Bulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler

Bulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler Bulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler



Bulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler Bulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler
 
Bulmaca Sözlüğü PR
Kategori : Sözlükler

Bulmaca Sözlüğü
            
                     -P -

Padişah  ve  devlet  ileri  gelenlerinin  seferden  dönmeleri  dolayısıyla  yazılan  şiire verilen ad.  :   KUDUMİYE
Padişah III. Selim'in şiirlerinde kullandığı mahlas.  :   İLHAMİ
Padişah sarayında harem dairesi ile dış daireleri arasındaki bölüm.: MABEYİN
Padişah,sadrazam,vezirler ve yüksek dereceli devlet erkanının giydiği kavuk. :   YUSUFİ
Padişaha yakın olan görevliler,mabeyinciler. :   KURENA
Padişahın giyeceklerine bakan memur.:ÇUHADAR
Padişahların adına yaptırılan ve birden çok minaresi bulunan büyük camilere verilen ad,Sultanlar.SELATİN
Pafta.:YİVAÇAR
Pakistan'da müzik eşliğinde ve koro halinde söylenen şiirlerden oluşan tasavvuf musikisi türü. :KAVVALİ
Palamut balığının bir türü. : ALTIPARMAK
Palamut balığının iki kilodan büyük olanına verilen ad. :  ZİNDANDELEN
Palamut balığının iri bir türü.:PİÇUTA
Palamut balığının irisi. :   TORİK
Palamut,torik gibi balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura.:LAKERDA
Palmiye türü.:LATANYA
Paltoya benzer bir tür üstlük. :   SAKO
Pamuğu çekirdeğinden ayırmaya yarayan alet.:ÇIRÇIR
Pamuk çeşidi:. AKALA
Pamuk ipliği.Dikiş ipliği. : TİRE
Pamuk ipliğinden dokunmuş havlu. : PEŞKİR
Pamuk ipliğinden yapılan kalınca kilim. :   SAVAN
Pamuk ipliğini saran el çıkrığı.: ALAMİT
Pamuk ipliğini veya bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi.: KASAR : KASTAR
Pamuk kale'nin mitolojik dönemlerdeki adı. :  HİERAPOLİS
Pamuk kozası. :  ŞİF
Pamuk yada ipekle karışık,pamuktan kalın,ensiz kumaş çeşidi. :  KUTNU
Pamuk,keten veya ipekten sık dokunmuş ince bir tür kumaş.:POPLİN
Pamuk,yün gibi şeylerden iplik eğirmek için kullanılan,ağaçtan yapılmış araç.: İĞ
Pamukkale örneğinde olduğu gibi,kimi kaynak sularının yığdığı kalker tortu.:TRAVERTEN
Pamuklu kumaş.:BASMA
Pamuktan düz dokuma. : AMERİKAN
Panama'nın para birimi.:BALBAO
Panik. : ÜRKÜ
Panzehir. : ANTİDOT:   TİRYAK
Papağan,kartal gibi kuşların kemerli gagası.:TUMŞUK
Papağan. :   TUTİ
Papağana benzer bir kuş.  :  KAKADU
Papağanla  akraba  küçük  bir kuş. Endonezya ve Yeni Gine'de yaşayan bazı papağanların ortak adı. : LORİ
Papalığın simgesi olan üç katlı taç.:TİARA
Papua Yeni Gine'nin para birimi. :  KİNA
Para cüzdanı.:PORTFÖY
Parafinli veya plastikli kumaştan su geçirmez giysi. :   SİRE
Paragraf başındaki büyük harf.: İNİSİYAL
Paraguay çayı.  :  MATE
Paraguay'ın başkenti.  : ASUNCİON
Paraguay'ın para birimi. : GUARANİ
Paralel. : MUVAZİ
Paralı oyunlarda kar ve zarar olmadığını belirtmekte kullanılan sözcük.:TAPİ
Parça,lokma,dilim : TİKE
Parça. : LİME
Parçalanıp   dağılmış   yer   katmanlarının   birbirleriyle   olan  ilgilerini  araştıran  yerbilim  dalı. :  TEKTONİK
