Edib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar

Edib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar
Edib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar Edib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar
Edib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar
Edib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar
Edib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar



Edib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar
Edib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar
Edib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar
Edib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar Edib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar
Edib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar
 
Edib Ahmed Yükneki
Kategori : şairler Yazarlar

Edib Ahmed Yüknekî ve Atabet-ül Hakayık

* Edib Ahmed
Yüknek şehrinde doğmuş olan Edib Ahmed'in doğum ve ölüm tarihleri bilinmiyor. Karahanlılar bölgesinde, 11. yüzyılın sonlan ile 12. yüzyılın başlarında yaşadığını biliyoruz. O yıllarda bölgenin bir kısmına Selçuklular da hükmediyordu. Müslüman Türk edebiyatının ilk önemli müelliflerinden olan Edib Ahmed'in hayatı hakkındaki bilgilerimiz daha çok efsaneye, menkıbeye dayanıyor. Halk, din ve tasavvuf alanlarında eser veren birçok Türk büyüğü gibi Edib Ahmed'i de efsaneleştirmiştir. Çağatay dilinin büyük şairi Ali Şir Nevâî, "Nesaimal Mahabbe" adlı eserinde Edib Ahmed'e dair şu bilgiyi veriyor:
"Edib Ahmed, Türk ilinden idi. Anadan doğma kördü. Ama çok zekî ve dindar bir insandı. Bağdat'dan dört fersah uzakta oturuyor, bu uzun yolu her gün yürüyerek İmamı Âzam'ın sohbetine, derslerine geliyordu. Aklına takılan bir meseleyi öğrenip sonra yine dönüyordu. İmamı Âzam2 in karşısında, meclisin en gerisinde oturuyordu.

Bir gün İmamı Âzam'a sormuşlar: "İmam Muhammed ve İmam Yusuf gibi talebeleriniz de dahil olduğu halde en beğendiğiniz talebeniz hangisidir?" imamı Âzam şu cevabı vermiş: "Talebelerimin hepsi iyidir, ama, o dört fersahlık yoldan bir mesele öğrenmek için gelen ve en geride oturan kör Türk, bütün talebeler için bir örnektir." Edib Ahmed'in doğduğu Yüknek şehri, Taşkent'in güneyinde Benaket yakınındadır. Âlim, fâzıl bir şair olan Edib Ahmed'in adı Türk illerinde yüzyıllarca saygı ile anılmıştır. Ona "edibler edibi", "fâzıllar başı" gibi unvanlar da verilmiştir. Bu büyük şairin elimizde bulunan tek eseri "Atabet ülHakayık" adını taşıyor. Anlamı "Hakikatler Heybesi"dir.

* Hakikatler Heybesi;
Atabet ülHakayık bir ahlâk ve öğüt kitabıdır. Eserin başında üç ayrı manzume yer alır. Bunlar Tanrı'ya hamd, Hz. Peygambere, dört halifeye ve eserini takdim ettiği Türk beyi Dâd ispehsalar Beğ'e övgü ile, kitabın niçin yazıldığını anlatan bölümlerdir ve gazel tarzında yazılmışlardır. Fakat asıl metin Türk geleneğine uygun dörtlüklerle tertip edilmiştir. Atabet ülHakayık'ta işlenen başlıca konular şunlardır: Bilgi, dil, dünyanın dönekliği, cömertlik ve pintilik, alçak gönüllülük ve kibir, hırs, kerem, hilim, devrin bozukluğu. Eserin asıl metni 102 dörtlükten oluşuyor.

---

Atabet ül Hakayık'tan örnekler

BİLGİ
Bahaiıg dinar ol bilgilig kişi
Bu cahil bilgisiz bahasız kişi
Biliglig biligsiz kaçan teng bolır
Biliglig tisi er, cahil er tisi.

Biliglig biringe biligsiz mingin
Tengegli tengedi bilingning tengin
Baka körgil emdi uka sınayu
Ne neng bar bilig tag asıglıg öngin

Biliglig sözi pend, nasihat, edeb
Biligligni öğdi Acem hem Arap
Tavarsızka bilgi tükenmez tavar
Nesebsızka bilgi yirilmez neseb.

