Kavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler

Kavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler Kavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler



Kavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler Kavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler
 
Kavramlar Sözlüğü MNO
Kategori : Sözlükler

kavramlar sözlüğü

                                    - M -

MAARİF :
Osmanlı devletinde eğitim sistemine verilen isimdir.
MANDA (GÜDÜM) : Sömürgeciliğin başka bir boyutu olup, tam bağımsızlığına kavuşamamış ülkelerin yönetiminin geçici olarak başka bir büyük bir devlete bırakılmasıdır. İlk defa I.Dünya Savaşı sonrasında A.B.D. baskanı Wilson un, sömürgeciliği reddeden ilkelerine karşı itilaf devletleri tarafından 1919 Paris Barış Konferansında ortaya çıkardıkları sömürgeciliğin yeni uygulama şeklidir.
MARKSİZM : Alman filozof ve siyaset adamı Karl Marx ın ortaya koyduğu ve her gerçeği yalnız maddi sayan, Ruhun, zihnin, kutsal varlıkların ayrı gerçekler olduğunu kabul etmeyen öğretidir.
MASLAHATGÜZAR : Dışişleri teşkilatında başka bir ülke başkentinde görevlendirilen temsilciler Büyükelçi, Ortaelçi gibi ünvanlar taşırlar. En alt düzeydeki temsilciye Maslahatgüzar adı verilir. İki ülke arasında ilişkiler gerginleşince Büyükelçiler çekilerek temsil düzeyi Maslahatgüzar düzeyine indirilir.
MAVRİMİRA : Rumlar tarafından kurulan cemiyetin amacı; Osmanlı illerinde çeteler kurup idare etmek, miting ve propogandalar düzenleyip, isyanlar çıkartarak Ege bölgesinde ilerleyen Yunanlılara yardımcı olup, eski Bizans ı yeniden canlandırmaktır.
MEBUS : BAKINIZ MİLLETVEKİLİ
MEBUSAN (MİLLETVEKİLLERİ) MECLİSİ : Osmanlı Devleti parlamentosunu oluşturan iki meclisten biridir. Üyeleri seçimle iş başına gelmesine rağmen padişahın meclis üstünde hakları ve yetkileri olduğu için, ulusal egemenliğe dayanan yasama görevini yerine getirmesi olanaksızdı. Osmanlı Devletinin son mebusan meclisi 16 Mart 1920 de İstanbul un işgali üzerine dağıtılmıştır.
MECELLE : Tanzimattan sonra hazırlanan ve dini hukuk ile örfi hukuku biraraya getirerek oluşturulan medeni hukuk düzenlemesi.
MECLİS : Demokratik ülkelerde, halkın özgür iradeleri ile verdikleri oylarla ve serbest seçimlerle oluşan, yasama ve kendi içinden çıkardığı hükümet nedeniyle dolayısıyla yürütme görevini de üstlenmiş olan kurul.
MECLİS ARAŞTIRMASI : Meclisin, belli bir konuda, milletvekillerinden oluşan bir komisyon aracılığıyla derinlemesine araştırma yapmasıdır. Komisyonun hazırladığı rapor T.B.M.M. genel kurulunda görüşülür.
MECLİS HÜKÜMETİ SİSTEMİ : Bakanların, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen Başbakan tarafından seçilmesi (Kabine Sistemi) yerine Meclis tarafından tek tek seçildiği ve gene her birinin başbakana karşı değilde Meclise karşı sorumlu olduğu hükümet sistemi. (Örnek: Birinci TBMM de uygulanan hükümet sistemi)
MECLİS SORUŞTURMASI : Bakanlar Kurulu üyelerinin görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçların araştırılmasını sağlayan, bir denetim yoludur. Meclis, soruşturma açılmasına karar verirse 15 kişilik bir soruşturma komisyonu kurulur. Komisyon suçlu olduğuna karar verirse, ilgili, yargılanmak üzere Meclis kararıyla Yüce Divan a sevk edilir.
MECLİS-İ UMUMİ (GENEL MECLİS) : Osmanlılarda Ayan Meclisi ve Mebusun meclisinin birleşmesinden meydana gelen parlamentodur.
MEDENİ KANUN : Kişi hak ve özgürlüklerine önem veren, aile hukukunda kadın ve erkek eşitliğini sağlayan 4 EKİM 1926 yılında yürürlüğe giren kanuna verilen isimdir.
