Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi

Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi



Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi
 
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922
Kategori : Osmanlı Tarihi

Osmanlı Devleti (1600- 1922)

Osmanlı Delveti, 17. yüzyıla (1600) dünyanın en güçlü devleti olarak girdi. Ancak bu yüzyılda devlet yönetiminde büyük aksaklıklar ortaya çıktı. Devletin dayandığı askerî sistem ve tımar sistemi bozulmaya başladı. Buna bağlı olarak ekonomi de bozuldu Bu da sosyal hayatı olumsuz olarak etkiledi. Bu bozulmalara paralel olarak çıkan iç isyanlar devlet otoritesini zayıflattı. Diğer yandan dış ülkelerle savaşlar da Osmanlı Devleti'ni uğraştırdı. Bu devirde geleceğe yönelik yenilikler ve devlet düzenini iyileştirme çalışmaları
yapıldı. Fakat arzu edilen sonuç elde edilemedi. 17. yüzyılda merkez ve taşra yönetiminin bozulması sonucunda istanbul'da isyanlar çıktı. Yeniçeri ve sipahiler in çıkardığı bu ayaklanmalar huzur ve güvenin bozulmasına yol açtı. Anadolu'da ise daha çok ekonomik durumun bozulmasından dolayı Celâli isyanları
adı verilen ayaklanmalar çıktı. Celâli" isyanlarının çıkmasında; eyaletlerde yönetimin yetersiz kişilerin eline geçmesi, yolsuzluk ve baskıların artması önemli bir rol oynamıştır. Celâlî isyanları, devleti uzun süre uğraştırmıştir. Anadolu'da düzen ve mgüven bozulmuş, ekonomik hayat olumsuz yönde etkilenmiş, üretim azalmıştır.

XVII. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETiNiN DIŞ SiYASETi
Doğu Siyaseti: 17.yüzyılda Osmanlı Delveti doğuda, daha önceki yüzyılda olduğumgibi iran ile savaştı. Kanunî döneminde Amasya Antlaşması imzalanmış, bir süre için barış sağlanmıştı. Fakat Osmanlıların batıda Avusturya ile savaşması ve Anadolu'daki Celâlî ayaklanmalarını fırsat bilen iran, Osmanlı topraklarına saldırdı. 1603'de başlayan savaşlar aralıklarla devam ederek 1639'da Kasr-ı şirin Antlaşması ile sona erdi. Bu antlaşmaya göre; Bağdat Osmanlılara. Revan ve Azerbaycan iran'a bırakıldı. Bugünkü Türk-iran sınırı büyük ölçüde bu antlaşma ile çizilmiştir.

