalıdır. Çocuğunuz teşekkür notu yazamayacak kadar küçükse, bu notu size dikte ettirsin ve bir resim yapsın. Bilgisayar çıkışlı notlar ancak
kişiselleştirilirse iyi etki yapar. Çocuğunuzun kişiliğini yansıtmak için en iyisi elle yazılmış kartlardır.

Sportmenlik Ruhu
Çocuğunuza sportmenlik ruhunu öğretmek için eğlenceli bir oyundan daha iyi bir yöntem olamaz. Bu oyunda kaybeden zavallı bir yenilen ile sportmenlik arasında bir seçim yapacaktır. Eğlenceli yanı bunun oynanmasıdır. Zavallı bir yenilen bağınr, ağlar, ayaklarını yere vurur ve intikam tehditleri savurur. Sportmen ise kazananın ustalığını ifade eder, kazananın elini sıkar ve yaptığı şeyden mutlu bir şekilde nazikçe gülümser. Sportmen, kazansa da büyük tantanalarla kutlamaz, kaybederse de yüksek sesle şikâyet etmez. Oyun kaybedilince suçu başkasının üzerine atmaz. Bunu kızma birader oynayarak deneyin. Oynamayanlar, seyretsin. Seyirciler mızıkçılık yapılınca yuhalayıp ıslık çalarak, sportmenlik gösterildiğinde bravo diyerek, tempo tutarak ve alkışlayarak oyuna katılır.

Birliktelik Oluşturmak
İlgi gösteren tek bir kişinin yarattığı etkiyi hiçbir zaman küçümsemeyin. Çocuklarımıza bir fark yaratabileceklerini öğretmemiz gerekiyor. Üzüntülü birine gülümsediklerinde, açlık çekeni fark ettiklerinde ya da yeni komşuya el uzattıklarında dünyamıza iyiîik katarlar. Her iyilik tohumu büyük bir fark yaratır. Var olmasını istediğimiz dünya çocuklarımızın zihninde oluşturulmalıdır.

Gönüllü Olma
Ailenin dışındaki insanlara ilgi göstermek çocuklara merhamet ve empatiyle ilgili çok şey öğretir. Çocuğun farklı insan tipleri ve yaşam tarzlarıyla ilgili anlayışını genişletir. Hayatını başkalarına yardım ederek yaşayan bir insan yaratır. Aileye yakınlık yaratan bir amaç duygusu sağlar. Ailelerin gönüllü olarak birlikte yapacakları birçok şey vardır. Ailecek neye ilgi duyduğunuzu görüşün ve bölgenizde bulunan yardım kuruluşlarından bilgi alın. Bazı önerilerde bulunalım:
• Bir yaşlıyı evlat edinin. Yaşlı bir komşunuzun ya da huzurevindeki bir yaşlının yakınlarda ailesi olmayabilir. •    Bir aileyi evlat edinin. Bölgenizdeki yoksul bir aileye ayda bir yiyecek ve giyecek yardımı yapın veya bayramlarda ziyaret edin.
• Özürlü veya engelli bir kişiyi evlat edinin. Onu aile gezmelerinize veya haftada bir yemeğe davet edin.
• Evinden çıkamayanlar için kütüphanelerden kitap alma  götürme işini üstlenin.
• Aşevlerinde servis yapın.
• Ailecek önemli gördüğünüz bir konuyu yetkili mercilere yazın.
• Temizlenecek bir kamu alanı saptayın veya mahallenizde temizlik yapın.
• Bir huzurevini veya hastaneyi düzenli ziyaret edin.
Çocuklar yukarıdaki öneriler karşısında ilk önce ürkecektir, ancak bir kez insanlara yardım etmeye başladıklarında bundan haz duyacaklardır.

Komşularınızı Tanıyın
Birliktelik oluşturmak gerçekten de herkesin birbirine ilgi göstermesiyle başlar. Dostlukların başlaması için çevrenizeulaşmanın birçok yöntemi vardır. Bir kere bir araya geldikten sonra çocuk bakımı, otopark ya da acil yardım gibi konularda birbirinizeyardımcı olmanız mümkün olur. Komşularınızı tanımak için bazı önerilerde bulunalım:
• Bir komşular eğlencesi düzenleyin. Herkesin posta kutusuna veya kapı altına bir not bırakarak eğlenceye davet edin. Gelenler bir tabak yiyecek getirsin. Bu eğlence bir evde olabileceği gibi, bahçede, sokakta ya da bir parkta da olabilir.
• Çocukların okuldan alınması hizmetini başlatın. Okul sonrasında hangi annelerin
Çocuğunuz büyümüşse, ama siz o saatte evde değilseniz, bir komşuya telefon ederek eve geldiğini bildirsin. Yaratıcı başka yöntemler geliştirin ve birbirinizle dayanışma gösterin.
Musluk tamiri, bilgisayar, marangozluk gibi özel beceriler konusunda yardımlaşma programlan düzenleyin. Birbirinize para vermek yerine, özel beceri saatleri sunun. Hiçbiri olmazsa, komşularınızı tanımış ve onlara hangi hizmeti verebileceğinizi duyurmuş olursunuz. Mahalle veya site bülteni çıkarın. Başlangıç için bir sayfa yeterlidir. Doğum günlerini, ölümleri, doğumları ilan edin. Çocuklar da katkıda bulunabilir. Bu bültende mahallenizdeki trafik sorunlarım, bahçe düzenini veya komşular eğlencesi

Cesaret
Gerçekten kendiniz olmak, genel görüşe karşı çıkmak ya da bir davayı savunmak büyük cesaret işidir. Korkuyla yüzleşmek büyük cesaret ister. Cesaretin büyük bir maharet olması gerekmez; sadece hayır demek kadar basit olabilir. Bir çocuk yapmaktan korktuğu şeylerle karşı karşıya gelerek ve bunları hazmederek cesur olmayı öğrenir. İnandığı bir şeyi yapmak için bir adım ileri gitmesi gerektiğini öğrendiğinde, korksa bile, cesaretin nasıl bir duygu olduğunu kavrayacaktır.