MEDENİYET (UYGARLIK) : Farklı kültürlerin yan yana gelmesiyle ortaya çıkan değer bütününe verilen isimdir.
MEKTEB-İ İPTİDAİ : Osmanlı Devleti döneminde ilkokullara verilen isim.
MEŞRUTİ MONARŞİ : Egemenliğin bir hükümdar ile halk tarafından seçilmiş olan bir meclis arasında paylaşıldığı siyasi sistemdir. (Örnek: 1908 Sonrası Osmanlı Devleti)
MEŞRUTİYET : Hükümdarın yanında bir meclisin bulunduğu ve egemenliğin hükümdar ile meclis arasında paylaşıldığı yönetim biçimi.
METROPOLİT : İstanbul daki Fener Rum Ortodoks Patriğine bağlı bölgelerde bulunan kiliselerin dini lideridir. (Örnek: İzmir Metropoliti Damaskinos)
MEZHEP : Bir dinin kaynaklarının farklı biçimde yorumlanmasından oluşan yollar. (Örnek Sünnilik mezhebi)
MİLADİ TAKVİM : Başlangıç yılı 0 olarak kabul edilen bu takvim güneş yılına göre düzenlenmiştir. 1925 yılında çıkarılan bir kanunla Miladi Takvim kabul edilmiş, Ocak 1926 dan itibaren de yürürlüğe girmiştir.
MİLEN (MİLNE) HATTI : İngiltere nin Karadeniz Orduları Başkomutanı General Milne nin 1919 da Anadolu da Yunanlılar la Türkler arasındaki sınırı göstermek amacıyla belirlediği cizgidir.
MİLLET : Geçmişte bir arada yaşamış şimdi de bir arada yaşayan, gelecekte de bir arada yaşama inancında kararında olan, aynı vatana sahip çıkan, aralarında dil, kültür ve duygu birliği olan insan topluluğuna verilen addır.
MİLLETLER CEMİYETİ (CEMİYET-İ AKVAM) : I.Dünya Savaşı sonunda, Savaşı önlemek amacıyla A.B.D.Başkanı Wilsonun önerisi ile kurulan uluslararası örgüttür. Merkezi tarafsız bir ülke olan İsviçre nin Cenevre şehri olan cemiyetin amacı ; a) Silahların kaldırılması ve azaltılmasını sağlamak b) Saldırıya uğrayacak devletlere yardım etmek c) Anlaşmazlıkları barış yoluyla çözmek d) Savaş çıkaran devletlere karşı önleyici ve şıkıştırıcı davranışlarda bulunmaktır. Milletler Cemiyeti bir kuvvete sahip olamadığından kararlarını kabul ettiremedi. Anlaşmazlıkları önleyemedi, Büyük devletlere karşı etkisiz kaldı. II.Dünya Savaşı sırasında her yönde yetersiz kalıp, önemini yitiren cemiyet, savaştan sonra görevini, Birleşmiş milletler örgütüne bıraktı.
MİLLETVEKİLİ (MEBUS) : Millete ait olan egemenlik yetkisini millet adına kullanmak amacıyla serbest seçimlerle seçilip yasama organı olan meclis i oluşturan temsilcilerdir.
MİLLİ KADINLAR CEMİYETİ : İlk defa Sivas ta, valinin yardımıyla kurulan cemiyetin, daha sonra bütün şehirlerde şubeler açılmıştır. Amaçları; işgalleri kınayıcı protesto ve mitingler yapmak, itilaf devletlerine ulusal davayı anlatan telgraflar çekmek ve ulusal direnişe parasal yönden katkı sağlamaktır.
MİLLİ AHRAR : 4 Mayıs 1919 tarihinde kurulan cemiyetin amacı, Mandaya karşı koymak ve bu fikri yaymaktır. Cemiyet aynı zamanda İzmir in kurtarılması için de çalışmalarda bulunmuştur.
MİLLİ EGEMENLİK : Devleti yönetme gücü ve yetkisi olan egemenliğin bir kişi veya zümreye değil koşulsuz millete ait olmasına denir.
MİLLİ GÜVENLİK KURULU (M.G.K.) : Cumhurbaşkanının başkanlığında Başbakan, Genel Kurmay Başkanı, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanının katılımıyla oluşur. Devletin iç ve dış genel güvenliğini ilgilendiren çalışma ve planlamaları yapar. Aldığı kararlar hükümete tavsiye niteliğindedir.
MİLLİ KONGRE : 29 Kasım 1918 de kurulan cemiyetin amacı; işgallerin haksızlığını ve Türk milletinin varlığını itilaf devletlerine duyurmaktır.
MİLLİYETÇİLİK : Mensup olduğu milleti her bakımdan yüceltme azmine verilen isimdir. Atatürk ün milliyetçilik anlayışına göre kendini Türk milletinin bir ferdi olarak hisseden herkes Türktür. Irkçı yaklaşımı reddeder. Kültür ortaklığı en önemli unsurdur.