Avrupa Siyaseti: Osmanlı Devleti, 17,yüzyılda Lehistan-Venedik-Avusturya ile savaşmıştır. Bu savaşların bazılarında başarılı oldu, bazılarında da yenildi. Lehistan'ın Boğdan'a saldırısı ile 1620'de başlayan (Il.Osman dönemi) Osmanlı-Lehistan savaşları 1672'de (IV.Mehmet dönemi) sonuçlandı. Bucaş Antlaşması ile ;
Podolya. Osmanlılara bırakıldı. Venedik ile Akdeniz üstünlüğü için mücadele yapıldı. Bu dönemde en önemli olay, Girit adasının fethidir. Girit, Venediklilerin elindeydi. 1645'de kuşatılan Girit Adası, Sadrâzâm Köprülü Ahmet Paşa'nın gayretleriyle ancak 1669da alındı. Bu dönemde Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında önemli savaşlar yapıldı. 1693 ve 1606 yılları arasında süren ilk savaş sonucunda Zitvatorok Antlaşması imzalandı. Buna göre; Eğri, Kanije, Estergon kaleleri Osmanlılarda kaldı. 1662'de yeniden başlayan savaş. 1664'de Vasvar Barışı ile sonuçlandı. Uyvar Kalesi Osmanlılarda kaldı. 1681 de tekrar bozulan Osmanlı-Avusturya ilişkileri, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Viyana üzerine yürütülmesi ile başladı. Kale kuşatıldı, fakat Viyana'ya yardım gelmesi üzerine Osmanlı ordusu geri çekildi (1683). Bu yenilgi Avrupa'da büyük sevinç yarattı. Osmanlıları Avrupa'dan atmak için bir ittifak yaptılar. Kutsal ittifak adı altında Avusturya, Lehistan, Venedik, Malta ve daha sonra Rusya birleştiler, Osmanlı topraklarına saldırdılar. Kutsal ittifak devletleri ileOsmanlılar arasında yapılan savaşlar, aralıklarla 1699 yılına kadar sürdü. 1699'da Avusturya, Lehistan Venedik ile Osmanlılar arasında Karlofça Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile:
*Macaristan Avusturya'ya,
*Mora Venediklilere,
*Podolya ve Ukrayna Lehistan'a bırakıldı.
Rusya ile bir yıl sonra istanbul'da bir anlaşma imzalandı (1700). Buna göre Karadeniz'deki Azak Kalesi Rusya'ya verildi. Karlofça Antlaşması ile Osmanlı Delveti ilk defa toprak kaybına uğradı. Orta Avrupa'da Osmanlı egemenliği sona erdi. II. Viyana bozgunu ile başlayan Türklerin geri çekilmesi, Mustafa Kemal'in önderliğindeki Kurtuluş Savaşımızın dönüm noktası olan 1921'de Sakarya Meydan Muharebesi ile son bulmuştur. Kaybedilen Toprakları Kurtarma Çalışmaları 18.yüzyılda Osmanlı Devleti'nin siyasî ilişkilerinin temelinde; "Karlofça Antlaşması ile kaybedilen toprakların geri alınması" düşüncesi yer alır.Rusya, Avusturya, Fransa ile yapılan savaşlarda ne yazık ki Osmanlı Devleti yine toprak kaybetmeye devam etti.
Rusya ile yapılan savaş sonucunda 1711'de Prut Antlaşması imzalandı. Azak Kalesi Rusya'dan geri alındı.
Venedik ile 1715 de başlayan savaşta .başarılı olan Osmanlı orduları, Avusturya'nın Venedik yanında savaşa girmesi ile yenilmeye başladı. 1718'de Pasarofça Antlaşması yapıldı. Buna göre; Belgrad ve Temmeşvar bölgesi, Avusturya'ya verildi. Mora ise Osmanlılara bırakıldı. Osmanlı Delveti, Pasarofça Antlaşmasından sonra bir barış ortamına girdi. 1718-1730 yılları arasındaki bu döneme Lâle Devri adı verilir. Lâle Devri'nin en önemli yenilik hareketi istanbulda ilk matbaanın kurulmasıdır (1727). Bu devirde sanat ve mimarîde gelişmeler görülmüş, istanbul'da yeni bir hayat tarzı yaşanmıştır. Rusya ile 1736'da savaş yeniden başladı. Rusya Kırım'ı işgal edip, Azak Kalesi'ni geri aldı. Avusturya'da Rusya'nın yanında savaşa girdi. 1739'da iki devlet ile Belgrad Antlaşmaları imzalandı. Bu antlaşmalarda Osmanlı Devleti önemli kazançlar sağlamıştır. Belgrad Antlaşmalarının imzalanmasında Fransa, arabulucu olarak rol oynamıştı. Bu nedenle Osmanlı Devleti. 1740 yılında Fransa'ya yeni ticarî haklar tanıdı. Buna göre;
tanınan ticari haklar her Osmanlı padişahı tarafından kabul edilerek devam edecekti. Oysa, ilk kapitülasyonlar, her iki ülkenin hükümdarının hayatı boyunca geçerliydi. Kapitülasyonlar daha sonraları diğer Avrupa ülkelerine de tanınmış, nihayet 1923 Lozan Barış Antlaşması ile tamamen kaldırılmıştır. 18. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin Rusya ile olan ilişkileri çok önemlidir.

