Edebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler

Edebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler Edebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler



Edebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler Edebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler
 
Edebi Deyimler Terimler OPR
Kategori : Sözlükler

Edebiyat Sözlüğü
-Deyimler ve Terimler-
                           
                            - OÖ -

ORTAOYUNU
: An'anevî Türk tiyatrosunda, dört yanı seyircilerle çevrili meydanda, sahnesiz, perdesiz, dekorsuz ve herhangi bir yazılı metne bağlı kalınmadan oynanan oyun. Meydan oyunu.
OTOBİYOGRAFİ : Bir kimsenin kendi hayat olaylarını anlattığı eser.
OZAN : Eski Oğuz Türkleri'nin halk şairlerine ve türkücülerine verdikleri ad.
ÖZDEYİŞ : Vecize. Atasözü. Özlü söz. Bir düşüncenin en kısa yoldan anlatılmış şekli.

                              - P -

PANDOMİMA
: Yalnız işaretle oynanan sözsüz tiyatro.
PARODİ : Ciddî bir eserin, bir şiirin, alaylı bir şekilde yazılan  benzeri Tehzil.
PASTORAL : Kır ve çoban hayatını, törelerini anlatan, bunları tanıtmayı ve sevdirmeyi amaçlayan eser. Edebî türlerin hepsi pastoral (çobansı) görüşle yazılabilir.
PATETİK : Seyredenleri ya da dinleyenleri çok etkileyecek şekilde yazılan eser.
PİYES : Sahnede oynanmak için yazılan edebî eser.
PROLOG : Bir romanın, bir tiyatro eserinin baş tarafına eserin ana fikrini belirtmek üzere konan giriş bölümü.
 
                             - R -
 
RAHŞİYE : Divan edebiyatında bir atı (veya atları) övmek için, at sevgisiyle yazılan kaside.
RAPOR : Bir konunun incelenmesi sonunda, inceleme sonucunu bildiren yazı. (Doktor raporu, polis raporu, keşif raporu...)
REALİZM  : Bkz: Gerçekçilik.
REDDİYE : Bir meselenin, bir konunun, bir görüşün aksini savunan yazı.
REDİF : Uyakların (kafiyenin) son sesinden sonra aynen tekrarlanan, anlam ve görevi bir olan takılar, ekler, kelimeler.
REJİSÖR : Tiyatro ve sinemalarda aktörlerin rollerini dağıtan, oyunu veya filmin çekimini yöneten, yazarın söylemek istediklerini seyirciye en iyi şekilde verebilmek için yapılması gerekenleri gösteren kişi.
REMZ : Remiz. Rumuz. Simge. Bir sözü açıkça söylemeyip, onun anlamını başka bir söz kullanarak belirtme. (Divan Edebiyatı'nda)
REPLİK : Cevap verme. Bir tiyatro eseri oynanırken, sahnede konuşanların birbirlerine söyledikleri sözlerin herbiri.
REVİ : Uyaklarda son ses. Uyağın son harfi.
REVÜ : Dans ve oyunlardan meydana gelmiş sahne eseri.
RİTİM : Ahenk. Cümledeki vurguların, hecelerdeki ses özelliklerinin, durakların düzenli bir şekilde tekrarlanması. (Eski deyim: İttirat).
ROMAN : Olmuş ya da olabilecek olayları ayrıntılı şekilde anlatan uzun yazı. Düzyazının hikâyeleme türü.
Romanın başlıca özeliiği:
Uzun oluşu, kişilerinin fazla oluşu, değişik mekânlarda ve zamanlarda geçmesi. Romantik roman: Duygularla hikâyelerin eserin bütününe, görgü ve araştırmalara hâkim olduğu roman. Realist Roman: Araştırmaların ve görgülerin duygu ve hayallerden daha kuvvetli olduğu roman. Natüralist roman: Realist romanın daha ileri gitmisjürü. Romanların, Sanatçı Roman, Bilinç Akışı Romanı, Öğretimli Roman, Çözümleme Romanı, Bölge Romanı, Polisiye Roman, Macera Romanı, Pastoral Roman, Satirik Roman vb. türleri de vardır.
ROMANTİZM : Onsekizinci yüzyıl sonlarında gelişen ve klasik edebiyatın yerine geçen, duygu ve hayale fazla yer veren edebiyat çığırı.
RÖNESANS : Avrupa'da Ortaçağ'da bilim ve sanatta hüküm süren geriliği yıkmış olan uyanış, yeniden doğuş. Eski çağların bilim, sanat konularını yeniden gün ışığına çıkarma, onları yeni anlayışla taklit etme ve yeni eserler yaratma çağı. (16. ve 17. yüzyıllar).
RÖPORTAJ : Aslı Fransızca olan bu deyim, bir gazetecinin herhangi bir yeri, bir kurumu gezerek gördüklerini, kendi görüşlerini de katarak yazması anlamına gelir. Röportaj yazısı resimli de olabilir.
RUBAİ :İki beyitten (dört dizeden) oluşan manzume.-Rubailerde birinci, ikinci ve dördüncü dizeler birbirleriyle uyaklı, üçüncü dize ise serbest olur. En önemli özelliği, az sözle çok şey anlatmasıdır. Aruz vezni \\e yazılır. Doğunun en güzel rubailerini söyleyen iki şair Ömer Hayyam ve Mevlânadır.
RÜCU : Geri dönme. Evvelce söylenmiş bir fikirden döner gibi görünerek, o fikri daha da kuvvetlendiren yeni bir dize söylemek.




Edebi Deyimler Terimler OPR yazısı toplam 3264 defa okundu
Edebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Edebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Edebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler OPR | Sözlükler