Edebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler

Edebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler Edebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler



Edebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler Edebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler
 
Edebi Deyimler Terimler FGH
Kategori : Sözlükler

Edebiyat Sözlüğü
-Deyimler ve Terimler-
                             - F -
 
FABL : Olay kahramanları çoğunlukla hayvanlardan, bitkilerden seçilen, bir ahlâk ve hayat dersi veren yazı türü. Hayvanlar, bitkiler aslında gerçek insanları simgelerler. (La Fontaine1 in tabileri bu türün en güzel örneklerinden sayılır.)
FAHRİYE : Bir şairin yazdığı kasidede kendisini öven bölüm.
FARS : Halk zevkini okşayan basit hareketli, mübalâğalı komedi. Kaba olay ve yergilere çok yer verilen, halkı güldürecek hareketleri sık sık tekrarlayan komedi.
FECRİ ÂTİ : Meşrutiyetin ilân edilmesiyle 1908'de, Servet-i Fünun dönemi edebiyatına bir tepki olarak doğan, "Sanat sanat içindir" ilkesini benimseyen edebiyat hareketi. Bu kadronun bellibaşlı yazarları şunlardır: Ahmet Haşim, Ahmet Samim, Ali Süha, Cemil Süleyman, Emin Bülent, Emin Lâmi, Fazıl Ahmet, Fuat Köprülü, Refik Halit, Hamdullah Suphi, İzzet Melih, Mehmet Behçet, Tahsin Nahit, Yakup Kadri.
FIKRA : Tuhaf ve nükteli kısa hikâyecik. Gazetelerin belirli sütunlarında günlük konulara şöylece dokunup geçen küçük makale. Gazete ve dergilerin belli bir yerinde genel bir başlıkla yazılan fıkraya kronik de denir.
FİKİR YAZILARI : Düşünce yazıları. Düşünceye bağlı, eşyanın zihinde aldığı şekiller esas tutularak yazılan yazılar.
FOLKLOR : Halkbilgisi. Bir toplumun inançlarını, alışkanlıklarını, söylenen türkü, fıkra, masal, atasözü, bilmece, tekerleme, efsane gibi varlıkları inceleyerek, o toplumun yaşayış ve duyuşunu anlatmaya çalışan bilim dalı.
FÜTÜRİZM : Gelecekçilik. Bu akım, daima değişeni anlatmak ister. Geçmişi, alışkanlıkları bir yana iter, geleceğin dinamik hayatını vermeye çalışır.
         
                               - G -

GALAT : Edebiyatta, 'kurallara uymayan söz' anlamına gelir. Herkes tarafından yanlış olarak kullanılan kelimelere 'galatı meşhur' alay olsun diye bile bile yanlış söz kullanmaya ise 'galatı tahakkümî' denir.
GAZEL : Aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış, uzunluğu genellikle 5 beyitle 12 beyit arasında değişen manzume. İlk beytinin dizeleri kendi aralarında uyaklı, sonraki beyitlerin birinci dizesi serbest, ikinci dizeleri ise ilk beyitle uyaklı nazım şeklidir. Aruzun her kalıbı ile yazılır.
GENÇ KALEMLER : 1911'de Selanik'te yayımlanan bir derginin adıdır. Bu dergide yazı yazan Ziya Gökalp, Ali Canip Yöntem, Ömer Seyfettin, dilimizin sadeleşmesi için şu görüşleri ileri sürüyorlardı:
       1-Bir dil başka bir dilden kelime alabilir ama kural alamaz. Konuşma dili ile yazı dili ayrı olamaz, bu ikiliğin önüne geçilmelidir.
       2- Arap harfleri Türkçe'yi yazmaya elverişli değildir. Dedelerimizin Arap dilini ve kurallarını almaları dilimizin aleyhine olmuştur.
       3- Arapça, Farsça tamlama ve çoğul kuralları kullanılmamalıdır.
       4-Konuşma dili İstanbul Türkçesi olmalıdır, bu Türkçe güzeldir ve Türklerin çoğu tarafından anlaşılmaktadır.
       5- Güneş varken şems, ay varken kamer denmeme-lidir. Yerleşmiş Arapça, Farsça kelimeler halkın söylediği gibi yazılmalıdır: Kalabalık, hoca, menekşe, kavga., gibi...
       6-Yazı dilinde yanız millî dilbilgisi hâkim olmalıdır.
GERÇEKÇİLİK  : Realizm. Hayatın, hiç değiştirilmeden olduğu gibi verilmesi gerektiğini savunan akım.
GİRİŞ  : Kitabın başına yazılan  açıklamalı özet. Kitabın daha iyi anlaşılması için ilk bilgileri, anahtar bilgileri veren açıklama.
GÖZLEM : Bir yazıyı yazmadan önce gereken bilgileri edinmek, çevremizi incelemek, iyi anlamak istediğimiz şeyin belirtilerini gözden geçirmek gerekir. Bunları yapmaya 'gözlem' diyoruz. Tabiatı, dış âlemi gözden geçirmeye 'dış gözlem', kendimizi gözden geçirmeye ise 'iç gözlem' denir.
GÜLDESTE : Gül demeti. Antoloji. Seçme manzum ve düzyazılardan meydana getirilen eserlerin genel adı.
GÜZELLEME  : Lirik manzum şekli. Halk edebiyatında derin, kuvvetli duyguları anlatan şiir. Tabiat, kadın, at gibi beğenilen varlıklar için yazılmış övgü. Divan Edebiyatı'nda bu tarz manzumelere Mehdiye denir.
GÜZEL SANATLAR : Edebiyat, müzik, dans, heykelcilik ve mimarlık sanatlarının ortak adı. Resim, tiyatro, sinema da güzel sanatlar arasında yer alır. (Eski deyim: Sanayii nefise).

