Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler

Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler



Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler
 
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG
Kategori : Sözlükler

Coğrafi Terimler Deyimler

                       -D-

Dağ çayırı: Yüksek dağlarda orman sınırıın üzerindeki yüksekliklerde görülen çayırlar. Dağ çayırları çoğunlukla kurakçıl bir yapıya sahiptir.
Dağ sporu: Yüksek ve sarp dağlarda gezmek, buraları görmek, tanımak ve araştırmalar yapmak için yapılan tırmanma işi. Dağcılık hem bir spor hem de bir bilimsel araştırma şeklidir.
Davar: Koyun ve keçinin ortak adı.
Debi: Bir akarsuyun belli bir kesitinden bir saniyede geçen su miktarı (m3/sn). Akım.
Delta: Akarsuların taşıyarak deniz ve göl kıyılarına biriktirdikleri alüvyonlardan oluşan ve kabaca üçgene benzeyen düzıükler.
Deprem: Yerin derinliklerinden gelen ve yer yüzünde titreşimler şeklinde beliren doğal olay. Deprem yer kabuğunun iyice oturmamış yerlerinin yerinden oynaması ile olur. Bunlar arasında en çok kırılma sebebiyle yer sarsıntısı meydana gelir.
Depresyon: a) Yeryüzünde meydana gelmiş çukur alan b) Alçak basınç alanı.
Dış alım (ithalAt): Bir ülkenin diğer ülkelerden almış olduğu mal ve hizmetler.
Dış kuvvetler: Güneş enerjisinden kaynaklanarak yeryüzü şekillerini biçimlendiren akarsu, rüzgar, buzul, dalga gibi etkenler.
Dış satım (ihracat): Bir ülkenin diğer ülkelere satmış olduğu mal ve hizmetler.
Dış turizm: Ülkeler arasında dinlenmek ve tatil geçirmek amacıyla yapılan geziler.
Doğal afetler: Kaynağını yerden veya atmosferden alan, can ve mal kaybına yol açan deprem, sel, heyelan, Çığ, dın, fırtına gibi olaylar.
Doğal gaz: Yeraltından çıkan yanıcı gaz. Doğal gaz petrolün bir biçimidir. Günümüsde yakıt olarak sanayi ve ısınmak için konutlarda kullanılmaktadır.
Doğalortam: Insan elinin değmediği saha. Böyle sahalarda, iklim, arazi şekli, toprak şartlarına göre canlılar (bitki ve hayvan) sahaya yerleşmekte ve bir denge kurmaktadır.
Dolin: Karstik arazide taşların erimesyile oluşmuş huni biçimi ndeki çukurluklar.
Doruk hattı: Dağların en yüksek noktalarında geçen sınır.
Duyma noktası: Havanın belli sıcaklıkta alabileceği en çok nemi yükseldiği andaki durumu. Bu nokta aşılınca yoğuşma başlar.
Dönence (tropik): Ekvator'un 28° 27' kuzey ve güneyinde bulunan paralel daireleri. Kuzeydekine Yengeç Dönencesi, güneydekine ise oğlak Dönencesi denir.
Dördüncü jeolojik çağ: En genç ve en kısa jeolojik dönem. Bu dönemde buzul arası devirler meydana gelmiştir. En belirgin özelliği ise insan neslinin meydana çıkmasıdır.
Drenaj: Suyun akması, bulunduğu sahadan sızarak uzaklaşması.
Drenaj alanı, havzası: Bir akarsu havzasında suların toplandığı alan.
Düden: Su yutan. Kireç taşlarını çözünmesi ile oluşan huni biçiminde bir karst şekli. Bazı göl ve akarsular düdenlerce yutularak yer altı ırmakları na geçer.
Dünya ekseni: Dünyamızın kendi etrafında yaptğı dönüş hareketinin ekseni. Kuzey ve Güney Kutup noktaları bu eksenin iki ucunu oluşturur. 
                          
                         -E-

Ekliptik düzlemi: Dünyanın güneş etrafında dönerken izlediği yörüngeye denir.
Ekstansif tarım: Ilkel metodla yapılan tarımdır. Doğal koşullara bağlıdır. Verim düşüktür.
Ekvator: Dünyamızı Kuzey ve Güney Yarım Küreleri'ine ayıran en uzun paralel dairesi.
Ekvator iklimi: Ekvator ve çevresinde görülen iklim. Bu iklim tipinde sıcaklık yüksektir ve yıl boyunca pek az değişir. Her mevsimde bol yağış düşer.
Engebellik: Yer kabuğu üzerindeki dağlar, tepeler, çukurlar, vadiler, platolar gibi yüzey şekillerinin tümünü ifade eden terim.
Enlem: Dünya üzerindeki herhangi bir noktayla Ekvator arasındaki meridyen yayının açı cinsinden değeri. Ekvator'dan uzaklaştıkça bu açı büyür; kutup noktasında tam 90° olur.
Epirojenik hareketler: Yer kabuğu üstünde geniş alaniı kubbeleşme ve büyük, yayvan çukurlaşma hareketleri. Yer kabuğunun geniş alanlı bu hareketleri deniz ve karaların oluşumuna da yol açar.
Epizodik akarsu: Kurak bölgelerdeki geçici akarsu.
Erg: Kum çölü.
Erozyon: Yer yüzünün taş ve toprak tabakasının akarsu, rüzgar gibi dşı etkenlerle aşındırılması.
Eşik: Karalar üzerinde veya deniz diplerinde birbirine komşu iki çukur alanı birbirinden ayıran tümsek biçimindeki kabartılar.
Eş yükseıti eğrisi: Yer yüzünde aynı yükseltilerden geçtiği var sayılan çizgiler. Topoğrafya haritaları bu eğrilerle çizilir. 
                            