Parçalardan oluşmuş bütün.:İNTEGRAL
Parçanın sevimli ve cana yakın çalınacağını anlatan müzik terimi. : AMABİLE
Parıldayan. : DİRAHŞAN:  LAMİ
Parıltı. :   LEMA
Parıltısını artırmak için elmas taşlarının altlarına konan ince metal yaprak.: FOYA
Parkinson hastalığının başlıca belirtisi olan hareket yeteneğinin kaybolması. :AKİNEZİ
Parlak deri. :   RUGAN
Parlak pamuk ipliği. :   PAMUKAKİ
Parlak perkal olarak da adlandırılan,çok ince pamuklu bez.: SİNTZ
Parlak renkli tüyleri olan çok küçük bir kuş.:MANDARİN
Parlak ve saydam bir çeşit kuvars billuru.:NECEF TAŞI
Parlak yıldız.:AYYUK
Parlak yüzlü ipekli kumaş. :  ATLAS
Parlak,aydınlık. :   RUŞEN
Parlak,kaymak kağıt. : KUŞE
Parlak,mavi renkli gündüz kelebeği. : ADONİS
Parlak.: RUŞEN
Parlak.:CELİ
Parlaklığı geçici olarak artarak patlayan yıldız. :  NOVA
Parmak izine dayanarak kimlik belirleme yöntemi.: DAKTİLOSKOPİ
Parmaklara takılarak çalınan bir tür zil.: KASTANYET
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı alet.:ÇALPARA
Parmaklarda oluşan iltihap.,tırnakta ağrılı şiş. : DOLAMA
Parmaklık,korkuluk.: CAĞ
Parola,işaret,alamet. : İM
Pas açıcı.:ZİDA
Pas.:KÜF
Pasaklı,kılıksız.:LOKA
Paskalya  Adasındaki devasa heykellere verilen ad. :   MOAİ
Pasta hamuru. :   ŞU
Pasta,çörek.  :   GATO
Pastacıların,terzilerin kullandığı dişli,küçük demir çark.: RULET
Pastırmalı börek.:PAÇANGA
Patates gibi bazı bitkilerin yumrularında bulunan nişasta.: FEKÜL
Patika. :  YOLAK
Patlak çukur.: MAAR
Patlıcangillerden kötü kokulu bir bitki.:ADAMOTU
Patlıcangillerden,çeşitli renkte çiçekler açan,kokulu bir süs bitkisi.:PETUNYA
Patlıcangillerden,geniş yapraklı,kötü kokulu bir bitki,kankurutan.:ADAMOTU
Patlıcangillerden,kasların kasılmasını giderdiği için hekimlikte kullanılan bir bitki.:TATULA
Patolojide mantar.: MİKOZ
Pay,hisse,nasip.:BEHRE
Payı olmayan,pay almamış.: BİBEHRE
Paylama,azar. : İTAP
Pedro Almodovar'ın bir filmi.: ANNEM HAKKINDA HERŞEY:KONUŞ ONUNLA
Pehlivanları çeşitli övgü ve dualarla seyirciye tanıtan kimse.:CAZGIR
Pek bol,pek çok. :  İBADULLAH
Pek bol,pek çok.: İBADULLAH
Pek çok bilgisayar ağını birbirine bağlayan ve kendine özgü bir adresleme sistemi ile iletişim protokolüne dayalı ağ;dünya ölçeğinde ağ.: İNTERNET
Pekmez toprağı da denilen  ve üzüm şırasının tortularını çökeltmekte kullanılan  kille karışık kireçli toprak. :  MARN
Pekmezle kar karıştırılarak yapılan kar helvası. :  KARSAMBAÇ
Pekmezle yapılan bir tür tatlı.:KEDİBATMAZ
Pelerin. :  HARMANİ
Pelerinli bir çeşit palto.:REGLAN
Pembe dizi de denilen,gerçek yaşamdan kopuk TV dizilerine verilen ad. :   SOAP-OPERA
Pembe renkli şarap. : ROZE
Pembe,beyaz çiçek açan,kışın yaprak dökmeyen,zehirli bir ağaççık. :   ZAKKUM
Pencere veya kapının üst yanında bulunan ve oda havasının değiştirilmesine yarayan açılır kapanır bölüm.:VASİSTAS
Penye veya jarse tipi pamuklu örme kumaşlarda,genellikle tişört ve bluzlarda etek ve kol ağızlarını kapamada kullanılan dekoratif dikiş türü.:REÇME
Perçem.  :   KAKÜL
