Bulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler

Bulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler Bulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler



Bulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler Bulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler
 
Bulmaca Sözlüğü IİJ
Kategori : Sözlükler

Bulmaca Sözlüğü
 
                       - I -

Irak'ın Musul kenti yakınında Yezidiler tarafından kutsal sayılan vadi. :  LALES
ırında ekmek,börek,çörek çevirmeye yarayan bir tür kürek.:ISIRAN
Irkçılık. : RASİZM
Irmak ile dere arası büyüklükte akarsu.:ÇAY
Irmak veya dere suyunun hızlı aktığı yer. : AKANAK            
Irmaklarda işleyen bir çeşit altı düz tekne. : PELEME : TOMBAZ
Irmaklarda ve sığ sularda yük taşımakta kullanılan bir tür tekne.  :   LİMBO
Isı derecesi,sıcaklık.: SUHUNET
Isı yükselişi. : CEMRE
Isıl. : TERMİK
Isırgın. :  İSİLİK
Iskarta mal.:MARDA
Ispanak,pancar gibi sebzelerle pirinç ve bulgur karıştırılarak yapılan bir yemek.: ÇİLEME Ispanakgillerden yaprakları etli bir bitki. : IŞTIR
Isparta ilinde,doğal değerlerin korunması amacıyla ulusal park kapsamına alınan göl.:KOVADA
Isparta kentinin eski adı.  :  HAMİDABAD
Isparta yakınında,1991'de tabiat parkı kapsamına alınan krater gölü.:GÖLCÜK
Isparta yöresinde yetişen ve iyi bir sofra şarabı elde  edilen üzüm cinsi. :ALGEMRE
Issız yolda hırsızlık.  :   KARMANYOLA
Işık ölçer. : POZOMETRE
Işık yoğunluğu birimi.mum.  :   KANDELA
Işık.:ŞAVK
Işıklar,nurlar.:NİRAN
Işıklı,nurlu.: NURANİ
Işın demeti.  :  HUZME
Işınbilim. :  RADYOLOJİ
Işınım dozu birimi.: REM
Izgara.:GRİL

                     -İ-

İbadet.Allah'ın buyruklarına uyma. :   TAAT
İbni Sina'ya batıda verilen isim.  :   AVİCENNA
İbrahim Peygamberin babasının adı.: AZER
İbrani alfabesinin ilk harfi.:ALEF
İbrani rahiplerinin dinsel törenlerde giydikleri giysi. :    EFOD
İbranice v Aramcayla birlikte Yahudilerin üç temel yazı dilinden biri.: YİDDİŞ
İç Anadolu'da bir göl. :  EBER
İç Anadolu'da volkanik bir göl.: MEKE
İç bükey,konkav,obruk.:MUKAAR
İç donu.: TUMAN
İç duvar.:CIDAR
İç etek.:JÜPON
İç güdü.:İNSİYAK
İç içe mineral kabuklardan oluşan balık yumurtası biçiminde kalker,ovelit. :   PERİDOT
İç içe mineral kabuklardan oluşan balık yumurtası biçiminde kalker.: OVOLİT
İç kulakta kemik dolambacın orta bölümü. : DALIZ
İç sıkıntısı.:AFAKAN : İLİNTİ
İç yüz,sır.:BATIN
İçe kapanıklılık.: OTİZM
İçel'in Silifke ilçesinde bir antik kent ,: URA
İçi kaloit veya yağ gibi sıvı veya yarı sıvı bir madde ile dolu patolojik torba. :   KİST
İçi kremalı,üzeri çikolata kaplı pasta.:EKLER
İçi pamuk yada yün vatka ile doldurularak dikilmiş,döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş.:KAPİTONE
İçimi hoş ve tatlı su.:ZÜLAL
İçinde cinsel konularla ilgili açık saçık yazıların,resimlerin bulunduğu eser.:BAHNAME
İçinde diri balık saklanan denizden ayrılmış havuz.  :   LİVAR