Küçük kaynarca antlaşması
1768'de Rusya'nın Lehistan'ı nüfuzu altına almak istemesi üzerine başlayan Osmanlı- Rus savaşı 1744'de sona erdi. Rusya ile Küçük Kaynarca Antlaşması yapıldı. Buna göre;
*Kırım bağımsız oldu,
*Azak Kalesi Rusya'ya verildi.
*Rusya istanbul'da devamlı bir elçi bulundurma ve
*Osmanlı Devleti'ndeki Ortodoksları koruma hakkını elde etti.
Böylece Rusya, Osmanlı Devletinin iç işlerine karışma hakkını elde ediyordu. Bu antlaşma ile istanbul ve Boğazlar Rus tehlikesine açık hale geldi.Karadeniz'deki Türk egemenliği sona erdi. Zaten bir süre sonra da Rusya, Kırım'ı işgal etti (1783).
Küçük Kaynarca Antlaşmasından Sonraki Gelişmeler

Osmanlı-Rus Savaşı:
Rusya'nın Osmanlı topraklarında yayılma politikası sonucunda, Rusya ile Osmanlı Devleti'nin arası 1787'de yeniden açıldı. Avusturya da aynı amaçla Rusya'nın yanında yer aldı. Ancak, kayda değer bir başarı elde edilemedi. Avusturya ile 1791'de Ziştovi, Rusya ile 1791'de Yaş Antlaşması yapılarak savaşa son verildi.

Osmanlı-Fransa Savaşı:
Fransa, gücünü gittikçe kaybeden Osmanlı bölgesi olan Mısır'a göz dikmişti. Ünlü general Napolyon komutasındaki bir Fransız donanması Mısır'a asker çıkardı (1798). Osmanlılar, Fransa'ya karşı Rusya ve ingiltere ile anlaştı. Napolyon ise Suriye'de Akka Kalesini kuşattı. Ancak kaleyi savunan Cezzar Ahmet Paşa komutasındaki Nizam-ı Cedit Ordusuna yenilerek geri çekildi. Daha sonra yapılan anlaşma ile
Fransız kuvvetleri, Mısır'dan geri çekildi (1801),

Milliyetçilik Hareketleri
Sırp isyanı:
Sırbistan, Fatih döneminde Osmanlı yönetimine girmişti. Osmanlılar, Sırplara din ve dil özgürlüğü tanıdılar ve Sırplar yüzyıllarca huzurlu ve rahat bir hayat yaşadılar. Fransız ihtilâli'nden sonra aralarında milliyetçilik düşüncesi yayılmaya başlayan Sırplar Rusya'nın da kışkırtması sonucunda, bağımsızlık için ayaklandılar
(1804). Zaman zaman Sırplara bazı ayrıcalıklar tanındıysa da 1878 de yapılan Berlin Anlaşması ile tam bağımsızlık kazandılar.

Yunan isyanı:
Osmanlı yönetiminde yaşayan Rumlar da tıpkı Sırplar gibi din, dil ve ticaret özgürlüğüne sahiptiler ve rahat bir hayat sürüyorlardı. Onlar da Rusya'nın kışkırtması ile bağımsızlık hareketlerine başladılar, istanbul'u alarak, Bizans imparatorluğunu yeniden kurmayı amaçlıyorlardı. Bu nedenle, cemiyetler kurarak propagandaya başladılar. Yunan isyanı 1821'de Mora'da başladı. 1828'de başlayan Osmanlı Rus
savaşı sırasında daha da gelişti. Bu savaş sırasında; Osmanlı ve Mısır donanması Navarin Limanı'nda ingiltere, Fransa ve Rusya'nın saldırısına uğrayarak yakıldı. 1829 yılında Rusya ile yapılan Edirne Antlaşması ile de Yunanistan bağımsız oldu.

Mısır Meselesi:
 Yunan isyanını bastırmakta zorlanan Osmanlı Devleti, Mısır valisi Mehmet Ali Paşa'dan yardım istemişti, isyan bastırıldıktan sonra padişah II. Mahmut, Mehmet Ali Paşa'ya Mora valiliğini veremedi, O nun başka isteklerini de reddetti. Bunun üzerine M.Ali Paşa. Osmanlı Devletine savaş ilân etti. Osmanlı kuvvetleri
ardarda yenildi. Zor durumda kalan Osmanlılar, Rusya'dan yardım istedi. Rus kuvvetlerinin Boğazlara gelmesi üzerine, endişeye kapılan ingiltere ve Fransa araya girdiler. Osmanlılar ile Mehmet Ali Paşa arasında Kütahya Anlaşması yapıldı (1833). Aynı yıl, Mısır'dan tekrar gelebilecek tehlikeye karşı Rusya ile bir ittifak yapılarak Hünkâr iskelesi Anlaşması imzalandı. 1839'da Mehmet .Ali Paşa, savaşı tekrar başlattı. Osmanlı ordularının yenilmesi üzerine Rus kuvvetlerinin boğazlara gireceğinden korkan Avrupa devletleri, Londra Konferansı'nı topladılar (1840). Bu konferansta Mısır valiliği babadan oğula geçmek
üzere Mehmet Ali Paşa'ya verildi. 1841 de yapılan bir sözleşme ile boğazların savaş gemilerine kapalı tutulması kabul edildi.

