 |  |  |
 |
|
|
|
|
Coğrafi Terimler Deyimler KLMN
Kategori : Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler
-K-
Kadastro haritası: Bir ülkede her çeşit arazi ve mülklerin yeri, alanı ve sınırlarını gösteren harita. Bu harita devlet tarafından yapılır. Kaldera: Bir volkanın patlaması veya tepe kısmının çökmesi sonucunda oluşan geniş çukur. Kalkınmada öncelikli yöre: Ekonomik yönden kalkınmada geri kalmış olan ve kalkınması için devlet tarafından çeşitli yardım ve kolaylıkların sağlandığı yöre. Kanyon: Derin ve dimdik yamaçlı boğaz biçimindeki vadi. . Kapalı havza: Akarsuları denize ulaşamayan bölge. Örnek: Iç Anadolu kapalı havzası. Kaplıca: Sıcak su çıkaran bir çeşit kaynak. Yerin derinliklerinden gelen ve çeşitli minerallere sahip olan bu sıcak sular, çeşitli hastalıkların tedavisinde fayda sağlamaktadır. Karadeniz Ekonomik Işbirliği (KEIB) : Karadeniz'de sahili bulunan ve bu denizle ekonomik i1intisi olan ülkeler arasında işbirliğini öngören proje. Türkiye'nin girişimi ile başlayan proje ile ilgili işbirliği bildirisi, üye ülkelerce 1992'de imzalanmıştır. Kara iklimi: Karaların deniz etkilerinden uzak iç kesimlerinde görülen iklim. Özellikle sıcaklığın gece ve gündüz arasında ve mevsimlere göre çok değişmesiyle kendini belli eder. Karasal iklim de denir. karasallık: Karaların etkisiyle meydana gelen iklim özellilerini belirten terim. Karstik olaylar: Suyla çözünen kalker ve jips gibi taşların bulunduğu alanlarda, çözünme yoluyla meydana gelen yer şekillerine verilen genel ad. Karstlaşma: Kireç taşı ve jips gibi su ile çözünebilen kayalarda çözünme olaylarının durumu. Karst topoğrafyası: Kireç taşı ve jips gibi eriyebilen kayaların çözünmesi ve çözünmüş maddelerin yeniden birikmesi ile oluşan arazi. Kayaç: Yer kabuğunun ana malzemesini oluşturan taş ve kayalar. Kaya çölü (hammada) : Yer yüzündeki materyalin rüzgar tarafından üflenerek götürülmesi sonucu kayaların yüze çıktığı, kurak ve bitki bitki örtüsünden yoksun yerler. Kaya tuzu: Doğadan billur durumunda bulunan tuz. Kendir (kenevir) : Sapındaki liflerden halat, çuval gibi kaba örgüler yapılan bir bitki. Kırgıbayır: Yamaçların selinti sularıyla aşındıklarında ortaya Çıkan çok girintili çıkıntılı yapı. Kıtasal kabuk: Dünyada kara yüzeyinde bulunan ve silisyum yönünden zengin olan kabuktur. Kıta sahanhğı: Şelf. Deniz kıyı sı ile ortalama 200 m derinlik arasında bulunan ve jeolojik olarak bitişiğindeki kara parçasının uzantısı olan sığ deniz. Kıvrım: Yer kabuğunun esnek (plastik) kısımlarınnı eğilip bükülmesi sonucu ortaya çıkan şekiL. Klimatik toprak: Sadece iklimin etkisine bağlı olarak oluşan toprak. Kolüvyal toprak: Aşınma sonucu dağların eteklerinde biriken toprak. Kom: Sadece hayvanların otlatıldığı sahalarda kurulan geçici yerleşme tipi. Konfeksiyon: Hazır giyim eşyası. Konum: 1) Bir yerin Dünya üzerindek iyeri. 2) Bir yerin denizlere, ticaret yollarına, başka ülkelere göre yeri. Korrrazyon: Akarsu yatağında katı parçaların yatağac çarparak oluşturduğu aşındırma şekli. Rüzgarlar da taşıdıkları ince parçacıkiara çarparak aşındırma yaparlar. Korrozyon: Kimyasal yönden oluşan bir aşınma. Krater: Bir volkan konisinin tepesindeki çukurluk, volkan ağzı. Kristal: Mineralin belirli bir geometrik şekli almış olması. Krom: Demir ve manganeze benzeyen beyaz metal. Aşınmaya karşı dirençli olması ve çok sert olması nedeniyle çelik ve öteki metallerin korunmasında kaplama olarak veya alaşımlarda kullanılır. Körfez: Denizin karaya doğru sokulmuş büyük ve derin girinti. Kum çölü: Başka yerlerden rüzgarlarla getirilen kumların biriktirdiği ve üzerinde irili ufaklı kumulların bulunduğu çöl. Kumul: Kumların rüzgarla taşınıp yığılmasıyla oıuşmuş tepe veya sırt. Bazı çölkumulları kilometrelerce uzunlukta ve 1 - 2 yüz metre yüksekliktedir. Kurşun: Mavimsi gri renkte çok ağır metal. Akümülatörlerin yapımında, matbaa harflerinin dökümünde, su ve gaz borusu imalinde kullanılır. Kutup: Yer yuvarlağının, ekvatordan en uzak kuzey ve güney noktaları Dünya ekseninin iki ucundan biri. Kutup dairesi: Kuzey ve Güney Yanm Küre'de 66' 33' enlem inden geçtiği var sayılan çembere verilen ad. Kül konisi: Volkandan püsküren ince külleri n birikmesi sonucu oıuşmuş bulunan koni biçimli küçük volkanik tepeler. Kükürt: Limon sarı sı renginde element. Lastik sanayiiinde, eczacılıkta, kibrit yapımında ve hava fişek imalatında kullanılır. Külliye: Bir caminin çevresinde cami ile birlikte inşa edilmiş, medrese, imaret, kütüphane, hamam gibi yapıların bütün. -L-
