şemseddin Sami | şairler Yazarlar

şemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlar
şemseddin Sami | şairler Yazarlar şemseddin Sami | şairler Yazarlar
şemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlar
şemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlar
şemseddin Sami | şairler Yazarlar



şemseddin Sami | şairler Yazarlar
şemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlar
şemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlar
şemseddin Sami | şairler Yazarlar şemseddin Sami | şairler Yazarlar
şemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlar
 
şemseddin Sami
Kategori : şairler Yazarlar

Şemseddin Sami (1850-1904)

Şemseddin Sami, Tanzimat döneminin en büyük dil âlimidir. Aslen Arnavut olduğu halde Türk milliyetçiliğini benimsemiş, bu yolda araştırmalar, değerli tespitler yapmış ve eser vermiştir. Türk dilinin uzak geçmişini milliyetçi bir zihniyetle araştıran, asıl Türkçe^ nin 'Çağatayca' diye anılan Doğu Türkçesi olduğunu, Batı Türkçesi'nin, yani Osmanlıca'nın Arapça, Farsça ve diğer dillerden aldığı kelimelerle değiştiğini, ama esasta ikisinin de tek bir dil olduğunu gösteren özelliklerini, dilbilgisi kurallarını, yarıya yakın ortak kelimeleri bulunduğunu ispat etmiştir. Sonraki yıllarda iyice açıklık kazanacak olan bu gerçeği o yıllarda söylemek ve üzerinde durmak, yeni ve önemli bir çalışma sayılmıştır.

Şemseddin Sami 1850 yılında Yanya'nın Fraşeri ilçesinde doğdu. Babası Halici Bey aydın ve tanınmış bir ailedendi. İlk öğrenimini Fraşeri'de yaptı, sonra Yanya'da bir Rum lisesinde okudu. Burada Fransız, İtalyan ve eski Yunan dillerini, Yanya'nın tanınmış bir hocasından (müderrisinden) de Arapça ve Farsça'yı öğrendi.
1872 yılında İstanbul'a gelen Şemseddin Sami, Matbuat Kalemi'nde görev aidi. Aynı yıllarda İbret' ve 'Hadika' adlı gazetelerde yazıları çıkmaya başladı. Daha sonra kendisi bir gazete (Sabah gazetesi) ile 'Aile', 'Hafta' dergilerini çıkardı. Bazı yazıları kuşku uyandırdığı için Trablusgarb'a sürüldü ve orada da 'Trablusgarb' adlı bir gazete çıkardı. Bir yıl sonra affedilerek İstanbul'a döndüğü zaman 'Tercümanı Şark' gazetesinde çalıştı. Türk Rus savaşından sonra "Teftişi Askerî" komisyonuna başkâtip olan Şemseddin Sami ölünceye kadar bu görevde kaldı. Fakat son yıllarda bir çeşit göz hapsinde tutulmuştu. 1904'de ölen Şemseddin Sami'nin mezarı İstanbul'da, Sahrayıcedid mezarlığındadır.

ESERLERİ
Şemseddin Sami'nin en önemli eseri şüphesiz 'Kamusı Türki (Büyük Türkçe Sözlük) dir. Üç sütun üzerine tertip edilmiş 1574 sayfalık bu lügat, Türk dilinde kullanılan Türkçe kökenli kelimelerden başka Arapça, Farsça, Rumca, İtalyanca, Fransızca ve bütün diğer yabancı kelimeleri de almış, açıklamıştır.
'Kamus-ül Âlâm'  6 ciltlik bir tarih-coğrafya sözlüğüdür. Fransızca-Türkçe Sözlük de yazmıştır. "Taaşşuk-i Talât ve Fitnat" adlı roman denemeleri ile bazı piyes denemeleri de vardır. Fransızca'dan tercümeler yapmış ve çeşitli konularda ansiklopedik eserler yazmıştır. Orhun Yazıları ve Kutadgu-Bilig üzerinde de çalışmalar yapmış, fakat bu eserleri basılmadan vefat etmiştir.




şemseddin Sami yazısı toplam 2752 defa okundu
şemseddin Sami | şairler Yazarlar Sayfayı Yazdır    şemseddin Sami | şairler Yazarlar Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
şemseddin Sami | şairler Yazarlar
şemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlarşemseddin Sami | şairler Yazarlar