Kavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler

Kavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler Kavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler



Kavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler Kavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler
 
Kavramlar Sözlüğü CÇD
Kategori : Sözlükler

Kavramlar Sözlüğü

                                 - C -
CEMAL PAŞA : 1872 Yılında doğdu. Kuleli Askeri Lisesi, Harp Okulu ve 1895 yılında Harp Akademisini bitirdi. İttihat ve Terakki Cemiyetinin kuruluşunda önemli rol oynadı. 31 Mart gericilik olayının bastırılmasında görev yaptı. 1913 yılında Bahriye Nazırlığına (Donanma Bakanlığı) getirilmiş. Birinci dünya savaşının başlaması üzerine Suriye de bulunan 4 ncü Ordu Komutanlığı görevine getirildi. Süveyş Kanalına düzenlediği hareket başarısızlıkla sonuçlandı. Savaşın bitiminden sonra, savaşın sorumlusu olarak yargılanacağı endişesi ile Almanya ya gitti. Oradan Tiflis e geçti. Buradan Afganistan a geçmeye hazırlanırken Ermeni Komitaciler tarafından Şehit edildi. Cenazesi Erzurum Şehitliğine defnedildi. 1913 - 1918 yılları arasında Enver ve Talat Paşalarla Osmanlı devletine hükmetmiştir.
CEMİYET : BAKINIZ DERNEK
CEMİYET-İ AKVAM : BAKINIZ MİLLETLER CEMİYETİ
CEREYAN : BAKINIZ AKIM
CEZA : Kanunun suç işleyen kimseye uygulamasını öngördüğü yaptırımlardır. (Örnek: Para cezası, hapis cezası, idam cezası vs.)
CEZA KANUNU : Suç oluşturan eylem ve davranışların nelerden ibaret bulunduğunu, bu eylem ve davranışlarda bulunanlara ne gibi yaptırımlar, yani cezalar uygulanacağını gösteren hukuk kuralları bütününe ceza kanunu denir.
COMECON (COUNCİL FOR MUTUAL ECONOMİC ASSİSTANCE) : 1949 da kurulan ve SSCB, Arnavutluk, Doğu Almanya, Bulgaristan, Macaristan, Polanya, Romanya, Çekoslovakya, Moğolistan, Küba ve Vietnam ı bir araya getiren ekonomik yardımlaşma Konseyi, 1991 yılında Varşova Paktı ile birlikte üye ülkelerin isteği doğrultusunda dağıtıldı.
CUMHURBAŞKANI : TBMM üyeleri tarafından seçilen ve kendisine verilen Anayasal yetkiler çerçevesinde görev yapan, millletin birliğinin temsilcisi olan devletin başkanıdır.
CUMHURİYET : Doğrudan doğruya millet egemenliğine dayanan yöneticileri halkın oyu ile belirli bir süre için seçilen devlet biçimine verilen isimdir.
CUMHURİYET HALK FIRKASI : T.B.M.M.nin açılmasından itibaren, bütün milletvekilleri aynı amaç etrafında birleştiğinden, mecliste siyasi partiler yoktu. Daha sonra çeşitli gruplar oluşmaya başladı. Atatürk ve etrafındakiler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubunu oluşturmaktaydı. Atatürk 9 Eylül 1923 te Halk Fırkası nı kurdu. Halk Fırkası 1924 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası na, 1935 te de Cumhuriyet Halk Partisi ne dönüştürüldü.
CUMHURİYET SENATOSU : BAKINIZ SENATO
CUMHURİYETÇİLİK : Devlet yönetim biçimi olarak, Millet Egemenliğine dayalı Cumhuriyet rejimini öngörmek ve bunu bir yaşam biçim olarak benimsemektir.

