Edebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler

Edebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler Edebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler



Edebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler Edebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler
 
Edebi Deyimler Terimler İKL
Kategori : Sözlükler

Edebiyat Sözlüğü
-Deyimler ve Terimler-

                                  - Iİ -

IRAKLAMA : Konu dışına çıkma. Söz arasında asıl konudan uzaklaşma ve böylece söylenen söz.
ISTILAH : Bir bilim veya sanata özgü kelime, deyim. Herkesin anlayamadığı, konuşma dilinde bulunmayan karışık ve garip kelime. Terim. Deyim.
İÇ KAFİYE : Dizenin içinde fazladan yapılan kafiye (uyak). Divan şiirinde örnekleri çoktur.
İDİL : Konusunu çoban ve kır hayatından alan aşk şiiri.
İKTİBAS : Bir söz veya fıkrayı olduğu gibi veya kısaltarak alma.
İLÂHÎ : Allah'a ait. Allah'a özgü. Allah'a dua etmek için yazılan ve ezgi ile söylenen nazım. Yedili, sekizli, onbirli hecelerle söylenir. İlâhî, tekke edebiyatının en önemli türlerinden biridir. Mevlitlerde, bir çocuğun okula girmesi münasebetiyle veya sünnet düğünlerinde yüzyıllardan beri okunur. Bu ilâhilere Mevleviler "Âyin", Bektaşiler 'Nefes', Gülşenîler 'Tapuğ', Halvetîler 'Durak', diğer tarikatlerin mensupları da "Cumhur" adını vermişlerdir.
İMÂLE : Aruz vezninde bir hecenin kendisinden daha uzun okunması. Bir heceyi iki hece sayacak kadar uzun okuma.
İNŞÂ : Yazıya dökme, kaleme alma. Eskiden güzel nesir (düz yazı) yazmaya inşâ denirdi.
İNŞÂD : Ezber okuma. Bir şiir veya düzyazıyı, anlamına uygun bir şekilde yüksek sesle okuma.
İNTİHAL : Bir başkasının eserinden parçalar alıp kendininmiş gibi gösterme.
İRTİCAL : Sözü düşünmeden o anda zihne doğduğu gibi söyleme veya yazma (İrticalen konuşma).
İSTİARE : İğrettleme. Birinden ödünç alma, iğreti bir şey alma. Bir sözün gerçek anlamını kaldırarak, benzerliği olan diğer bir anlamı iğreti olarak verme.
 
                              - K -
 
KAFİYE  : (Bkz. Uyak).
KALENDERİ  : Saz şairlerinin mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün veznine göre düzdükleri gazeller.
KASİDE : Divan Edebiyatı'nda en çok kullanılan nazım şekillerinden biri. En az onbeş beyitten oluşur. Bütün beyitlerin İkinci dizesi baştaki dize ile uyaklı bulunur. Kasideler çok defa büyükleri övmek için yazılır.
KISSA  : Kendisinden bir ders, bir ibret alınan kısa hikâye, fıkra ya da masal.
KİNAYE : Üstü örtülü dokunaklı söz. Bir kelimeyi hem gerçek, hem mecazî anlamıyla kullanma, iki anlama gelecek şekilde söyleme, dolaylı olarak anlatma.
KİTABE : Dikilitaşlara, duvarlara kazılmış veya kabartma olarak yazılmış yazı. Yazıt.
KLASİK : Eski Yunan ye Lâtin sanat edebiyatına ait olan eserlere bu isim verilir. Üzerinden çok zaman geçtiği halde değerini yitirmeyen kitaplara da 'klasik eserler' diyoruz.
KOÇAKLAMA : Halk edebiyatında yiğitlik, savaş gibi konuları işleyen ya da bir kahramanı övmek için coşkunlukla yazılan koşmalara verilen ad.
KONFERANS : Bilim, sanat, kültür gibi alanlarda bilgi vermek, bir konuya açıklık getirmek, yeni bir görüşü savunmak amacıyla, topluluk karşısında yapılan konuşma.
KOŞMA : Halk edebiyatımızın, çoğu 11 heceli olan en yaygın nazım türlerinden biridir. Koşmanın başlıca konulan aşk ve tabiat güzellikleridir. Dörtlük bentler halinde yazılır ve özel bir ezgi ile okunur.
KOŞUK : Kaç dize olursa olsun kendi başına bir bütün olan manzum parça. Çok eskiden beri Türklerin tabiat, aşk duygularını dile getirdikleri manzume.
 
                              - L -

LAEDRİ : Sözlük anlamı 'bilmiyorum' demek olan bu kelime, eskiden yazanı bilinmeyen şiirlerin altına konur ve "şairi bilinmiyor" anlamını verirdi.
LEBDEĞMEZ  : Dudak değmez. Bir dize, bir beyit veya cümlede, b,p,f,m,v    gibi dudakları birleştiren seslerin bulunmaması:
LİRİK : İçten gelen duyguların coşkun bir şekilde anlatıldığı nazım türü. Eski Yunanlılar bunu lir eşliğinde söylediği için bu adıi almıştır
LÛGAZ : Bilmece. Divan şiirinde insan adı dışındaki nesnelerle ilgili olarak yazılan manzum bilmece. Anlaşılması, çözülmesi güç söz.




Edebi Deyimler Terimler İKL yazısı toplam 3582 defa okundu
Edebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Edebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Edebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler İKL | Sözlükler