Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi

Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi



Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi
 
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600
Kategori : Osmanlı Tarihi

XIV. Yüzyılın Başında Yakın Doğu ve Avrupa

XIV.yüzyılın başında Osmanlılar, tarih sahnesine çıktıkları sırada Anadolu'da Türkiye Selçuklu Devleti eski gücünü kaybetmişti. Anadolu'nun bir bölümü Moğolların kolu olan ilhanlıların elindeydi. Trakya ve Marmara bölgesinde Bizans, Yakın Doğu'da ise Memlukler (Mısır) ve Altın-Orda (Doğu Avrupa) devleti büyük bir siyasî güç olarak bulunuyordu. Balkanlarda ise, siyasî birlik yoktu. Burada Sırp ve Bulgar krallıkları, Eflâk. Boğdan, Arnavutluk beylikleri vardı. Bosna ve Hırvat krallıkları ise Macar Krallığına bağlı birer devletti. Bu devletler arasında mezhep ayrılıkları ve siyasî nedenler yüzünden büyük bir düşmanlık ve çatışma vardı.
Osmanlıı Devleti'nin kurulduğu sırada Anadolu'da ise, Selçuklu Devletinin yıkılmasından önce ve sonra ortaya çıkmış birçok Türk beyliği vardı. Bu beyliklerin bazıları (Karamanoğulları, Germiyanoğulları, Candaroğulları gibi) Anadolu birliğini yeniden kurmak için uğraşıyorlardı. Biz, bu devletlere Anadolu Beylikleri adını veriyoruz. işte Osmanlı Beyliği de bunlardan biriydi.

KAYILAR SÖĞÜT'TE
(Kayı boyu ve Osmanlı ailesi)
Osmanlı Devleti'ni kuranlar Oğuz Türkleridir. Oğuzlar, Türklerin en Önemli topluluklarından biridir. Oğuzlar 24 boya ayrılıyordu. Bu boylardan biri Kayı boyu idi. işte Osmanlılar  Oğuzların Kayı boyundandır. Kayıların bir kısmı Türkiye Selçuklu sultanı I. Alâeddin Keykubat döneminde  Anadolu'ya geldi ve Ankara yakınlarına yerleştiler. Daha sonra batıya ilerlediler. Söğüt ve Domaniç'i Bizans'tan aldılar. I. Alâeddin Keykubat bu yörelerin yönetimini Kayıların başında bulunan Ertuğrul Bey'e verdi. Ertuğrul Gazi, bu bölgede Türkiye
Selçuklu Devleti'ne bağlı bir uc beyliği kurdu. Ertuğrul Gazi'nin 1281'de ölümünden sonra, beyliğin yönetimi oğlu olan Osman  Gazi'ye geçti. Bu sırada ilhanlıların Anadolu'daki etkisi de azalmıştı. Osman Gazi, durumu uygun buldu ve bağımsızlığını ilân etti. Böylece, Osmanlı Devleti kurulmuş oldu. (1299),


OSMANLILARIN ANADOLU TÜRK SiYASi BiRLiĞiNi KURMALARI
I.Murat döneminde; Germiyanoğullarından Simav, Tavşanlı Hamitoğlularından Isparta, Akşehiralındı. Candaroğulları Osmanlılara bağlandı. Anadolu beylikleri içinde en güçlü olanı Karamanoğulları idi. Kendisini Selçukluların mirascısı sayıyordu ve politikasını bu doğrultuda yürütüyordu. I.Murat döneminde Anadolu'daki Osmanlı harekâtı hızla ilerleyince Osmanlılar ile Karamanoğullarının arası açıldı. Fakat ikisi arasındaki esas mücadele, I.Bayezıt döneminde oldu. Yıldırım Bayezit, Aydın, Menteşe ve Saruhanoğullarının topraklarını Osmanlı ülkesine kattı. Hamitoğullarından Antalya'yı aldı. Candaroğullarının bir kısım toprakları Osmanlı yönetimine geçti. Niğbolu savaşı'ndan sonra, Karamanoğulları ile yapılan mücadele sonunda Konya. Niğde gibi şehirler ele geçirildi. Y.Bayezit, Tokat, Kayseri, Sivas, Malatya'yı da alarak doğu sınırlarını Fırat nehri'ne kadar genişletti. Bu bölgelerde Türk birliğini sağlamış oldu.

