Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi

Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi
Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi
Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi
Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi
Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi



Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi
Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi
Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi
Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi
Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi
 
Ak Hun Imparatorluğu
Kategori : Türklerin Tarihi

Ak-Hun imparatorluğu

Hazar boylarında kurulan Ak-Hun Devleti'nin kağanı Aksuvar, İran'ı geçip bütün Kuzey Hindistan'ı topraklarına kattı. Büyük Hun imparatorluğu dağıldıktan sonra Türklerin büyük bir kısmı Volga'dan batıya geçmişlerdi. İşte ' bu geçiş sırasında büyük bir Hun birliği de güneye inmiş, Batı Türkistan yöresine gelerek, Ak-Hun Devleti'ni kurmuştu.

Ak-Hun Devleti kısa zamanda genişleyerek Afganistan'ın Toharistan bölgesine, Seyhun ve Semerkand dolaylarına hâkim olmuştu. Sınırları, batıda Hazar Denizi'nin güneyine kadar uzanıyordu. Yerleştikleri bu bölgeden dolayı bunlara "Orta Doğu Hunları" da denir. 5. yüzyılda hükümdar olan Eftal'den dolayı ise "Eftalit Devleti" olarak anılmaya başladı. Yıkılışına kadar hem Ak-Hun, hem de Eftalit adıyla anıldı.
Ak-Hunlar'ın en büyük iki kabilesi Uar ve Hun kabileleri idi. Yönetime da.ha çok bu kabileler hâkim oluyordu.
Uar-Hun'lar, tran üzerine baskılarını arttırmış ve 358 yılında Sasanîler bir anlaşma yapmışlardı. Bu anlaşmaya rağmen Sasanîler üzerindeki baskıları devam etti. Sasanî hükümdarlığına Behram Gor gelince,
Ak-Hunlar tekrar saldırıya geçtiler ve Sasanî devletini iyice sarstılar (430). Daha sonra Ak-Hunların başına Aksuvar (Kün Han), Sasanîlerin (İran'ın) tahtına da II. Yazgird geçti. Aksuvar iran'ın iç işlerine karışmaya ve isteklerini kabul ettirmeye başladı. Himayesine aldığı Sasanî veliahtı Firuz'u iran tahtına çıkardı. Sasanî tahtına oturan Firuz, Ak-Hun devletine vergi veriyor. Ceyhun üzerindeki Tirmiz ile Vasgirt bölgelerini Ak-Hunlar'a ter-ketmiş bulunuyordu. Ayrıca, güzel kızını da Türk hakanına vermeyi yaadetmişti.

Sasanî Şahı Firua, Aksuvar'ın önünde diz çöküp yalvarıyor.
Aksuvar söz kesilen prensesin gönderilmesini istediği zaman Firuz hileye başvurdu. Güzel bir cariyeyi kendi kızı imiş gibi Aksuvar'a gelin gönderdi. Fakat cariye gerçeğin anlaşılacağını sezdiği için hileyi açıkladı. Bunun üzerine Aksuvar, Firuz'un sözde yardım için gönderdiği en ünlü kumandanlarını öldürttü.
Sasanî hükümdarı Firuz, öldürülen kumandanlarının intikamını almak ve Ak-Hun baskısından tamamen kurtulmak için bir sefer düzenledi. Aksuvar da gerekli tedbiri almıştı. Sasanî ordusunu dar geçitli dağlık bir bölgeye düşürdü. Turan taktiğini uygulayarak, ordusunu, tedbir almadan ilerleyen Sasanî-lerin önünden çekti. Bunu kaçış zanneden Sasanî ordusu hızla geçide girdi. Fakat geçidin arkasını tutan Aksuvar'ın birlikleri geriden ansızın saldırıya geçince, çekilir gibi görünen asıl kuvvetler de dönüp geçidin ağzını tuttular. Sasanî ordusu her taraftan sarılmış, pusuya düşürülmüştü. Firuz, ağır vergi şartlarını kabul edeceğini söyleyerek barış istedi. Aksuvar ona şu cevabı verdi: "Gelirsin, askerin de görebileceği bir yerde ayaklarıma kapanarak özür dilersin, ancak o zaman çemberi kaldırırım!" Bu, kabul edilir bir şart değildi. Ama Firuz kabul etti. Aksuvar'ın ayaklarına kapanıp özür diledi, iki tarafın askerleri bu manzarayı ibretle seyrettiler.