                                      - Ç -

ÇARLIK REJİMİ
: Rusya da 1917 Bolşevik ihtilaline kadar iktidarda olan, Çar adı verilen siyasi liderler tarafından yönetilen monarşik yönetime verilen isim.
ÇERKES ETHEM : Manyaslı bir çiftçi ailesinin çocuğudur. İki ağabeyi Tevfik ve Reşit Beyler Harbiye mezunu subaylardır. Babasının asker olmasına izin vermemesine rağmen evden kaçarak İstanbul Bakırköy küçük zabit mektebine (Astsubay hazırlama okulu) kaydolmuş, Astsubay olarak mezun olmuş. Birinci dünya savaşında Rauf ORBAY ın emrinde İran harekatına katılmıştır. Savaşın bitiminden sonra ağabeyleri ile beraber çiftliğine geri dönmüştür. Rauf ORBAY ın talimatı ile batı Anadoluda Kuvva-i Milliyenin kuruluşunda rol almıştır. Balıkesir havalisinde sevilen bir ailenin çocuğu olması sebebiyle kısa süre içinde çoğu çerkeslerden iki bine yakın kişiden oluşan Kuvva-i Seyyare (Seyyar kuvvetler) i oluşturmuştur. Bu birlikleriyle Bolu-Düzce-Hendek-Anzavur ve Yozgat isyanlarını bastırmıştır. Kısa süre içinde ünlenmesi üzerine şımarmış ve TBMM hükümetinin ve batı cephesi komutanlığının emirlerini dinlemez hale gelmiştir. Mustafa Kemal Paşa ve TBMM nin bütün uzlaşma çabalarına karşı olumsuz tavır alması üzerine İsmat Paşa komutasındaki askeri birlik üzerine sevkedilmiş ve kuvvetleri yenilerek kendisi kardeşleri ve yakın adamlarıyla Yunanlılara sığınmıştır. Bir süre Atina da kaldıktan sonra Ürdün e geçerek oradaki Çerkes kolonisinde yaşamaya başlamıştır. Cumhuriyetin 15 nci yılı nedeniyle çıkarılan genel af çerçevesinde ağabeyleri Tevfik ve Reşit Beylerin yurda dönmesine rağmen Ethem dönmemiştir. Kendisine neden yurda dönmediğini soran Türkiye nin Beyrut Büyükelçisine Hangi yüzle döneceğim cevabını vermiştir. 1948 yılında Ürdünde vefat etmiş ve gene Ürdün de defnedilmiştir.
ÇOĞULCU DEMOKRASİ : Bu tarz demokrasilerde iktidarda bulunan siyasi düşüncenin yanısıra muhalefetteki siyasi düşünceler de değişik mekanizmalarla devlet yönetiminde söz sahibi olurlar. Bu tür yönetimlerde soru önergesi, Meclis Soruşturması Gensoru gibi Meclis içi denetim mekanizmalarının yanısıra, sivil toplum örgütlenmeleri (Meslek odaları, dernekler, sendikalar) ve basın, kamuoyu oluşturarak siyasi iktidarı denetlerler.