Perdeli bir üflemeli çalgı.:FAGOT
Perslerde il yöneticisi,vali.: SATRAP
Peru ve Bolivya'da yünü için yetiştirilen evcil alpaka türü. : PAKO
Peru ve Patagonya arasında yaşayan bir geyik türü. :   PUDU
Peru'da mısırdan elde edilen bir içki. :  ÇİÇA
Peru'da yaşayan uzun tüylü bir memeli hayvan.:ALTES
Pervane balığına verilen bir ad.:AY BALIĞI
Pestil.:BASTIK
Peşinat. Bir kimseye, pazarlığında anlaşılmış bir paranın küçük bir bölümünü önceden vermek. :  KAPARO
Peygamber ağacı reçinesinden çıkarılan ve hekimlikte kullanılan bir sıvı.:GAYAKOL
Peygamber çiçeği.:BELEMİR
Peygamber. :   YALVAÇ
Peygamberimizin hane halkı.  :  EHLİBEYT
Peygamberler. :  ENBİYA
Pırıltılı kristallerden oluşan doğal demir sülfürü. :  PİRİT
Pik. : FONT
Piliç. : FERİK
Piramit. : EHRAM
Pirinci kabuğundan ayırmak için kullanılan dibek.:DİNK
Pirinç ayıklamaya yarayan taş silindir. :   DİNK
Pirinç.:ERZ
Pirinçli ve yoğurtlu ıspanak yemeği. :   BORANİ
Pirzola. :  KOTLET
Pis koku.:UFUNET
Piston kolu.:BİYEL
Pişirilmiş olan yemeğin üzerine parmesan,kaşar,dil peyniri gibi peynir çeşitlerinden birini rendeleyerek pişirmek. / Yemeğin üzerine beşamel sos dökerek yemek pişene ve sosun üzeri kızarana kadar fırında bekletmek.:GRATEN
Pişman. :  NADİM
Pişmiş balçık.:ÇİNİ
Pişmiş hamurla  yenen,özellikle tavuğun göğüs etiyle hazırlanan bir tür çorba. :  ARABAŞI
Pişmiş toprak,cüruf ve beton karışımından yapılan kiriş,putrel ve nervürler arasına konulan delikli tuğla.: ASMOLEN
Piyale,ayaklı içki kadehi. :AYAG: (EYAG)
Plan. :  TASAR
Plazma sıvısının deri altı dokusuna ve seroz zarlara yaygın biçimde sızması. :  ANAZARK
Plili.:PLİSE
Po nehrinin kolu olan bir ırmak. : PANARA
Poker,konken gibi kimi oyunlarda aynı cins iki kağıda verilen ad.:PER
Pokerde aynı renkten oluşan ama sıra izlemeyen beş karta verilen ad.:FLOŞ
Pokerde kağıtlar dağıtılmadan önce oyunculardan birinin yere sürdükten sonra önünde fişi yada parası kalmadığını belirtmek için söylediği söz.:TAPİ
Pokerde ortaya konulması zorunlu para,: POT
Pokerde rest. :   SOLT
Pokerde,sırayla birbirini izleyen değişik renkten beş karta verilen ad.:KENT
Polonya para birimi. :   ZLOTİ
Polonya,Litvanya,Belarus ve Ukrayna'da siyasal erki üstlenen meclise verilen ad.:RADA
Polonya'da millet meclisine verilen ad.: SEJM
Porselen yapımında kullanılan bir çeşit beyaz ve gevrek kil.:KAOLİN
Portekiz halk şarkısı.:FADO
Portekiz'de ağaçlı dağlık kütle.  :  GERES
Posta beygiri. :   YAM
Posta havalesi.  :  MANDAPOST
Postu kaplan postu gibi  çizgili  bir tür Afrika zebrası./Antilop. : DAV
Pozitif elektrot. : ANOT
Pörsümek.:SALKIMAK
Praseodim'in simgesi. : PR
Pratik. : AMELİ : KILGIN
Prensip,umde,ilke,din ve felsefe temellerinden biri./ Hipostaz. :   UKNUM
Prensip. :   UMDE
Protein sentezine yardımcı olan bir asit türü. Ribonükleik asit. : RNA
Proton verebilen maddelerin genel adı.:ASİT
Psikolojide sözsel anlatım bozukluğu.:AKATAFAZİ
Puan,nokta. :  BENEK
Pullu ve kılçıklı,küçük bir balık. : İZMARİT
Put,totem,çok güzel kadın. : SANEM
Pürüz alır. :   RAYBA 