Ankara Savaşı
Osmanlılar, Yıldırım Bayezit döneminde sınırların doğuya doğru genişlemesiyle Memluk ve Timur Devletleriyle komşu olmuşlardı. Bu sırada toprakları Timur tarafından alınan Karakoyunlu Devleti'nin hükümdarı Kara Yusuf ile Bağdat hükümdarı Ahmet Celâyir kaçarak Yıldırım Beyazıt'a sığınmışlardı. Timur, bu beylerin kendisine teslim edilmesini istedi. Bu isteği reddedilince deAnadolu'ya girdi. Sivas'ı kuşattı. Y. Bayezit da Doğu Anadolu'ya yürüdü. iki ordu 1402'de Ankara yakınında Çubuk ovasında karşılaştı. Yapılan savaşta Osmanlı ordusu yenildi. Yıldırım Bayezit tutsak edildi. Timur, Anadolu beyliklerinin topraklarını tekrar eski sahiplerine verdi. Böylece Y.Bayezit 'in büyük ölçüde sağlamış olduğu Anadolu Türk birliği bozuldu. Osmanlı Devleti dağılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. (ı) I. Murat, savaş alanında bir Sırp askeri tarafından hançerlenerek şehit edildi. Kardeşler Arasındaki Taht Kavgaları Ankara Savaşi'ndan sonra Yıldırım'ın oğulları Timur'un egemenliğini kabul ettiler. Bunların herbiri ayrı bir bölgede saltanat sürmeğe başladılar. Yıldırım'ın 1403'de ölümünden sonra Timur, ülkesine dönerken şehzadelerden Mustafa Celebi'yi yanında götürmüştü. Diğer kardeşler arasında taht kavgaları başladı. Bu mücadele, Osmanlı Devleti'ni onbir yıl süren ve Fetret Devri denilen bir karışıklık dönemine soktu. Bu taht kavgaları Osmanlı Devletinin genişlemesini durdurmuş, Anadolu'nun siyasî birliği de bozulmuştur. Sonunda mücadeleyi Mehmet Çelebi
kazadı ve 1413 yılında I. Mehmet adıyla Osmanlı tahtına oturdu. Osmanlı Devleti de kısa zamanda eskisinden daha güçlü bir devlet durumuna geldi.

Anadolu'da Siyasî Birlik Kuruluyor 1. Mehmet, Anadolu'da Türk birliğini yeniden sağladı. Anadolu beyliklerine egemenliğini kabul ettirdi. Bu arada kardeşi Mustafa Çelebi'nin çıkardığı ayaklanmayı bastırdı.
Mustafa Çelebi de Bizans'a kaçtı. Bu dönemin olaylarından biri de şeyh Bedrettin ayaklanmasıdır. Alınan önlemlerle bu ayaklanma da kısa sürede bastırılmıştır. I.Mehmet'in 1421 yılında ölmesinden sonra oğlu Murat padişah oldu. Bizans'ta bulunan Mustafa Çelebi bu kez II. Murat'a karşı ayaklandı. Fakat başarılı olamadı, yakalanarak öldürüldü. Bu olaydan sonra, II.Murat, istanbul'u kuşattıysa da alamadı. II. Murat döneminde Anadolu'da Aydınoğulları, Menteşoğulları ve Germiyanoğulları beyliklerinin toprakları alındı. Amasya ele geçirildi. Büyük ölçüde Türk siyasî birliği sağlandı.

