Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler

Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler



Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler
 
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ
Kategori : Sözlükler

-Tarih deyimleri ve terimleri-
 
                                 - T -

TAASSUP  : Bağnazlık. Bir düşünceye, bir inanışa aşırıölçüde bağlanıp ondan başkasını düşünmeme durumu.
TABGU TAÇ : (Eski Türkler'de) Tapılan şey: Güneş, ay, yıldızlar, gök gür-lemesi, şimşek... gibi tabiat güçleri.
TAHT  : Hükümdarların hükümdarlık belirtisi olarak başlarına koydukları değerli maden ve mücevherlerden yapılan süslü başlık.
TAKRİR : Padişahların törenlerde üzerine oturdukları süslü   koltuk.
TAMGAÇI : Önerge. Bir işi resmen ve yaz\U olarak ilgili makama bildirme.
TANHU  : (Göktürkler'de) Mühürdar. Damga vuran.
TANRIKUT : Hunlar'da bütün Türkler'in bası: Yabgu, Kağan, Hakan. Bunlar Gök Tann'nın yeryüzündeki temsilcisi sayıldıkları için (kutlu oldukları için) Tanrıkut adıyla da anılırlardı.
TANZİMAT : Sultan Abdülmecit zamanında 1839'da 'Gülhane Hatt-ı Hü-mayun'u adıyla anılan bir fermanla ilân edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem.
TARİKAT  : Tasavvufa dayanan ve bazı ilkelerle birbirinden ayrılan, Tan-rı'ya ulaşma' arzusuyla tutulan yollardan biri.
TASAVVUF : Tann'nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği 'Vahdet-i Vücud' anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefî akım. İslâm mistisizmi.
TATAR : Posta görevlisi. Osmanlılar'ın genellikle Doğu Türkleri'ne verdikleri ad.
TEBA : Uyruk. Bir devletin yönetimi altında bulunan insanların tamamı.
TEBER : Dervişlerin ve peyklerin taşıdıkları sapı uzun, keskisi hilâl şeklinde, küçük ve hafif balta.
TEDAFÜİ : Savunma ile ilgili. Savunma amaçlı. (Tedafüî pakt: Savunma amaçlı pakt).
TEKKE : Tarikatten olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer. Dergâh.
TELHİS  : Sadrazam tarafından padişaha sunulan yazılı kâğıt.
TENGRİ  : (Göktürkler'de) Tanrı. Gök tanrısı.
TENNURE : Mevlevîler'in giydikleri kolsuz, yakası yırtmaçlı, bel tarafı kırmalı, geniş ve uzun entari.
TEŞRİFAT : Resmî günlerde ve törenlerde, devlet büyüklerinin makam ve rütbe sırasına göre yeralmaları veya kabul edilmeleri. Protokol.
TEVCİH  : Vezir, beylerbeyi ve sancak beylerine tayin edilmeleri dola-siyle çıkan (tayin edildiklerini bildiren) ferman için kullanılan deyim.
TEVKİ FERMANI : Tuğra, nişan ve daha çok imza anlamına gelir. Padişah buyruklarına çekilen tuğra. Bu tuğrayı taşıyan buyruk.
TEVKİΠ :  'Nişancı', Tuğraî' deyimleriyle eşanlamlıdır. Hükümdarların alâmeti bulunan ferman ve beratlara 'nişan' denirdi. Bu alâmeti o ferman ve beratlara çekmekle, vurmakla görevli memurlara da Tevkiî', 'Nişancı' ya da Tuğraî' denirdi.
TEZKİRE :  1. Aynı şehir ve kasabada bulunan resmî dairelerin birinden ötekine ve halkın birbirine yazdıkları kağıt.
               2. Resmî dairelerde yazı işlerinde bulunanlara 'tezkirecP yerine 'tezkire' de derlerdi.
               3. Divan-ı Hümayun kâtiplerine Reis-ül Küttap tarafından verilen kimlik kâğıdının adı.
               4. Şairlerin özgeçmişlerini anlatan kitap.
               5. "Esnafa ye halka verilen resmî kâğıt. (Esnaf tezkiresi);
TEZKİRECİ  : Özel kalem müdürü. Kâtip. Yazıcı.
TIMAR  : Anadolu Selçuklularımda ve Osmanlılar'da belirli görev ve hizmet karşılığında kişilere verilen, yıllık 3-20 bin akça arasında değişen toprak.
TİGİN : (Göktürkler'de) Hakan oğullarına verilen unvan. Prens.
TİRKEŞ : Ok mahfazası.
TOPHANE : Top yapılan yer. Top fabrikası.
TOPRAKBASTI PARASI : İstanbul'a sevkedilen koyun ve keçi gibi hayvanların geçitlerden, yollardan, köprülerden geçirilmesi karşılığında alınan vergi. Buna resmî olarak 'mürûriye', 'selâmet akçesP denirdi. Ama halk Toprakbastı parası' deyimini kullanırdı.
TUG : Paşalara verilen at kılından yapılmış sorguç. Bunların sayısı paşaların rütbesine göre değişirdi: Sancak beylerinin (mirlivaların) 1; beylerbeylerinin (mirîmiranların) 2; vezirlerin ve seraskerlerin 3; sadrazamın 5; padişahın 7 veya 9 tuğu olurdu. Şeyhülislâmın biri toplu öteki topsuz 2, kazaskerlerin 1, yeniçeri ağalarının 2 topsuz tuğları vardı.
TUĞRA : Osmanlı padişahının imza yerine kullandığı, özel şekli olan, sanat eseri halinde yapılmış ve sembolleşmiş işareti.
TULUMBACI : Yangın tulumbalarını koşarak yangın yerine ulaştıran ve yangının söndürülmesi için çalışan görevliler.
TURNACI :1. Yeniçeri Ocağı'nı meydana getiren 196 ortadan 68. ortanın adı.
               2. Devşirme göreviyle Rumeli ve Anadolu'ya gönderilen subaylara da 'turnacı' denirdi.
               3. Av köpeklerini eğiten ve bakımını yapan görevli.
TURNACIBAŞI : ilk Osmanlı padişahlarının av ağalarından birinin adı. idi. Avcılık yalnız eğlence için yapılmazdı, bir çeşit askerî manevra ve gösteri niteliği de taşırdı.
TÜLBEND AĞASI : Padişahın sarık ve çamaşırlarını muhafaza eden, temiz tutan ve padişahı giydiren görevlinin unvanı, (Hırka-i Şerifin bulunduğu daireyi de temi: .utmakla görevli idi).
TÜMEN TÜRBE : (Göktürkler'de) On bin. Bugün, alayla kolordu arasında yer alan birlik.
TÜRBEDAR TÜRE : Ölünün gömülü olduğu yerin üstüne yapılan bina. Anıtmezar. Selçuklu Türkleri'nin türbeleri daha çok çadırı andırır. Osmanlılar'da ise kubbelidir.
TÜZÜK : Türbede hizmet gören, oranın bekçiliğini yapan kimse. Âdet, nizam, yasa, töre. Orhun Anıtlan'nda 'türü' şeklinde geçer ve yer yer 'bark' deyimi de kullanılır. Bir toplumun, bir kurumun ya da bir teşkilâtın (örgütün) uygulayacağı esasları, hükümleri sırasiyle gösteren madelerin topuna verilen ad. Nizamname.
 