İçinde fosil bulunmayan toprak.:AZOİK
İçinde gemi yapılan veya onarılan üstü örtülü büyük havuz.:DOK
İçinde yağ yakılan toprak kandil. : PESÜS
İçine çamaşır,elbise gibi şeyler koyup sarmaya yarayan bez veya kumaş.:BOHÇA
İçine demir çubuklardan kafes konulmuş beton.:BETONARME
İçine doğduğu gibi söylenerek,doğaçlama.: İRTİCALEN
İçine hardal katılarak yapılan üzüm şırası.:HARDALİYE
İçine kor kömür doldurulan , açık havada ısınmaya yarayan ayaklı ve delikli madeni kaba verilen ad :BRASERO
İçine mendil,gecelik gibi şeylerin konulduğu kumaş bohça. :   ŞASE
İçine pekmez,peynir,yağ vs konulan yada yayık olarak kullanılan deri tulum. :   TULUK
İçine pişirilmiş kuş başı et ve sebze konularak hazırlanan bir tür börek.:TALAŞKEBABI
İçine soğan,sarımsak,maydanoz ve havuç gibi şeyler katılarak zeytinyağıyla pişirilen ve soğuk olarak servisi yapılan yemek.:PİLAKİ
İçine su biriken doğal çukur.:OBRUK
İçine yalnız kürek çekenin girebildiği uzun ve dar yarış kayığı. : SKİF
İçitim.:ZERK
İçki bardağı.:PİYALE
İçki içerken birinin şerefine,sağlığına kadeh tokuşturulması.:TOKA
İçki mahzeni.:KAV
İçki meclisi.: BEZM
İçki sunanlara verilen ad. : SAKİ
İçki veya uyku sersemliği.:HUMAR
İçki.  :   AYŞ : İŞRET
İçkiye düşkün,içkici,ayyaş. :  BEKRİ
İçli,acıklı şiir.:ELEJİ
İçmeye veya tanrıların onuruna yere şarap dökmeye yarayan,ortası bombeli,ayaksız,az derin,geniş ağızlı kap.:PATERA
İçten çürümüş ağaç : ARDAK.
İdam mahkumlarının asıldığı ağaç.:DAR
İdare kandili.  :  İLİKMEN
İdare,yönetim. :   ZİMAM
İdrar kesesi iltihabı.:SİSTİT
İdrar yolları hastalıkları,üroloji.:BEVLİYE
İdrarını yapamama şeklinde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi,İdrarın kesilmesi.:ANÜRİ
İftihar etme,öğünme. :   ULVAN
İğ  : EĞİRMEN
İğne deliği. :   YURDU
İğne korkusu.: BELONOFOBİ
İğne yaprakları yaz kış yeşil olan bir orman ve süs bitkisi. :   PORSUK
İğneye yol açmak için kullanılan,çelikten,ince ve sivri uçlu bir alet.:BİZ
İğrenme,tiksinme. : KERAHET
İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker.: ERBAŞ
İhtiyar kimse.:PİRİFANİ
İki  gövdeli  (birbirine  paralel  tutturulmuş  iki  kütükten  yapılmış) deniz  taşıt  aracına verilen ad. :KATAMARAN
İki akarsuyun birleştiği yer.:KOYAR
İki anlamı olan bir sözcüğün akla en az gelen anlamının amaçlanarak kullanılması ve anlamı güçlendirme sanatına verilen ad. : İHAM
İki atlı kızak. :   ZANKA
İki ayrı ırktan gelme. :  LETİS
İki bağlantı parçasını birbirine yakın olarak eklemekte kullanılan özel parça. :  NİPEL
İki çenetli yumuşakça.:ARCA
İki dağ arasındaki sırt. : SENİR
 İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı.: ÇATAK
İki denizi ayıran dar kara parçası veya dünya ile ahret arasındaki yer.  :   BERZAH
İki direkli yelkenli bir gemi.:USKUNA
İki direkli,seren yelkenli,birkaç top taşıyan gemi.:BRİK
İki dörtlü ve iki üçlüden oluşan,on dört dizeli bir Batı şiir türü.:SONE
