Edebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler

Edebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler Edebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler



Edebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler Edebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler
 
Edebi Deyimler Terimler DE
Kategori : Sözlükler

Edebiyat Sözlüğü
-Deyimler ve Terimler-

                           - D -

DADAİZM
  : Dil ve estetik kurallarını tanımayan, anlatımda başıboş bir yol tutan, bile bile kapalılığa sapan bir çığır. (XX. Yüzyıl başlarında Fransa'da meydana geldi).
DEKADAN  : XIX. Yüzyıl sonlarında, Fransa'da, Parnasiyenler'e karşı bir tepki olarak simgeciliği (sembolizmi) aşırı dereceye çıkaran sanatçılara verilen ad.
DEMAGOJİ : Halkın duygularını okşamak suretiyle kendi çıkarlarını gütme yolu. (Eski deyim: Mugalata)
DEMEÇ : Yetkili bir kimsenin bir mesele üzerinde basın, televizyon gibi araçlarla halka aydınlatıcı bilgi vermesi. Beyanat.
DENEME : Bir yazarın, herhangi bir konu üzerinde özel görüş ve düşüncelerini, iddiasız olarak anlatması.
DESTAN : Milletlerin, yiğitlerin başlarından geçen veya geçtiği varsayılan olağanüstü kahramanlık olaylarını anlatan manzumeler. Daha çok 11 heceli halk şiiri tarzında yazılmışlardır. Kökü tarihe dayanan, ilhamını tarihten alan bir Halk Edebiyatı türü olduğunu da söyleyebiliriz.
DEVRİYE  : Evrenin ve insanın Tanrı'dan çıkıp tekrar Tanrı'ya dönmesi felsefesine göre bu devir safhalarını anlatan tasavvuf şiiri.
DİDAKTİK : Bir konuyu, bir bilgiyi öğretmek amacıyla yazılan yazılar. Didaktik eserlerin amacı 'öğretmek'tir.
DİVAN : Divan şiirlerinin toplandığı kitap. (Bu kitabın en başına Tanrı, Peygamber, devrin ileri gelenleri için yazılmış kasideler, sonra kafiyelerin alfabe sırasına göre gazeller, rubailer, musammatlar, terkib-i bend ve terci-i bendler, en sona da tek
DİVAN EDEBİYATI : Dil, ruh ve teknik bakımından Arap ve Fars Edebiyatı'nın etkisi altında gelişen, Tanzimat'tan sonra yavaş yavaş yerini Batı Edebiyatı'nın etkilerine bırakan edebiyat çığırı. Onal-tıncı ve onyedinci yüzyıllarda doruğa çıktı ve Bakî, Fuıulî, Nefî, Nedim, Şeyh Galip gibi büyük şairler yetiştirdi. Divan Edebiyatı'nda şairler aruz vezniyle yazıyorlardı.
DİYALOG : Piyes, roman, hikâye gibi eserlerde iki ya da daha fazla kişinin konuşması. Konuşmalı yazılmış eser.
DİZE : Mısra. Bîr koşukta en küçük birliği meydana getiren söz dizisi.
DÖRTLÜK : Dört dizelik kıta. Halk Edebiyatı'nda dört dizeli bentlerden meydana gelen manzume.
DRAM : Hayattan alınma tiyatro olayı. Sahne eseri.
DURAK  : Bir dizenin orta yerinde ses aralığı, belli ölçülere göre bölüm yerleri. (Duraklarda kelime bitmiş olur).
DURU SÖZ : Konuyu, gereksiz kelime katmadan eksiksiz aniatan söz. Çapraşık olmayan cümle.
DRAMATİK: Dramla ilgili. Tiyatroda temsil edilmek üzere yazılan eser.
 
                            - E -

EBCED : Rakamları harflerden olan tarih düşürme sanatı. Eski alfabede, 1'den 1000'e kadar her harf bir sayıyı karşılıyordu. İlk on harf sıra ile 1,2,3,4 vb. rakamlarını, sonraki on harf 100'e kadar onlu basamakları gösteriyordu. Daha sonra yüzlü basamaklar geliyordu. Örnek: E (elif) 1, Z (ze) 7, y 10, f 80, hı 600, g (gayn) 1000 idi. Tarih, en son dizeye konurdu. "Belgrad Karasını aldı Mehemmed Paşa" dizesinde tarih 1152 (Hicrî)'dir.
EDEBİ : Edebiyatla ilgili, edebiyata ait.
EDEBİYATI CEDİDE : 1896'dan 1911'e kadar süren edebiyat hareketi. Servet-i Fü-nıyı akımı ile Fecr-i Âti akımı arasında yer alan dönem.
EDİB  : Edebiyat eseri meydana getiren kimse. Yazar. Kalem sahibi.
EFSANE : Az çok tarihe dayanmakla beraber daha çok inanılmaz olaylarla dolu, süslü halk hikâyesi, (Efsanelere "tarihî olaylarla örülü masallar" diyebiliriz).
ELEJİ : Gönül acılarını, dünya üzüntülerini anlatan, lirik şiir.
EKZİSTANSİYALİZM : (Bk.: Varoluşçuluk)
EKSPRESİYONİZM : Dışâ verimcilik, dışavurmacıhk. Hayatın daha çok iç gerçeklerini anlatmaya önem veren akım.
ELEŞTİRME   : Bir sanat eserinin gerçek değerini belirtmek için yapılan inceleme. Tenkid.
ELYAZMASI : Matbaanın icadından önce hattatların yazdıkları nüshalar. Basılı olmayan, elle yazılan kitap.
EMPRESYONİZM: İzlenimcilik. Tabiatı, bütün ayrıntıları ile ve olduğu gibi değil, ancak ondan edinilen izlenim ölçüsünde ve niteliğinde anlatmak. Yazar, gördüklerinin onda uyandırdığı duyumları esas alır.
EPİK EPOPE : Kahramanları ve kahramanlıkları konu edinen uzunca manzume. Hamasî şiir. Kahramanlık şiiri.
ESATİR : Eski çağların kahramanlık olaylarını, ilâhların, milletlerin, yiğitlerin başlarından geçen olağanüstü halleri anlatan uzun hikâye.
ESTETİK : Tarih öncesi ilâhlarının efsanevi maceralarını anlatan ve bir topluluğun duygularını, özlemlerini dile getiren hikâyeler. Bir milletin oluş masalı. Mitoloji. Güzelliği ve güzelliğin insan ruhundaki etkilerini konu alan felsefe kolu. Bediî.
EZGİ : Belli bir kurala göre meydana getirilen, kulakta hoşluk uyandıran, özellikle koro için yazılan lirik şiir. Türkü.




Edebi Deyimler Terimler DE yazısı toplam 3765 defa okundu
Edebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Edebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Edebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler
Edebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | SözlüklerEdebi Deyimler Terimler DE | Sözlükler