                                      - UÜ
 
UBUDİYET : Bağlılık, kulluk. Tasavvufta: Ahidlere, verilen söze uymak, ilâhî sınırı aşmamak, var olanla yetinmek ve yokluğa karşı sabırlı olmak anlamlarına gelir.
: Türk devletlerinde sınırlara, sınır boylarındaki sancaklara (illere) verilen ad. (Uç Beyi: Sancaktardaki sancak beylerine verilen unvan.
ULA : Mülkiyede (idarî işlerde) görev yapanlara verilen unvanlardan biri. Bir rütbe. Bu rütbede olanlar 'rical'den (ileri gelen devlet adamlarından) sayılır ve protokolde özel yerleri olurdu.
ULAH : Osmanlılar'ın Güney Romanya'da (Eflâk'te) yaşayanlara verdikleri isim.
ULAK : Devlete ait yazıları (evrakı) bir yerden başka yere götürüp
getiren memur. Haberci.
ULEMA : Dinî ilimlerle uğraşanlar. Alimler. Bilginler.
ULUFE : Yeniçerilere, sipahilere üç ayda bir verilen maaş.
UR  : 1. Toprak tabya. Önünde hendek olan istihkâm. 'Or' olarak da söylenir.
        2. Silâhsız, mühimmatsız olanlar. Yeniçeri Ağası
URUK : Irklar, kökler, damarlar.
ÜÇ AYLAR  :  Kutsal Ramazan ayı ile ondan önce gelen iki ay: Recep, Şaban, Ramazan ayları.
ÜMERA  : Yüksek rütbeli subaylar ve sancak beyleri için kullanılan unvan. (Emir'in çoğulu).
ÜMMET  :  Bir peygambere inananların hepsi. (Muhammed ümmeti).
ÜZENGİ AĞASI  : Padişahın bindiği atın üzengisini tutar ve yanında yaya olarak yürürdü. 'Rikâbdar' da aynı anlama gelir.




Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ yazısı toplam 3637 defa okundu
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri TUÜ | Sözlükler