Kırım Savaşı:
Rusya, Osmanlı Devleti üzerindeki haklarından vazgeçmek bilmiyordu. Gönderdiği bîr elçi aracılığı ile Osmanlı ülkesindeki Ortodoks halkın koruyuculuğunu istedi. Bu isteği reddedilince Eflak ve Boğdan'ı işgal etti. 1853'de Rusya'ya savaş ilân ettik. Bu savaşta ingiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti'nin yanında yer aldı ve Rusya'ya karşı savaştı (1854). Kırım ele geçirildi, Rus tersane ve donanması yakıldı. 1856'da
Paris Antlaşması yapıldı. Aynı yıl Osmanlı Devletî Islahat Fermanı'nı yayınladı. Bu ferman ile Müslüman
olmayan halka yeni haklar verildi, Müslümanlara eşit haklar tanındı. Böylece, Avrupa devletlerinin Osmanlıların iç işlerine karışması önlenmeye çalışılmıştır. Balkan devletleri arasında (Bosna, Hersek. Bulgaristan) Panislavizm (ı) hareketleri başlayınca, bu Balkan bunalımını çözmek için istanbul'da milletler arası bir konferans toplandı. Bu konferansın açıldığı gün Osmanlı Devleti, Kanun-i Esasî'yi ilân etti.
Kanun-i Esasî (anayasa)'nın ilân edilmesi ile Meşruıtiyet yönetimine geçildi. (1876).
Fakat I. Meşrutiyet yönetimi uzun ömürlü olmadı. Padişah II. Abdülhamit, Osmanlı- Rus Savaşı'nm meclis çalışmalarını etkilediğini bahane ederek Mebuslar Meclisi'ni' kapattı. Devleti yine mutlakiyetle yönetmeye devam etti. (ı) Slav asıllı bütün halkları aynı yönetim altında toplama amacı güden politik akım. islâv birliği.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı:
 Rusya'nın Paris Antlaşması'nı tek taraşı bozması üzerine Osmanlı Rus Savaşı yeniden başladı. Ruslar Kars'ı ele geçirdiler, Erzurum yakınlarına kadar geldiler, Fakat geri püskürtüldüler. Balkanlarda ise. Tuna nehrini
aşıp Plevne önlerine geldiler. Gazi Osman Paşa, Plevne'yi çok iyi savundu. Fakat yenilince, Ruslara istanbul yolu açılmış oldu. Osmanlı Devleti barış istedi. 1878'de Ayastefanos Antlaşması yapıldı. Ancak bu anlaşma yürürlüğe girmedi. Aynı yıl Berlin Antlaşması imzalandı. Bu anlaşma ile Sırbistan, Romanya, Karadağ bağımsız oldu. Kars, Ardahan, Batum Rusya'ya verildi (1878).

Ermeni Meselesi:
Osmanlı ülkesinde yaşayan Ermeniler, devlete bağlılıklarıyla tanınıyorlar ve önemli mevkilerde görevler alıyorlardı. Amaçları Osmanlı Delveti'ni parçalamak olan Avrupa devletleri (Rusya, ingiltere, Fransa), Ermeniler'i kışkırtmaya başladılar.Özellikle Rusya, 1877-78 savaşı sırasında Ermenilere bağımsızlık vaad etti. Ermeniler, Berlin Antlaşmasından sonra büyük ölçüde teşkilâtlanmaya başladılar. Amaçları Doğu Anadolu'da bir devlet kurmak olan Ermeniler, birçok olay yarattılar, ayaklanmalar çıkardılar. Fakat Osmanlı Devleti
bütün bu olayları önledi. I.Dünya Savaşı sırasında da devam eden Ermeni sorunu, 1920'de TBMM Hüküımetle ilk yapılan Gümrü Antlaşması ile sona erdi. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında ve daha sonra Osmanlı Devleti'nin içine düştüğü zor durumdan yararlanan Avrupa devletleri, Osmanlı topraklarını işgal etmeye başladılar. 1878'de ingiltere Kıbrıs'ı, 1881'de Fransa Tunus'u, 1882'de ingiltere
Mısır'ı işgal etti.I908'de Bulgaristan bağımsız oldu. Aynı yıl Girit,Yunanistan'a bağlandı.