                           - D -

DAHİLİYE NEZARETİ : Osmanlı Devlet teşkilatında iç işleri Bakanlığına verilen isimdir.
DAMAT FERİT PAŞA : Asıl adı Ahmet Ferit olup, çeşitli büyükelçiliklerde ikinci katip olarak çalışırken Abdülmecid in kızı Mediha Sultan la evlenerek (II.Abdülhamid ve Vahdettin nin kız kardeşi) Saraya damat olmuş ve rütbesi vezirliğe yükseltilmiştir. Osmanlının son döneminde beş kere Sadrazamlık görevinde bulunmuştur. Anadolu ya yabancı devletlerin girmesine olanak veren Serv Antlaşmasını baş delege olarak imzalamış, İngiliz taraftarı bir siyaset izleyerek bu devletin mandasını gerçekleştirmek için kurulan İngiliz Muhipleri Cemiyeti nin kurucu üyeleri arasında yer almıştır. Kurtuluş Savaşını önlemeye çalışıp, M.Kemal ile bazı arkadaşlarını idama mahkum ettirmiştir. 1922 de Yurt dışına kaçan Damat Ferit, Hiyaneti Vataniye Konunu gereği yargılanıp vatandaşlıktan çıkarılmış, 1923 te Fransa da ölmüştür.
DARBE : Bir ülke de zor kullanarak hükümeti devirme hareketi (Örnek:Enver Paşa nın 1913 Bâb-ı Ali Baskınıyla hükümeti ele geçirmesi)
DAR-ÜL FÜNUN : 1869 yılında İstanbulda kurulan modern anlamda eğitim veren ilk üniversitenin adı. 1933 Üniversite reformuyla İstanbul Üniversitesi adını almıştır.
DAVA VEKİLİ : Avukat.
DEDE : Tarikat örgütlenmesi içinde şeyhten sonra gelen bir rütbedir.
DEMİRCİ MEHMET EFE : Aydın cephesi Kuvayi Milliye Komutanıdır. Yunanlıların İzmir i işgalinden sonra ulusal kurtuluş savaşı na katılmıştır. Daha sonra Denizli ye baskın düzenleyip 200 kişiyi kurşuna dizmiştir. Bu davranışı Milli Mücadeledeki yararlı hizmetlerinden dolayı affedilmiştir.
DEMOKRASİ : Halkın kendi seçtiği temsilciler eliyle kendi kendini yönettiği devlet sistemine demokrasi denir. Demokratik yönetimlerde değişik düşünceleri savunan siyasi partiler, belli zaman aralıklarında yapılan serbest seçimler, eşitlik, hukukun üstünlüğü ve düşünce özgürlüğü vardır.
DEMOKRATİK DEVLET : Halkın devlet yönetimine katılması esasına dayanan devlettir.
DERNEK (CEMİYET) : Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk. (Örnek: Esnaf ve Sanatkarlar derneği)
DERVİŞ : Bir tarikata girip onun kural ve törelerine bağlı olan kişi, kul.
DEVLET : Bir toprak parçası üzerinde yaşayan insanların yaşamlarını belirli bir düzen içinde sürdürebilmek amacıyla oluşturmuş oldukları hukuki ve siyasi organizasyondur.
DEVLET DENETLEME KURULU (D.D.K.) : Devlet hizmetinde en az yirmi yıl çalışmış kişiler arasından Cumhurbaşkanının seçimiyle oluşan bir kuruldur. Yönetimin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla Cumhurbaşkanının talimatıyla her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.
DEVLET GÜVENLİK MAHKEMESİ (D.G.M.) : Devletin birliği ve bütünlüğüne karşı suç işleyenlerin yargılandığı özel mahkemelerdir. Bir tür ceza mahkemesi olan D.G.M. lerde devletin düzenini değiştirmeye veya bölmeye çalışan kişiler yargılanır. (Örnek : PKK. Teröristleri, Komünist, Faşist yada şeriat düzenini getirmeye çalışan suçlular.)
DEVLETÇİLİK : Kurtuluş Savaşı sonrası hızlı bir ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla geliştirilmiş olan ekonomi teorisidir. Özel sektör işletmeciliği ile devlet işletmeciliğinin birlikte ve uyum içinde çalışarak ekonomik kalkınmayı sağlamasını hedeflemiştir.
