Bulmaca Sözlüğü T | Sözlükler

Bulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü T | Sözlükler Bulmaca Sözlüğü T | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü T | Sözlükler



Bulmaca Sözlüğü T | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü T | Sözlükler Bulmaca Sözlüğü T | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | Sözlükler
 
Bulmaca Sözlüğü T
Kategori : Sözlükler

Bulmaca Sözlüğü
 
                        - T -

Tabaklanarak boyanmış ve cilalanmış deri.:SAHTİYAN
Tabanı meşinden olan mest.Edik.: LAPÇİN
Tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı.:GALOŞ
Tabiat,huy.  :  HASLET
Tabut. :   SAL
Tac Mahal'in bulunduğu kent. : AGRA
Tadarak kontrol etmek.:DEGÜSTASYON
Tadı ekşimiş ve buruk olan.  :  KEKRE
Tadı ve kokusu karabibere benzeyen bir tür baharat.:KAKULE
Tahıl için kullanılan sekiz kiloluk ölçek. :  ŞİNİK
Tahıl kuyusu. :   SARPIN
Tahıl tepsisi. : EVSECEK
Tahıl unlarından nişasta çıkarıldıktan sonra geri kalan albüminli madde.:GLUTEN
Tahıl yığını. : ÇEÇ
Tahılı aletler kullanarak başaktan ayırma işi.:HARMAN
Tahılı saman ve kavuzlardan ayırmaya yarayan,kıldan veya kamıştan yapılmış elek.:TEPİR
Tahılın taş ve samanla karışması./Harmanda ürün kalıntısı. : AFARA
Tahin,nohut,patates ve soğanla yapılan meze.:TOPİK
Tahitili kadınlardan esinlenerek oluşturulmuş bir plaj giysisi.  Üzerinde basılı büyük motifler bulunan ve Tahiti'de  göğsün üstünde yada belde düğümlenerek  giysi olarak kullanılan kumaş parçası. : PAREO
Tahminen.: TAKRİBEN
Tahsildar.:CABİ
Taht. : ERİKE
Tahta ayakkabı. Tek bir tahta parçadan yada tahta parça üzerine tutturulmuş kösele bir üstlükten oluşan ayakkabı. :   SABO
Tahta kılıçlarla yapılan Japon dövüş sporu.  :   KENDO
Tahta maşa. : ŞAKŞAK
Tahta perde. :  DARABA
Tahta ve kereste biçmeye yarayan,elektrik ve su gücüyle çalışan büyük bıçkı. : HIZAR
Tahtacılar da denilen  konar  göçer Türk topluluğu. : AĞAÇERİLER
Tahtadan parçaları uç uca takılı,uzun bir boru biçiminde,perdeli bir üflemeli çalgı.:FAGOT
Tahtadan topları,tokmaklar yardımıyla bazı kurallara uyarak ve belli bir yolu izleyerek küçük kemerlerin altından geçirmeye dayanan oyun.:KROKET
Taka'dan büyük,baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir çeşit Karadeniz teknesi.:ÇAPAR
Takadan büyük,baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir çeşit Karadeniz kayığı.:ÇAPAR
Takdim etme. : LANSE
Takım yıldız. : ALTIKARDEŞ
Taklit.:İMİTASYON
Takunya. :  NALIN
Talih,şans,  uğur.. : NEVAL : KUT
Tallı bitkilerin,çoğu sularda yetişen ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad.:: YOSUN
Tam olgunlaşmamış ekin.:ALACATEK
Tam tersine.:BİLAKİS
Tambura benzeyen maden gövdeli bir saz türü.:CÜMBÜŞ
Tan ağartısı.:SEHER
Tan. :  SEHER
Taneleri hayvan yemi olarak kullanılan ve mercimeğe benzeyen bir bitki.:BURÇAK
Taneleri için yetiştirilen ve dıştan bakıldığında mısırı andıran tarım bitkisi. : SORGUN
Tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı.:RASTIK
Tanınmış,bilinen. : MARUF
Tanısızlık : AGNOSİ
Tanıtma filmi.:FRAGMAN
Tanıtma yazısı.: JENERİK
Tanıtmalık.: PROSPEKTÜS
Tanrı birliği.:VAHDANİYET
Tanrı korusun. :  MAZALLAH
Tanrı saygısı ve ahret kaygısından ötürü günah işlemekten titizlikle kaçınma.:VERA
Tanrı yoluna girme. / Tövbekar olma. : İNABE
Tanrı,sahip,efendi,azat olmuş köle,terbiye eden. : MEVLA
Tanrı,tanrıça,evrenin doğuşu ile ilgili düşsel,alegorik anlatımı olan halk öyküsü. :  MİTOS
Tanrı. : ÇALAP  : OGAN : YEZDAN
Tanrıcılık.: TEİZM
Tanrının insan ruhlarını yarattığı zaman.:ELEST
Tanrıtanımaz(Ateist). :   ATE
Tanrıya boyun eğme,gönlü saygı ve korkuyla dolu olma.:HUŞU
Tanrıya eş koşma. : ŞİRK
Tanyerinde güneş doğmadan önce beliren kızıllık. :  FECİR
Tanzanya plakası.  :  EAT
Tanzimat'tan Meşrutiyet'e kadar Türkiye'de kullanılan,yakası kapalı bir tür redingot.:İSTANBULİN
Tanzimat'tan sonra kolağası rütbesine eşit olan sivil unvanı.:RABİA
Tarım işçisi.:RENÇBER
Tarıma zararlı bir böcek. : MANAS
Tarımda bir yılda elde edilen herhangi bir ürünün toplamı.:REKOLTE
Tarih  öncesi dinsel  konu  ve  kahramanlarla  ilgili  olağanüstü  olayları konu alan şiire verilen ad.  :  DESTAN
Tarih öncesi çağlarda tanrılara adak olarak sunulan heykelciklere verilen ad.: İDOL
Tarihi olayların zaman bakımından sırası.:KRONOLOJİ
Tarihsel coğrafyada Anadolu'nun Lykia bölgesinde,kalıntıları Fethiye ilçesi yakınlarında bulunan antik kent.:TLOS
Tarihte Kırım Hanlığında veliahta verilen unvan.:KALGAY
Tarihte kölelerden kurulu bir asker sınıfı.:KÖLEMEN
Tarihte,demirden veya tunçtan dökülmüş,yuvarlak ve boş olan, içine patlayıcı maddeler doldurulup havan topu veya elle atılan yuvarlak bir tür bomba. : HUMBARA
Tarihte,Rumeli'de oturan Rumeli fatihlerinin torunlarına,bölge fethedildikçe Anadolu'dan getirilerek buraya yerleştirilenlere ve bunlardan oluşturulan askeri örgüte verilen ad.:EVLADIFATİHAN
Tarikat ehlinin başlığında bulunan kabarık dilimler. :  TERK
Tarikatlarda şeyhlik makamı. : POST
Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve törenleri yaptıkları yer.: DERGAH
Tarla faresi. : GELENİ
Tarla,bahçe gibi yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak. : ÇARDAK
Tarla,bahçe,bağ gibi yerlerden toplanan üründen arta kalanlar.:TARAŞ
Tarlada açılan su yolu,tarlayı sulamakta kullanılan tahta oluklar.: ABARA
Tarlada saban izi. : ABARA
Tarlaya atılan tohumu örtmek için gezdirilen,ağaçtan geniş sürgü.:TAPAN
Tarsus yakınlarında dinlence yeri olarak kullanılan ünlü yayla. : NAMRUN
Tarz.:STİL
Tasarı.  :   LAYİHA
Tasavvuf ve tekke müziğinde bir form. : SAVT
Taslak. :  ESKİZ
Tasvir. :  BETİM
Taş bilimi.:LİTOLOJİ
Taş dibek.: SOKU
Taş kırıntısı. :  MICIR
Taş levreği. : MİNAKOP
Taş silindir .  :  LOĞ
Taş veya ağaçtan yapılmış büyük havan.:DİBEK
Taş veya mermerden oyma mezar.: LAHİT
Taş veya tuğladan yapılmış olan. :  KAGİR
Taş.: SENG
Taşçı kalemi.: MİNKAR