İki gemi veya gemi ile kıyı arasında haberleşmede kullanılan üç kollu işaret sütunu.:SEMAFOR
İki kaş arası.: BELCE
İki kişi tarafından yönetilen bir çeşit yelkenli. : PİRAT
İki kişilik,alçak,oldukça geniş koltuk.:MARKİZ
İki kişilik,sportif amaçlı bir tür küçük yelkenli.:PİRAT
İki kulplu ve küfe biçimindeki  büyük sepete halk dilinde verilen ad. : KELET : KELETER
İki olay arasındaki süre.: FETRET
İki peygamber veya padişah arasında peygambersiz veya padişahsız geçen süre.:FETRET
İki renkten oluşan.:YANAL
İki sıra kürekli Antikçağ Roma teknesi. :BİREMİS
İki tarla arasındaki sınır. : AN
İki ucu açık küçük boru.ZIVANA
İki ucuna birer kişi oturup,karşılıklı olarak havada yükselip inerek eğlenmeyi sağlayan,ortasından bir yere dayalı tahta kalas.: TAHTEREVALLİ
İki veya daha çok katlı ev.:HANAY
İki veya üç telli bir saz türü.:CURA
İki veya üç yaşındaki erkek koyun.: ÖVEÇ
İki yanı ağaçlıklı yol. :ALE
İki yaşına girmiş manda.:EVERE
İki yataklı karyola. :   RANZA
İki yönlü bir dalgalı akımı,bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt.:REDRESÖR
İki yüzlü,riyakar. : MÜRAİ
İki,üç veya dört kişi arasında oynanan bir tür iskambil oyunu. : PİKET
İkilem. :  DİLEMMA  :  KIYASI MUKASSİM
İkinci Abdülhamit'in Selanik'e sürgüne gönderildiği köşkün adı.:ALATİNİ
İkinci Bayezit'in şiirlerinde kullandığı mahlas : ADLİ
İkinci çağın yaklaşık 45 milyon yıllık dönemi.:TRİYAS
İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD'li erlere verilen ad.:Gİ
İkinci Dünya Savaşında ABD erlerine verilen ad. : Gİ
İkinci kez evlenen kadının beraberinde götürdüğü çocuklar.:TAYGELDİ
İkinci Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik.:FERAHİ
İkinci Mahmut döneminde,yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra kurulan yeni ordunun adı.:ASAKİRİMANSURE
İkinci. :   SANİ
İkisi dikili,üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş taş devri mezarı.:DOLMEN
İkiyüzelli kiloluk bir ağırlık birimi.:ÇEKİ
İklimbilim. :   METEOROLOJİ  : KLİMATOLOJİ
İknalar tarafından kullanılan ve iplerin üstüne atılmış her düğümün rengine göre bir anlamı olan düğüm-yazı.:KİPU
İlaç bilimi. :  FARMAKOLOJİ
İlaç kullanmadan,yalnız ısı yardımıyla aygıt ve pansuman gereçleri gibi şeyleri mikropsuzlaştırma işi.:ASEPSİ
İlaç tedavisi.  :   KEMOTERAPİ
İlaç,çare,deva. : EM
İlaçların formüllerini gösteren resmi kitap.:KODEKS
İlahi duyuru.:VAHİY
İlahiyat. :   TEOLOJİ
İleri atılmış,ortaya çıkarılmış.:LANSE
İletim. : KONVEKSİYON
İletişim dizgesi birliği.:LİNK
İletki.: MİNKALE
İlgi eki. :  Kİ
İlgisiz.:BİGANE
İlhan  Selçuk  ve  Turhan  Selçuk  tarafından  1952'de çıkarılan  siyasi   mizah   dergisinin adı. :   KIRKBİRBUÇUK
İlhanlılarda ordu müfettişine verilen ad.:YASAVUL
İlişik. : MERBUT
İlk çağdaki uygarlıkla ilgili olan. :  ANTİK
İlk doğan çocuk.:BEŞE
İlk İncil'in yazarı sayılan, İsa'nın on iki havarisinden biri.  :  MATTA