                                - H -

HALK EDEBİYATI: Halkın ruhundan doğan ve halkın değerlerini gösteren bu edebiyat türü bir atalar mirasıdır ve yüzyıllardan beri yaşamaktadır. Anonim Halk Edebiyatı, yazarları belli olmayan eserleri kapsar. Âşık Edebiyatı ise saz şairlerinin şiirleridir.
HALK HİKÂYESİ : : Bir topluluk karşısında hikayeci âşıklar tarafından söylenen hikâyelerdir. Nazım ya da düzyazılı olabilirler. Yazarları da belli değildir. Bunlar halkın yüzyıllar boyu söyleyegeldiği, din-leyegeldiği ve beğendiği hikâyelerdir. Atalar mirasıdır. Manzum kısımları saz çalarak, düz kısımları taklitler, jestlerle söylenir.
HALK ŞİİRİ : : Çoğu hece vezni ile yazılmış, yazarı bilinmeyen, mani, türkü, varsağı, ağıt gibi koşuklar (manzumeler)'dir.
HAMSE : Mesnevi biçiminde yazılmış beş kitaptan oluşan takım. Aynı şairin yazdığı beş mesnevi.
HAŞİYE : Bir yazı sayfasının altında, o yazının bir yeriyle ilgili olarak yazılan açıklama. (Eski deyim: Derkenar. Hamiş.)
HATIRAT :  Bkz.: Anılar.
HECE : Bir ya da birkaç sesten oluşan ve bir solukta çıkarılan ses öbeği. Bu sesler ünlü ya da ünsüz olabilirler. Sesli (ünlü) harfle biten hecelere 'açık hece', sessiz harfle biten hecelere ise 'kapalı hece' diyoruz.
HECE VEZNİ : Belirli sayıdaki hece kümelerine dayanan nazım ölçüsü. Türk dilinin en eski zamanlardan beri tabiî ölçüsü hece veznidir.
HİCİV : Yergî. Birini yermek için yazılan yazı, beyit, kıta, gazel ya da kasidedir. İyi kullanıldığı, haktan, doğrudan yana olduğu sürece etkilidir. Fakat düşmanlık için, kıskançlık ya da başka sebeplere dayanan hicivler, kabalık; bayağılık, küfürlü hicivler, sanatlı hiciv sayılmaz. Hiciv, sanatlı yergidir.
HİKÂYE : Hayalde tasarlanan birtakım olayları anlatarak okuyanda he-
yecan veya zevk uyandıran yazı türü. Hayatta olan veya olabilecek olayların, az çok ayrıntıları verilerek anlatılması. Hikâyelerin bellibaşlı özelliği, kişilerinin az, bu kişilerin hayatlarının yalnız bir bölümünün anlatılması ve kısa yazıl--maşıdır.
HİKMET : Hayatta yol gösterecek değerde olan kısa, özlü söz. Evrendeki şeylerin asıllarını, mahiyetlerini anlatan bilgi. 12. yüzyılda Türkistan'da büyük bir tarikat kuran Ahmed Yesevî* nin tasavvuf fikirlerini, güzel ahlâka dayanan inançlarını hece vezni ve halk diliyle söylediği felsefî manzumeler. (Bugünkü karşılığı: Uzsöz. Bilgelik. Sebep. Neden.)
HİTABET : Bir fikri, bir dâvayı karşısındakilere dil ustalığı ile anlatma sanatı. Söz söyleme sanatı. Kalabalık önünde söz söyleyen kimseye 'hatip' denir.
HOYRAT : Güneydoğu Anadolu'da ve Kerkük Türkleri arasında yaygın olan bir cinaslı manidir. Hoyratın uyaklarında söylenişi ayni ama anlamları farklı kelimelerin bulunması onu diğer manilerden ayırır: Örnek:

Gül eser, gül eser
Bülbül öter, gül eser,
Bağmancı kurban olam
Var yatağın güle ser.




Edebi Deyimler Terimler FGH yazısı toplam 5702 defa okundu
Edebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Edebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Edebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler FGH | Sözlükler