Uygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı

Uygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı
Uygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı Uygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı
Uygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı
Uygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı
Uygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı



Uygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı
Uygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı
Uygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı
Uygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı Uygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı
Uygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı
 
Uygur Edebiyatı
Kategori : Türk Edebiyatı

UYGUR EDEBİYATI

"Erdemli kişi bir cevherdir; erdemsiz kişi ise ayakkabı astarından farksızdır." (Uygur atasözü) "Bey olmaya lâyık olmayan kişi bey olursa, her kavşağa bir sopalı koyar; lâyık olmadığı şöhrete ulaşan kişi de, her dağın sırtına kendi damgasını vurur." (Uygur atasözü)

* UYGUR YAZISI
Uygur Türkleri 745 yılında Göktürkleri devirerek büyük Türk Hakanlığının başına geçtikten sonra, Orhun yazısını bir süre kullanmaya devam ettiler. Bu devirde dikilen bazı Uygur bengütaşlarındaki kitabeler Orhun yazısı ile yazılmıştır. Bunlardan biri "Tengride Bolmış li Etmiş Bilge Kağan" unvanı ile anılan Moyen-Çor Kağan'a aittir.

Fakat üçüncü hükümdarları Bögü Kağan zamanında "Mani" dinini alan Uygurlar, millî Orhun yazısını bırakıp Soğd dilinin (İran kökenli ve şimdi unutulmuş olgn bir dil) yazısını aldılar ve geliştirdiler. Bugün, Uygur yazısı dediğimiz bu yazı, 3'ü sessiz, 15'i sesli olmak üzere 18 harften ibarettir. Sağdan sola yazılır. Yakın sesler için tek ve aynı harf kullanılır. Bu yüzden Türk dilinin musikisini verecek güçte değildir.

Uygur edebiyatının maniheizmin benimsendiği devrine "Manici edebiyat" diyoruz. Uygurlar 12. yüzyıldan itibaren Budizm'i benimsediler. Bu devirdeki Uygur edebiyatına da "Burkana edebiyat" diyoruz. (Burkan, Uygurların Buda'ya verdikleri isimdir).

Manici ve Burkancı edebiyat, adlarından da anlaşıldığı gibi daha çok dinî nitelik taşır. Fakat, dönemin Türkçesi için zengin kaynak ve örnek niteliğini de korur. Manici ve Burkancı edebiyatta hem nesir, hem nazım eserler çoktur. Dinî konuların dışında tıp, felsefe, aşk, ölüm, falcılık gibi değişik konular da işlenmiştir.


---

Uygur "mani"çi edebiyatından örnekler

TANG TENGRİ
Tang tengri ketti
Tang tengri özü kelti
Tang tengri kelti
Tang tengri özü kelti..

Turunglar kamag beğler, kadaşlar
Tang tengrig ögelim
Körügme kün tengri
Siz bizni küzeding
Körünügme ay tengri
Siz bizni kurtganng

Tang tengri yıdlıg yapırlıg
Yaruklug yaşukiug
Tang tengri!
Tang tengri!

           
SEVGİLİ

Kasınçıgımın öyü kadgurar men
Kadgurdukça
Kaşı körtlem
Kavışıgsayur men.

Öz amrakımın öyür men
Öyü evirür men ödü çün
Öz amrakım
Öpügseyür men.

Barayın tiser
Baç amrakım
Baru yime umaz men
Bagırsakım

Kireyin tiser
Kiçikgiyem
Kirü yeme umaz men
Kin yıpar yıdlıgım.

Yarug tengriler
Yarlıkazunın
Yavaşım birle
Yakışıpan adrılmalım

Küçlüg priştiler
Küç birzünin
Közi karam birle
Külüşüpen külşügin oluralım

               
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE:

Tan Tanrı geldi
Tan Tanrı kendisi geldi.
Tan Tanrı geldi
Tan Tanrı kendisi geldi!

Kalkınız bütün beğler, kardeşler,
Tan Tanrı'yı övelim!
Gören Güneş tanrı,
Siz bizi koruyun!
Görünen Ay Tanrı
Siz bizi kurtarın!
Tan Tanrı

Güzel kokulu, misk kokulu
Parıltılı, ışıklı
Tan Tanrı!
Tan Tanrı!