Taşınabilir yatak.: SEDYE
Taşınır tahta perde. :   PARAVAN
Taşıtlara yolun açık veya kapalı olduğunu göstermek üzere renkli levhalar  ya da  ışıklarla işaret veren dikme. :   SEMATOR
Taşıtlarda lastiklerin takıldığı tekerleğin çember biçimindeki bölümü.:JANT
Taşıyan,yüklü. : HAMİL
Taşizm de denilen soyut resim anlayışı.:LEKECİLİK
Taşlama, iğneli söz. :   TARİZ
Taşların yapısını inceleyen bilim.: LİTOLOJİ
Taşların yüzlerini düzlemede kullanılan çekiç.:BUCARDA
Taşlayarak idam cezası. :  RECİM
Tatlı su ıstakozu.:KEREVİT
Tatlı su levreği.:PERKİ
Tatlı sularda yaşayan bir tür gelincik balığı . :  LOTA
Tatlı sülümen. : KALOMEL
Tatsız tuzsuz yiyecekler için kullanılan söz. Çürük yumurta  gibi kokan. :   SASI
Tavan tahtaları arasına konulan ince tahta.:ŞÜŞE
Tavla oyununda pul dizilen yer. :   KAPI
Tavlada üç sayısı. : SE
Tavuğun göğüs etiyle hazırlanan ve pişmiş hamurla yenen bir tür çorba.:ARABAŞI
Tavuğun istenilen yere yumurtlamasını sağlamak için kullanılan beyaz taş. : FOL
Tavuk kümesi.: PİN
Tavuk yada dana etiyle yapılan bir tür yemek. :   ŞNİTZEL
Tavuk,balık,dana ve kuzu etlerinin kemiklerinin çıkartılarak dilimlere ayrılması.:FİLETO
Tavukbalığı.:MEZGİT
Tayland'ın eski adı. :   SİYAM
Tayland'ın para birimi.:BAHT
Taze soğan ve marulla pişirilmiş kuzu eti yemeği.: KAPAMA
Tazelik,sevinç. :   NÜZHET
Tecrübeli oyuncu. :  VETERAN
Tecrübeye dayanan.:AMPİRİK
Tedirgin.:BİZAR
Tefecilik. Bir malı  çok fazla karla satma. : MURABAHA
Tehlike durumu,imdat,yardım.:CAR
Tehlike sınırı.:RUBİKON
Tehlikeli durum.: VARTA
Tehlikeli son.:VEHAMET
Tehlikesiz salgı bezi uru. : ADENOM
Tek at koşularak çekilen,üzeri kapalı,yanları açık bir tür araba. :   PARAŞOL
Tek başına oynanan bir iskambil oyunu.: SOLİTER
Tek bir mekanda geçen TV komedi dizilerine verilen ad. :   SİTCOM
Tek deste kağıtla oynanan bir iskambil oyunu. :   PİNAKİ
Tek düze,monoton.:YEKNESAK
Tek hörgüçlü deve. :  HECİN
Tek kağıt tabaka üzerine basılan 16 sayfalık kırılmış kitap parçası.:FORMA
Tek kişilik halk oyunu. : ALMADERE
Tek kişilik ve yelkenli yarış teknesi. :  FİNN
Tek kurşun atan bir çeşit tüfek.:MARTİN
Tek odalı daire.: STÜDYO
Tek parça hayvan postundan yapılan ceket.  :GOCUK
Tek tip,küçük,tek kişilik ve yelkenli yarış teknesi.:FİNN
Tek tohumluk kuru meyve. :  AKEN
Tek tük ağaç bulunan kayalık.  :   GER
Tek ve belirli bir yıldız.  :  KEVKEP
Tek veya çok hücreden oluşan,vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku.:EPİTEL
Tek,eşsiz,biricik.:YEKTA
Tekelci sermayedarlığa dayalı ortaklıklar birliği.:TRÖST
Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri.:DALAK
Tekke edebiyatında,insanın Tanrıdan çıkıp tekrar Tanrıya döneceğini işleyen şiir türü.:DEVRİYE
Tekli. :   SİNGLE
Tekne ziftleme.  :  KALAFAT
Teknelerde hamuru kazımaya yarayan araç.:ISIRAN
Teknelerle suyun dibinde sürüklenerek çekilen, geniş ağızlı balık ağı. : TROL  
Tel durumundaki gümüşü,altını örerek veya bir şey üzerine kakarak yapılan iş.:TELKARİ