"Cesur olmadığınız zaman yapabileceğiniz en cesurca iş, cesur olduğunuzu iddia etmek ve böyle davranmaktır."

Korkularla Yüzleşmek
Çocuklar; karanlık, hayaletler, yalnız kalmak, hırsızlar, şimşekli sağnak gibi pek çok şeyden korkar. Etraf karanlık ve aklınız hareket halindeyken cesur olmak kolay değildir. Çocuğunuzu cesur olmaya teşvik etmede bazı önerilerde bulunalım:
• Karanlıkta oyun oynayın. Çocuğunuza bir kâğıt verin ve ışıklar kapalıyken bir şeyler çizsin. Onlarla aynı odada oturun ve her resim bittikten sonra ışığı açın. Komik resimlere bakarak birlikte gülün.
• Karanlıkta "elim sende" oynayın. Kurallar basit olmalı ve kimse yaralanmamalı.
Mobilyaları çekerek serbest alan yaratın. Bu elbette yavaş oynanmalıdır ve herkes ellerini uzatarak birisine dokunmaya çalışacaktır. Işıklan kapatın ve çocuğunuz karanlıkta topladığınız nesnelere dokunarak ne olduklannı bilmeye çalışsın. Çocuğunuzu kötü hayaletlerden koruyacak bir iyi hayalet resmi çizin. "Hayaletler giremez" notunu yazıp kapıya asmak da işe yarar. Fırtına çıktığında, fırtına olun. Rüzgâr gib uluyun, şimşek gibi haykırın ve yağmur gibi tepinin.

Doğruyu Söylemek
Güvene giden yol gerçeğin tırabzanlanyla döşenir. Güven oluşturmanın tek yolu dürüst olmaktır. Başka yol yoktur. Aile düzeninin bu dürüstlük ortamında işlemesi, aile fertlerinin birbirine güvenmesi anlamına gelir. Gerçek söylendiği ve sevgi değişmez kaldığı zaman güven oluşur. Bir aile dürüstlüğe değer veriyorsa, her aile ferdi, bütün olarak ailenin kendisini desteklediğine güvenerek hayatındaki gerçekleri ifade edebilir.

"Gerçeğe sadece akıl yoluyla değil, gönül yoluyla da ulaşabiliriz."
Blaise Pascal

Dürüstlüğü Ödüllendirin
Çocuk size yanlış yaptığı bir şeyi aktardığında dürüstlüğü nasıl ödüllendirirsiniz? Çoğu kez anne ve babalar dürüst davrandığı için çocuğu övdükten sonra bir ceza verir. Bu çocuğu bir dahaki sefere cezadan kurtulmak için doğruyu söylememeye yöneltir. Önemli olan çocuklara yaptıkları şeylerin sorumluluğunu üstlenmeyi öğretmektir. Bu, size doğruyu söyledikten sonra onları yaptıkları şeyi düzeltmek için neler yapabileceklerini düşünmeye sevk etmek anlamına gelir. Dürüstlükle yapılan itiraflardan sonra şunun gibi bir şey söyleyin:
"Bana doğruyu söyleyebildiğin için memnun oldum. Durumu düzeltmek için neler yapabileceğinle ilgili biraz düşün."

Olduğu Gibi Anlatmak
Çocuklar bir şeyi anlatırken allayıp pullamaya bayılır. "O kötü kız defterimi karaladı" (gerçekte kızın kalemi kazara sayfaya dokunmuştur); "Beslenme çantamda ne varsa, hepsini o yedi" (gerçekte artanları yemiştir); "Sınıfın en aptalı benim" (gerçekte sadece sınavdan en iyi notu alamamıştır). Çocuğunuza bir şeyi olduğu gibi anlatmakla allayıp pullamak arasındaki farkı göstermek için onunla Şip Şak oyununu oynayın. Zihnimiz gün boyunca bir dizi durumun fotoğrafını çeker. Gözler mahsuscuktan kamera olsun. Evdeki herhangi bir şeye bakın ve sonra göz kırpın. Herkes Şip Şak'ını mümkün olduğu kadar olduğu gibi anlatsın; sonra da allayıp pullasın. Evdeki herhangi bir şeyle ilgili Şip Şak üzerinde konuştuktan sonra herkesten o gün okulda ya da işte olup bitenlerden akıllarında kalan bir şeyi aktarmasını isteyin. Artık çocuğunuz size biraz abartılı gelen bir hikâyeyle geldiğinde, bunun bir Şip Şak'ı bulunup bulunmadığını sorabilirsiniz.

Sırlan Ne Yapacağız?
Yaklaşan doğum günü için alınacak hediye, bir kulübün özel andı ya da okulda hoşlandığınız biri gibi bazı sırları kendinize saklamak ya da arkadaşlarınızla paylaşmak eğlencelidir. Bazı sırlar ise, bilginin ortaya çıkmasının sonucu olacak olumsuzlukları önlemek ya da birilerini dışlamak üzere korkuyla saklanır. Bu tür sırlar aile fertlerini birbirinden uzaklaştırır ve teması önler. Bu tür sırlar üzerine birisiyle konuşmak önemlidir. Aileyi bir araya toplayın ve iyi sırlar ile kötü sırlar üzerine konuşun. Herkes ne olursa olsun sevileceğini ve ailenin konuşmak için emin bir yer olduğunu bilmelidir. Herkes korktuğu için söylemediği bir sırrını düşünsün. Herkesin önünde yüksek sesle anlatmak çok zor geliyorsa, hiç kimsenin görmeyeceği şekilde bir yere yazılabilir. Bunu kafanızdan çıkarmak ve söze dökmek birinci adımdır. Ailenizin hiçbir hüküm vermeden sırlarını açıklayan cesur fertlerine kulak verin. Bu evinizi aile fertlerinin daha önce korkmaları yüzünden söylemedikleri sırlan içinjgüvenli bir yere dönüştür.

