Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler

Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler



Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler
 
Coğrafi Terimler Deyimler ABCÇ
Kategori : Sözlükler

Coğrafya Terimleri deyimleri                              
                        
                                -A-

Absorbsiyon: Soğurmak. Işık veya ısının başka bir cisim içinden geçerken bir kısmının emilmesi, alıkonulması.
Açık havza: Akarsuları denize ulaşabilen bölge.
Adyabatik ısınma: Bir dağı aşan hava kütlesinin sıkışma sonucunda ısınması. Böyle bir hava kütlesi her 100 maçaldığında 1° C ısınır.
Afet: Can ve mal kaybına yol açan olaylar. Bunların çoğu doğaldır. Çığ, deprem gibi. Ayrıca yangın gibi insandan kaynaklanan afetlerde vardır.
Ahır hayvancılığı: Hayvanların kapalı yerlerde (ahırlarda) kuru yemlerle beslenmesine dayalı olarak yapılan hayvancılık.
Akarsu çığırı: Akarsuyun başlangıcıyla, son bulduğu noktalar arasında kalan yer. Akarsuyun doğuş yeri yukarı çığırı, ağız kesimi aşağı çığırı oluşturur. İkisi arasında da orta çığır yer alır.
Akarsu havzası: Ana akarsu ve ona bağlı kollara kavuşan yüzey sularının toplandığı su toplama alanı.
Yukarı havza: Bir akarsu havzasının üst bölümü veya su toplama alanının üst kısmı (Örnek: Yukarı Fırat Havzası gibi)
Orta havza: Akarsu havzasının orta bölümü.
Aşağı havza: Akarsu havzasında ana nehrin deniz veya döküldüğü alt bölümü (Aşağı Kızılırmak havzası)
Akarsu çığırı: Akarsuyun çıktığı yer ile döküldüğü ağız arasında takip ettiği yol.
Akifer: Suların tutulduğu, toplandğı hazne.
Alçak enlemler: Ekvator ile orta kuşak arasındaki enlemleri içerir.
Alüvyon: Akarsuların taşıyıp belirli alanlarda biriktirdiğei kil, kum, çakıl ve balçıktan oluşan maddeler.
Antiklinal: Kuble şeklinde kıvrımlı tabakalar.
Antropojen bozkır: Doğal bitki örtüsü olan ormanın, insanlar tarafından tahrip edilmesi sonucu oluşan bozkır.
Antropojen step: Antropojen bozkır.
Antisiklon: Yüksek basınç (1013 milibarın üzerinde) alanı.
Arazi sınıfı: Arazinin tarım, orman, otlak olarak kullanma yönünde sınıflara ayrılması. "Arazi kabiliyet sınıfı orman" denilince, o sahanin sadece ormana uygun olduğu ve o araziden en yüksek gelirin orman yetiştirilmesi ile sağlanacağı anlaşılır.
Artezyen: Yer aıtındaki geçirimsiz iki tabaka arasında biriken suyun yeryüzüne sondajla çıkarılması sonucu oluşan kuyu.
Asfaltit: Petrolün ayrışması ile oluşan tortul taşların gözeneklerinde veya kırıklar arasında bulunan doğal bitüm. Asfaltit yol yapımında ve inşaatlarda kaplama ve yalıtım malzemesi olarak kullanılır.
Aşınım platformu: Dalga aşındırması ile kıyıların önünde meydana gelen düzlük.
Aşırı otlatma: Bir otlağın ot veriminin üzerinde hayvan otlatma. Böyle durumda hayvanlar, otları kısa sürede tüketerek sahada ot büyümesi zayıflar ve saha çıplaklaşır.
ErKen otlatma: Otlar büyümeden otlakta
Atlantik tipi kıyı: Dağların denize dik olarak uzandığı çok girintili çıkıntılı olan bir kıyı tipidir. Ege denizi kıyıları buna örnek oluşturur.
Atmosfer: Yer küreyi kuşatan, değişik gazlardan oluşan ve çeşitli katları bulunan küre. Hava küre.
Azınlık: Bir ülkede, dil, din veya soy yönünde farklı olan ve sayıca az olan insanlar topluluğu. 

                      - B-

Bağcılık:
Üzüm bağı yetiştirmek ve bundan kazanç sağlama işi.
bağlantısızlar: Batı ve Doğu Bloklarına dahilolmayan tarafsız ülkeler.
Bakı: Bir dağ yamacının baktığı yön.
Baraj: Suyu toplamak, gücünden yararlanmak amacıyla akarsu üzerinde yapılan be nt.
Baraj gölü: Bir akarsu yatağında kurulan barajların gerisinde biriken suların oluşturduğu suni göl.
Barit: Doğal baryum sülfat. Metal cevheri damarlarında bol bulunan bu madde, boya sanayii ve petrol sondajlarında kuyu açma çamurunun ağırlaştırılmasında ve radyolojide sindirim organlarının filminin çekilmesinde kullanılır.
Biyocoğrafya: Canlılar coğrafyası. Yeryüzündeki bütün canlılar, coğrafya bilimini prensiplerine göre inceleyen bilim dalı. Botanik (bitkiler bilimi) ve Zooloji (hayvanlar bilimi) olmak üzere iki bölümden oluşur.
Boğaz: 1) Akarsuların engebeli ve yüksek sahaları aşındırması sonucu açtığı dar ve derin vadi (Fırat boğazı gibi) .
          2) Denizleri birbirine bağlayan dar su geçidi (Çanakkale Boğazı)
Boksit: Alüminyum'un ana cevheri olan tortul kayaç. Alüminyum tesislerinde arıtılan boksitten saf alümin (alüminyum oksit) elde edilir. Daha sonra alümin elektraliz yoluyla indirgenerek alüminyum metali üretilir.
Bor elementinin doğada buluan bileşikleri. Metalurji sanayiinde, nükleer reaktörlerde, cam ve seramik sanayiinde kullanılan bor minerallerinin dünyada bilinen rezervlerinin % 75'i ülkemizde yer almaktadrı.
Boylam: Dünya üzerinde herhangi bir noktayla, Londra yakınındaki Greenwich Gözlem evi'nden geçen meridyen arasındaki paralel yayının açı cinsinden değeri.
Bozkır: Yarı kurak bölgelerde ilkbahar yağışlarıyla yeşillenen otsu bitkilerden ve bazı kurakçıl çalılardan oluşan bitki topluluğuna verilen ad (step). Seyrek ağaçların da yer yer bulunduğu bozkırlara, ağıçlı bozkır denir.
Buzul: Kalın kar ylğınlarının uzun süre devam eden erime - donma olayları ile buzun sertleşerek kristal haline gelmesi ve mavi bir renk alması.
Buzul dili: Sirkten çıkan buzulların vadi boyunca hareketi ile oluşan dil.

