Türkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji

Türkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji
Türkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji Türkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji
Türkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji
Türkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji
Türkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji



Türkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji
Türkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji
Türkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji
Türkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji Türkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji
Türkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji
 
Türkiyede Bilim
Kategori : Bilim Fen Teknoloji

TÜRKİYE'DE BİLİM

Bu giriş vurgulamalarını, ülkemizde BT 5 ARGE'ye çağdaş önemin verilmediğini 5 ekonominin zorluklarından önemli bir kısmının da buradan kaynaklandığını belirtmek için yaptık. Şimdi de ülkemizin bazı BT ve ARGE göstergelerine, yaslamak olarak bakalım: En önemli bilim göstergelerinden biri, ARGE harcamalarının Gayri Safi yurtiçi hasıla (GSYİH) içindeki oranıdır. 2006 yılında ülkemizde bu oran yüzde 0,76'dır. Bu oran şöyle gelişti: 1991 yılında 0,53; 994'te 0,36; 2001'de ise 0,72. göstergeler dramatik bir sıçrama göstermiyor. AKP'nin "2008'de yüzde 2'ye ulaşacağız" sözü gerçekleşmedi. 2010'da da bu rakamın tutturulması mümkün gözükmüyor.

GSYİH/ARGE oranının, örneğin AB-27 ortalaması olan yüzde 1,84'e yükselebilmesi için, Türkiye'nin ARGE ve BT politika ve harcamalarını neredeyse ekonomik faaliyetlerinin odağına oturtması gerekir! TÜİK ARGE istatistiklerine göre, 2006 yılında GSYİH içinde ARGE harcamaları 5,3 milyar dolar.. Milli gelirimizin sabit kalması durumunda bile, AB ortalamalannı tutturabilmek için bu rakamın 14 milyar dolara yükselmesi gerekir. Eğer dünya çapında ARGE yatırımlarınız yoksa ve yüzlerce bilim insanı transfer etmezseniz, ülkemizin bilim ve ARGE varlığı bu harcamayı yapmaya yetersizdir! BT'de büyük sıçrama yapmanız için, son 10-20 yılın dünya ARGE yıldızları olan ve ekonomilerinde de bu sayede büyük atılımlar gerçekleştirmiş olan Çin, Güney Kore ve Finlandiya gibi, önemli yapısal devrimler gerçekleştirmek gerekir. Örneğin: OECD 2007 ARGE istatistiklerine göre, dünyada toplam ARGE harcamalarında toplam GSYİH içinde Türkiye'nin 1995 yılında payı yüzde 0,3, yani 1306 dolarken, 2005 yılında yüzde 0,4'e yani 3654 dolara yükselmiş. Özetle, kaydedeğer bir ilerleme yok!

Oysa aynı dönemde, Çin'in payı yüzde 3,6'dan (17.399 dolar) yüzde 12,7'ye (115,197 milyar dolar) yükseldi! Güney Kore'nin payı yüzde 2,9'dan (13,681 milyar dolar) yüzde 3,5'a (31,632 milyar dolar) yükseldi! Nitekim, Çin de Güney Kore de ekonomileriyle dünyaya kök söktürüyor! ARGE ve BT göstergelerinde dünya ortalamalarının çok altında kalınması, Türkiye ekonomisini de olumsuz etkiliyor. En büyük olumsuzluk ülkemizin katmadeğeri çok ve yüksek teknolojiye dayanan üretim ve ihracatı alt düzeylerde! Bu yüzden Türkiye ithal ettiği sürece üretebilen, ürün rekabetçiliği düşük, üretimi sürekli dışa bağımlı bir yapıya sahip ve bu yapı dönemsel ekonomik krizlerin kaynağı..

İhracatta yüksek teknoloji ürünlerimizin payı yüzde 6.
Peki diğer ülkelerde: (2003 Yılı): AB- 25: yüzde 17.8. ABD: 27; Japonya: 22.7. İrlanda: 40; Macaristan: 21.7; Malezya: 54; Fransa: 25.6
Diğer ekonomik göstergeler:
1- 2007 Dünya Rekabet İndeksi'ndeki yerimiz 48;
2- Ekonomik başarı 53.
3- Siyasal Yönetimde Verim 49.
4- İş verimliliğinde 37.
5- Altyapı'da 45.
Dünyada 18. büyük ekonomiye sahip olmamız, krizlerden kurtulmamıza ve ekonominin sürdürülebilir olmasına ne yazık ki katkı yapamıyor! 