Gerçek Duyguları Dinlemek
Başkaları size hak vermezse, sizi desteklemez ya da size ilgi göstermezse, gerçek duygularınızı açıklayabilir misiniz? Başka bir deyişle, sadece dinleniyor olmak yeterli midir? Ailenizden birine, "Herkesin bana daha iyi davranmasını istiyorum" dediğinizde, karşılık olarak sadece "Söylediğini duydum; duygularını ifade etmeni takdir ediyorum" demesi acaba nasıl olur? Aileyi toplayın; halka olup oturun. Birisi bir gerçek duygusunu (istiyorum, istemiyorum, seviyorum, sevmiyorum) sağında oturanla paylaşsın. Dinleyen, "Söylediklerini işittim ve duygularını ifade ettiğin için seni takdir ediyorum" desin. Sonra sıra dinleyen kişiye gelsin, o da sağındakiyle bir gerçek duygusunu paylaşsın. Halkayı bu şekilde üç kez dönün. Dinleniyor olmak duygusu ne kadar güzel, değil mi?

Sabır
Çok az insan sabırlı olarak doğar. Bebeğin ilk yaşam deneyleri derhal doyuma ulaşmak arzusuyla ilgilidir. Birçok çocuğun bekleme konusunda daha iyi hale gelmesi hem zaman hem de teşvik gerektirir. Sabır bizi bilgece davranacak kadar yavaşlatan derin bir soluk gibidir; bize beklemeyi ve sakin durmayı öğretir. Sabırlı bir zihin beklerken kendini oyalamayı, sabırlı bir yürek anlayıncaya kadar dinlemeyi öğrenir. Sabrı öğrenen çocuk hayatın engellerini aşmaya büyük yardımı dokunacak bir araca sahip olmuştur.

Bir Görevi Yerine Getirmek
Çocuğunuz bir görev yapıyor ve bunu bitiremeyeceği için sıkılıyorsa, sakın onu kurtarmak için hemen araya girmeyin! Çocuğa mücadele etmesi için alan tanımak, sorunu yavaş yavaş keşfederken kendine karşı sabırlı olmayı öğretir. "Yapabilirsin, bir an için gözlerini kapat, sonra tekrar dene" gibi olumlu yorumlarla devreye girebilirsiniz. Eğer çocuk bir şeyi parçalamaya ya da yere atmaya başlarsa, görevi küçük parçalara ayırarak yeniden başlamasına yardım edin. Çocuğunuzun görevi tamamlaması için makul bir fırsat elde etmesini sağlayın. Yoksa, görevi başaracağı şekilde değiştirin

Hoşgörü
Hoşgörü farklı görüşlere, düşüncelere, yaşam biçimlerine, inanç ve davranışlara izin veren hayata ve başkalarına karşı bir kabul etme yaklaşımıdır. Herkesin zihninde bir dizi standart ya da arzu beklentisi bulunur. Bu standartlar karşılanmadığında bir süre için bir şeye hoşgörü gösterilmesi gerekir. Eğer hayattaki kendi standartlarımızla özdeş olmayan değişik etkileşimlere hoşgörü göstermeyi öğrenirsek, başkalarına saygılı ve anlayışlı olduğumuz için, açık fikirli olmayı ve dinlemeyi de öğrenmiş oluruz. Her şeyden önce, kendi eksikliklerimizi olumlu ve kabul eder bir yaklaşımla hoşgörmeyi öğrenebiliriz

Ailedeki Ruh Hali Bulaşıcıdır
Başkalarıyla paylaştığınız bir evde yaşarken hem iyi hem de kötü, her çeşit ruh halını hoşgörmeyi öğrenirsiniz. Ruh halinin tıpkı soğuk algınlığı gibi bulaşıcı olduğunu belki de bilmiyorsunuzdur. Ailecek bunu inceleyin. Aile fertlerinizden birisinin morali bozuk olduğunda, bu ruh halinin sizi hangi anda etkilediğini ve kendinizi kötü hissetmeye başladığınızı tespit etmeye çalışın. Herkesin duyabileceği kadar yüksek sesle, "Senin ruh halini şimdi anlıyorum" deyin. Bunun farkına varılması bile bu ruh halinin yayılmasını durdurur. Artık "soğuk algınlığı adabı" üzerine konuşabilirsiniz; çünkü bir insanın yüzüne karşı hapşırmazsımz, değil mi? Ailecek, morali bozuk olanı kendine zaman ayırmaya teşvik edin. Eğer becerebilirseniz, konuşmak iyi gelir, ancak kendinizi berbat hissediyorsanız, dinlenmeye çekilin.

Yardımseverlik
Günün yükü iki kişi tarafından taşındığında daha hafif hale gelir. Her gün bir evin düzenli yürümesi için yapılması gereken şeyler; çocukların ev ödevleri, dersleri ve günlük işleri, yetişkinlerin işi, evi çekip çevirmeleri, yemek pişirmeleri ve çocuklara bakmaları gibi işler bitmek tükenmek bilmez. Eğer aile fertlerinin her biri yardımsever bir tutum içine girerse, nasıl yardımcı olacağına ilişkin bir tutum alırsa, herkesin yükü daha hafifler. Herkes ortak hedeflere doğru yürüdüğü için, yardımsever tutumlar ailede birliktelik duygusu yaratır.