MİSAK-I MİLLİ (ULUSAL ANT) : Atatürk tarafından hazırlanan ve özü Erzurum Sivas Kongre kararlarında oluşan belgenin, 17 Şubat 1920 de Son Osmanlı Meclisine, 18 Temmuz 1920 de T.B.M.M. de kabul edilip, yayımlanmasıdır. 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesine göre işgal edilmeyen ve Türklerin çoğunlukta bulunduğu yerleri milli sınır olarak kabul eden, Türkiye nin bugünkü sınırları içerisinde bağımsızlığını sağlamasını ön gören belge. Misak-ı Milli; milliyetçilik akımının ve ulusal kurtuluş Savaşı nın temel yapısını oluşturmuş ve Sevr Antlaşmasında T.B.M.M. nin karşı teklifi olarak ortaya konmuştur.
MONARŞİ : Egemenliğin tek bir kişiye ait olduğu yönetim sistemidir.(Örnek:Krallık, İmparatorluk vs.)
MUHAFAZAKAR : Gelenek, görenek ve dinsel kurallara çok katı biçimde bağlı olan kişi.
MUTAASSIP : Yenilik ve değişime kapalı olan, tutucu kişilere verilen ad.
MÜDAFAA-İ HUKUK GRUBU : M.Kemal Paşa tarafından meclis faaliyetlerinin daha düzenli ve planlı bir şekilde yürütebilmek amacıyla kendi düşüncesinde olan milletvekilleriyle 1922 yılı başlarında T.B.M.M. de kurduğu bir gruptur. Daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası adını almıştır.
MÜDDE-İ UMUMİ : Osmanlı hukuk sisteminde savcı ya verilen isim.
MÜDERRİS : Medrese hocası. Medresedeki öğretim üyelerinin en üst rütbesi.
MÜFTÜ : BAKINIZ ŞEYHÜLİSLAM
MÜHENDİSHANE-İ BAHRİ-İ HÜMAYUN : 1776 da deniz subayı yetiştirmek amacıyla İstanbul Haliçte açılan okul. Burada Fransız askeri okullarının ders programları uygulanırdı. 1834'te Heybeliadaya taşındı. 1842 de Mekteb-i Bahriye-i Şahane Cumhuriyet döneminde ise Deniz Harp Okulu adını aldı.
MÜHENDİSHANE-İ BERRİ-İ HÜMAYUN : 1975 yılında İstanbul Halıcıoğlunda kara topçu subayı yetiştirmek amacıyla açıldı. Fransız askeri okullarının ders programları uygulanırdı. 1847 de topçu ve mimar mektebi adını aldı. Son dönemde topçu sınıf okulu haline dönüştürüldü.
MÜLTEZİM : Osmanlı Davletinin son döneminde bir bölgenin iltizamını yani vergi toplama hakkını devlet hazinesine peşin para vererek satın alan kişilere verilen isim vergi toplama hakkını elde ettikleri için halktan çok ağır vergiler almışlar ve halka eziyet etmişlerdir. Mültezimler kendi bulundukları bölgenin adata tek hakimi haline gelmişlerdir. Son dönem Osmanlı devletinin en büyük sosyal sorunları Mültezimler yüzünden ortaya çıkmıştır.
MÜMTAZ SINIFI : Osmanlı Devletinin son döneminde açılan Erkan-ı Harbiye Mektebini (Harp Akademileri) başarıyla bitiren subaylara Erkan-ı Harp (Kurmay) gerekli başarıyı elde edemeyenlere ise mümtaz ünvanı verilirdi. Mümtaz subaylar belli bir süre izlendikten ve komutanlarından olumlu sicil aldıktan sonra Erkan-ı Harp (Kurmay) ünvanı elde ederlerdi.
MÜNECCİM BAŞI : Osmanlı Devletinde ilmiye sınıfından (din adamları sınıfı) saray memuru. Görevi, önemli tarihlerin saptanması için astrolojik hesaplar yapmaktı. Yeni padişahın tahta oturması (cülus) savaş ilanı, sadrazamın atanması vs. gibi konularda birtakım nücum (yıldız) hesaplamaları yapar, uğurlu gün ve saati belirlerdi. Osmanlı yönetiminin çağdışı, akıl ve bilimle bağdaşmayan uygulamalarından biri idi.
MÜRTECİ : BAKINIZ GERİCİ
MÜRİT : Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yolarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen şeyhine körü körüne itaat eden kimse.
MÜSADERE : Osmanlı Devletinde uygulanan cezalardan biridir. Gözden düşen ve görevden alınan devlet memurlarının veya şeri mahkemelerin verdikleri kararlar doğrultusunda halktan her hangi birinin mal ve mülklerinin bir kısmına veya tümüne devletin el koyması esasına dayanır.
MÜSTANTİK : Sorgu hakimi

