 |  |  |
 |
|
|
|
|
Ahmedi
Kategori : şairler Yazarlar
AHMEDÎ (Taceddin İbrahim bin Hızır)
Germiyanoğlu Ahmedi, XIV. yüzyılda Anadolu Türkçesi'yle yazan en büyük şairdir. Asıl adı Taceddin İbrahim bin Hızır olan Ahmedinin doğum tarihi belli değildir. Fakat kayıtlarda 1412'de 80 yaşını geçerek vefat ettiği yazılıdır. Ahmedî, Germiyanoğullarından sonra Aydınoğulları'na ve daha sonra Osmanoğulları'na, I. Murad'a intisab etmiştir. Beyezid Timur savaşını da görmüş, savaşta Timur galip gelince bu defa da onun yanında kalmıştır. Çok yönlü, çok verimli, Türkçe'yi çok güzel kullanan Ahmedî, tasavvufu çok iyi bilen, fakat daha çok din dışı konuları ele alan bir şair, bir tarihçidir.
Eserleri * Divanı: Ahmedî'nin şiirlerini toplayan divanı yaklaşık 8500 beyittir. Bu kitaptaki kasideler ve gazeller onun sanat kudretini göstermektedir.
* İskendernâme : Bu kitabında Makedonyalı İskender'in hayatını, aşklarını, fetihlerini anlatır. Bunları, doğuda çok yazılan başka Iskendernâmelerden derlemiş, fakat kendi sanatı ve buluşlarıyla süslemiş, daha çok okunur hale getirmiştir. Bu eserlerin bizim için önemi, XIV. yüzyılda Anadolu Türkçesinin en güzel örneklerinden biri oluşu ve 334 beyitlik bölümün Osmanlı tarihine ayrılmış olmasıdır.
* Cemşîd ü Hurşîd : 5000 beyitten oluşan bir mesnevidir. Emir Süleyman'ın isteği ile yazılan bu eserde çok güzel gazeller de yer alır.
* Tervîhü'lErvah : Emir Süleyman için meydana getirilen bu eser 10 bin beyitten fazladır. İlmîedebîbir mesnevi niteliğindedir. 14031410 yılları arasında Osmanlı padişahı I.Mehmed'e sunulmuştur ve daha çok tıpta ilgilidir.
---
Gazel
Sanma benim işim ki gönlümün rızasıdır Bilgil onu ki bu feleğin iktizasıdır.
Kimdir ki ede rıza ile yâr u diyarı terk Leykin ne çare çünkü Hak'kın ol kazasıdır.
Yanlış hayal ile vatanın terk iden kişi Ne türlü kim cefâ görür ise cezasıdır.
Ol kim vatan var iken ede gurbete heves, Ne türlü kim bela göre, önün sezfisıdır.
Gurbette zehr olur kişiye âbı hayât leyk Haki vatan bulunsa gözün tûtiyâsıdır.
Eyyûp mihnetiyle Yâkub gussesi Sorarsan yakîn kamu gurbet belasıdır.
Ric'at yolu çü bağlıdır çâre yoh ona Var ise sabr'dır ki bu derdin devâsıdır.
Gurbet oduna sabr nice olsun ki kişinin Cisminde can ki var vatanının havasıdır.
(Türk gölge oyununun en önemli iki kişisi olan Karagöz ve Hacivat'ın, Orhan Gazi zamanında Bursa'da cami inşaatında çalıştıkları söylenir. Mizah ve perde sanatımızın bu unutulmaz tipleri için Bursa da mütevazı bir anıt dikilmiştir.)
---
Gazel
İlet benüm selâmımı dildâre iy sabâ, Arz eylegil peyâmumı ol yâre iy sabâ.
Dağıt benefşe saçları gül yanah üstlne Saçgıl abîr ü anberi gülzare iy sabâ.
Pinhân var yarün tapusına varurısan Gösterme kendözini sen ağyâre iy sabâ.
Çün gizlü râzuma seni ben mahrem eyledüm Billâh eyteme râzumu deyyâre iy sabâ.
Bîçareliğimi benüm ol yâre arza kıl Bâşed ki bula derdüme bir çâre iy sabâ.
Digil ki Ahmedî'ye nice zahm urasın Gammaz gamzelü gözi mekkâre iy sabâ.
---
Bugünkü Türkçe ile:
İlet benim selâmımı gönlümü baskı altında tutan sevgiliye ey sabâ, Haberimi o yâre arzeyle ey sabâ.
Menekşe kokulu saçlarını gül yanaklar üstün dağıt Güzel kokuları gül bahçesine saç ey sabâ.
Sevgilinin huzuruna varırsan, gizlice var, Kendini başkalarına gösterme ey sabâ.
Madem ki ben seni gizli sırrıma sırdaş ettim Allah aşkına kimseye söyleme sırrımı ey sabâ.
Benim ne kadar çaresiz olduğumu o. yâre arzet Ola ki derdime bir çare bula, ey sabâ.
Vuslat gülüne elim yetişmiyor, öyleyse ben Daha ne zamana kadar o dikene tahammül edeceğim?
Ey sabâ, de ki: Ahmedî'ye daha nice zahmetler vereceksin Gammaz gamzeli, nazlı bakışlı hilekâr!
---
OSMAN'IN EMİRLİĞİ, SIFATI VE HUYU
Gitdi Ertuğrul cihandan yirine Oğlı Osman kaldı anun yirine.
Oldı Osman bir ulu gazi kim ol Nireye kim vardıyısa buldı yol.
Her yana virbidi bir bölük çeri K'il uralar kati ideler kâfiri.
Bilecük'i itdi feth ol nâmdar İnegöl ile dahi Köprü hisar.
Durmadı her yana leşker saldı ol Az zamanda çok vilayet aldı ol.
Kâfiri yıkıp yakup ol nâmdar Bursa vü ıznik'i eyledi hisar.
Eyle takdir etdi Hak azze ve celi Ki almadan ol ikisin irdi ecel.
---
BEYİTLER Çeng aradın boynın uzatıp revan Tüzdi uşal lahza tümen ming figan.
Didi biling barçanıng üstadı min Ayşu tarabnıng takı bünyâdı min.
Gamzelerim barçadın efzûn irür Leylî mining gamzeme Mecnun irür.
Halknıng igninde makamım müdam Min kibi yok tûti-i şirin kelam.
Dâyim irür şah bilen sohbetim Ehli tabî'at biledür ülfetim.
Tanbûre dik yüzni kılay pâyimal Eyledi oğlanlar anı dest-mâl.
---
BUGÜNKÜ TÜRKÇE İLE:
Çeng aradan boynunu uzatıp revan oldu ileri Bir anda binlerce figan kopardı.
Dedi: Bilin ki varınızın (hepinizin) üstadı benim, Yaşama ve eğlencenin dahi esası benim.
Gamzelerim herkesin gamzesinden fazladır Leyla benim gamzeme mecnundur.
Halkın omuzüdur makamım daima, Benim gibi şirin sözlü papağan yoktur.
Daima şah iledir sohbetim Tabiat ehli iledir ülfetim.
Tanbure gibi yüz tanesini ayak altına alayım Gençler onu destmal (mendil) eylediler.
Ahmedi yazısı toplam 467 defa okundu
Bağlantılı Yazılar
| |
|
|  |
 |  |  |