"Sevmek fiilinden sonra yeryüzündeki en güzel fiil yardım etmektir."
Berthan Von Sutt

 Bir İşbölümü Listesi Yapın
Çocuklarınıza her gün onlardan hangi işi beklediğinizi söylemek yerine bir işbölümü listesi hazırlayın. Yukarıdan aşağıya haftanın günlerini ve yanına da yapılması gerek işleri yazın. O gün kimin tarafından yapılacaksa, işin üzerine onun adının baş harfini yazın. Böylece ev işlerinin eşit bir şekilde dağılmasını sağlamış olursunuz. Her gün yapılması gerekmeyen işler, hafta içine yayılır. Bu aynı zamanda çocukta her gün listeye bakmak ve üzerine düşeni yapıp yapmadığını kontrol etmek sorumluluğunu geliştirir. Herkes yaptığı işi gün bitiminde işaretlerse, yapılmamış iş kalmaz.

Dağınıklığı Ortadan Kaldırmak
Evin içinde dolaşırken kimbilir kaç kere yerine kaldırılmamış nesnelerin üzerinden atlamak durumunda kalmışsınızdır. Amaç çocuklara kendi dağıttıkları şeyleri toplamaya yardım etmektir. Ne var ki, bu sezgisel beceriyi öğrenirken, yardımseverlik göstermeyenler bunun sonucuna katlanmalıdır. Kısa sürede evin içindeki dağınıklıktan kurtulmak şöyle sağlanabilir. Oraya buraya atılmış ne varsa toplayın ve bir yere koyun. Birkaç gün sonra bir açık artırma düzenleyin. Eşyanın sahibine onu ilk önce satın alma hakkını tanıyın. Açık artırmada bu eşyalar ev işi yapma süresi, kardeşlere yardım, okuma zamanı gibi şeylerle satın alınmalıdır. Eğer açık artırmada eşyasını satın almak istemeyen olursa, bunu başkası alacaktır.

Sorumluluk
Sorumlu insan üzerine aldığı işi gerçekleştireceğinden emin olduğunuz kişidir. Söylediğini yapar ve elinden geleni yapacağını bilerek ona bir ev işini ya da görevi teslim edebilirsiniz. Sorumluluk küçük adımlarla öğrenilen bir kişisel özelliktir. Yeni ve zorlu görevlerin üstesinden gelirlerse, çocuklar da daha sorumlu olur. Sorumluluk üstlenmede başarılı olan çocuklar yeteneklerine daha fazla güvenir. Sorumlu davrandığı için olumlu tepkiyi tadan çocuk kendi hareketlerinden sorumlu olmaya daha fazla motive olur.
"Anne ve babalar sadece iyi bir tavsiyede bulunur veya doğru yolu gösterir, ancak bir insanın karakteri son tahlilde kendi elleriyle şekillenir,"

Sorumluluk Ne Demektir?
Çocuklar hedefler belirleyip bunları gerçekleştirmek için kendi sorun çözme becerilerini kullanırlarsa sorumluluğu öğrenir. İki yaşından itibaren ev işleri çocuklara hem evle hem de bakımla ilgili sorumluluk taşımayı öğretir. Önemli olan verilen işin çocuğun yaşına uygun olması ve ebeveynin de çocuğa o işi nasıl yapması gerektiğini göstermeye zaman ayırmasıdır. Bazı görev önerilerinde bulunalım:
• 2-3 Yaş: Dişlerini fırçalamak, odadan çıkarken ışığı kapatmak, oyuncakları toplamak.
• 4 Yaş: Ellerini yıkayıp kurulamak. Kendi kendine giyinmek. Oyuncakları banyo küvetinden almak. Bir evcil hayvanı beslemek. Gazeteyi getirmek.
• 5-6 Yaş: Yatağını yapmak. Postayı getirmek. Çiçekleri sulamak. Kendi giysilerini toplamak. Sofra kurup kaldırmak. Çöp dökmek.
• 7 - 9 Yaş: Ev ödevlerini ve giysilerini düzenlemek. Bahçeyi süpürmek. Evcil hayvana bakmak. Banyoyu temizlemek. Kendi kendine yıkanmak. Kendi öğlen yemeğini hazırlamak. Toz almak.
• 10-12 Yaş: Basit yemekler pişirmek. Çimleri biçmek. Bakkal alışverişine yardım etmek. Küçük kardeşlere bakmak. Kendi dolap ve çekmecelerini düzeltmek. Hangi işin ne zaman yapılacağını planlamaya çocukların da katılmasına izin verin. Mutabık kalınan takvim mutlaka uygulanmalıdır. Görevin tanımlanmış ve ne beklendiğinin belli olması durumunda çocuğunuz için sorumlu davranmak daha kolaydır.

Birlikte Çalışmak
Arabayı yıkama, bodrumu temizleme, bahçe bakımı, ev temizleme gibi birlikte yapılacak bir proje seçin.
İşin nasıl gerçekleştirileceğini birlikte planlayın. İşin tamamlanması için herkes belli bir sorumluluk üstlensin. Şunlara ihtiyaç duyacaksınız: Herkesin birlikte çalışması halinde ne kadar çok şeyin yapılabileceğine ve bunun ne kadar eğlenceli olduğuna bütün aile fertleri şaşıracaktır. Paylaşılan sorumluluk herkesin görevini kolaylaştırır. Yapılması gereken işler listesi. İş sıralaması ve bunları kimlerin yapacağı. Gözetim yapacak kişinin belirlenmesi (gerekiyorsa). İşle ilgili malzemelerin bir araya toplanması.

Yeni Sorumluluklar
Hazır ve yapabilir olduklarında çocuklara yeni sorumlulukların öğretilmesi gerekir İki yaşındaki çocuk yatağını yapamaz ve kendi kendine giyinemez, ama on yaşındakinden bu talep edilmelidir. Çocuğunuzu gün boyunca nelerden sorumlu olduğu ve görevlerini iyi yerine getirip getirmediği konusunda izleyin. Her çocuk için öğrenmesi gereken yeni bir sorumluluk veya tutarlılıkla yerine getirmediği bir eski sorumluluk düşünün. Çocuğunuza bu iş bir alışkanlık oluncaya kadar yardım etmek için zaman ayırın. Yeni sorumluluğu çocuğunuzla tartışın. Sonra bunu öğreninceye kadar yanında olun. Çocuk bunu yardımsız ve talimatsız yapar hale gelindiğinde mutlaka övün, tekrar tekrar övün.