Tel,kurşun boru gibi uzun ve bükülebilir şeylerin halka biçiminde sarılmasıyla yapılan bağ.:KANGAL
Telgraf alfabesi. :   MORS
Telgraf işaretlerini göndermek için,bir devredeki akımı kesmekte veya yeniden vermekte kullanılan araç.: MANİPLE
Telkin yolu ile uyutmak.:İPNOTİZMA
Telli balıkçıl. : OKAR
Telli bir Azeri çalgısı. : TAR
Telli çalgılarda üzerine tellerin bindiği köprü.:EŞİK
Tellür'ün simgesi. :   TE
Temel niteliğinde olan. :ASAL:ESASİ
Temel. :  BAZ
Temeli taklide dayanan sözsüz oyun. : MİM
Temiz kalpli.:OĞUZ
Temiz,iffetli. : AKMAN
Temiz,namuslu anlamında yerel sözcük. :  ARCA
Temiz,namuslu.:SİLİ
Temiz,temiz ahlaklı.: NEZİH
Teneşir,sedir,peyke. : KEREVET
Teneşir. : SALACAK
Tenis ve golfde,topa yanlamasına vurulan darbe.:SLİCE
Tenise benzeyen ve bir tür tüylü topla oynanan oyun.:BADMİNTON
Teniste hızlı,iyi,karşılanamayan servis atışı. : ACE
Teniste topun çizdiği yol.Topu rakibin arkasına düşürmeyi amaçlayan vuruş. :  LOB
Teori.  :  KURAM
Tepelikli bir papağan. :  MAKADU
Tepesi dar,kenarları geniş,kulak hizasına değin uzanan basık bir fes türü.  :  AZİZİYE
Tepki.:AKSÜLAMEL
Ter.: ARAK
Terazi gözü. :  KEFE
Terazi. : MİZAN
Teraziyi denklemek için hafif gelen gelen kefeye konulan ağırlık.:ABRA
Terementi ağacının tohumu.: MENEVİŞ
Termofor. :   BUYOT
Ters,aksi. : PAHAL
Tersinden de aynı şekilde okunan sözcük yada tümce (pay ederek iki kerede yap örneğinde olduğu gibi ) . : PALİNDROM
Terzilikte ölçü almak için kullanılan,genellikle 1,5 m uzunluğunda şerit metre.:MEZURA
Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim vermesi işi,kesim.:FASON
Tesadüf. :   RAST
Tez canlı,içi tez,ivecen.:ACUL
Tezat.:ANTAGONİZMA
Tezhipçilerin altını dövmeleri sırasında tirşenin kenarlarından dışarı taşan parçalara verilen ad.:RAMAD
Tıbbın sindirim sistemi hastalıklarını inceleyen dalı.:GASTROENTOROLOJİ
Tığ.:BİZ
Tımar. :  ZEAMET
Tınlama.: TANİN
Tıp dilinde akciğer veremine verilen ad. :  FTİZİ
Tıp dilinde belsoğukluğu hastalığına verilen ad.:GONORE
Tıp dilinde bere ,morarma,çürük anlamında kullanılan söz. :  EKİMOZ
Tıp dilinde bir ilacın ağızdan alınacağını belirten terim. : PEROS
Tıp dilinde ergenlik,buluğ anlamında kullanılan sözcük. : ADOLESAN  
Tıp dilinde felçli anlamında kullanılan sözcük. :   PARALİTİK
Tıp dilinde idrar salgısının azalmasına verilen ad.:ANÜRİ
Tıp dilinde ishal.  :   DİYARE
Tıp'ta kuvvetsizlik: ADİNAMİ
Tıpta deli dana hastalığının kısa yazılışı.: BSE
Tıpta iştahsızlık.:ANOREKSİ
Tıraş etme,kazıma.:YÜLÜME
Tırnak kemirme hastalığı. : ONİKOFAJİ
Tırnak,boynuz,kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları oluşturan proteinli madde. :  KERATİN
Tırnak.:CIRNAK
Tırpana balığı. Yan kanatları vücuduna yapışık,uzun kuyruklu,iri bir balık. : RİNA
Tibet antilobu. : KİRU
Tibet öküzü. :   YAK
Tibet ve Keşmir'de hircus türü keçinin tüyleriyle dokunan ve özellikle şal yapımında kullanılan çok yumuşak bir dokuma.: PAŞMİNA
