Osmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler

Osmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler
Osmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler Osmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler
Osmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler
Osmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler
Osmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler



Osmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler
Osmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler
Osmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler
Osmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler Osmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler
Osmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler
 
Osmanlıca Sözlük VYZ
Kategori : Sözlükler

OSMANLICA SÖZLÜK

                                  -  V -

vahdet :
birlik
vahdet şarabı : birlik şarabı
varis : kendisine başkalarından miras kalmış kişi
vasf-ı hal : başından geçenler, durumlar
vasl : kavuşma
vazgelmek : vazgeçmek, gözden çıkarmak, uzaklaşmak
vebal : suç, sorumluluk
vird : tarikatta belli zamanlarda okunmak üzere Türkçe düzenlenmiş dua ve övgüler; sık sık yinelemek
visal : ulaşma, bitişme, sevgiliye kavuşma
vuslat-ı mahbub : sevgiliye kavuşma  

                              - Y -

yad : el, yabancı
yadlu (yatlu, yatlı) : kötü, pişman, bedbaht
yahşi (yahşı) : iyi
yal : hayvan yiyeceği
yalı kaval : atın koşarken yelesinin havalanması
yaman : kötü, fena
yanıl : kızarmış, olgun
yar : uçurum
Yaradanbari : Tanrı
yarağ : gerekli ("yaramak"tan gelen bu sözcük, silah, gerekli şey, gereç anlamlarında da kullanılır.)
yaran : dostlar, sevgililer
yarlık : aşk, ferman
yasmak : eğmek, kırmak, perişan etmek
yavı kılmak  : yitirmek
yavuzluk : kötülük, sert huyluluk
yazı : ova, sahra
yeğ : daha üstün, tercih edilir
yeksan : birlikte, beraber, her zaman, denk, bir, eşit
yelmek : koşmak, ivedi yürümek; serseri gibi dolaştırmak
yeticejiz : yetince, ulaşınca, varınca
yetmek : yetişmek, koşmak, ulaşmak
Yezid : Hz. Ali'nin oğlu Hüseyin'i Kerbela'da öldürten Emevi halifesi
yiğitlik : gençlik
yoklan : yoklayın
yol : tarikatta uyulması gereken yöntem
yolak : baş
yol-erkan : tarikat ve temelleri
yorağ : papucun üst kısmı
yorgalama : binicisini sarmadan yürüyet at, rahvan
yuka : yufka
yumak : yıkamak, arıtmak, temizlemek
yüğürmez : iyi, hızlı yürüyen (at için kullanılır)
yüz ağı : temiz yürek, suçsuz

                          - Z -

zağ : kılıç ya da bıçağı bileyerek verilen cila
zağfiran : safran, sarı renk veren bir bitki
zahm : yara
zahimdar : yaralı
zahir : açık, belli, dış, evren
zahid : çok aşırı sofu, kaba sofu; Alevilerce Kızılbaş olmayan
zail olmak : silinmek, bitmek
zahm uran : yaralayan, yara açan
zar : ağlama, inleme
zari kılmak : ağlayıp, inlemek
zari zari : ağlaya ağlaya, inleye inleye
zat-u sıfat : dış ve iç varlık
zekat : şeriata göre, helallığını sağlamak üzere mal ve paranın her yıl sadaka olarak dağıtılması gereken kırkta biri
zemistan : kış
zeyn : süs bezek
zi : ne hoş, ne güzel
ziba : süslü, yakışıklı, güzel
zikr : anma
zuhur : ortaya çıkma
zu'm-ı fasid : bozuk zan, yanlış sanı
zu'm-za'm : zan, sanı
zühd, zühüd : her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete verme
zühd ile taat : dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyruklarını yerine getirme
zülf : zülüf, başın örtü dışında iki yana sarkan saç kısmı, perçem
zülal : temiz su
zülüfbend : saç bağı




Osmanlıca Sözlük VYZ yazısı toplam 3541 defa okundu
Osmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Osmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Osmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler
Osmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | SözlüklerOsmanlıca Sözlük VYZ | Sözlükler