Yapılması Gereken En Sorumlu Şey
Bir dizi kart edinin ve üzerlerine şunları yazın:
• Beslenme çantamı unuttum.
• Ev anahtarını kaybettim.
• Tuvalet akıyor.
• Eve geldiğimde kimse yoktu.
• Düştüm ve yaralandım.
• Yolda yürürken birisi beni arabayla götürmeyi teklif etti.
• Arkadaşım kötü bir şey yaptı ve ben bunu biliyorum.
• Annem evde yokken en sevdiği vazoyu kırdım.
• Arkadaşımdan borç aldım ama geriye ödeyecek param yok.
• Ailecek bir arada olacağız, ama ben arkadaşımla çıkmak istiyorum.
• Kardeşimin ödünç verdiği kazak yırtıldı.
• Bitişik ev yanıyor ve itfaiye geldi.
• Annem telefonda beni üzen bir şey söyledi.
Buna benzer başka şeyler de yazabilirsiniz. Oyunu oynamak için bütün kartları kapatarak masanın üstüne koyun. Birinci kişi bir kart seçsin ve okusun. Oyuna katılanlar bu durumda yapılacak en sorumlu davranışın ne olduğunu düşünsün. Kartı açan, herkese fikrini sorsun ve söyleneni dinlesin. Bütün görüşler söylendikten sonra kart sahibi kendi açısından en sorumlu davranışın hangisi olduğunu söylesin. Sonra, bu durumda yapılacak en sorumsuz davranışı sorsun. Bütün kartlar bitinceye kadar herkes sırayla kart çeksin.

ilk Önce Güvenlik
Evinizdeki güvenlik önlemleriyle ilgili konuşmak için zaman ayırın. Yangın çıktığında ne yapmalı, birisi yaralandığında nasıl davranmalı ve kim yardım çağıracak... Bütün bunların her biri için ailecek planlama yapın. Bir yangın söndürücü edinin, ilkyardım çantanız olsun ya da bu konuda bir kitap alın ve bütün işlemlerin üzerinden geçin, acil numaralan tespit edip telefonun yanına koyun. Evinizdeki tehlikeli durumların bir listesini çıkartın. Evin köşesindeki ışığın sönmüş olması, kırık bir pencere veya iskemle, sıkıştırılması gereken bir halı, temizlik malzemelerinin çocukların erişeceği yerde bulunması... Bütün bunları kontrol altına almak aylar sürebilir, ama bu sorumlu davranmayı öğrenmek için harika bk yöntemdir.

Sorumsuzluğun Sonucu Vardır
Çocuk sorumsuzluk yaptığında bunun doğal sonuçlan vardır. Defter okulda unutulmuşsa, ev ödevi yapılamaz. Odası çok dağınıksa, arkadaşı geldiğinde utanır. Palto evde unutulmuşsa, okul yolunda üşür. Anne ve babalar çoğu kez bir şeyi veya işi unutan çocuk adına devreye girmenin kendi sorumluluğu olduğunu düşünür. Yapılamayan ev ödevi için bir mazeret yazarız, paltoyu bulmak üzere eve koşanz veya işi gücü bırakıp çocuğun beslenme çantasını götürürüz. Çocuğun davranışlannın sonuçlanna katlanması bize zor gelir. Oysa sürekli sorumsuz davranan bir çocuğunuz varsa ve sürekli siz onun imdadına yetişiyorsanız, sorumsuzluğunu hiçbir zaman bir sorun olarak görmeyecektir. Çocuğunuza yeni planınızı açıklayın. Sorumsuz davrandığında devreye girmeyeceğinizi belirtin ve bunu uygulayın. Sonuçlara katlanmasını izlemek sizin için zor olacaktır, ama ona gerçek yaşamla ilgili ders vermek gerekir.

Disiplin
Disiplin bir kere denendikten ve uygulandıktan sonra bireyin kendini kontrol etme yeteneğini geliştireni bir yafam antrenmanı biçimidir. Kendimizi tamamlanıncaya kadar bir |şe veya bir amaca adamamızı sağlar. Disiplin bize toplumun ya da ailenin fc^yduğu kurallara nasıl uyacağımızı öğretir. Dışardan disiplin iç disiplini yaratır. Disiplinin en iyi biçimi, doğru ve yanlışa ilişkin geliştirdiğimiz anlayış ve yütdğîrûizde hissettiğimiz hedeflere dayanan özdisiplindir. Disiplin yaşlandıkça ve daha çetin görevler yaşadıkça öğrenmeyi sürdürdüğümüz bir beceridir.

"Bazı kişiler disiplini yavan bulur. Oysa benim için disiplin özgürce uçmamı sağlayan bir tür düzendir."
 Julie Andrews