Tibet'in merkezi olan kent.  :   LHASA
Tibetlilerin alfabelerine verdikleri ad.:DBUÇAN
Ticaret gemilerinde tayfaların başı.:LOSTROMO
Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılan büyük depo.: DOK
Ticari değer taşıyan yaprak tütünlerin düşük kaliteli olanı.:KAPA
Ticari malların geçici olarak konulduğu yer. :SUNDURMA
Ticari senetlerde,ödemeden sorumlu olanların ödememesi halinde üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence.  :   AVAL
Tifo gibi bazı hastalıklara eşlik eden kas zayıflığı.:ADİNAMİ
Tiftikten yapılan bir cins ince kumaş.:ŞALİ
Tilki,samur,tavşan gibi hayvanların karın taraflarından elde edilen kürk. :   NAFE
Tilkinin ense postu kürkü. : CILKAVA
Tipo baskıda kullanılmak amacıyla,üzerine kabartma olarak bir kompozisyon yada resim kopya edilmiş madeni levha. :  KLİŞE
Tire ve Ödemiş ilçelerine özgü bir tür bilye oyunu.: LEK
Tirsi balığı. : ALOSA
Titrek,titreyen.  :   LERZAN
Titreme korkusu.: TREMOFOBİ
Titreme,ürperme. : RAŞE
Titreştirilince ana seslerden birini veren çelik alet.:DİYAPOZON
Tiyatro oyunları yazma sanatı.: DRAMATURGİ
Tiyatro sahnesine ilk çıkan Müslüman Türk kadını. : AFİFE JALE  
Tiyatro ve sinemada teknik ustalıkla yapılan hile. :  TRÜK
Tiyatroda sahne. : ŞANO
Tiyatrolarda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse. : KLAKÖR
Tohum için ayrılmış tahıl,tohum.:BİDER
Tohumda embriyonu kaplayan etli bölüm.: ÇENEK
Tohumlarından elde edilen yağ,yapay kauçuk yapımında kullanılan bir bitki.:KOLZA
Tohumlarından kandil yağı,çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki. : REZEDE
Tok ve kalın ses. :  DAVUDİ
Tokat'ın Pazar ilçesinde,sarkıt ve dikitleriyle ünlü bir mağara.:BALLICA
Tokat'ta yetişen ve kaliteli bir şarap elde edilen beyaz üzüm çeşidi. : NARİNCE
Tokyo kentinin eski adı.  :   EDO
Tombala kartı. : KARTELA
Ton balığı. : ORKİNOS
Topal,aksak.  :  LENG
Topallık,aksayarak yürüme.  :   ARECAN
Toplam olarak.:CEMAN
Toplama,toplanma.:CEM
Toplanma,birleşim. : İNİKAT
Toplar damar.:VERİT
Toplardamar genişlemesi. :   VARİS
Toplardamarlarda iç zar iltihabı.:FLEBİT.:FİLİBİT
Toplu geziler için yapılmış büyük otobüs.: OTOKAR
Toplu olarak.:CEMAN
Topluluk.:CUMHUR
Toplum yaşayışından uzaklaşarak tek başına yaşama.:UZLET
Toprağı derince kazarak altını üstüne getirmek.  :  KİRİZMA
Toprağı kazıp siper yapmak.:ORAMAK
Toprağın nemi. :  ÖL
Toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen bir ağaç. :   OKALİPTÜS
Toprak Aşınması.  :  EROZYON
Toprak evleri sıvamak için kireç yerine kullanılan bir tür toprak.:AKTOPRAK
Toprak içinde yumru biçiminde yetişen,yenilebilen bir bitki,yer mantarı,keme.:DOMALAN
Toprak nemi.:DARBIZ
Toprak ve kireçle karışık kırıntılar,yapı döküntüsü.:MOLOZ
Toprak yığını,küçük tepe.:HÖYÜK
Toprak,kum ve saman elemeye yarayan iri delikli kalbur :ABARA
Toprak.:TURAB
Topraktan çıkıp büyüyen. : NABİT
Topraktan yapılmış tencere.:ÇÖMLEK
Toptan,götürü iş,yazılı anlaşma. : KESENE
