Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim

Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim



Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim
 
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma
Kategori : Eğitim

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA

Rehberlik ve psikolojik danışma kavramları, modern eğitimin çok önemli birer parçası haline gelmiş faaliyetleri ifade eden terimlerdir. Özellikle rehberlik sözü, daha 1938 lerde okul müfredat programlarımızda geçmiş olmakla beraber, daha çok 1950 lerden sonra sıkça konuşulup tartışılmaya başlanmıştır. Özellikle 1970 den bu yana da rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin, "uzman" kişilerce yürütülen ayrı bir "yardım" ve "ihtisas" faaliyeti olarak okul eğitim programlarımızda yer almış olduğu memnuniyetle görülmektedir. Bu "yardım" ve "uzmanlık" faaliyetlerinin altında yatan temel anlayış nedir? Ne çeşit faaliyetler, rehberlik faaliyetleridir; danışma faaliyetleridir? Okullarda Rehber veya Danışman dediğimiz kimseler ne çeşit uzmanlardır? Görevleri nelerdir? Okullarımızda rehberlik ve danışma faaliyetlerinin gerektiği şekilde organize edilip yürütülmesi nasıl olmalıdır?

Bütün bu sorulara yeterli cevaplar bulabilmemiz için her şeyden önce kullandığımız "rehberlik" ve "danışma" terimlerinin taşıdığı anlamları ve kapsadığı alanları anlamamız, tanımamız gerekir. Aslında, bilen bir kimsenin bilmeyen bir kimseye yardımı, yol göstermesi, insan toplumları kadar eskidir. Yani rehberlik ve danışma kavramı, toplu yaşamanın bünyesinde mevcuttur, insanoğlu ötedenberi, yabancısı olduğu bir durumla karşılaşınca veya bir sıkıntısı olunca, bir "başkasının yardımını, öğütlerini ve avuntusunu aramıştır. Kişinin, çözemediği bir problemle karşılaşınca veya bir derdi olunca, güvendiği "birine derdini açması, sorun hakkında ondan fikirler alması, toplumsal yaşamada insan ilişkilerinin önemli bir yanını teşkil etmektedir. Kişi, güvendiği birine derdini açıp anlatmakla, sorunla ilgili yeni bilgiler, görüşler, soruna yeni bakış açılan kazanabilir. Problemin karanlıkta kalmış yönlerini daha iyi görmeye başlıyabilir. En azından içini boşaltıp baskıdan kurtulmuş, rahatlamış olabilir. Güvendiği kişinin akılcı, moral ve güç verici görüş, tavır ve sözleri sonucu kendinde yenibir dayanma gücü bulup, sorunla uğraşma azmi kazanmış olur. Bu suretle, kendini ve problemini daha iyi anlıyan ve ne yapacağını bilen bir insan ferahlığına kavuşur. Bütün bu etkileşimlerde, bulanık ve yuvarlak anlamı ile bir rehberlik ve danışma işlemi olduğu düşünülebilir. Kişinin rahatlaması, aydınlanması ve güç kazanmasında, konuştuğu insanın rolü olmuştur. Ama kişinin düşünce ve hareketlerine yön veren davranış kararları, tamamen kişinin kendine ait olmaktadır.

Her gün bir subay, birliğinde erleri ile; bir öğretmen, sınıfında öğrencileri ile; bir usta, işyerinde işçileri ile olan ilişkilerinde bu çeşitten bir yığın etkileşimlerde bulunmaktadırlar. Acaba bütün bunlar rehberlik etkileşimi midir? Danışma ilişkileri midir? Bu soruları daha net cevaplandırabilmek için konuya daha yakından ve ayrıntılı olarak bakmamız gerekir. Ancak o zaman ne çeşit ilişkilerin ve yardımların rehberlik ve danışma olduğu açıklık kazanabilir. Diş ağrısı çeken birini düşünelim. Çektiği ıstırabı bir dostuna anlatır. Dostu cevap verir: "Geçmiş olsun! Bilirim, diş ağrısı çok ıstırap vericidir." Beriki devam eder: "Evet, geçen akşam yemeği yarıda bırakıp kalkmak zorunda kaldım. Lokmaya basar basmaz beynimde şimşek çaktı!" Sözü öteki alır : "Ne zor değil mi? Benim de öyle olmuştu. Neyse ki falan dişçiye gittim de, tedavi ettirip kurtuldum. Adam iyi bir dişçi." Problemli kişi, o dişçinin adresini alır. İşte bu küçük örnekte basit bir rehberlik işi cereyan etmiştir. Dostu, problemli kişiye bir anlayış göstermiş, önüne basit bir çözüm fikri sermiştir. Problemli kişi dişçiye gitmiş ve tedavi olmuştur. Dişi tedavi eden doktorun yaptığı tedavi, kişiye büyük bir "yardımdır", ama bir rehberlik ve danışma değildir. Halbuki dostunun konuşmasında da "yardım" vardır ama bu "yardımda", çekilen ıstırabı gerçekten anlayış, onunla hemhal oluş ve ortaya kişinin "karar vermesine" yardım edebilecek bir çözüm yolu koyuş vardır. İşte bu, bir rehberliktir.

Bu örnekte vuku bulan rehberlik ve danışma, tabii ki sistemli ve amaçlı yapılmış bir rehberlik ve danışma sayılamaz. Ama burada gene de bir psikolojik yardım cereyan etmiştir. Günlük hayatımızda bunun gibi daha birçok psikolojik yardım etkileşimleri olup durmaktadır. Aynı şekilde, okullarımızda da bu çeşitten birçok "yardımlar" olmaktadır. Ama bunlar sistemli, bilinçli ve uzman kişilerce yapılmış psikolojik yardımlar olmaktan ziyade, kazara vuku bulmuş yardımlardır ki bunlara "rehberlik" değil, "tesadüfi rehberlik" demek mümkündür. Duyan ve düşünen canlı bir varlık olarak her insan, günlük yaşantısında birçok problemlerle karşılaşıp durmaktadır. Aile-içi, meslek-içi, toplumda kişiler arası ilişkilerde ya da kendi iç dünyasında birçok sevinçleri, üzüntüleri, düşünceleri, kaygı ve heyecanları olup durmaktadır. Bazı tercihler yapmak, kararlar almak, yeni uyumlar sağlamak durumundadır. Sorunların birçoğunu kendi imkânları ile uygun bir çözüme kavuşturabilir. Ama bazılarının karşısında da kendini köşeye kısılmış hissedebilir. Ya problemin çeşitleri, yönleri hakkında yeter bilgiye, gerekli tecrübeye ve moral güce sahip değildir, ya da kendini iyi tanımamaktadır. Bu çabalarda kişinin dışardan birinin "bilen" yardımına ihtiyacı olacaktır.




Rehberlik Ve Psikolojik Danışma yazısı toplam 3120 defa okundu
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim Sayfayı Yazdır    Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim
Rehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | EğitimRehberlik Ve Psikolojik Danışma | Eğitim