Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi

Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi
Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi
Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi
Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi
Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi



Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi
Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi
Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi
Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi
Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi
 
Delhi Türk Sultanlığı
Kategori : Türklerin Tarihi

Delhi Türk  Sultanlığı  

Hindistan'da Türk Memlûk Devleti'ni kuran Kıpçak Türkü Kubbeddin Aybeg, bu ülkede Türk nüfusunu arttırmak ve Türkçeyi hâkim kılmak için çalıştı. Kıpçak Türkü izzeddin Aybeg'in 1250 yılında Mısır'da bir Türk Memlûk Devleti kurduğunu biliyoruz. Hindistan'da Memlûk Türk Devleti'ni kuran kumandanın adı da Aybeg idi ve o da Kıpçak Türklerindendi. Mısır'da nasıl kalabalık Türk Memlûkları toplanmışsa, Hindistan'da da öyle yönetimi ele alacak duruma gelmişlerdi.

Kutbeddin Aybeg, Gur'lu devletinin hükümdarı Muiziddin Muhammed'in kumandanı idi ve Aybeg bu hükümdar tarafından Delhi Valisi tayin edilmişti. Daha sonra "melik" unvanını da vererek Hindistan'daki geniş toprakların idaresini ona bıraktı. Aybeg, ard arda zaferler kazandı ve hâkimiyeti altındaki toprakları genişletti. Sultan Muiziddin Muhammed ölünce Aybeg onun yerine tahta çıktı (1206). Zaten Sultan Muhammed onu manevî evlâdı ve veliaht ilân etmişti. Sultan olan Kutbeddin Aybeg kuvvetli bir Türk milliyetçisi idi. Müslümanlığı Hindistan'da geniş ölçüde yaymış, Türkçeyi de yaymak için gayret sarfetmişti. Türkçe bilmeyen Hindu memurları istemiyor, onları Türkçe öğrenmek zorunda bırakıyordu, iyi bir idare kuran bu kudretli sultanı tebası da çok sevmişti. Fakat yazık ki iktidarı kısa sürdü. İlerlemiş yaşına rağmen çevgan oynamak istemiş ve attan düşerek ölmüştü (1210).

Aybeg'in erkek çocuğu yoktu, üç kızı var'dı. Damatlarından Şemsettin İlTutmuş Be' daun şehrinde, ikinci damadı Kabacı Uc şehrinde, onun tayin ettiği Kaymaz ise Bengal1 de vali olarak bulunuyorlardı.
Tahta damadı İl Tutmuş çıktı ve onunla başlayan yeni hanedana "Şemsiyye Hanedanı" denildi (1210).
Şemsiyye Hanedanı 56 yıl hüküm sürdü. İl Tutmuş da Türk idi ve kayınpederinin politikasını devam ettirdi. Pencab'ın büyük bir kıs'mını, Multan'ı, Lahor'u, Gazne'ye kadar olanı geniş bir bölgeyi topraklarına kattı. Bu hükümdar, Moğollar yüzünden ülkelerini terkeden kalabalık Türk topluluklarını kendi ülkesine kabul ederek Kuzey Hindistan'da Türklerin sayısını arttırdı ve böylece Kuzey Hindistan'da Türk kültür hayatının devamını sağladı. İl Tutmuş'u, Abbasi halifesi de "Hindistan Sultanı" olarak tanımıştı.

* Kadın hükümdar Razıyye Sultan:
İl Tutmuş 1236'da ölünce yerine kızı Razıyye geçti ve Türk İmparatoriçesi oldu. Fakat babasının yetiştirdiği askerî valiler onun emrine girmek istemiyorlardı. "Kırklar" diye anılan 40 askerî vali merkeze karşı ayaklandılar. Bunu fırsat bilen yabancıları, meselâ Moğolları ülkelerine sokmayacak kadar vatansever idiler ve başkaldırmalarına rağmen ülkelerini korudular.