En Önemli Öğretmeni Hatırlamak
Çocuğunuzun hayatı boyunca sahip olabileceği en önemli öğretmen sizsiniz. Bugüne kadar sahip olduğunuz bütün öğretmenleri anımsayın. En iyi kimi hatırlıyorsunuz? Neden? Ses tonlarını, talimatları tekrarlarkenki sabırlarını, desteklerini ve yanlış yapmanıza karşı yaklaşımlarını, sizi dinlemeye ayırdıkları zamanı, öğrenmeniz karşısındaki sevgi ve heyecanlarını, öğrettikleri şeye verdikleri önemi ve sizin yeteneklerinize olan inançlarını düşünün. On dakika gözlerinizi kapatın, bu öğretmeni gözünüzün önüne getirin ve onun karşısında neler hissettiğinizi anımsamaya çalışın. Öğretme stilinizi belirlerken, bu öğretmeni kendinize örnek alın. Olumlu Olanı Vurgulamak Bir çocuğa günde kaç sefer yanlış yaptığı söylenir, hiç düşündünüz mü? Yatağını yapmamışsın, kız kardeşine vurmayı bırak, bir şey söylediğim zaman dinle, atıştırmamanı söylemiştim... Ne yazık ki, olumsuz davranışlara odaklanmak olumlu davranışlara neden olmaz. Niçin bir gün buradaki egzersizi uygulayıp ne olacağını gözlemiyorsunuz? O gün çocukların olumsuz davranışlarını tümüyle göz ardı edin; bunlara hiç dikkat etmeyin. Sonra olumlu yaptıkları herhangi bir şeyi ya da her şeyi belirtin. Söylenmeden dişlerini fırçalamışsın, ne güzel görünüyorsun, çok naziksin, aferin oyuncaklarını toplamışsın, matematik problemini ne güzel çözmüşsün... Bir şeyi överken mümkün olduğu kadar somut olun ki çocuk hangi davranışını beğendiğinizi kesin olarak görsün. Çocuğunuz artık iyi şeyler yapmaya dikkat edip sizden aferin almak isteyecek ve olumsuz davranışlarını bırakmaya başlayacaktır.

Alışkanlık Edinmek
İyi alışkanlıklar edinmek özdisiplin gerektirir. Aynı zamanda alıştırma ve bir sürü yanlış yapılarak edinilir. Ailedeki herkes; geç kalacağı zaman telefonla haber vermek, doğruyu söylemek, sabahları daha erken kalkmak, işbirliğine daha yatkın olmak, daha fazla gülümsemek, daha fazla lütfen ve teşekkür ederim demek, daha düzenli ders çalışmak gibi düzeltmek istediği bir kişisel alışkanlık seçsin. Üzerinde çalışılan alışkanlığı unutmamak için herkese birer çiçek soğanı verin. Bunları pencerenin önündeki çiçek kabına eksinler. Alışkanlık üzerinde çalışma süresini soğanın filiz vermesine kadar uzatın. Herkes kendi soğanı filiz verdiğinde seçtiği alışkanlığı edinip edinmediği hakkında bilgi versin. Birbirinize sabır göstermeli ve her aile ferdinin yeni iyi alışkanlıklar yönündeki gelişmesini teşvik etmelisiniz.

Rüşvet Niçin İşe Yaramaz?
Çocuğa para, şeker veya gezme şeklinde rüşvet vermek, ona insanları kullanmayı öğretir Aynı zamanda kendisiyle pazarlık etmeye hazır olduğunuzu görür ve "... yaparsam, bana ne vereceksin?  demeye başlar. Kimi zaman çocuğa rüşvet vermek daha kolaydır, çünkü bunun sonucu istenileni yapması için disiplin uygulamaya göre daha çabuk alınır. Ancak uzun erimde ses tonunuz yükselecek ve söyledikleriniz hiç de teşvik edici olmayacaktır. Rüşvetin öteki yüzü tehdittir. "Ya bunu yaparsın, ya da gününü görürsün!"
Rüşvet ve tehditler sizi çocuğun karşısında pazarlık eden kişi durumuna düşürür. Bunun yerine ona tartışılmayacak görevler ve kurallar koyun. Sonra kurallara uymamanın sonuçlarına katlanmasında ısrarlı olun. Çocukları motive etmenin en iyi yöntemi, onları takdir ettiğinizi belirtmek ve övmektir.
 
Davranış/Sonuç Grafiği
Evdeki sorunları disiplin altına mı almak istiyorsunuz? Hep birlikte bir davranış/sonuç grafiği yapın ve disiplini herkesin sorumluluğu haline getirin. Ailecek evde olup bitmesini istemediğiniz davranışların listesini yapın. Örneğin: Dövüşmek, bağırmak, küfür etmek, karşı gelmek, odayı dağınık bırakmak, kişisel eşyaların evin her tarafına atılması, vb. Bunlar söz konusu olduğunda sonuçların ne olması gerektiğine karar verin. Tablonun bir sütununa kötü davranışları, öteki sütununa sonuçlan yazın. Bundan sonra kötü davranış yapıldığında tablonun yanına gidip sakin bir sesle bunun sonucunu okuyun. Tabloyu hep birlikte yaptığınız ve sonuçlar üzerinde mutabakata vardığınız için yapılan kötü şeyle ilgili sorumluluk ortaktır.

Affetmek
Affetmek hem bir tutum hem de bir eylemdir. İncindiğimiz zaman birisini affetmek her zaman kolay olmaz. Üzdüğümüz bir insandan bizi affetmesini talep etmek de pek kolay değildir. Affetmek tutumu birçok açıdan mükemmelliği yakalayamayan insanları anlamak ve kabul etmek anlamına gelir. Hepimiz geriye almak, farklı yapmak ya da daha fazla anlayışla gerçekleştirmek istediğimiz şeyler yapmışızdır. Affetmek eylemi gerçekten affettiğimiz ya da affedilmeyi talep ettiğimiz anlamına gelir.
"Affetmek iradenin eylemidir ve irade yüreğin sıcaklık derecesinden bağımsız olarak çalışabilir." Corrie Ten Boom

Özür dilerim" Deyin
Bir çocuk ya da yetişkin birisini incittiğinde özür dilemek durumundadır. Belki de kendini kaybetmek, küfür etmek ya da birisinin sonraya sakladığı bir böreği yemek kadar basit bir şey söz konusudur. Ne kadar çabuk özür dilenirse, o kadar iyi olur. Birbirlerine kızmış olan çocuklar karşılıklı homurdanırken bu, belki de zoraki bir "özür dilerim" olacaktır. Önemli olan, incitici bir eylemden sonra durumu düzeltmek için o kişiye yaklaşımda bulunma alışkanlığını kazanmaktır. Yetişkinler yanlış bir şey yapıldığı zaman "özür dilerim" demek konusunda çocuklarına örnek olmalıdır. "Seni almaya geciktiğim için özür dilerim." "Sana bağırdığım için özür dilerim." Kötü sözler sarfedildiğinde şunu deneyebilirsiniz. Küfür eden özür dilemeli ve sonra söz konusu kişi hakkında söyleyeceği üç iyi şey düşünmelidir.

