 |  |  |
 |
|
|
|
|
Kuman Kıpçak Dili Ve Edbiyatı
Kategori : Türk Edebiyatı
KUMAN-KIPÇAK DİLİ VE EDEBİYATI
Kuman-Kıpçak'lar hem Doğu Avrupa'da, hem Suriye Mısır'da, zengin dil ve kültür yadigârı bırakmışlardır.
Doğu Avrupa'da Hıristiyanlaşan Kuman-Kıpçaklar'dan kalan en önemli eser "Codex Cumanicus" diye anılan Türkçe (Kumanca)Latince, Farsça yazılan bir lügat ve gramer kitabıdır. 1303 yılında Kırım'da yazılan bu eser Kumanların Hıristiyanlık devrine aittir ama, devrin Türkçesi için en güzel örneklerden biridir. Yazarı belli olmayan bu eserde Türk gramerinin açıklaması yapılmış, Türk halk edebiyatından örnekler gösterilmiş, Türkçe'ye çevrilen İncil bölümleri ile bazı Hıristiyan duaları verilmiştir. Bu eserdeki dil, Urallar'dan Macaristan'a kadar bütün Türklerin konuştuğu dildir. Bu dile ilim dünyasında "Kıpçak lehçesi", Batı âleminde ise "Lingua Cumanesca Kuman Dili" denir.
Türk Memlûk Devleti'ni kuran Kıpçakların telif ve tercüme eserleri daha çoktur. Bunların arasında en önemli olanları, Kıpçak lehçesini Araplar'a öğretmek için yazılanlardır. Başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:
* Tercümânû Türkî ve Arabî. Yazarı belli değil. * Kitab ülidrak liLisan il Etrak (Türk Dilini Anlama Kitabı) Yazarı: Ebû Hayyan Muhammed bin Garnatî (Gırnatalı). * Kitabû Bulâgat ilMüştak fi'l Lûgatit Türk ve'lKıpçak (Türk Kıpçak Dillerinde Kelime Türevleri) Yazarı: Cemaleddin Ebu Mahemmed Abdullah etTürkî. * EşŞüzur üzZehebiyye ve'lKıta elAhmediyye fi'l Lûgatit Türkiyye (Türkçede Ahmediye'nin Kıtası ve Altın Şuzurlar) Yazarı: Molla Salih.
Kıpçak lehçesine yapılan tercüme eserlerin en önemlisi, Seyfi Sarayî'nin ünlü iran şairi Şirazlı Sadi'den yaptığı Gülistan tercümesidir. Tercüme, Kitabı Gülistan bi't Türkf adını taşımaktadır. 1391 yılında tercüme edilmiştir ve Gülistan'ın Türkçe'ye ilk tercümesidir.
Seyfî Sarayî Altın Ordu Devleti'nin başkenti Saray şehrinden gelen bir Kıpçak Türk'üdür. Yazar bu kitaba kendi şiirlerini de eklemiştir. Tercümede çok sayıda Farsça ve Arapça kelime vardır ama, Kıpçak lehçesinin özelliği de çok bellidir.
Türk dilinin Kıpçak lehçesine örnek göstermek için hem , hem de yukarıda sözünü ettiğimiz Codex Cumanicus'tan bazı parçalar sunuyoruz:
SEYFİ SARAYİ'NİN GÜLİSTAN TERCÜMESİNDEN;
Ey cihanı Hm ü üstadı hüner Marifetning menbaı sâhibnazar Gül tilese hatırmg tolı tabak Bu gülistanımdan okı bir varak. Gül cemali bir nice künde kiçer Bu gülistan dayima köngül açar. Ol acayip kim garayib munda bar Hüsrev ü Şirin içinde kanda bar? Bu lâtayif bağı bûstanı durur Bülbüli ma'nî gülistanı durur. Bu sıfatlar birle közlerge tolıp Ni aceb bolsa mesabihu'lkulûp Türkige kaytıp acemden bu kitab Marifetke açtı sekkiz türlü bâb.
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE;
Ey ilmin dünyası, hüner ustası Marifetin kaynağı, nazar sahibi, Gül dilese gönlün bir dolu tabak Bu Gülistanımdan oku bir yaprak Gül güzelliği bir nice günde geçer, Bu Gülistan (ise) daima gönül açar. O acayip ve garip (şeyler) bunda var Hüsrev ve Şirin'de (böylesi) nerde var? Bu, latifeler bağı, bostanıdır, Mânâ bülbülünün gülistanıdır. Bu sıfatları ile gözlere dolup Ne hayret, gönüller aydınlansa? Türkçeye acemceden çevirip bu kitabı Marifete açtım sekiz türlü kapı
Eğer oynap kişi bir harf aytsa Alır andan bilig ehli nasihat; Kilür ahmak kulağına oyuncak Okur bolsang yüz illi bâb hikmet.
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE;
Eğer kişi oynayıp bir harf dese, Alır ondan bilgi ehli nasihat; Gelir ahmak kulağına oyuncak, Okusan bile yüz elli bölüm hikmet.
MELİK VE ÇİFTÇİ
Melik Adil kilip bir tün ikinci ivine tüşti Meiikning kadir ü cahından nime iksilmedi ol tün Velî kökke ikinçining yitişti ol kîçe başı Niçük müflis ferah itse tupup bir yerde ming aitun.
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE;
Melik Adil bir gece ekincinin (çiftçinin) evinde kaldı. O gece onun ne kıymeti eksildi ne de mevkii. Fakat ekinci, iflas etmiş bir kişi yerde bin altın bulduğu zaman nasıl rahatlarsa, onun gibi başı göğe erdi.
KENDİNE ACIMAYAN
Kümese kim yakın lûtf bilen Tüşer ol ir yırak izzetten Kendine rahm kılagan dâyim Kurtula bilmes ol meşakkatten
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE;
Gelmez ise yakına lûtf ile Düşer o kişi ırak, izzetten Kendine acımayan hiçbir zaman Kurtulabilmez meşakkatten.
CODEX CUMANİCUS'tan
Ave kimning totakları Bal şekerdentur kop tatlı Anlardan bizge tögüldi Tın azığı tengri sözi
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE;
Merhaba! Kimin dudakları Bal şekerdendir çok tatlı Onlardan bize döküldü Manevî azık Tanrı sözü, Ave sende kim yaşındı Baldan tatlı tengri sözi Onu bizge sen tatırgıl Yüz yarkınında yaşırgıl
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE;
Merhaba, sende ki saklandı Baldan tatlı Tanrı sözü Onu bize sen tattır Yüzünün aydınlığında sakla.
Kuman Kıpçak Dili Ve Edbiyatı yazısı toplam 268 defa okundu
Bağlantılı Yazılar
| |
|
|  |
 |  |  |