DEVLETLEŞTİRME (KAMULAŞTIRMA) : Devlet ihtiyaçları nedeniyle herhangi bir toprak veya sanayi tesisinin bedeli sahibine ödenmek şartıyla devlet mülkiyetine geçirilmesidir. (Örnek : Toprak reformu yapıp topraksız köylüye dağıtmak amacıyla büyük toprak sahiplerinin topraklarının devletleştirilmesi veya Kıbrıs Barış Harekatı sırasında yabancı petrol şirketlerine ait petrol rafinerilerinin devletleştirilmesi)
DİVAN-I HARP : 1870 yılında kabul edilen Askeri Ceza Yasası nın öngördüğü bir tür mahkeme. Savaş dönemlerinde hizmet verirdi. Savaş esnasında askeri hizmetle ilgili işlenen suçları yargılamakla görevli idi. Olağanüstü yetkilerle donatılmış olan bu mahkemeler beş yargıçtan oluşur ve savunma avukatı bulundurulmazdı.
DİKTA : Hiç bir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk.
DİKTATÖR : Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse, zorba.
DİKTATÖRLÜK : Egemen ve mutlak siyasi bir gücün, bir veya birçok kişinin oluşturduğu bir yürütme organınca, denetimsiz olarak yürütüldüğü siyasi düzen veya bir diktatör tarafından yönetilen ülke.
DOGMA (NAS) : Doğruluğu sınanmadan benimsenen, bir öğretinin veya ideolojinin temeli sayılan teori. (Örnek: Hitler in üstün ırk teorisi)
DOKTRİN (ÖĞRETİ) : Belli bir konuda, bilimsel bir görüşle, aynı hedef ve ilkeler doğrultusunda ortaya atılan düşünceler.
DOKUNULMAZLIK (YASAMA DOKUNULMAZLIĞI) : Milletvekilleri Meclis içi ve dışında ileri sürdükleri düşüncelerden ötürü suç unsuru oluşturup Meclisçe dokunulmazlıkları kaldırılmadığı sürece soruşturulamaz, gözaltına alınamaz ve tutuklanamazlar. Ağır cezayı gerektirecek suçlar hariç milletvekili seçilmeden önce ve milletvekillikleri döneminde de işledikleri suçlardan dolayı yukarıdaki esaslar geçerlidir. Ancak Milletvekili seçilememe durumunda veya Meclisçe dokunulmazlığı kaldırıldıktan sonra haklarında işlem yapılabilir. Bunun amacı Milletvekillerinin hiç bir baskı altında kalmaksızın yasama işlevini yerine getirmesi ve düşüncelerini açıkça ifade edebilmesidir.
DOMİNYON : İngiliz Uluslar topluluğuna (Common wealth) üye olan bağımsız ülkelere verilen ad. (Örnek: Yeni Zelanda, Hindistan, Avusturalya, Kanada)
DÜRRİZADE ABDULLAH EFENDİ : Damat Ferit Paşa döneminde Şeyhülislamlığa atanmış bir din adamıdır. Atatürk ve arkadaşlarının asi olduğuyla ilgili fetva vererek, öldürülmelerini duyurmuştur. Milli Mücadele nin başarıya ulaşmasından sonra yurt dışına kaçmıştır.
DÜYUN-U UMUMİYE : Osmanlı Devleti, aldığı dış borçları ödeyemez duruma düşünce 1881 de Muharrem Kararnamesi ile moratoryum (iflas=dış borçları ödeyememe) ilan etmiştir. Bunun üzerine Osmanlı Devletinden alacaklı olan devletlerin temsilcilerinden oluşan Düyun-u Umumiye (Genel Borçlar) idaresi kurulmuştur. Bu kuruluş tuz, içki, İpek, tütün, balık avı ve damga gibi gelirlerine el koymuştur. Bu vergi gelirleri Düyun-u Umumiye idaresinin kasasında toplanır. Borçlu olunan devletlerin ana para ve faiz ödemeleri düşüldükten sonra kalan miktar Osmanlı Maliyesine teslim edilirdi. Düyun-u Umumiye idaresinin kurulmasıyla Osmanlı Devleti Mali bağımsızlığını yitirmiş siyasi bağımsızlığı da önemli ölçüde tehdit altında olmuştur.




Kavramlar Sözlüğü CÇD yazısı toplam 3328 defa okundu
Kavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Kavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Kavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler
Kavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | SözlüklerKavramlar Sözlüğü CÇD | Sözlükler