Böylece, savaş olmadan ordular çekilmişti. Firuz gururunu yitirmiş, ama ordusunu kurtarmıştı. İntikam ateşiyle yanıp tutuşuyordu. Onun için çok geçmeden tekrar savaş açtı. Bu defa dar geçitlere girmeyecek, aynı hatayı yapmayacaktı. Ama, Aksuvar da aynı taktiği uygulayacak değildi. Savaşı düzlükte yapacaktı. Sasanî ordusunu çekebileceği düzlükte keşifler yaptırdı. Tespit edilen yerde süratli bir çalışma ile derin çukurlar kazdırdı. Sonra bu çukurların üzerini belli olmayacak şekilde kapattı. Arada zikzaklı dar geçitler bırakmıştı ve bu geçidi kendi askerleri çok iyi biliyorlardı. Aksuvar, düşman saldırıya geçince az bir direniş gösterdi. Sonra, yenilgiyi kabul etmişçesine, askerlerini, bildikleri geçitlerden geri çekti. Bunu gören Firuz ordusunu ileri sürdü ve kazılan çukurlara gelip saplandı. Sasanî askerinden ölenler çoktu. Firuz da hayatını kurtaramamıştı. Sasanîler Aksuvar1 in ileri sürdüğü ağır şartları kabul edince barış anlaşması yapıldı, iki ülke arasında bir süre barış devam etti.

Hindistan yolu açılıyor
Şimdi Ak-Hunlar'ın başında Aksuvar'ın oğlu Toraman Tegin vardı ve Hindistan yolu açılmıştı. Toraman, Kuzey Hindistan'a saldırdı ve burada Gupta devletini yıktı. Pencap bölgesi tamamen Ak-Hunlar'ın eline geçmiş bulunuyordu. Toraman Tegin 515 yılında öldü ve yerine oğlu Mihiragula geçti. Mihiragula zamanında Ak-Hun devleti gücünün doruk noktasındaydı. Orduda devamlı olarak 700 fil bulunuyordu. Fakat, yayıldığı geniş bölgelere göre nüfusu az sayılan Ak-Hunlar, yine Mihiragula zamanında duraklama devrine girdiler. Hindistan içlerine sürekli akınlar yapılıyor, budistler hoş görülmeyerek cezalandırılıyordu. Bu açılma ve yayılma, imparatorluk sınırları içinde yeni yeni hanlıkların doğmasına sebep oluyordu. 530 yılından, itibaren, Ak-Hunlar'da duraklama gerilemeye dönüştü.

* Ak-Hunların yıkılışı
Bu sırada, 552 yılında, yeni bir Türk hakanlığı (Göktürk Hakanlığı) kurulmuştu ve hızla gelişiyordu. Bu hakanlık İstemi Han zamanında Maveraünnehir bölgesini ele geçirdi. Öte yandan, Sasanîler serbest kalmış ve güçlerini arttırmışlardı. Sasanî tahtına güçlü bir şah olan Anûşîrvân geçmişti. Sasanîler, evlenme yoluyla Göktürklerle akrabalık ve ittifak kurdular. Şimdi Ak-Hunlar bu iki devlet arasında sıkışıp kalmıştı. İstemi Han'la Anûşîrvân birbirlerini desteklediler ve Göktürkler Ak-Hunlar'la yaptıkları zor bir savaşı kazanarak bu devleti yıktılar. Zaten Türk olan halkını kendi bayrakları altına aldılar.

* Ak-Hun kültürü
Ak-Hunlar'ın ağaç oymacılığı ve ihtişamlı çadırları çok meşhurdur. Zaptettikleri yerlere zaferlerini ve hükümdarlarının kahramanlıklarını anlatan kitabeli anıtlar dikmekle de ünlüdürler. Bugün bu kitabelerin en ünlüsü Hindistan'ın Gvvalior şehrinde bulunuyor. Ak-Hunlar vücutlarını döğme ile süsler, ölülerini mumyalar, tabutlarını kalın tomrukları oyarak yapar ve üzerine çeşitli hayvan resimleri çizerlerdi. Ak-Hun mezarlarından çıkarılan paralar ve kitabeler o devrin tarihini aydınlatmaktadır.





Ak Hun Imparatorluğu yazısı toplam 10108 defa okundu
Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi Sayfayı Yazdır    Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi
Ak Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin TarihiAk Hun Imparatorluğu | Türklerin Tarihi