Balkanlar'da Sarsılan Hâkimiyetin Pekiştirilmesi
Anadolu'da düzeni sağlayan II. Murat, Rumeli'de fetihlere başladı. Ankara Savaşı'ndan sonra Balkanlarda ilerleme durmuştu. Sarsılan bu durum I.Mehmet'in padişah olmasıyla düzelmeye başladı. Balkanlarda bazı başarılar elde edildiyse de Venedikle yapılan deniz savaşında başarı sağlanamadı. Balkanların kesin olarak Osmanlı yönetimine girmesi II.Murat döneminde olmuştur. Bu dönemde Venedik ile savaşıldı. Sonuçta 1430 yılında Selanik ele geçirildi. Türk orduları Mora'ya kadar ilerledi . Osmanlıları Balkanlardan atmak isteyen Hristiyan devletler, Papanın da kışkırtmasıyla Türklere karşı birleştiler. Osmanlılara karşı harekete geçtiler. Fakat Haçlılara karşı başarı sağlanamadı. Sofya elden çıktı. Macarlarla Osmanlılar arasında I444'de bir
antlaşma yapıldı, Edirne-Segedin adını taşıyan bu antlaşmaya göre iki devlet 10 yıl boyunca savaşmayacaktı. Bu antlaşmadan sonra II. Murat yerine oğlu Mehmet'i bırakarak tahttan çekildi.
Avrupa devletleri, yeni padişahın küçük yaşta olmasından yararlandılar, Edirne Segedin Antlaşmasını bozdular, bir Haçlı ordusu hazırladılar. Bu durum üzerine II.Murat, devlet adamlarının isteği üzerine yeniden padişah oldu. Haçlı ordusunu Varna'da yendi (1444). Bu savaşın kazanılması, Türklerin Rumeli'den atılamıyacağını göstermiştir. Varna Savaşı'ndan dört yıl sonra Macar kıralı yenilginin öcünü almak amacıyla
yeniden bir Haçlı ordusu topladı ve Sırbistan'a yürüdü. II.Murat bu orduyu Kosova'da yenilgiye uğrattı (1448). Böylece. Balkanlar'da Türk hâkimiyeti kesin olarak sağlandı. II.Murat, 1451 yılında öldüğü zaman yeine geçen oğlu Mehmet'e Anadolu ve Balkanlarda geniş topraklar ve düzenli bir ülke bırakmıştı. Fakat bu topraklar arasında bulunan Bizans, Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü engelliyordu. II.Mehmet'in tahta çıktığı sırada Bizans, Anadolu ve Rumeli'deki topraklarını kaybederek çok küçülmüştü. istanbul ve yakınındaki birkaç kaleden ibaret kalmıştı. istanbul ise Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan yolların üzerinde olduğundan coğrafî ve ticarî yönden çok önemliydi. Bu nedenlerle istanbul'u almaya karar veren genç padişah, istanbul Boğazı'na Rumeli Hisarı denilen bir kale yaptırdı. Amacı, Karadeniz'den gelen
yardımı önlemek ve Boğaz'ı kontrol altında tutmaktı. Ayrıca, çok güçlü bir ordu ve donanma hazırladı. istanbul surlarını yıkmak için büyük toplar döktürdü. 6 Nisan 1451'de başlayan istanbul kuşatması sırasında surlar toplarla delik deşik edilmiş, donanmanın bir kısmı da karadan kaydırılarak Halic'e indirilmiş, böylece şehir denizden de kuşatılmıştır. 29 Mayıs 1453 günü istanbul fethedildi. istanbul'un fethi, Türk ve dünya tarihinin en önemli olaylarından biridir. istanbul'un fethi ile Bizans imparatorluğu ortadan kalktı. Osmanlı toprakları arasında birlik ve bütünlük sağlandı. Boğazlarda Osmanlı denetimi kuruldu. Önemli ticaret yollarının bir bölümü Osmanlı denetimine geçerken. istanbul'un fethi aynı zamanda dünya ticaret yollarının değişmesine, büyük coğrafya keşiflerinin yapılmasına yol açmıştır. Fetihten sonra II. Mehmet, FATiH unvanıyla anılmaya başlanmış. istanbul'da devletin merkezi olmuştur . Fatih Sultan Mehmet, 1460'da Sinop'u alarak isfendiyaroğulları Beyliğini, 1461de de Trabzon Rum imparatorluğunu ortadan kaldırdı. Karamanoğullarından Konya ve Karaman'ı aldı. Akkoyunlu Devleti'ni Doğu Anadolu'da Otlukbeli Savaşı'nda yendi (1473). Böylece Anadolu birliğini sağladı. Balkanlar'da ise fetihlere devam edildi. 1460 yılında Mora yarımadası fethedildi. 1462'de Eflâk prensliği, 1476'da Boğdan Osmanlı Devleti'ne bağlandı. 1459'da Macarların elinde olan Belgrad kalesi dışında bütün Sırbistan alındı. Bosna ve Hersek de Osmanlılara katıldı. Arnavutluk üzerine düzenlenen seferler sonunda burası Osmanlı yönetimine girdi (1479). Denizlerdeki gelişmelere gelince; Fatih, güçlü donanması ile Ege ve Karadeniz'i bir Türk gölü haline getirmek için fetihlere başladı. Ege Denizi'ndeki Limni, Midilli, Bozcaada, Taşoz, Sisam, Eğriboz adalarını aldı.
Fatih döneminde Suriye ve Mısır'da yaşayan Memlûk Devleti ile olan iyi ilişkiler bozuldu. Osmanlı-Memlûk anlaşmazlığı Fatih'in ölümüne kadar sürmüştür.