II. Meşrutiyet:
 Padişah II. Abdülhamit, 1878'de Osmanlı Mebuslar Meclisi'ni kapatıp, Meşrutiyet yönetimini sona erdirmişti. Bu durum meşrutiyet yanlılarının hoşuna gitmiyordu. Genç Türkler'in (meşrutiyet yanlıları) ve ittihat Terakki Cemiyeti'nin çalışmaları sonucunda meşrutiyet yönetimi yeniden getirildi. II. Abdülhamit, meclisi açtı ve anayasayı uygulamaya koydu. Böylece II. Meşrutiyet ilân edildi (1908). Fakat bir süre sonra istanbul'da meşrutiyet yönetimini yıkmayı amaçlayan bir ayaklanma çıktı. Bu olaya 31 Mart Olayı denilir. Selanik'ten gelen Hareket Ordusu ayaklanmayı bastırdı. Bu olaydan sonra II.Abdülhamit, tahttan indirildi, yerine V.Mehmet, padişah oldu.

Trablusgarp Savaşı:
Trablusgarp Savaşı 1911'de italya'nın, Osmanlı toprağı olan Kuzey Afrika'daki Trablusgarb'a saldırması ile başladı. Bu sırada, bazı subaylar gizlice Trablusgarp'a giderek yerli halkı savundular. Bu subaylardan biri de Mustafa Kemal'di. Mustafa Kemal, Tobruk ve Derne'de italyanlara karşı başarılar kazandı. Balkan Savaşı'nın başlaması üzerine, italya ile 1912'de Uşi Antlaşması yapıldı. Trablusgarp italya'ya bırakıldı. Böylece. Osmanlı Devleti Kuzey Afrika'daki son toprağını da kaybetmiş oldu.

Balkan Savaşları:
 Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp Savaşı ile uğraşması Balkan devletlerini harekete geçirdi. Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ aralarında bir anlaşma yaparak saldırıya geçtiler (1912). Amaçlan, Türkleri Balkanlar'dan atmaktı. Rusya'nın da desteklediği bu devletlerle Osmanlı Devleti birçok cephede savaştı. Fakat başarılı olamadı. Balkanlar'daki topraklarının büyük bir kısmını kaybetti. Bu durumdan yararlanan Arnavutluk da bağımsızlığını ilân etti (1912). I. Balkan Savaşı. Londra Antlaşması ile sona erdi (1913). Buna göre Osmanlı Devleti, Midye-Enez çizgisinin batısında kalan topraklarını Balkan devletlerine terketti. Osmanlı Devleti'nin terkettiği toprakları aralarında paylaşamayan Balkan devletleri
birbirine düştü. Onların birbirleriyle savaşmalarından yararlanan Osmanlılar. Edirne ve Kırcaali yi geri aldı. II. Balkan Savaşı'nda Bulgaristan yenildi. II.Balkan Savaşı sonunda Osmanlı Delveti, Bulgaristan ile istanbul Antlaşması. Yunanistan ile Atina Anlaşması'nı yaptı (1913)