* Balaban Hanedanı:
Sultan Razıyye ve kocası öldürüldü. Onun yerine geçen Şemsiyye ailesinden Nasıreddin Mahmud, asayişi sağlamak, merkezî otoriteyi kurmak için 40'!ardan Balaban'ı iş başına getirdi. Naib sıfatıyla görev yapan Balaban gerçekten otorite sağladı. Ama 1266'da Nasıreddin Mahmud ölünce kendisini Delhi sultanı ilân etti.
Böylece, Hindistan Türk Devleti'nde yine Türk olan Balaban Hanedanı iş başına gelmiş oluyordu. Balaban, kudretli bir hükümdardı. Moğol akınlarını püskürttü. Devlete yeni bir düzen getirdi ve orduya SefÇuKTtl' ordusunu' örnek alarak teşkilâtlandırdı. Ordunun kumanda kademesinde daima Türkleri bulunduruyor ve 78 bin Türk atlısı 100 bin Hindu askerinden üstündür" diyordu. Orduda daha çok Kalaç Türkleri yer alıyordu.  

* Kalaç Türkleri:
Balaban'ın ölümünden sonra yerine torunu Keykubad Şah geçti. Devletin askerî gücünü oluşturan Kalaç Türkleri idarede de tesirli olmaya başlamışlardı. Keykubad Şah bir suikast sonunda öldürüldü (1290) ve Kalaç Türklerinden Ceialeddin Firuz idareyi ele aldı. Şimdi Kalaçlılar Hanedanı iş başındaydı. Firuz Şah, yeğeni Muhammed Kalaç'ın kumandasında bir orduyu Dekkan (Güney Hindistan'a doğru bir sefere çıkardı. Mahmud Kalaç, Allahâbad'a kadar ilerleyerek buraları ele geçirdi. 1296'da ölen Firuz Şah' in yerine hükümdar olan Mahmud Kalaç tekrar sefere çıkarak Malva bölgesi, Raçputana ve Gucerat'ı zaptetti. Hindistan'ın güneyine ulaşamamıştı ama bu yarımadanın büyük bölgesini hâkimiyeti altına almış bulunuyordu. Ona "Sultanı Azam" yani "En Büyük Sultan" unvanını verdiler.

Mahmud Kalaç'ın ölümünden sonra ülkede karışıklık çıktı. Tahta çıkanlar kısa zamanda devrildiler ve nihayet Gıyaseddin Tuğluk iktidarı ele geçirerek isyanları bastırdı (1321). Tuğluk idarî teşkilâtı yeniden düzene soktu. Bengal'e tamamen hâkim oldu ve başkent Delhi'nin adını (Sultan Pûra) olarak değiştirdi.
Bundan sonra Hindistan Türk Devleti'ni 1413'e kadar Tuğluk sülâlesi idare etti. Fakat Tuğlüklar zamanında devlet zayıflamaya, isyanlar artmaya başladı. Önce Bengal birlikten ayrıldı. 1351-1388 arasında hüküm süren Firuz Tuğluk zamanında devlet biraz toparlandı ama ölümünden sonra kargaşa büsbütün arttı. Firuz'un ölümünden 1397'ye kadar geçen sürede Delhi tahtına 7 kişi çıktı. Büyük vilayetler birer birer bağımsızlıklarını ilân ettiler. Nihayet 1399'da Hindistan'a Timur hâkim oldu. Delhi 1413'e kadar yine Tuğlukların idaresinde kaldı, sonra burası da 1414'de Seyyidî Hızır Han'ın eline geçti.

Hindistan Türk Devleti, 1526'da burada büyük bir Türk İmparatorluğu kuracak olan Timurlulardan Babür Şah için, Türk toplumundan oluşan tesirli bir nüfus ve Türk kültür ortamını hazırlamış bulunuyordu.





Delhi Türk Sultanlığı yazısı toplam 5684 defa okundu
Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi Sayfayı Yazdır    Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi
Delhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin TarihiDelhi Türk Sultanlığı | Türklerin Tarihi