Eksikliklerini Saptamak
Hiç kimse her şeyi gerektiği gibi yapamaz. Her insanın eksiklikleri ve mükemmel olmayan yanları vardır. Bu akşam yemekte herkes o gün kendisinde saptadığı bir eksikliği anlatsın (sabırsız davranmak, birisini incitecek bir şey söylemek veya yapmak, başkalarını düşünemeyecek kadar kendisiyle meşgul olmak, bir şeyi unutmak, vb.). Çocukların büyüklerin de hatalar yaptıklarını, büyüklerin de çocukların kendi hatalarının farkına vardıklarını görmeye ihtiyacı vardır. Burada birlikte konuşulması gereken şey, aile içinde hepimizin her gün aile fertlerinin her birine bir miktar hoşgörü ve kabul göstermesi gerektiğidir. Onları oldukları gibi kabul ediyoruz ve her şeye rağmen seviyoruz.

Kin Beslemek Üzerine
Kin, bir insana karşı duyduğumuz küskünlük, burukluk ve kötü niyettir. Genellikle birisi ya da bir şey duygularımızı rencide ettiğinde meydana gelir. Kimi zaman kin beslemeden duramayız. Kin beslemek isteriz, çünkü bu şekilde kendimizi daha iyi hissederiz. Çirkin ve pis bir bez bebek bulun ve onu ailenin KİN KÜPÜ yapın. Herkes halka olup otursun. Elden ele dolaşırken herkes sırayla KİN KÜPÜ'nü sımsıkı tutarak beslediği bir kini, bunun nedenini ve niçin kin besleme hakkına sahip olduğunu anlatsın. Herkes sözünü söyledikten sonra, iki insan arasındaki ilişkinin kin tarafından nasıl etkilendiği üzerine konuşun. KİN KÜPÜ'nü kendisine kin beslenen aile ferdine verme geleneceğini bile başlatabilirsiniz. En azından bu kişi kendisine kin beslendiğini bilir ve bu konuda açıklama yapabilir.

Zor Zamanlar
Hayatta sorunlar çıktığında ailenin desteğinden daha değerli bir şey yoktur. Aile teşvik, sevgi ve anlayış gdrmenirt doğal ortamıdır. Yardım ve fikir istemek için en rahatça başvurduğumuz yer, aile olmalıdır. Çoğu kez, duygu ve korkularımızı ifade ederek sıkıntımızı paylaşırken, sorun hafiflemeye başlar. Ailenin, sıkıntıların hayatın normal bir parçası olarak görüldüğü bir yer haline getirilmesi herkesi, ne olursa olsun, kişisel olarak paniklemeden sıkıntılara göğüs germe anlayışıyla donatır.
'Zorluklara göğüs germenin iki yolu vardır. Ya zorluğu değiştirirsiniz ya da onu göğüslemek için kendinizi hazırlıklı olursunuz.

Bir Zaman Cetveli Yapın
Bir sorun ne kadar güncelse, o kadar büyük görünür. Eğer şu andaki sorununuzu ailenin bütün yaşamı içine yerleştirebilirseniz, sorunların birbirini izlediğini görebilirsiniz. İki yıl önceki "dev" sorunu ve nasıl çözüldüğünü hatırladığınızda, bunun da geçeceğini düşünen aile rahatlayacaktır. Birkaç sayfa kâğıdı birbirine yapıştırarak aile için bir zaman cetveli hazırlayın. Ortadan bir çizgi çizin. Sol kenarın yakın bir yerinden de aşağıya kadar çizgi çekin ve cetveli başlattığınız yılı yazın. 30 santim aralıklarla yıllan yazmaya devam edin. Hep birlikte hem iyi hem de kötü olayları hatırlayarak bunları yılların karşısına yazın. En son sorunun patlak verdiği tarihe kadar gelin. Bir yere asarsanız, ailenizin o güne kadar nelerle baş edebildiğini herkes görür.

Birlikte Çözün
Kimi zaman çözülmemiş bir sorun aile içinde sıkıntı yaratır. Ailenizdeki güncel bir sorunu ele alın. Yemeğe geç gelmeler, eve taşınan veya evden ayrılan birisi, ev ortamıyla ilgili bir sorun, ev işlerinin paylaşılması... Sorunu ilan ettikten sonra herkes bu sorunun çözülmesi için söyleyebileceği kadar şey söylesin. Bu fikirleri yazabilirsiniz. Herkes fikrini söyledikten sonra, bu kez herkes en iyi çözümün hangisi olduğunu belirtsin. Hepinizin mutabık olduğu çözüm bulununcaya kadar tartışın. Sonra bu çözümü deneyin. İşe yararsa, kutlama yapın. İşe yaramazsa, öteki çözüm önerilerini yeniden ele alıp başka bir öneriyi deneyin.