---

Bugünkü Türkçe ile

Bahalı dinardır(akçedir) bilgili kişi
Bilgisiz, cahil (ise) kalp akçedir.
Bilgili (ile) bilgisiz nasıl denk olur,
Bilgili kadın er; cahil er, dişi (dir).

Bilgili birini bilgisiz birine (değişme),
Deneyen denedi bilginin dengini
Bak gör şimdi anlayıp sınayarak
Bilgi gibi faydalı başka ne var?

Bilgilinin sözü öğüt, nasihat, edeb'tir.
Bilgiliyi Acem de, Arap da övmüştür.
Davarsıza (malı olmayana) bilgi, tükenmez mal,
Nesebi olmayana bilgi, yerilmez nesebdir.

---

DİL

Eşitgil biliglig negü tip ayur
Edebler başı til küdezmek tiyür
Tiling bekte tutgıl tişing sınmasun
Kalı çıksa bektin tişingni sıyur.

Ne kim kelse erke tilindin kelür
Tilindin kim edgü kim isiz bolır
Eşit büt bu sözke kamug tangta ten
Turup tilke yüknüp tazarru kılur

---

Bugünkü Türkçe ile

İşit, bilgili ne der, ne söyler
Edeblerin başı dili gözetmek, diyor.
Dilini sıkı tut dişini kırmasın
Eğer dilin çıksa dişini kırar.

Ne gelse insana dilinden gelir
Dilinden (dolayı) kimi iyi, kimi kötü olur.
İşit, inan bu söze her sabah ten
Kalkıp dile eğilerek yalvarır.

---

CÖMERTLİK

Kamuğ til akı er senasın ayur
Akılık kamuğ ayb kirini yuyur
Akı bol sana söz söküne keimasün
Sökünç kelgü yolnı akılık tıyur.

Bu budun talusı akı er turur
Akılık şeref cah cemal artu.
Sevilmek tilesen kişiler ara
Akı bol akılık sini sevdürür.

---

Bugünkü Türkçe ile

Bütün diller cömert kişinin medhini söyler
Cömertlik bütün ayıpların kirini yıkar
Cömert ol, sana söz, sövgü gelmesin
Sövgü gelecek yolu cömertlik tıkar.

Bu halkın seçkini cömert insandır
Cömertlik şeref ve güzellik arttırır
Sevilmek diliyorsan kişiler arasında
Cömert ol, cömertlik seni sevdirir.

---

DÜNYANIN TADI

Bu ajun mezesi, katıglıg meze
İzası öküşrek, mezesi aza
Asel kayda erse, bile arısı
Arı zehri tatgu, aseldin oza.

---

Bugünkü Türkçe ile:

Bu dünyanın tadı katılık (karışık) tattır
Ezası daha çok, tadı azdır.
Bal nerede ise, arısı da oradadır,
Baldan önce arı zehiri tadılır.

---

İYİLİK

Müsülmanka müşfik bolıp mihriban
Sana sandukun tek müsülmanka san
Cefa kıldaçınka yanut kıl vefa
Arımas nece yusa kan birle kan.

---

Bugünkü Türkçe ile:

Müslümana müşfik olup merhamet et
Senin için düşündüğünü Müslümana da düşün

Cefa kılanlara vefa ile karşılık ver
Kanı kanla ne kadar yıkasan arınmaz.

---

KENDİSİ HAKKINDA

Edib Ahmed atım, edeb pend sözüm
Sözüm mında kalur, barur bu özüm.
Kelür küz, geçer yaz, barur bu ömür,
Tüketür ömürni bu yazum küzüm.

---

Bugünkü Türkçe ile

Edib Ahmed adım, edeb (ve) öğüt sözüm
Sözüm burda kalır, özüm (öbür dünyaya) gitsem de
Gelir güz, geçer yaz, varır (gider) bu ömür.
Tüketir ömrümü bu yaz, bu güz.





Edib Ahmed Yükneki yazısı toplam 6224 defa okundu
Edib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar Sayfayı Yazdır    Edib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Edib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar
Edib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler YazarlarEdib Ahmed Yükneki | şairler Yazarlar