                       -R-

Rabindranath Tagore'un ünlü romanı. : GORA
Raca. :   MİHRACE
Radyasyon dozu birimi.:REM
Radyasyon ölçümlerinde kullanılan temel birim.:BEKEREL
Radyasyon.:IŞINIM
Radyo  ve  televizyon  yayınlarında, film  seslendirmelerinde, hareketleri  izlemesi  gereken seslerin   doğal  kaynakların   dışında,  optik,  mekanik,  kimyasal   yöntemlerle gerçekleştirilmesi.: EFEKT
Radyumun simgesi. : RA
Raf. : SERGEN
Rafadan. : ALAKOK
Rahat eden. : MÜSTERİH
Rahim,döl yatağı.:UTERUS
Rahip,keşiş.  :   KARABAŞ
Raket. :  VURAÇ
Rakı içilen masa. : ÇİLİNGİR SOFRASI
Rakı konan 15- 20 cl'lik kulpsuz sürahilere verilen ad. : KARAFAKİ : KARAF
Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana yada arkaya savurma,devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu.:SALTO
Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek.:SAHUR
Rap başta olmak üzere 1980'lerin siyah ABD müziğini ve Newyork popunu içine alan müzik türlerinin genel adı.: HİPHOP
Rapor. :   YAZANAK
Rasathane.:OBSERVATUAR
Ray aralığı 60 cm eninde veya daha az olan,arabaları buhar,hayvan ve insan gücüyle yürütülen küçük demiryolu.:DEKOVİL
Razı olma,uzlaşma. : MUVAFAKAT
Reasürans şirketlerine işveren şirket. :   SEDAN
Recep ayının kandil olarak kutlanan ilk Cuma gecesi. :   REGAİP
Reçine sakızı.:MIRRA
Reçine.Çam sakızı. :  EDEMİK
Reçinesi hekimlikte kullanılan bir ağaççık. :   LADEN
Refakat muhribi. : ESKORT
Refik Halit Karay'ın mizah yazılarında kullandığı takma ad. :   KİRPİ
Rehin verme. : TERHİN
Rekoru ele geçirme.,skoru yenileme. : EGALE
Ren geyiği derisinden yapılmış Eskimo kayığı.:UMİAK
Rengi kırmızı ile sarı arasında değişen doğal kurşun oksit.: MASİKO
Renk körlüğü. :  DALTONİZM
Renk yuvarı,renk küre. :  KROMOSFER
Renkler.Türlü renklerde olan. : ELVAN
Renkli cam parçalarından oluşan saydam pencere süslemesi veya resim.:VİTRAY
Renkser. :  KROMATİK
Resim çizmekte kullanılan,taflan çubuklarından yapılan kalem.: FÜZEN
Resim ve heykel(yontu) sanatlarında varlıkların biçimi.:BETİ
Resimde bir nesne veya figürü derinlik duygusu içinde verme yöntemi.:RAKURSİ
Resimli. : MUSAVVER
Resmi bir daireye yazılan mektuplar. :   TAHRİRAT
Resmi bir erkek ceketi. :  REDİNGOT
Resmi temsilci heyeti.:DELEGASYON
Resmi törenlerde giyilen uzun etekli,eteğinin arkası beline kadar yırtmaçlı,siyah,resmi erkek ceketi.: FRAK
Resmi ziyafet ve davetlerde erkeklerin giydikleri,arkası yırtmaçlı,etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlak kesilmiş ceket. :   JAKETATAY
Ressam Gürkan Coşkun'un bilinen adı. : KOMET
Ressam tarafından kullanılan boya hacmi. : PAT
Rezene bitkisine verilen bir ad.:RAZİYANE
Rezonans. :   SESELİM
Rıhtımın su üstünde kalan bölümü.:SOM
Rivayet eden.:RAVİ
Rize ilinde balıyla ünlü bir yayla. :  ANZER
Rize ilinde,aynı adlı balıyla ünlü bir yayla.:ANZER
Rize yöresinde dokunan ince bez.: FERETİKO
Rize-Erzurum karayolunda bir dağ ve geçit. : OVİT
Rodyumun simgesi. :   RH
Roket atar.:BAZUKA
Roma iffet tanrıçası. :  DİANA