Topu kısa aralıklarla veya yavaş yavaş vurarak ileri götürmek.:DRİPLİNG
Topun gerisini kapayan kapak. : KAMA
Topuz biçiminde yaprakları olan,yapraklarının üst yüzeyi,böcekleri yakalayan yapışkan tüylerle örtülü bitki.:DROSERA
Torba biçiminde dikilmiş yorgan çarşafı.:NEVRESİM
Tornacılıkta,bir deliğin ağzını genişletmeye yarayan çelik alet.: FREZE
Torun,evlat.:HAFİD
Toryum'un simgesi. :   TH
Toy,acemi.:ÇAYLAK
Toynaklı  memelilerin  bir çoğunun  başında  bulunan,sert maddeden oluşmuş uzantıya verilen ad. :   BOYNUZ
Toz bulutu.NAK
Toz emici alet.: ASPİRATÖR
Toz fırtınası.: TOZAK
Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç.:NARGİLE
Töre bilimi,ahlak. Bir kimsenin davranışlarına temel olan ahlak ilkelerinin tümü.  :  ETİK
Tören ve alaylarda padişahın,vezirin yanında yürüyen görevliler.:ŞATIR
Tören yapılan taş masa. :   SUNAK
Tören,merasim. Genellikle resmi yerlerde,resmi işlerde uyulması gereken kural,yol ve yöntemlerin tümü. : SEREMONİ
Tövbe etme.:İNABE
Trabzon hurması da denilen tropikal bir meyve. :   KAKİ
Trabzon ilinde bir yayla.  :  LİŞER
Trabzon ve Rize yöresinde karabatak denilen deniz kuşuna verilen ad.: KUKARMA
Trabzon'un Akçaabat ilçesinde bir göl.: SERA
Trabzon'un Çaykara ilçesinde,1989'da tabiat parkı kapsamına da alınan,doğal güzelliğiyle tanınmış göl.:UZUNGÖL
Trafik. : SEYRÜSEFER
Traktör veya kamyonlara,daha çok yük taşımalarını sağlamak için takılan araba.:TREYLER
Tren istasyonlarında tren yolu boyunca uzanan,inilip binilen yüksekçe döşeme.:PERON
Triko eşyaların yakasını yapmada kullanılan makine. :   REMAYÖZ
Tropik bölgelerde yetişen,bazı erguvangillerden çıkarılan ve cila yapımında kullanılan bir çeşit reçine.:KOPAL
Tropikal  bölgelerde   yetişen   ve   yapraklarından  değerli  bir  tekstil  elyafı  elde  edilen  bitki. :SİSAL
Tropikal Afrika'da yaşayan ve göbekli domuz da denilen hayvan.:PEKARİ
Tropikal Afrika'da yetişen bir ağaç. :  AZOBE
Tropikal Afrika'da yetişen bir ağaç.: OKAN
Tropikal Afrika'da yetişen ve açık damarlı,siyahımsı esmere dönüşen esmer renkte,daha çok kaba dokulu,sert ve ağır bir odun veren ağaç. : VENGE
Tropikal Afrika'da yetişen ve odunu doğramacılıkta  marangozlukta kullanılan  ağaca verilen ad. : EKABA
Tropikal Afrika'da yetişen ve odunu doğramacılıkta kullanılan bir ağaç.  :  LİMBALİ
Tropikal Afrika'da yetişen ve odunu kolay işlenen büyük bir ağaç. : İROKO
Tropikal Afrika'da yetişen ve odunu marangozlukta ve kaplamacılıkta kullanılan çok büyük ağaç.: MAKORE
Tropikal Afrika'da yetişen ve Ohi de denilen ağaç. :  BA
Tropikal Amerika ormanlarında yaşayan bazı etçil küçük memelilerin ortak adı.:OLİNGO
Tropikal Amerika'da yaşayan kimi hafif gagalı kuşların ortak adı.:TUKAN
Tropikal Amerika'da yaşayan küçük bedenli akbaba.:URUBİ.:URUBU
Tropikal Amerika'da yaşayan tavuğa benzer bir kuş.: TİNAMU
Tropikal Amerika'da yaşayan,eflatunla karışık gri ve esmer renkte,15 cm boyunda büyük gece kelebeği cinsi.: EREBUS