Osmanlı-iran ilişkileri
Fatih Sultan Mehmet'in 1481'de ölümünden sonra tahta çıkan II.Bayezit döneminde, iran'da Safevi Devleti vardı. Bu devletin hükümdarı fiah ismail, iran ve Azerbaycan'ı alarak güçlenmişti. II. Bayezit'in gevşek yönetimi, fiah ismail'in Doğu Anadolu'da rahatça ilerlemesine yol açtı. fiah ismail'in propagandaları sonucunda, Anadolu'da bazı ayaklanmalar çıktı. Osmanlı-iran ilişkileri bozuldu. II. Bayezit'ten sonra padişah olan oğlu Yavuz Sultan Selim döneminde iran'la olan ilişkiler daha da bozuldu. şah ismail. Doğu Anadolu'da ayaklanmalar çıkartıyor, bu bölgeyi ele geçirmeyi amaçlıyordu. Yavuz Sultan Selim ise, Doğu Anadolu'yu güvenlik altına almak ve Safevi Devletini ortadan kaldırmak için hareket egeçti. 1514'de yapılan Çaldıran Savaşı sonunda şah ismail'in ordusu bozguna uğradı. Osmanlı Ordusu, Çaldıran Savaşı'ndan geri dönerken Elbistan ve Maraş yöresinde bulunan Dulkadiroğulları Beyliği'ne son verdi. Bu beyliğin toprakları Osmanlı ülkesine katıldı. Doğu Anadolu'nun güvenliği sağlandı.

Osmanlı -Memlûk ilişkisi
Memlüklerle Fatih döneminde başlayan anlaşmazlık II. Bayezit döneminde savaşa dönüşmüştü. Fakat Yavuz döneminde Osmanlıların Memlüklerle araları tamamen açıldı. Memlükler, Mısır, Suriye ve Hicaz'ı ellerinde bulunduruyorlardı. Yavuz Sultan Selim ise bütün islâm dünyasını himayesi altına almak istiyordu.Ayrıca doğu ticaret yolları, Melik topraklarından geçiyordu. Osmanlıların Dulkadiroğulları ve Ramazanoğulları topraklarını almaları iki devletin arasını iyice bozdu. Yavuz, 1516 yılında Mellûk Devleti üzerine yürüdü. Memlûk ordusunu Suriye'de Mecidabık Savaşı'nda bozguna uğrattı. Bu zaferden sonra tüm Suriye ve Filistin Osmanlı ülkesine katılmıştır. Bir süre sonra Mısır üzerine yürüyen Yavuz, Ridaniye
Savaşı'nı kazanarak, Kahire'ye girdi (1517). Böylece Mısır, Osmanlı topraklarına katıldı. Memlûk Devleti yıkıldı. Hindistan'dan gelen ticâret yolu (Baharat Yolu) Osmanlıların kontrolüne girdi. Devletin ekonomik durumu güçlendi, Hicaz bölgesi Osmanlılara bağlandı.Osmanlı Devleti, islâm dünyasının en büyük siyasî gücü halinegeldi.