                              - N -

N.A.T.O (NORTH ATLANTIC TREATY ORGANİZATİON = KUZEY ATLANTİK ANTLAŞMASI ÖRGÜTÜ) :
Belçika, Kanada, Danimarka, ABD, Fransa, İngiltere, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Norveç, Hollanda ve Portekiz in Kuzey Atlantik bölgesinde barış ve güvenliği korumak, istikrarı ve huzuru geliştirmek amacıyla 4 Nisan 1949 da Washington da imzaladıkları antlaşma çerçevesinde kurulmuş olan Askeri ve Siyasi örgüt. 1952 de Türkiye ve Yunanistan ın 1955 te Almanya nın, 1982 de İspanya nın katılmış oldukları örgütün savunma bölgesi üç komutanlığa ayrılmıştır. Avrupa Müttefik Yüksek Komutanlığı SACEUR (Genel Karargah SHAPE); Atlantik Yüksek Komutanlığı SACLANT ; Manş Müttefik Komutanlığı veya CİNCHAN. En yüksek organı Askeri Komite, örgüt üyesi devletlerin Genel Kurmay Başkanlığının temsilcilerinden oluşur. İttifak üyesi olarak kalmak kaydıyla 1966 da Fransa, 1974 te de Yunanistan örgütün askeri kanadından çekilmişlerdir. Yunanistan 1980 de yeniden askeri kanada katılmıştır. Günümüzde Doğu Blokundan ayrılmış olan Doğu Avrupa ülkelerinden bazıları NATO ya tam üye olmak amacıyla başvuruda bulunmuşlardır.
NAFİA : Bayındırlık. (Örnek: Nafia Vekaleti= Bayındırlık bakanlığı.)
NAS : BAKINIZ DOGMA
NAZIR : BAKINIZ BAKAN
NİZAMNAME : BAKINIZ TÜZÜK

                                    - O -

OLİGARŞİ :
Egemenliğin bir sınıfı zümreye veya gruba ait olduğu yönetim sistemidir. (Örnek: Eskiden Beyazların egemenliğindeki Güney Afrika Cumhuriyeti)
ONİKİ ADA : Trablusgarp Savaşı sırasında İtalyanlar tarafından işgal edilen ve II.Dünya Savaşı sonrası 1947 Paris Sözleşmesi ile Yunanistan a verilen güneydoğu Ege adaları.
ORDU MÜFETTİŞİ : Osmanlı Devleti nin son döneminde kurulan,bölgesindeki tüm asker ve sivil yöneticilere emir verme yetkisini sahip alan ordu komutanlığı görevidir.
OSMANLI DEVLETİNDE RÜTBELER:
MÜLAZİM-İ SANİ : Osmanlı Devletinde Asteğmen rütbesi
MÜLAZİM : Osmanlı Devletinde Teğmen rütbesi
MÜLAZİM-İ EVVEL : Osmanlı Devletinde Üsteğmen rütbesi
YÜZBAŞI : Osmanlı Devletinde Yüzbaşı
KOLAĞASI : Osmanlı Devletinde Kıdemli Yüzbaşı ile Binbaşı rütbesi arasındaki rütbe (ön Yüzbaşı)
KAYMAKAM : Osmanlı Devletinde Yarbay rütbesi
MİRALAY : Osmanlı Devletinde Albay rütbesi
MİRLİVA : Osmanlı Devletinde Tuğgeneral rütbesi
2. FERİK : Osmanlı Devletinde Tümgeneral rütbesi
1. FERİK : Osmanlı Devletinde Korgeneral rütbesi
MÜŞİR : Osmanlı Devletinde Orgeneral ve Mareşal rütbesi
PAŞA : Osmanlılarda Sivil-Asker üstdüzey devlet memurlarına verilen ünvan

OSMANLICILIK : Tanzimat Devri nin sonlarına doğru ortaya çıkan fikir akımlarından biridir. Bu görüşü savunanlar, devletin sınırları içinde yaşayan bireyler arasında dil, ırk ve din bakımından hiç bir fark gözetmeksizin, hepsinin aynı hak ve yetkilere sahip olduğunu savunan devletin de ancak bu görüş etrafında birleşmekle ayakta kalabileceğini savunan fikir akımıdır.




Kavramlar Sözlüğü MNO yazısı toplam 6008 defa okundu
Kavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Kavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Kavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | SözlüklerKavramlar Sözlüğü MNO | Sözlükler