Lagün: Kıyılarda, denizden setle ayrılmış, genellikle sığ göl veya deniz girintisi. Deniz kulağı. Lapya: Kalkerlerin yüzeyinde çözünmeyle oluşan çeşitli küçük şekiller. Laterit: Sıcak ve nemli ekvatoral bölge toprağı. Lav: Volkanizma esnasında çıkan sıcak ve akıcı mağma ürünü malzeme. Bunların katılaşması ile dış püskürük kayalar oluşur. Lejant: Haritaların altına konan harita anahtarı. Litosfer: Yer yuvarlağının kayalardan oluşan katı dış küresi. Taş küre. Lös: Rüzgar tarafından aşınarak çökeltilmiş toz ve mil boyutundaki toprak. Lüle taşı: Ülkemizde Eskişehir yakınlarında çok bulunan sarımsı beyaz renkte kolay işlenebilen mağnezyum sikilat. Çeştili süs eşyası yapımında kullanılır. -M-
Maar: 1) Magmadan gelen gazların yüzeydeki kütleyi parçalayarak oluşturduğu çukur saha. 2) Bataklıklara yayılan lavların suyu buharlaştırması sonucu oluşan basınçla üstte bulunan kütlenin patlaması ile oluşan çukurluk. Maden cevheri: Içinde belli oranda maden içeren kaya ya da toprak. Magma: Ergiyerek sıvı haline geçmiş kızgın ve akıcı manto malzemesi. Maki: Akdeniz ikliminin doğal bitki topluğu. Kısa ve bodur defne, mersin, kocayemiş gibi bitkilerden oluşan ve sürekli yeşil olan bir çeşit çalılık. Makineli tarım: Tarımsal faaliyetlerin insan ve hayvan gücü yerine traktör, pulluk, mibzer, biçerdöver gibi makinelerle yapılması. Makroklima: Geniş alanlarda görülen büyük iklim tipi. Mamül: Yapılmış işlenmiş eşya, yiyecek ve benzeri. - Manganez: Demire benzeyen ve daha çok alaşımlar halinde kullanılna bir metal. Dah açok esnek darbeye ve aşınmaya karşı dayanıklı çeliklerin imalinde kullanıır. Mandıracılık: Kapalı ahırlarda sütü için hayvan besleme işi. Manto: Yer kabu{lunun altında yer alan geosfer. Masif: Eski kıvrımlarla oluşmuş arazi parçası. Eski kütlede denir. Mecra: Akarsuyun geçti{li yatak. Menderes: Bir akarsuyun az eyimli bölgelerde meydana getirdiği büklümler. Menfez: Kara ve demir yolların ıkesen dereciklerin sularının yolun altından geçmesini sağlayan küçük tüneller. Mermer: Bileşimde % l5'ten fazla kalsiyum karbonat bulunan genellikle beyaz renkli ve damarlısı da olan cilalana bilen başkalaşmış sert billurlaşmış kireç taşı. Metropol: Büyükşehir. Büyükşehirler ile onlara çok yakın olan daha küçük yerleşme alanlarını bir arada ifade etmek için kullanılan terim. Meridyen daireleri: Dünyamızın kutup noktalarından geçtiği ve ekvatoru birer derece aralıkla böldüğü varsayılan çemberler. Ekvatoru dik açıyla keserler. Bunlardan Greenwich gözlem evinden geçen meridyen 0° meridyeni ya da başlangıç meridyeni sayılır. Mezraa: Yaz döneminde hem tarım hem de hayvancılık yapılan geçici bir yerleşme tipi. Mikroklima: çevreye göre farklı özellikleri olan küçük alanlı iklim. Milli gelir: Bir yıllık toplumsal üretimde üretim araçları için harcananların düşülmesinden sonra kalan gelir. Milli park: Bilimsel ve estetik bakımından milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel değerleri korunan dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçası. Mineral: Yer kabu{lunun ana maddesi olan katı, do{lal ve inorganik maddeler. Modernizasyon: Ça{ldaşlaşma, yenileşme. Montaj: Bir bütünü oluşturan ayrı parçaları birleştirmek. Moren: Buzullar tarafından kayalardan koparıklarak bünyelerine alınan ve buzulun erimesi sonucu biriktirilen köşlei taş ve kaya parçaları. Buzul taş. Muson iklimi: Muson rüzgarlarının etkisi ile meydana gelen yazı yağışlı, kışı kurak iklim tipi. karakteristik örneği: Güney ve Güneydo{lu Asya'da görülür. Muson rüzgarı: Kıtaların bazı bölgelerinde yazın denizden kışın karadan esen devirli rüzgar. Karaların ve okyanusların farklı ısınmasından oluşur. -N-
Nadas: Toprağın kuwetlenmesi için tarlayı sürmeden veya sürdükten sonra dinlenmeye bırakmak. Nato: Kuzey Atlantik Paktı. 1949'de A.B.D., Kanada ve bazı Avrupa ülkeleri tarafından kurulan ve Türkiye'nin de üyesi bulundu{lu savunma birliği. Nüfus: Bir ülkede bir bölgede yaşayanların oluşturdu{lu toplam sayı. Nüfus yoğunluğu: 1 km2'ye düşen insan sayısı.
Coğrafi Terimler Deyimler KLMN yazısı toplam 989 defa okundu
Bağlantılı Yazılar
| |
|
|  |
 |  |  |