            
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE:

Yavuklumu düşünüp dertlenirim ben
Dertlendikçe,
Kaşı güzelim,
Kavuşmak isterim ben.

Öz sevgilimi düşünürüm ben
Düşünüp dururum ben
Öz sevgilimi
Öpmek isterim ben

Varayım desem
Güzel sevgilim
Varamam yine ben
Sadık sevgilim.

Gireyim desem
Küçücüğüm,
Giremem yine ben
Amber, misk kokulum.

Parlak tanrılar
Yarlığı ile
Yavaşım (yavaş huylum) ile
Yakınlaşıp ayrılmayalım.

Güçlü meleklerin
Güç vermesiyle
Gözü karam ile
Gülerek, gülüşerek oturalım.

           
HAKANA ARZ

Kök böri teg sini birle yorıyın
Kara kuzgun teg toprak üze kalayın igke
Kömüri, Bilegüke
Yarı teg bolayın.

Erklig ulug iliğimiz erürsiz
Altunça tommış.
Tomlınça tommış
Kutlug bilge begümüz erürsiz.

Yeme kalın kara bodununguznı
King koyunguzda,
Uzun etekingizde
Küyü küzedü tutup acınu igdürsiz.

             
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE:

Bozkurt gibi senin ile yürüyeyim,
Kara kuzgun gibi toprak üstünde kalayım
İğde Dağının kömürü,
Bileği (taşına), Yar (suyu) gibi olayım.

Güçlü, ulu ilbeyimiz (hakanımız) siniz
Altınca (altın gibi) toplanmış
Topça (top gibi) toplanmış,
Kutlu, bilge beğimizsiniz.

Yine kalabalık budununuzu
Geniş koynunuzda
Uzun eteğinizde
Korur, gözetir, tutar kayırırsınız.

Uygur Burkancı edebiyatından örnekler

    
ÖYLE YERLERDE
(Anı teg orunlarda)

Adkaşu turur kat kat tag-ta
Amil aglak aranyadan-ta
Artuç, söğüt altın-ınta
Akar suvluk-ta
Amrançıgın uçdaçı kuşkıalar
Tirinlik kuvraglık-ta.
Anı teg orunlarda.
(ve devam ediyor)

             
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE:

Sıra sıra duran kat kat dağlarda
Sakin ve ıssız Aranyadan'da
Ardıç söğüt altında
Akar sularda (akarsulu yeflerde)
Sevinçle uçan kuşçukların
Derilip toplanacağı yerde
Her şeyden uzak, huzurlu Öyle yerlerde.

İçi derin kat kat bükülen dağlarda
Önceki eski Aranyadan'da,
Yüksek, dik kayalıkların baskısı altında
Derin sessizlikte
imirt, çoğurt söğütleri (ağaçları) arasında
incecik su kıyısında
Yalnız Dıyana düşüncesine dalmalı
Öyle yerlerde.

Yamacı derin dağlarda
Sevgili Aranyadan'da
Süzülüp akar sular arasındaki
Ipıssız tenhalarda
Sekiz türlü yerler ile deprenmeden
Serilip orada
Sabırla yalnız töre huzurunu bulmalı
Öyle yerlerde

Göğerip duran görklü dağlarda
Gönüfe yaraşır ıssız yerlerde
Çok söğütlük (ağaçlık) arasındaki
Köpürüp duran göl suyunda
Başta göz, duyulardan sıyrılıp
Görünmüş, bilinmişçe yerlerde
Arzulardan uzak, huzur bulmalı
Öyle yerlerde.

           
BİLGİ

Bilig biling ya begim,
Bilig sanga eş bolır;
Bilig bilgen ol erke,
Bir kün devlet tuş bolır.

Biliglik er bilinge,
Taş kurşansa kaş bolır,
Biligsizning yanınga
Altın koysa taş bolır

            
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE:

Bilgi bilin ey beyim,
Bilgi sana eş olur.
Bilgi bilen o ere

Bir gün devlet yar olur.
Bilgili insan beline
Taş kuşansa kaş olur,
Bilgisizin yanına
Altın konsa taş olur.




Uygur Edebiyatı yazısı toplam 8656 defa okundu
Uygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı Sayfayı Yazdır    Uygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Uygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı
Uygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk EdebiyatıUygur Edebiyatı | Türk Edebiyatı