                      -F-

Fauna: Coğrafı bir alanda veya belli bir yaşama çevresinde bulunan hayvan türlerinin tümü.
Falez: Yalıyar Kıyılarda dalgaların aşındırması sonucu oluşan diklik.
Fay: Yer kabuğunun çeşitli bölümlerinin kırılması veya yarılması ile oluşan kırık yerleri. Kırılan yerlerin her iki tarafında da seviye değişiklikleri meydana gelebilir. Bunlardan yüksek kısma horst, çöken kısma ise graben adı verilir.
Federasyon: Küçük devletlerin tek bir devlet durumuna gelmek için yaptıkları ortaklık, devletler birliği.
Feribot: Arapa vapuru. Çoğunlukla boğazlardan arabaların bir yere taşıyan deniz aracı.
Ferrokrom: Krom içeren bütün çeliklerin, özellikle yüksek krom oranlı paslanmaz çeliklerin üretiminde kullanılan demir - krom alaşımı.
Fiskobirlik: (Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği) Fiskobirlik, fındık üreticilerini değerlendirmek, fındlğın iç ve dış piyasalardaki sürümünü artırmak ve üreticiye destek olmak üzere 1938 yılında kurulmşutur. 200.0000'den fazla çiftçinin ortak olduğu birIiğin Giresun'da bir fındık işleme tesisi bulunmaktadır.
Fiyord: Eski buzul vadilerini deniz basmasıyla oluşan kıyı tipi.
Flora: Belli bir bölgede, belli bir ortamda doğal ya da yarı kendiIiğinden yetişen bitki türlerinin tümü.
Fosfat: Fosforit asitin tuzu. Doğada fosfatlı mineraller içeren yataklarda elde edilen fosfatın büyük bir bölümü, gübre sanayiinde kullanılır.
Föhn (fön) : Özellikle, kuru bir hava kütlesinin bir dağım yamacı veya üst kısmında alçalması ile havanın çevreden sıcaklı kalış verişi olmaksızın ısınması. Hava kütlesi alçalırken her 100 m'de 1°C kadar ısınır.
Fuar: Belli zamanlarda, belli yerlerde ticari mal sergilemek amacıyla açılan büyük sergi. 
                             
                       -G-

Gayzer: Belli aralıklarla fışkıran sıcak su kaynağı. Volkanik bölgelerde görülür.
Geçime dayalı tarım: Ürettiği ürünlerin kendi ihtiyaçlarını karşıladlğı tarım tarzı. Bu tarımda ürün pazarlaması pek olmaz, olsa bile satılan ürünlerden elde edilen gelirle ihtiyacı olan mallar alınır.
Geçit: Dağlık yerlerde kışın da geçişe müsait vadi veya boğaz biçimindkei kesimler.
Gel - git: Deniz sularının Ay'ın ve Güneş'in çekim etkisiyle yükselip alçalması. (Med - cezir)
Geosfer: Dünyamızı oluşturan iç içe küreler verilen ad.
Gezegen: Güneş'in etrafında dolaşan gök cismi. Dünyamız 9 gezegenden biridir.
Gideğen: Bir gölün fazla suların dışarıya boşaltan akarsu. Göl ayağı.
Graben: Iki yanındaki faylar boyunca çökmüş yer kabuğu parçası. Çöküntü hendeği.
Grizu: Kömür ocaklarında ortaya çıkan ve kolayca tutuşarak patlayabilen gaz.
Göl: Doğal olaylar soucu oluşan çukur sahalarda biriken durgun sular.
Gölet: Bir akarsuyun setle kapatılarak suyun tutulması.
Günberi (perihel) : Yer yuvarlağı'nın yıl içinde (elips şekiındeki yörünge üzerinde) Güneş'e yakın bulunduğu nokta.
Göndönümü (soıstis) : Güneş ışınlarının Kuzey ve Ganey Yarım Kürelerde yeryüzüne en dik geldiği zamanlar.
Günöte (afel) : Yer yuvarlığının yıl izine (elips şeklindeki yörünge üzerinde) Güneş'e en uzak olduğu nokta.




Coğrafi Terimler Deyimler DEFG yazısı toplam 4180 defa okundu
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler DEFG | Sözlükler