İlk insanlar tarafından yapıldığı sanılan en eski aletlere verilen ad.: EOLİT
İlk kez Hindistan'da dokunan,yumuşak ve hafif bir çeşit ipekli kumaş.:SÜRA
İlkbaharda kırlarda yetişen,ufak yeşil yapraklı,ıspanak gibi yenilen bir bitki.:MADIMAK
İlkel benlik. :  İD
İlkel. :   PRİMİTİF
İlmekli bir tür sarma işi ve bununla yapılmış işleme.:RİŞLİYÖ
İmkansız. :   MUHAL
İmren.:GIPTA
İnanç ve bilgiyi kiliseyle,özellikle Aristoteles'in bilimsel sistemini uyumlu bir biçimde birleştirmeye çalışan Ortaçağ felsefesi.:SKOLASTİK
İnandıran,ikna eden. : MUKNİ
İnanılan kimse. : İNAL
İnanma,güvenme.: İTMİNAN
İnanmış,emin olan.:MUTMAİN
İnatçı,ayak direyen:. ANUT
İnce alay.:İRONİ
İnce bağırsağın bir yada birkaç bölümünün kronik iltihabı.:İLEİT
İnce bağırsak iltihabı. :  ANTERİT
İnce dövülmüş tavuk eti veya dana eti.(Yağsız ve sinirleri alınmış).:ESKALOP
İnce halat. :   URGAN
İnce iplik ile çok sık dokunmuş yünlü kumaş.  :   LASTİKOTİN
İnce kabuklu bir erik cinsi. : ÜRYANİ
İnce kumaştan yapılan  bir tür kadın üstlüğü.  :  MAŞLAH
İnce pide halinde ekmek.:LAVAŞ
İnce ruhlu.RAKİK
İnce yağan yağmur. : ÇİSENTİ : ÇİSE
İnce yapılı,zarif,narin.:YEPELEK
İnce yapraklar biçiminde ayrılabilen ve özellikle çatı örtüsü olarak kullanılan sistli kayaçlara verilen ad.:. ARDUVAZ
İnce yassı elmas. : KARAVANA
İnce,düzgün dokunmuş pamuklu kumaş.:OPAL
İnce,parlak nakış.:MİRE
İncelik. : RİKKAT
İnci çiçeği.:MÜGE
İnci çiçeği.:MÜGE
İnci,boncuk,deniz kabuğu gibi malzemeyi ipe dizip kelep haline getirdikten sonra birbirine dolaşarak yapılan kısa gerdanlık.:KISTI
İncik boncuk işleri. :   TUHAFİYE
İncil bölümü.:LUKA
İncil'den önceki kutsal kitaplar.:AHDİATİK
İncil'den.:AHDİCEDİT
İnciler. : LEAL
İncirlerde döllenmeyi sağlayan  sinek. : İLEK
İngiliz uluslar topluluğuna üye olan bağımsız ülkelere verilen ad.:DOMİNYON
İngiliz uzunluk ölçüsü. : İNÇ  :   YARDA
İngiltere'de at yarışı.:DERBY
İngiltere'de kullanılan bir ağırlık ölçüsü. :   ONS
İnişli yer,bayır.: ŞEV
İnkalar'ın atası olduğuna inanılan güneş tanrısı. :  İNTİ
İnleme,inilti. : ENİN:NALE
İnleyen. : NALAN
İnorganik madde. :  MİNERAL
İnsaf,haklılık. : NASFET
İnsan bedeni çevresindeki manyetik alan. :  AURA
İnsan bilimi uzmanı. : ANTROPOLOG
İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti.:FANİ
İnsan kalabalığı.:CEMAAT
İnsan nüfusunu yapı,gelişme ve dağılım açısından inceleyen bilim.:DEMOGRAFİ
İnsan omzunda veya deve,fil,at gibi hayvanlara yüklenerek götürülen,üstü örtülü,tekerleksiz taşıt.: TAHTIREVAN
İnsan sever.:FİLANTROP
İnsan topluluğu. : CEMİYETİ BEŞERİYE
İnsan ve hayvan vücudunda çıkan kabarcık,şiş. :  KOP
İnsan zihninin deney edinmeden önce,üzerine hiçbir şey yazılmamış bir tabletten farksız olduğunu belirtmek için deneyci filozofların kullandıkları deyim.:TABULARASA
İnsan,hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim.:ANATOMİ