Üzüntü Dostu
Üzüntülerinizi rahatlıkla anlatabileceğiniz hayatınızdaki insanlardan birini seçin. Bu bir aile ferdi, bir arkadaş, bir iş arkadaşı, öğretmen ya da komşu olabilir. Üzüntü Dostunuz olup olmayacağını kendisine sorun. Ona anlatacağınız her şey sır olacaktır. Üzüntü Dostluklarının böyle olması gerekir. Üzüntülü olduğunuzda, Üzüntü Dostunuza sorun: "Beni dinleyecek zamanın var mı?" Sıkıntınızı arkadaşınızla paylaşın  Bu konuda neler yapabileceğinizi ve neler yapamayacağınızı anlatın. Üzüntü Dostunuz sizi dinleyecek ve arzu etmeniz halinde size bazı fikirler verecektir. Bir sıkıntınız olduğunda yapmanız gereken en önemli şey, bunu anlatmaktır. Bundan sonra size o kadar kötü görünmeyecektir ve hatta konuşurken çözüme bile yaklaşabilirsiniz.

Başkasını Düşünün
Sıkıntılı dönemlerde genellikle kendimize ve sorunlarımıza odaklanırız. Sadece bunları düşünürüz ve bunlar hayatımızın bütün yönlerini etkiler. Kimi zaman başka insanların sorunlarını görmek ve onlara yardım etmek iyi gelir. Başkalarına yardım ederken, kendimizi daha güçlü, daha mutlu hisseder ve kendi sorunlarımızla baş etmek için daha güçlü oluruz. Bazen başkalarının sorunlarını görmek, kendi sorunlarımızı büyütmemeyi bile sağlayabilir. Ailecek oturun ve sizin yardımınıza ihtiyaç duyanları düşünün. Bu, kısa süre önce kanser olduğunu öğrenen bir aile dostu, evsiz barksız bir insan ya da evi yanmış bir aile olabilir. Onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi konuşun. Bir eylem planı hazırlayın ve uygulayın. Hepiniz kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

Çocuklar Strese Girdiğinde
Çocuklar da strese girer. Bunu yok etmek olanaksızdır, ancak onlara bununla baş etmek için araçlar sunabilirsiniz. Anne ve babanın hayata karşı tutumu ve bakış açısı çocuğun en önemli aracıdır. Stresli durumları siz nasıl ele alıyorsunuz? Bir deprem nedeniyle bütün ışıklar söndüğünde el fenerini alıp gece yürüyüşüne çıkmanın tam zamanı mı olduğunu söylüyorsunuz, yoksa olabilecek bütün kötü şeyleri sayarak gerginliği mi artırıyorsunuz? Arabayla çocuğu okula götürürken trafik tıkandığında zamanı onunla birlikte geçirmekten memnun mu oluyorsunuz, yoksa sürekli korna çalarak kötü araba kullananlara mı kızıyorsunuz? Çocuğunuz sizin tutumunuzu benimseyecektir. Bu nedenle bugün kendi eylemlerinizle neyi yansıttığınızı tespit etmek için zaman ayırın. Onları sevdiğiniz, kabul ettiğiniz ve saydığınız zaman, ikinci bir araç sunmuş olursunuz. Bu sayede özgüven kazanırlar ve ne olursa olsun aynı kişi olduklarını bilirler. Üçüncü araç, stres hisseder hissetmez, on kere derin derin nefes almaktır. Gevşemeyi öğretmenin en iyi yöntemi, bunu yaparken sizi seyretmeleridir. Örneğin, şöyle diyebilirsiniz: "Bugün çok gerginim. On kere derin derin nefes alacağım. Sonra bir bardak çay içip güzel şeyler görmek için dışarıya çıkacağım."

Ölüm Üzerine
Ölümün hayatın bir parçası olduğu fikriyle tanışan çocuklar, bu konuda kendileriyle hiç konuşulmayan çocuklara oranla ölümden daha az korkar. Çoğumuz ölüm üzerine durup dururken tartışmaya hevesli değilizdir. Ne var ki, aile yaşamındaki bir kayıp, bunun hangi duygulara yol açtığı ve ne anlama geldiği hakkında konuşmak için zaman ayrılırsa, çocuklar da ölümü hayatın bir parçası olarak görür. Çocukların ölüm hakkında kendi fikirleri oluşmuştur; bu nedenle doğruların söylenmesi durumunda kafalarında korkunç düşüncelere daha az yer kalır. Çocuklar ölüm üzerine rahatlıkla konuşabildiklerinde, ondan daha az korkar ve bir yakınlarını kaybettiklerinde daha anlayışlı olurlar.

Hayat ve Ölümün Sırlarını
Hayat ve ölümle ilgili yanıtı bulunmayan o kadar çok soru vardır ki... Bu soruları yanıtlamaya çalışanlar henüz ölmemiş olanlar olduğu için bütün yanıtlar görüşler, izlenimler, fikirler veya inançlardan ibarettir. Ne var ki bu ölüm konusunda tartışmaktan kaçınmak için bir neden değildir. Bir gizemli sorular kutusu yapın. Kapağı olan herhangi bir kutuyu kullanabilirsiniz. Üzerine bir delik açarsanız, soruları yazdığınız kâğıtları içine atabilirsiniz. Hep birlikte oturun ve hayat ve ölüm üzerine aklınıza gelen bütün soruları yazın. Nefes almamıza yol açan nedir? Niçin doğduğumuz anı hatırlamıyoruz? Öldükten sonra hayatımı anımsayacak mıyım? Üzüldüğümde niçin gözlerimden yaşlar akıtarak ağlarım? Tanıdıklarımızı öldükten sonra görecek miyiz? Öldükten sonra nereye gideceğim? Soruları kutuya koyduktan sonra, tartışmak için bir tanesini çekin. Soruyla ilgili bütün düşüncelerin geçerli olduğunu, yanıtların bilinmediğini aklınızdan çıkarmayın. Kutuyu başka tartışmalar için saklayın ve herkesi kutuya yeni sorular atmaya teşvik edin.




çocuk Yetiştirmede öneriler 2 yazısı toplam 8468 defa okundu
çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim Sayfayı Yazdır    çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim
çocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitimçocuk Yetiştirmede öneriler  2 | Eğitim