Tarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler

Tarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler Tarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler



Tarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler Tarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler
 
Tarih Deyimleri Terimleri EFG
Kategori : Sözlükler

-Tarih deyimleri ve terimleri-

                                   - E -

EFENDİ  : Eskiden bilim adamlarına verilen bir unvan idi. 19. yüzyıldan sonra Osmanlı şehzade ve veliahtlarına da "Efendi" denildi.
EFLÂK : Romanya'nın güney bölgesine Osmanlılar'ca verilen isim. (Merkezi önce Targovişte, sonra Bükreş idi.)
EMİR   :  Bir toplumun, bir yerin beyi. İslâm ülkelerinde beylere ve prenslere verilen isim.
ENDERUN  : Osmanlı Sarayı'nın eğitim kurumu. Üniversite ve Harp Okulu niteliğinde idi.
ERDEL : Macaristan'da, bugün Transilvanya denilen bölgeye Osmanlıların verdiği isim.
EŞKİNCİ : II. Mahmud zamanında Yeniçeri Ocâğı'ndan ayrılarak kurulan ve Batılı metodlarla eğitilen askerlere verilen ad. (Sefere giden eyalet askerlerine de 'eşkinci' denirdi).
EVKAF  : 'Vakıf kelimesinin çoğuludur. (Vakıf=Hayır işi için ayrılan taşınır ya da taşınmaz mal).
EYALET : Birkaç vilâyetin birleşmesiyle meydana gelen geniş idarî bölge

                                  - F -

FATİH
   : Büyük bir şehri, bir ülkeyi, önemii bir kaleyi zapteden kumandan.
FAZİLETLÛ  : İlim adamları için kullanılan unvanlardan biri. (Faziletli, erdemli).
FENERLİLER : Devlet işlerinde bulunmuş, büyük makamlar elde etmiş Rumlar'a denirdi. Bu isim, Rumlar'ın daha çok Fener'deki Rum Patrikhanesi civarında oturmalarından dolayı verilmişti.
FERMAN : Divan tarafından padişah adına çıkarılan ve kesin nitelik taşıyan devlet emri.
FERSAH :  Eskiden kullanılan ve 6.232 m. tutan bir uzaklık ölçüsü.
FETRET DEVRİ : Hükümet boşluğunda devlet otoritesinin yeniden kurulmasına kadar geçen süre.
FETVA : Yetkili din bilginlerinin dinle ilgili meseleler üzerinde verdikleri yasa niteliğindeki hüküm. Müftülerin dinle ilgili meseleler için verdikleri evraka da 'fetva' denirdi.
FETVA EMİNİ  : Şeyhülislâm kapısında fetva hazırlamak ve şeriat mahkemelerince verilmiş bildirileri incelemekle görevli uzman kişi.
FIKIH : Müslümanlıkla dünya işlerini, insanlar arasındaki dinî ilişkileri, dinî kurallara uygun olarak düzenleyen ve yorumlayan bilim dalı. Medenî hukuk kurallarını düzenleyen İslâm hukuku.
FİDYE :  Bir kimsenin esirlikten kurtarılması için verilen para. Kurtulmalık. Kurtuluş parası.
FİLİNTA FİLORİ : Kısa namlulu çakmaklı tüfek.(İng. Flint=Çakmak taşı)
FORSA :  1252'ye kadar Floransa'da basılan paranın adıydı. Daha sonra Avrupa'da basılan bütün altınlar için kullanılır oldu. Flori, flöri, florin şekillerinde de söylenir. Eskiden gemilerde kürek çekmeğe mahkûm edilmiş esir. Deniz savaşı esiri. Kürek mahkûmu.

                                 -G -

GAGAUZ  : Kara Uz=Kara Oğuz. Gagavuz da denir. Deliorman, Dob-ruca, Basarabya ve Ukrayna'da oturan, Hıristiyanlığı kabul etmiş ama Türkçe konuşmaya devam eden, Peçenek Türkleri soyundan gelen bir Türk boyu.
GANİMET  : Savaşta, düşmandan ele geçirilmiş taşınabilir mallar. (Çoğulu: Ganaim).
GAZA GAZİ  : Din uğruna yapılan savaş.
GEDİKLİ  1. Gazaya katılan kişi.
             2. Olağanüstü yararlılıklar göstererek düşmanı yenen kumandanlara verilen unvan. Yeniçeriler arasında eskilikleri dolayısiyle imtiyazlı olanlar için kullanılan bir unvan. Bir yer veya işle sürekli ilgisi bulunan.
GURZ: Ağır topuz. Eskiden silâh olarak kullanılan bir topuza 'şeşper' de denirdi. (Türkçesi 'Bozdoğan'dır).




Tarih Deyimleri Terimleri EFG yazısı toplam 3399 defa okundu
Tarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Tarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Tarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler
Tarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | SözlüklerTarih Deyimleri Terimleri EFG | Sözlükler