İnsan. :İN
İnsanbilim.:ANTROPOLOJİ
İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü.:TARAK
İnsandaki etkisi açısından tanımlanan ışınım dozu birimi.:REM
İnsanın yaratılış özelliği. :  NATURA
İnsanın,makinenin veya çevrenin bir arada uyumlu ve verimli çalışmasını inceleyen bilim dalı.:ERGONOMİ
İnsanlar için tehlikeli olmayan bir örümcek türü.:TARANTULA
İnsanlar,dünya adamları. :ALEMİYAN
İnsanların ırklara ayrılışını,bunların nereden çıktığını,oluşumunu,yeryüzüne yayılışını,aralarındaki niteliklerini inceleyen bilim. :  ETNOLOJİ
İnsanların ince bağırsağında yaşayan bir solucan türü. :  TRİŞİN
İnsanüstü. :  FEVKALBEŞER
İonya adalarından biri.: İTHAKİ
İpek ibrişim yapan kişi.  :  KAZAZ
İpek sargılı ip.Pamuk veya ipekten sicim.  :  KAYTAN
İpekli bir kumaş türü.:CANFES
İpekli peştamal.:FUTA
İpekli veya yünlü esnek dokunmuş kumaş.:JARSE
İpekten sarımtırak dallı nakışlarla işlenmiş bir tür beyaz ve ağır kumaş. : ABANİ
İplik eğirmek için kullanılan bir alet.:ÇIKRIK
İplik kangalı.:ÇİLE
İplik sarılan zıvana.:MASURA
İpliklerin boyanmak istenmeyen bölümlerinin ağaç kabukları,yapraklar veya balmumuyla sarılarak boyaya batırılması yoluyla uygulanan bir tür boyama tekniği. : İKAT
İpotek,rehin. :   TUTU
İpucu. : KARİNE
İran Moğolları döneminde bastırılan bir tür kağıt para. : ÇAV
İran pilavı.:ÇİLAV
İran saray ve evlerinde avluya bakan,üç yanı açık sundurma.:TALAR
İran takviminde 6. ay.: ŞEHRİR
İran,Yemen ve Umman'ın para birimi. :   RİAL  :  RİYAL
İran'da Sasani hükümdarlarına verilen unvan.:KİSRA
İran'ın plakası. :  İR
İran'ın resmi haber ajansı.:İRNA
İri dişli törpü: RASPA
İri gövdeli bir papağan türü.:ARA
İri gövdeli ve kısa saplı bir tambura türü.:ÇÖĞÜR
İri gözlü kalbur  : ÇİLİNGİR
İri kemik. :OMACA
İri kepekli un.:RAZMOL
İri köpek,,çoban köpeği.:ÇOMAR
İri muşmula. : BEŞBIYIK
İri taneli misket üzümü.  :  MALAGA
İri taneli misket üzümü.:MALAGA
İri taneli siyah üzüm çeşidi.:İRİKARA
İri taneli tahıl.:YARMA
İri ve boru biçiminde beyaz veya sarı renkli çiçeği olan bir süs bitkisi.: KALA
İri ve çok mayhoş bir elma cinsi.  :   HÜRYEMEZ
İri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. :  İRİS : SÜSEN
İri ve uzunca taneli bir üzüm cinsi. :   RAZAKI
İri ve verimli kiraz çeşidi. :   VAN
İri yarı,kırıcı,sinirli,asık yüzlü kimse.: AZNAVUR
İribaş. : TETARİ
İrilik.:CESAMET
İrinli yara. :  UFUNET
İrlanda Kurtuluş Ordusu. :  İRA
İrlanda'nın plakası.:EİR
İrlanda'nın resmi adı. :  EİRE
İrmik ve şekerle yoğrularak fırında pişirilen bir tür kurabiye.:ACIBADEM
İsa Derneği denilen bir Hıristiyan derneğinin üyesi.: CİZVİT
İsa Peygamberi ele vermesiyle tanınan Yahudi. :   YAHUDA
İsa Peygamberin doğum ve gizli yaşam yeri olduğu sanılan bugünkü İsrail kenti. : NASIRA
İshak Peygamberin karısı ve Yakup Peygamberin annesi olan kadın. :   REBEKA
İsilik. : ISIRGIN
İsimler. : ESAME  :  ESAMİ  :  ESMA