Tropikal Amerika'da yetişen çok sert bir ağaç.:VERA
Tropikal bölgelerde bulunan asalak olmayan guguk kuşu.:KUKAL
Tropikal bölgelerde yaşayan kimi kertenkelelerin ortak adı.:VARAN
Tropikal bölgelerde yetişen bir ağaç.:OBEŞE
Tropikal bölgelerde yetişen ve nişastaca zengin yumru kökleri yiyecek olarak kullanılan bitki.:YAM
Tropikal bölgelerde yetişen ve yumruları besin olarak kullanılan bir bitki.: TARO
Tropikal bölgelerdeki denizlerde kesiksiz esen bir takım rüzgarların adı.:ALİZE
Tropikal denizlerin az derin sularında yaşayan bir yengeç cinsi. :  RANİNA
Tropikal ormanlarda yaşayan tavuğa benzer bir kuş. : TİNAMU
Tuğla ve harçla örülmüş,alttan obruk,yarım silindir biçiminde tavan örtüsü.:TONOZ
Tuğlaların harçla doldurulup düzeltilen aralığı. :   DERZ
Tulum.:TULUK
Tumturaklı konuşma. : AYTA
Tuna  nehrinde  hafif  savaş  gemisi  olarak  veya  yük  ve  insan  taşımakta  kullanılan  bir çeşit gemi. : NASAD
Tuna ırmağında kullanılan bir çeşit yolcu gemisi. : ORANSA
Tunus kıyılarında kullanılan üç direkli yelkenli tekne. : ÇİTİHA
Tunus'un plakası. : TN
Turfanda zamanı. : MEYA
Turku'nun İsveç'teki adı. :  AB O
Turna türü.:KARKARA
Turpgillerden,yağlı tohumlu mevsimlik bir bitki : KOLZA
Turşusu yapılan bir tür soğan. :  INCALIZ
Turunçgillerden tadı acımsı bir meyve,greyfurt.:ALTINTOP
Tutak,sap.: KABZA
Tutam.:FİSKE
Tutturgaç:. ATAŞ
Tutuk dilli,pepe. : PEPEME
Tuzak,kapan. : FAK
Tuzlalarda deniz suyu çekilen bölüm. :   TAVA
Tuzlanmış ve deri tuluma bastırılmış peynir. : OLAMAN
Tuzlu hamurdan yapılan ince uzun çubuk,tuzlu çubuk.:BATONSALE
Tuzsuz taze peynirden nişasta ve pirinç unu konarak yapılan bir helva.:HÖŞMERİM
Tüberküloz tedavisinde kullanılan bir antibiyotik.  :   KANAMİSİN
Tüccar.:BEZİRGAN
Tüketici. : MÜSTEHLİK
Tükürükte bulunan ve nişastanın sindirilmesine yarayan enzim. : PTİYALİN
Tülbent ile patiska arası ince patiska arası ince pamuklu bir bez. :MERMERŞAHİ
Tümden çıplak olarak açık havada yaşamayı savunan öğreti.:NÜDİZM
Tümevarım.  :  ENDÜKSİYON
Tümör.: UR
Türk  müziğinde  bir  makamı, kendi  perdelerinden  daha  tiz  yada  pes  perdelerde  çalma işi.: ŞETARET
Türk aşıklık geleneğinin ve aşık edebiyatının etkisiyle Anadolu'da ve Azerbaycan'da yetişen,Türkçe ve Ermenice şiirler söyleyen,öyküler anlatan Ermeni asıllı aşıklara verilen ad.:AŞUK:AŞUĞ
Türk Halk Müziğinde  bağlama ailesinden çalgıların en küçük boylusu.Tezene ile çalınan iki yada üç telli halk sazı. : CURA
Türk halk müziğinde bir türkü türü.:UZUNHAVA
Türk Halk Müziğinde kullanılan cura,bulgari,bağlama gibi telli ve çalgıçla çalınan çalgıların genel adı. : TAMBURA
Türk kentlerinin çoğunda,surla çevrili alanın dışında kalan yerleşmelere verilen ad.:TAHTAKALE
Türk lehçelerinden biri.:ÇUVAŞÇA
Türk müziğinde az kullanılmış pek az bilinen bir zurna türü.: ASAFİ
Türk Müziğinde bileşik makam. :  NİKRİZ
Türk müziğinde bir makam adı.  :   KARCIĞAR : ARAZBAR : REHAVİ