ARGE-BT göstergelerinde zayıf konumuz, aslında iyi politikalarla Türkiye için büyük fırsatlara dönüşebilir özellik taşıyor. Nitekim, ülkemizde bilim insanlarımızın uluslararası bilim dergilerinde yayınladıkları araştırma makaleleri sayısındaki önemli artışlar, doğru teşvik politikaları uygulandığında elde edilen büyük başarıya örnektir:
Türkiye, 1981-2006 arasında, 25 yıl içinde en çok yayın yapan ülkeler arasında 98.186 makale ile 20. sıraya yükseldi. (Türkiye Bilimsel Yayın Göstergeleri-1, ULAKBİM) Son 7-8 yıldır, bilimsel yayın artışında sürekli olarak ilk birkaç ülkenin arasında-yız. Yine aynı dönemlerde, bilimsel makalelerin değerini ölçen atıf endekslerine göre, dünyada atıf sayısını en hızlı yükselten birkaç ülke arasına girme başarısını gösterdik. Dünyada "referans gösterme atıf ortalama yılda yüzde 4,5 artarken, Türkiye ise yüzde 22lik bir hıza erişti!
Burada şunu söyleyebiliriz: Türkiye son yıllarda araştırma makalesi sayısını en hızlı artıran üç ülkeden biri. Diğerleri Çin ve Güney Kore. Ancak, bilimsel makale artışımızda, bu iki ülkeye kıyasla çok temel bir farklılığımız var: Çin ve Güney Kore'de bilimsel yaymlann artış nedeni, bu ülkelerin ekonomik ve yüksek teknolojik vizyonlu ulusal bilim ve teknoloji politikalannın ürünü sonucu olması. Bu nedenle, bu iki ülkede bilimsel teknik araştırmaların hem etki dereceleri hem de patent ekonomik ürün ve katma değer çıktıları, Türkiye ile kıyaslanmayacak derecede yüksek. Üniversitelerimizdeki araştırmaların belki de yüzde 95'inin, ekonomi-sanayi bağlantılı ve ürün çıktı özelliği taşımadığı, bir eleştiri konusudur!

Türkiye'nin bilim yolculuğuna girmeden önce, bugün dünyada geçerli bazı olguları, anımsamalıyız. Bilim ve teknolojide üretkenlik zenginlik ve gelişmişlik için vazgeçilmezdir.
Bir ülkede bilim ve teknoloji kültürünün zengin olmasının çok yönlü etkileri vardır.
* Rasyonel, bilimsel ve metodolojik düşünmeyi teşvik ederek siyasetin de aklileşmesine; toplumda düşünme yetenekleri ve çözüm üretme kapasitesinin hızla çelişmesine katkıda bulunur;
* Bilim ve teknoloji (BT), Araştırma ve Geliştirme (ARGE), toplumu sayılar ve rakamlar dünyasını kullanarak planlama yapmaya, hareket etmeye, düşünmeye teşvik eder;                              
* BT çalışmalar, somuttur, ekonomiye katkıları büyüktür. Batı ülkeleri, ekonomi politikalarında BT'ye birinci derecede önem verir. BT sayesinde katma değeri çok yüksek yeni ürünler geliştirilir.
Bilgi Toplumu, ekonomik yapının giderek bilim ve teknolojinin yeni standartlarına uyarlanmasıyla biçimleniyor. BT'de üretici ve güçlü ülkeler, dünya ekonomisini yönlendiriyor.
* BT'ye birinci derecede önem veren az gelişmiş ülkelerin, zengin ülkeler arasına katılma olasılığı son derece artmıştır. Güney Kore, Çin bu olgunun kanıtlarıdır.

ORHAN BURSALI - HÜRRİYET




Türkiyede Bilim yazısı toplam 3731 defa okundu
Türkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji Sayfayı Yazdır    Türkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Türkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji
Türkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen TeknolojiTürkiyede Bilim | Bilim Fen Teknoloji