İskambil kağıtlarında karoya verilen ad.:ORYA
İskambil kağıtlarının dört grubundan benekleri kırmızı,kalp biçiminde olanı.:KUPA
İskambil kağıtlarıyla oynanan bir oyun.:LASKİNE
İskambilde birli.:AS
İskambilde ikiliden altılıya kadar olan kağıtlara verilen ad. :  KONÇİNA
İskambilde karo. :  DİNERİ
İskambilde koz. :  ATU
İskambilde sinek işaretine verilen bir başka ad. :  İSPATİ
İskambilde vale,bacak,oğlan. : FANTİ
İskambildeki karo rengine verilen bir başka ad. : ORYA
İskambillerle oynanan bir oyun.: OHEL
İskandinav mitolojisinde ağıyla yakaladığı denizcileri okyanusta evine götüren,okyanus tanrısı Aegir'in karısı.:RAN
İskandinav mitolojisinde,göksel güçlerin tanrısı.:THOR
İskandinav ülkelerine özgü üflemeli bir çalgı,tarih öncesi tunç korno.  :   LUR
İskele gibi yerlere yanaşan teknelere girip çıkmayı sağlayan tahta köprü,gemi merdivenine verilen ad. : DOSA
İskele kuşu,yalı çapkını. :  BAHRİ
İskenderun'a özgü bir fırtınanın yerel adı. :   YARIKKAYA
İskoç erkeklerin giydiği kısa eteklik. : KİLT
İskorpitgillerden,Akdeniz ve Atlas Okyanusunda yaşayan lezzetli bir balık.  :  LİPSOS
İslam   inancına  göre   ölüleri   mezarında   sorguya   çeken   iki   melekten   biri. (Diğeri  Münkir).  :  NEKİR
İslam  mimarlığında  kara  ve  deniz  sınırlarının önemli  noktalarında  yer  alan  korunaklı yapı. : RİBAT
İslam devletlerinde maaş yerine veya hizmet karşılığı olarak askere ve ricale  bırakılan toprak. Padişahın toprak bağışlaması. : IKTA
İslam devletlerinde posta ve haberleşme örgütü.:BERİD
İslam dininde,Cebrail'e verilen bir ad.: RUHÜLKUDÜS
İslam dinine dönmüş olan. :  AVDETİ
İslam hukuk bilgini.:FAKİH
İslam hukukunda zina suçu işleyenlerin taşlanarak öldürülmesi.:RECİM
İslam ordularında piyade erlerine verilen ad. :  RACİL
İslam ülkelerinde kullanılan kimi mızraplı ve yaylı çalgıların ortak adı. Gövdesi Hindistan cevizi kabuğundan yapılmış uzun saplı saz. :   REBAB
İslamlıktan önce Arapların taptıkları bir put. :  TAGOT
İslimle çalışan ağırlık kaldırma makası.: MAÇUNA
İspanya plakası. : E
İspanya'da soylu kadınlara verilen onur unvanı.  : DONA
İspanya'da,Endülüs Araplarından kalma saraylara verilen ad.:ALKAZAR
İspanyol mutfağına özgü pirinç yemeği. :   PAELLA
İspanyol tiyatrosunda güldürücü kısa oyun. :  SAİNETE
İspermeçet balinası. :   KAŞALOT
İsrail Hava Yolları.  :   ELAL
İsrail Kuzusu'da denilen tavşan iriliğinde bir memeli hayvan.:DAMAN
İsrail parlamentosuna verilen ad.:KNESSET
İsrail'de bir tür kooperatif tarım yerleşmesi.: MOŞAV
İsrail'de ortak çalışma esaslarına göre oluşturulmuş tarımsal topluluk.: KİBUTZ
İsrail'in para birimi. : ŞEKEL
İsrail'in plakası. :  İL
İstanbul boğazına adını veren tanrıça. :   LO
İstanbul Rum Patrikhanesinde,patriklerle hükümet arasındaki işlere aracılık eden sivil görevlinin sanı.  :  LOGOFET
İstanbul Sarayburnu,Ankara Ulus,Konya ve Samsun'daki Atatürk anıtları ile Afyon'daki zafer anıtını yapan  ünlü Avusturyalı heykeltıraş. : KRİPPEL