Türk Müziğinde bir makam.  :   EVİÇ:EVCARA  .:  SUZİNAK
Türk müziğinde bir makam.  :  BAYATİ:  ISFAHAN:  MAYE: ACEMAŞİRAN
Türk müziğinde bir makam. : NEVA .: IRAK: SABA: SUZİDİLARA
Türk müziğinde bir makam.: ARAZBAR
Türk müziğinde bir makam.: CANFEZA.:NİKRİZ.:BUSELİK
Türk müziğinde bir makam.: HİSAR.:SUZİDİLARA.:UZZAL.:ZAVİL
Türk müziğinde bir makamdan yada bir usulden başkasına geçmek.  :  GEÇKİ
Türk müziğinde bir oyun havası.: SİRTO
Türk Müziğinde bir usul. : NEMEL  .: REMEL
Türk müziğinde birleşik bir makam.:NEVESER
Türk müziğinde fasıl topluluğuna verilen ad. : İNCESAZ
Türk müziğinde iki makamın ortak adı.:REHAVİ
Türk müziğinde kullanılan zilsiz büyük tef.:BENDİR
Türk müziğinde oldukça kıvrak bir usul. :  AKSAK
Türk tuluat  tiyatrosunda baş komik görevindeki uşak tiplemesi. Hımbıl,alık. : İBİŞ
Türk Üniversitelerinde en az beş yıl profesörlük yapmış,bilimsel çalışmalarıyla kendini tanıtmış öğretim üyeleri arasından seçilerek bir kürsünün yönetimiyle görevlendirilen kimseye verilen unvan.:ORDİNARYÜS
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır kapısı. :  ESENYAYLA
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır kapısı.:ALİCAN
Türkiye ile Gürcistan arasındaki sınır kapısı.:TÜRKGÖZÜ
Türkiye ile İran arasındaki gümrük kapısı.:GÜRBULAK
Türkiye'den göç eden Yunanlıların oluşturduğu  müzik türü. : REMBETİKO
Türkiye'nin 4. Büyük gölü. : EĞİRDİR
Türkler anlamında eski sözcük. :  ETRAK
Türklere özgü bir şekerleme.:LOKUM
Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap ve İranlılara verilen ad.: TAT
Türkmenistan'da bir kent. :  MARİ
Türkmenistan'da dokunan değerli bir halıya verilen ad. : YOMUT
Türkmenistan'da eski Orta Asya kenti.:MERV
Türkmenler arasında oynanan bir halk oyunu. :  TEREKEME
Türlü bitkilerin yaprak ve kabuklarıyla kokulandırılmış acımtırak bir içki. : AMER
Türlü dokuma maddelerinden yapılan ince halat.:URGAN
Türlü eşya ve öteberinin satıldığı Pazar yeri.: SATAK
Tütsü kabı.:BUHURDAN
Tütün dumanının bıraktığı yağlı kir.: ZİFİR
Tütün fidelerini örtmek için kullanılan hasır veya ottan örtü.:KAPANCA
Tütün fidelerinin yetiştirildiği yatak. : ANDAL
Tütün hevengi,tütün dizmek,kurutmak ve işlemek için kullanılan üstü kapalı sergi. . :ARAN
Tütün yaprağı dizesi.:YONGA
Tütün yaprağı dizisi. : PASTAL
Tütün yapraklarından çıkarılan ve sigarada bulunan zehirli madde.: NİKOTİN
Tütünleme suretiyle kurutulmuş ringa balığı.:FRİSA
Tüyleri kara,meyve ve böceklerle beslenen ötücü bir kuş.:KARATAVUK
Tüylü kundura derisi. : SÜET
Tüylü,kıllı çuha,kebe. :   BARAK
Tüysüz şeftali de denilen bir meyve. : NEKTARİN
Tüysüz,ince,sık dokunmuş yün kumaş.:ÇUHA




Bulmaca Sözlüğü T yazısı toplam 28903 defa okundu
Bulmaca Sözlüğü T | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Bulmaca Sözlüğü T | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Bulmaca Sözlüğü T | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | SözlüklerBulmaca Sözlüğü T | Sözlükler