I. Dünya Savaşı:
 Fransız ihtilâlinden sonra Avrupa'da milletler bağımsızlık mücadelesine girişerek millî devletlerini kurmaya başladılar. Avrupa'da hızla sanayileşme başladı. Sömürge elde etme çabaları arttı. Devletler, aralarında bloklaşmaya başladılar. Bunun sonucunda; Almanya, Avusturya-Macaristan ve italya Üçlü ittifak Devletleri olarak birleşti. Bu birliğe karşı; ingiltere, Fransa ve Rusya da Üçlü itilâf grubunu oluşturdu.
Bu devletlerin, aralarında başlattıkları ekonomik yarış. hammadde ve yeni pazar arayışları, özellikle Almanya ve italya'mn sömürge elde etme istekleri, Balkanlar'da devam eden çatışmalar, Almanya ve Fransa arasında var olan anlaşmazlık , savaşın en önemli nedenleri arasında sayılabilir. I. Dünya Savaşı. 1914'de Saraybosna şehrini ziyaret eden Avusturya-Macaristan imparatorluğu veliahtının bir Sırplı tarafından öldürülmesi üzerine bağladı. Avusturya, Sırbistan'a savaş açtı. Rusya Sırbistan'ı, Almanya ise Avusturya'yı destekledi. Kısa zamanda üçlü itilâf ve ittifak devletleri birbirine girdi. Savaş başladıktan sonra italya,, itilâf devletlerinin yanında, Bulgaristan ve Osmanlı Devleti de ittifak grubunda yer
aldı. Değişik zamanlarda Japonya, Romanya, Yunanistan. ABD de savaşa katıldılar.

Osmanlı Devleti'nin Savaşa girmesi:
 Savaş başladığı sırada Osmanlı Devleti tarafsız kaldı. itilaâf devletleri, Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesini istemiyordu. Buna karşılık Almanya ise. Osmanlı Devleti'nin kendi yanında savaşa katılmasını istiyordu.
Bazı devlet adamları da böyle düşünüyorlardı. Enver Paşa ve diğer yetkililer Almanya ile gizli bir anlaşma yaptılar. Bu sırada ingiliz donanmasından kaçan iki Alman savaş gemisi Osmanlı Devletine sığındı. Bu gemiler daha sonra Karadeniz'e açılarak Rus limanlarını bombaladı. Bunun üzerine önce Rusya, sonra: diğer itilâf devletleri Osmanlılara savaş açtı. Böylece Osmanlı Devleti, Almanya'nın yanında savaşa girmiş oldu (1914). Osmanlı Devletinin savaşa girmesi, savaşın çok geniş bir alana yayılmasına yol açtı ve cephe sayısını arttırdı. Osmanlı Devleti, I.Dünya Savaşı sırasında bir çok cephede savaştı. Bunlar; Kafkasya. Kanal, Hicaz ve Yemen. Irak, Suriye ve Filistin, Galiçya, Makedonya, Çanakkale cepheleridir. Osmanlı Devleti bu cephelerden Çanakkale'de çok üstün başarılar elde etti. ingiltere ve Fransa. Rusya'ya yardım götürmek için Çanakkale Boğazı'nı geçmek istediler. Ayrıca istanbul ve Boğazları alarak. Osmanlı Devleti'ni savaş dışı bırakmayı düşündüler. Fakat Boğaz'ı geçme girişimleri başarılı olamadı (18 Mart 1915). Boğazı geçmeyeceklerini anlayınca. Gelibolu Yarımadası'na asker çıkardılar. Burada da karşılarında Mustafa Kemal ve Türk askerlerini buldular. Yenilerek geri çekildiler. Türkler. istanbul'u ve Boğazları büyük bir tehlikeye karşı korudular. Bu cephede Türk ordusu kesin bir zafer kazanmıştır. 1917'de Rusya savaştan çekildi. 1918'de ise ABD. itilâf grubunun yanında yer alarak savaşa girdi. Amerika'nın savaşa girmesi, itilâf grubunu
güçlendirdi. Savaş, 1918'de ittifak Devletlerinin yenilgisiyle sonuçlandı. Osmanlı Devleti de 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antiaşması'nı imzalamayarak savaştan çekildi.(Bu antlaşmanın önemli maddelerini öğreniniz.) Mondros Ateşkes Antlaşması ile Osmanlı Devleti fiilen yok oluyordu. itilâf Devletleri, Türk yurdunu işgal etmeye başladılar. Fakat, Türk halkı bu haksız işgallere karşı çıktı. Bütün varını yoğunu ortaya koyarak kurtuluş mücadelesini gerçekleştirdi. Mustafa Kemal'in önderliğinde başarıya ulaştı. Yeni bir Türk devleti kuruldu. 1 Kasım 1922'de de saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı Devleti tarihe karışmıştır.




Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 yazısı toplam 28136 defa okundu
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi Sayfayı Yazdır    Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1600 Den 1922 | Osmanlı Tarihi