İstanbul'da Orhan Seyfi Orhon  tarafından çıkarılan haftalık dergi. : ÇINARALTI
İstanbul'daki Beyoğlu semtinin eski adı. :   PERA
İstanbul'daki en eski Bizans kiliselerinden biri.:AYA İRİNİ
İstanbul'un Ali Bey Deresi üzerinde,Mimar Sinan'ın en önemli yapıtlarından biri sayılan su kemeri  : MAĞLOVA
İstanbul'un eski adlarından biri.  :   ASİTANE : DERALİYE
İstanbul'un Güneşli köyünde bir dere.: AYAMAMA
İstatistik.  :   ASAR: AMAR
İstatistikte,bir elemanlar topluluğunun düzenlenmiş biçimi.: MATRİS
İstavrit balığının küçüğü. : KIRAÇA
İste kurutulmuş ringa balığı.:FRİGA
İsteğe bağlı.  :   İHTİYARİ
İsteğine kavuşmuş olan,mutlu. :   KAMRAN
İstek,arzu. :  UMU
İstekli.:ŞATKA
İstenç yitimi. :  ABOLİ:ABULİ
İstenmeyen diplomatik kişiler için kullanılan terim. :  PERSONANONGRATA
İster istemez.:ÇARNAÇAR
İstikrar.:STABİLİZASYON
İstiridye,midye gibi kabuklu  hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan ağız kısmı demirden yapılmış bir ağ. : ALKARNA
İsveç'te 26'ya bölünmüş olan idari bölümlerden her biri. :  LAN
İsveç'te ortaya çıkan ,daha sonra başka ülkelerde de uygulanan ve yurttaşların idareden olan şikayetlerini inceleyen kamu denetçisi. : OMBUDSMAN
İsviçre'de ırmak. : AARE
İsviçre'de kanton. :  URİ
İsviçre'nin plakası. : CH
İsviçre'ye  özgü  ,ağaç  kütüklerinden  yapılma   uzun   saçaklı   çatısı   olan  dağ  evi .Kır  köşkü. :ŞALE
İş bilimi. : ERGONOMİ
İş dünyasında başarılı ve hırslı genç insanlara yapılan bir yakıştırma. :   YUPPİE
İş,hizmet buyruğu.:YUMUŞ
İşaret için yapılmış çentik veya iz.: KERTE
İşaret olarak kullanılan küçük bayrak.:FLAMA
İşe yaramaz,yıpranmış,bozulmuş,eskimiş eşya.  :  KURADA.  :   BATTAL
İşe yaramaz. : AMELİMANDA
İşini bilen,ölçülü ve hesaplı iş gören.:EVİRGEN
İşiten. : SEMİ
İşitme taşı.:OTOLİT : OTOSİST
İşleme,oya ve yazmalarda kullanılan ve adını aynı adlı bitkiden alan geleneksel Türk bezeme öğesi.:ÇARKIFELEK
İşlemede kullanılan altın suyuna batırılmış ince gümüş tel.:SIRMA
İşlenmemiş bakır.: GEN
İşlenmemiş,ekilmemiş toprak. :  BOR
İşlenmiş timsah derisi. :  KROKODİL
İşletmen. :   OPERATÖR
İştahsızlık.:ANOREKSİ
İt dirseği. :   ARPACIK
İtaat eden.:ESLEK
İtalya'da   manda   sütünden   üretilen,  tadı   hafif,  dokusu   pürüzsüz   peynir   türüne  verilen  ad. :   MOZZARELLA
İtalya'da 20. asır başında ortaya çıkan modern şiir hareketi.:HERMETİZM
İtalya'da ve Güney Fransa'da üretilen kokulu bir likör. : AKUET
İtalya'da yaşamış antik halk.: LATİN
İtalya'nın Po'dan sonra en uzun nehri.:ADİGE
İtalya'ya özgü bir tür peynir. :   ROMANA
İtalyan mutfağına özgü bir cins pasta. :  TİRAMİSO
İtenek. :  PİSTON
İyi haber,iyi talip,uğur. :   YOM
İyi haber.:BEŞARET
İyi konuşma.  :  BELAGAT
İyi nitelik,hayır.:MEYMENET
İyi nitelikli undan yapılan ince uzun ekmek.:FRANCALA
İyi terbiye edilmemiş vahşi binek hayvanı.Azgın at. : ALAŞA