                        -C-

Cephe: Farklı özellikietik iki hava kütlesinin karşılaşması ile oluşan hat. Cepheler hareketli olup, bir yerin sıcaklık ve yağış durumunu doğrudan etkiler. Bir cephede soğuk havanın yerini sıcak hava alırsa buna sıcak cephe, sıcak havanın yerini soğuk hava işgal ederse buna da soğuk cephe denir.
Civa: Parlak, sıvı halde bulunan bir metal. Termometrelerde, özel ampül yapımında, dişçilikte ve ilaç sanayiinde kullanılır.
Coğrafi bölge: Coğrafya bakımından kendi çinde ana çizgileriyle benzerlik gösteren ve bu özelliğiyle diğer yerlerden ayrılan alan.
Coğrafi konum: Herhangi bir yerin dünya üzerindeki enlem boylam derecesi, denizlere, kıtalara, ticaret yollarına göre yeri.
Comecon (komecon): SSCB ile, çoğunluğu Avrupa sosyalist ülkeler tarafından kurulmuş olan, ancak üye ülkelerde meydana gelen köklü ekonomik ve siyasal değişiklikler sonucu 1990 yılında feshedilen ekonomik birlik.
Conolis kuvveti: Dünyanın dönmesi sonucu, rüzgarları Kuzey Yarım Küre'de sağa, Güney Yarım Küre'de sola saptıran güç. 
                   
                       -Ç -

Çakıl çölü (serir): Üstü ince tanelerden oluşan örtünün rüzgarlar tarafından süpürelmesi sonucu çakılların yüzeye Çıktlğı kurak bitki örtüsünde yoksun olan yer.
Çağlayan: Küçük bir akarsuyun çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktlğı yer, küçük şeıale.
Çanak: Çevresin göre çukurluk gösteren yer. Bu tip yerler çanağa benzediği için bu adla anılır.
Çavlan: Çağlayanın büyüğü, şelale.
Çevre: Içinde yaşanılan ortam. Canlı ve cansız vıarlıklardan oluşur. Insanlar tarafından bozulmadlğı zaman doğal bir denge halindedir ve kende kendini yeniler.
Çevre kirliliği: Çevremizde bulunan hava, su, toprak, bitki örtüsü gibi doğal ortamların insanlar tarafından; duman, zehirli gaz, çöp, plastik, deterjan, tarım ilacı, kanalizasyon ve sanayi atıklarıyla kirletilmesi. Böylece hava kirliliği, su kirliliği ve toprak kirliliği gibi sorunlar ortaya çıkar. Ayrıca gürültü (ses kirliliği) de bir çevre kirliliğidir.
Çevre sorunu: Çevre kirlenmesi ve bu kirlenmeler sonucu ortaya çıkan (ozon tabakasının incelenerek delinmesi, toprak erozyonu, sel gibi) çeşitli sorunlar.
Çığ: Yüksek dağların dik yamaçlarının bir yerinden koparak yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar yığını. Bu kar yığınları çok çabuk yuvarlanır ve önüne gelen herşeyi tahrip eder.
Çırçır: Pamuğu çekirdeğinden ayıran makine.
Çinko: Mavismi beyaz renkte bir metal. Pasıanmayı önlemek amacıyla demir ve çeliğin kaplanması (galvanizlenme), kuru pil yapımı, kozmetik ve boya sanayiinde kullanılır.
Çöküntü hendeği - oluğu: Kabuk tabakasının kırılması ile bir kütlenin blok halinde bulunduğu yerden alt seviyeye düşmesi. Karstik sahalarda çözünme sonucunda oluşan boşluğu üstündeki sahanın çökmesi.
Çöl: Karaların çok kurak, su ve bitki bakımından çok fakir alanları. Yıllık yağış 100 milimetreden azdır. Bazıları kumlar ve kumullarla kaplıdır; bazıları taşlık ve kayalıktır.
Çözülme: Taşların, iklim elemanlarının etkisiyle ufalıp ayrışması.
Çözünme: Bir sıvı ile karışan katı, sıvı ve gaz durumundaki bir mhddedin bu sıvı içinde homojen bir bütün omuşturacak biçimde karışması. Kireç taşının suların etkisi ile çözünmesi gibi.




Coğrafi Terimler Deyimler ABCÇ yazısı toplam 5073 defa okundu
Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler
Coğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | SözlüklerCoğrafi Terimler Deyimler  ABCÇ | Sözlükler