Ölüm Günü | Din Ve Ahlak

Ölüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve Ahlak
Ölüm Günü | Din Ve Ahlak Ölüm Günü | Din Ve Ahlak
Ölüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve Ahlak
Ölüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve Ahlak
Ölüm Günü | Din Ve Ahlak



Ölüm Günü | Din Ve Ahlak
Ölüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve Ahlak
Ölüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve Ahlak
Ölüm Günü | Din Ve Ahlak Ölüm Günü | Din Ve Ahlak
Ölüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve Ahlak
 
Ölüm Günü
Kategori : Din Ve Ahlak

Soğukluğu vucudunu sardığında toprağın o an artık uyanmışsındır.O an artık hesabın ilk sorusunu açacak celse senin için başlamıştır.Ruh uyanmıştır.Ama sen aslında bir histeriye tutulmuş gibi olaylara anlam veremeyenlerin ki gibi gözlerinle onlara takılmışsındır.Seni sarıp sarmalayan kefenin içinde çocuklar gibi sarsılmakta olan bedenin loş karanlıktan ürker,tahtaların kavisliğinde geçmişinle buluşursun.Sahne çok mahzundur, ağlamaklı gözlerinden yaşlar akıtırsın belki ben öldüm mü? Diye Oysa sana yakınlar daha şuncacık yol mesafesindedir ama heyhaat aslında sen onlardan o kadar uzaksındır ki; Artık onların önem verdiği hiçbir şey senin için önemli değildir.Ne para,ne mal,ne kariyer ve nede yapmak için taklalar attığın planların senin için önemli değildir.En sevdiğinden en sevmediğine kadar büyük bir özlemle tutuştuğun o anda sana da sorular sıralanmaya başlanır.Bu sorular ne matematik ne de fizik nede genel kültür sorularıdır.Ortada sınavda yoktur,seni derslerinden geçiren sevdiğin öğretmenlerinde yoktur.Onlar seni tanımamakta sen ise onlara bulaşmamak istercesine yaşanılan bu olayda taraflar sorulara karşı hemen cevap isterler.Onlar seni tanımazlar sen onlar için yabancısındır.Sen onlar için aslında bir adaysındır.İlle de senden bir cevap almak için dehşet içinde sorularını sorarlar.Sorular ard arda gelmeye başlar.Bir anda anlağın devreye girer sana seni vasf etmeye başlar.Sonuçta bir anda doğduğundan büyüdüğün geliştiğin yediğin içtiğin çalıştığın ve öldüğün zamana kadar ki hayatın gözlerin önünde geçmeye başlar.

 

--Efendim ben Profesörüm,Maden zenginleştirme anabilim dalında bölüm başkanıyım.3 çocuğum var biri şurada çalışmakta,diğer ikisi de Amerika da öğrenim gördüler.Hepside evliler ,ayrıca ben çok zenginim.Siz neyi soruyorsunuz bana?


Söz konusu sorular tekrar sorulur mu bilinmez ama işin bitmiştir.Sana soruyu soranlar ilk konuşma için fırsat verildiğinde O, İsmi beklerler,sende bir çok cevap vardır ama yanlış cevaplar.İşte O an, kıyamet kopar girmiş olduğun mezar alt üst olur.Sen ise şiddetin tam anlamıyla içindeki sıkıntıya takılır kalırsın.Artık ne yana dönsen o sıkıntı senin peşini bırakmaz,İçin sıkılıyor canın yanıyor kan kaybetmektesin an be an ,İşte unutulmayan dertlerin acısının bilinmez misliyle yoğrulmaya başlarsın.Ve böylece gerçek kıyamete kadar kabir azabıyla meşgul olursun.Sana ne oluyor, canın neye sıkılıyor bilinmez acılardan diğer ve daha şiddetli acılara yolculuk başlamıştır senin için.


Aziz kardeşlerim yukarıdaki bu ve buna benzer tablolar bugün her yerde ve devamlıca yaşanmaktadır.Elimizdeki Kitab-ı Mübin ve Peygamberimiz Can-ı Hayat Mustafa’nın hadisleri bunu açıkça söylüyor.Tüm yolculuklar aslında ölüme doğrudur,kefene doğrudur.Bazen kefen hiç hesabında yoktur.Bazen kefen hep aklındadır,bazen kefeni kendine yakıştıramazsın.Çoğu kere Cehenemlik gibi yaşar Cehennemlik gibi ölürsün,Bazen Cennetlik gibi yaşar ve Cennetlik gibi ölürsün.





Ölüm Günü yazısı toplam 2882 defa okundu
Ölüm Günü | Din Ve Ahlak Sayfayı Yazdır    Ölüm Günü | Din Ve Ahlak Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Ölüm Günü | Din Ve Ahlak
Ölüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve AhlakÖlüm Günü | Din Ve Ahlak