OSMANLILAR ZiRVEDE
Yavuz'dan sonra padişah olan oğlu Kanunî Sultan Süleyman (I.Süleyman) döneminde Osmanlı Devleti her yönden en parlak devrini yaşamıştır. Bu dönem siyasî, askerî, ekonomik ve kültürel yönden Osmanlıların zirvede oldukları bir dönemdir. Osmanlılar bu devirde dünya siyasetinde önemli bir rol oynamışlardır. Kanunî, padişah olunca ilk  iş olarak Macarların elinde bulunan Belgrad'ı fethederek Osmanlılara Macaristan yolunu açtı (1521). 1526 yılında yapılan Mohaç Savaşı'nda ise Macar kralını bozguna uğratarak, Macaristan'ın merkezi Budin'i aldı. 1541 yılında da Macaristan Osmanlı  ülkesine katıldı. Macaristan'ın fethi, Osmanlıları Kutsal Roma German imparatorluğu ve onun bir parçası olan Avusturya arşidükalığı ile karşı karşıya getirdi. Avrupa'nın önemli bir kısmını elinde bulunduran Roma-German imparatoru şarlken, Kanunî Sultan Süleyman'ın en tehlikeli rakibiydi. Avusturya ile ilişkilerde en önemli olay I.Viyana Kuşatması'dır. 1529 yılında sefere çıkan Kanuni nin esas amaç, şarlken'in Avrupa'daki üstünlüğüne son vermekti. Osmanlı ordusu Avusturya'nın merkezi Viyana şehrini kuşattı.Fakat iyi korunan bu kaleyi almak mümkün olmadı, Ordu istanbul'a döndü. Daha sonra 1533'de yapılan anlaşma ile Avusturya, Macaristan'ın Osmanlı Devleti'ne ait olduğunu kabul etti. Avusturya ile Kanununî'nin bütün padişahlığı süresince devam eden bu savaşlar, Osmanlılara yeni topraklar ve kazançlar sağlamıştır. Kanuni döneminde Osmanlı-Fransa ilişkileri, Fransa kralının Osmanlılardan yardım istemesi üzerine başladı. fiarlken'e esir düşen Fransa kralı, ancak Kanunî'nin yardımı ile zor durumdan kurtulmuştu. Kanunînin desteğini kaybetmek istemeyen kral, istanbul'a bir elçi gönderdi. 1535 yılında Fransa ile bir dostluk ve ticaret antlaşması imzalandı. Kapitülasyon adıyla anılan bu antlaşma her iki hükümdarın hayatı boyunca geçerliydi. Böylece Kanunî, Fransa'yı kendi yanına çekerek. Avrupa Hristiyan birliğini parçalamaya çalışmıştır. Kanunî zamanında Osmanlılar, denizlerde de büyük üstünlük elde ettiler. 1522'de Rodos Adası fethedildi. Büyük bir Haçlı donanması Preveze'de bozguna uğratıldı. Kaptan-ı Derya Babbaros Hayrettin Paşa, Preveze Deniz Zaferi ile üstün bir başarı elde etti (1538). 1551'de Trablusgarp alındı. Bir Haçlı donanması Cerbe Deniz Savaşı'nda yenildi. Böylece, Akdeniz ve Kuzey Afrika'da Türk üstünlüğü gerçekleşti. Yine bu zamanda Osmanlı donanmaları Basra ve Süveyş'ten kalkarak, Hind Okyanusuna açıldılar ve Hind ticaret yolunu ele geçiren Portekizlilerle Savaştılar. Bu seferlerde istenilen başarı elde edilememiştir. Kanunî döneminde doğuda da önemli başarılar kazanıldı. iran'daki Safevî Devleti ile yapılan savaşlardan sonra Batı iran'ın bir kısmı ve Irak'ın tümü fethedildi. iran ile Amasya Antlaşması yapıldı (1555). 1556'da Kanunî, son seferi olan Zigetvar kalesinin fethi sırasında ölünce yerine oğlu II. Selim geçti. Bu dönemin en önemli olayı Kıbrıs adasının alınmasıdır. Kıbrıs. Venediklilerden 1571 yılında alındı.Adaya Türk nüfusu getirilip yerleştirildi. Kibrıs adasının Osmanlılara katılması üzerine aynı yıl hazırlanan Haçlı donanması ile yapılan inebahtı Deniz Savaşı'nı kaybeden Osmanlı donanması, kısa zamanda kendini toplayarak Akdeniz'de yine gücünü ortaya koymakta gecikmedi. Bu dönemde Kuzey Afrika'daki Tunus da Osmanlı topraklarına katıldı (1574). Ayrıca ,yine Kuzey Afrika'da Portekizliler yenildi ve Fas, Osmanlı himayesine girdi. Kanunî, II. Selim ve III.Murat'a veziriâzâmlık yapan ünlü devlet adamı Sokullu Mehmet Paşa , gittikçe güçlenen Rus Çarlığına karşı önlem almak ve iran'a daha kolay ulaşmak için Don ve Volga nehirlerini bir kanal ile birleştirmeyi düşündü. Bu amaçla kanal açma çalışmalarına başlandı. Fakat bu iş gerçekleşemeden kanal yapımı durduruldu.  Osmanlı Devletinin bu başarılı gelişmesinin Veziriazam Sokullu Mehmet Paşa'nın 1579'da ölümünden sonra durakladığı tarihçiler tarafından genellikle kabul edilir.




Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 yazısı toplam 16574 defa okundu
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi Sayfayı Yazdır    Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı TarihiOsmanlı Imparatorluğu 1299 Dan 1600 | Osmanlı Tarihi