Roma imparatorlarının tacı. :  ATENA
Roma imparatoru Sezar'ın geldim,gördüm,yendim anlamındaki ünlü sözü.:VENİ-VİDİ-VİCİ
Roma mitolojisinde aşk tanrısı. : AMOR
Roma mitolojisinde bereket ve toprak ürünleri tanrıçası.:OPS
Roma mitolojisinde Jüpiter ve Mars'ın sıfatı. :  ULTOR
Roma sanatında,tapınak yada mezarlarda Tanrı heykelinin,ölü heykelinin yada kutsal eşyanın konulduğu küçük niş. : AEDİCULA
Roma tanrısı. :  LAR
Roma'nın eski adı. : RİM
Roma'yı tekrar görebilmek için,içine para atılması adet olan ünlü çeşme.:TREVİ
Romalılarda tanrı olarak düşünülen ölü ruhları.: MANES
Romanya para birimi. : LEY
Romanya'nın plaka işareti. : RO
Romatizma hastalıklarını tedavi eden tıp dalı. :   ROMATOLOJİ
Romen rakamında bin.  :    M
Ruanda'nın başkenti.:KİGALİ
Rubidyum'un simgesi. : RB
Ruh biliminde nesnelerin dokunulmaksızın hareket edişi.Uza devim. :   TELEKİNEZİ
Ruh ve sinir hastalıklarıyla,kişide görülen önemli uyumsuzlukları önleme,teşhis ve tedavi etmeye uğraşan uzmanlık dalı.:PSİKİYATRİ
Ruh. : TİN
Ruhbilim.: PSİKOLOJİ
Ruhsal bunaltı. : ANGOR
Ruhsal yaşama ve bedene egemen olmayı amaçlayan Hint felsefe sistemi.:YOGA
Rulet oyununda 1-35 arasındaki tek sayılardan her biri.:EMPER
Rum asıllı Türk besteciler.:ALEKO BACANOS-YORGO BACANOS
Rumların kutsal saydıkları kaynak veya pınar. :  AYAZMA
Rus alfabesi.  :  KİRİL
Rus dilinde   evet.  : DA
Rus halk destanı veya rapsodisi. : BİLİNA
Rus imparatorluk ailesinin toprak olarak sahip olduğu mülkler.: UDEL
Rus komünisti.:BOLŞEVİK
Rus köylü kadınların giydiği uzun elbise.:SARAFAN
Rus köylü topluluğuna verilen ad. : MİR
Rus köylüsü.:  MUJİK
Rus, Leh, Sırp, Hırvat, Bulgar  ve  Çek  halklarına  dillerindeki  yakınlık  dolayısıyla  verilen ad. :  SLAV
Rusların ünlü destanı. : İGOR
Rusya federasyonuna bağlı,doğu ucunda bir ada.:SAHALİN
Rusya ikinci meclisi. :  DUMA
Rusya'da bir ırmak. :  LENA
Rusya'da kıyı ırmağı. :   TAZ
Rusya'da yaklaşık 15 bin kişinin konuştuğu Aramca lehçesi.  :  AYSOR
Rusya'da,bir kazaya karşılık gelen yönetim bölümünü belirten Rusça sözcük. :   RAYON
Rusya'nın St. Petersburg kentinde 1764 yılında kurulmuş ünlü saray müzesi.:ERMİTAJ
Rusya'ya özgü,taze krema ile birlikte yada yahninin yanı sıra sunulan veya yağda pişirilmiş,ayıklanmış karabuğday irmiği.:KAŞA
Rutenyumun simgesi. : RU
Rüşvet verenle alan arasında aracılık eden.:RAİŞ
Rüyaları inceleyen bilim dalı. : ONİROLOJİ  
Rüzgar ve karla karışık yağan yağmur.:ÇIVGIN
Rüzgar,şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı.:BORAN
Rüzgar,yel,hava,nefes, : BAD
Rüzgarın  estiği  yönü  göstermek  için  direk  şapkalarının  üstüne  konulan  yelkovan biçimindeki ağaç. : PİNEL
Rüzgarın veya gaz durumundaki akışkanların akış hızını ölçmeye yarayan aygıt.:ANEMOMETRE 




Bulmaca Sözlüğü PR yazısı toplam 14018 defa okundu
Bulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Bulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Bulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | SözlüklerBulmaca Sözlüğü PR | Sözlükler