İyi,güzel,mükemmel.: OFLAZ
İyi,hoş.:NİK
İyice   dövülmüş   ve  uzun   süre   birlikte   kaynatılmış   et   ve   buğdayla   yapılan   bir  tür  yemek : KEŞKEK
İyice olgunlaşmamış ekin. : ALACATEK
İyiden iyiye.  :  ENİKONU
İyilik ederek gönül alma.: TALTİF
İyilik,lütuf,ihsan. :  İNAYET:   SALAH
İyilikler. :  HASENAT
İyiliksever  kimse..: NİMETŞİNAS
İyimser,optimist. :   NİKBİN
İzafiyet. : RÖLATİVİTE
İzin belgesi.: İCAZETNAME
İzin,müsaade.:CEVAZ
İzlanda'nın plakası. :  İS
İzmarit türü bir balık.  :  KUPES
İzmaritgillerden boyu 35 cm kadar olan bir Akdeniz balığı. :   SARPA
İzmaritgillerden kemikli bir balık.:TRANÇA
İzmaritgillerden kılçıklı bir balık.:ÇİTARİ
İzmaritgillerden,boz renkli,beyaz etli bir balık.:KARAGÖZ
İzmaritgillerden,ılıman denizlerde yaşayan bir balık.:KUPES
İzmir tavlası da denilen ve daha çok Ege yöresinde oynanan bir tavla oyunu. :   MÜSTECİR
İzmir ve Ayvalık yöresinde çokça bulunan,kumun 5-6 cm altında yaşayan lezzetli bir midye türü. : AKİVADES
İzmir yöresine özgü, özellikle sabah kahvaltısında yenilen bir çeşit börek. : BOYOZ
İzmir'in  Çeşme ilçesine bağlı turistik bir belde.:ALAÇATI
İzmir'in Çeşme ilçesinin eski adı.  :  ERYTHARİ
İzmir'in eski adı.:SMYRNA
İzmir'in ilçesi Urla'nın eski adı. :  KLAZOMENDİ
İzmir'in Kemalpaşa ilçesinin eski adı. :   NİF
İzmir'in Menderes ilçesindeki antik bir kent. :   NOTİON  :  KLAROS
İzmir'in Seferihisar ilçesindeki ünlü antik kent. :   TEOS
İzmir'in Selçuk ilçesinin eski adı.:AYASULUK
İzmir-Aydın karayolunda Türkiye'nin en uzun tüneli. : SELATİN

                       -J-

J. M. Barrie'nin,çocuk edebiyatı klasiklerinden biri olan eseri.:PETER PAN
Jacques Brel'in bir şarkısı.: JOJO
Jamaika'da 1960'lı yıllarda doğan ve daha sonra reggae'ye dönüşen müzik türü.:SKA
Jamaika'dan yayılmış iki zamanlı bir dans.: KALİPSO
Jamaika'nın plakası.:JA
James Joyce'un tanınmış yapıtı.: ULYSSES
Jant. : İSPİT
Japon çiçek düzenleme sanatı. :  İKEBANA
Japon halk türküsü. : UTA
Japon içkisi. :   SAKE
Japon imparatorlarının öldükten sonra memurlarına verdiği unvan ve görev. :   ZOKVAN
Japon imparatoruna verilen ad. : MİKADO
Japon intihar uçağı. : KAMİKAZE
Japon işi çömlek,sırlı seramik kap.:RAKU
Japon kirazı. :   SAKURA
Japon lirik dramı: NO
Japon mafyası. :   YAKUZA
Japon mitolojisinde askeri diktatör.(1192-1867 arasındaki dönem. : ŞOGUN : (SHOGUN)
Japon mitolojisinde balıkçıların tüccarların koruyucusu olan yedi su tanrısından biri. :EBİSU
Japon mitolojisinde köylü sınıfı. : NOMIH
Japon mitolojisinde savaşçılar sınıfı. : SAMURAİ : BUİSHİ
Japon mitolojisinde zenaatkar sınıfı. :  KOŞO
Japon müziğine özgü kısa ve çift kamışlı nefesli çalgı.:HİÇİRİKİ
Japon müziğine özgü telli bir çalgı.  :   KOTO
Japon tarihinde,özel malikane veya çiftliklere verilen ad.: ŞOEN
Japon tiyatro türü.  :   KABUKİ
Japon Tiyatrosu Go'da erkek oyuncunun maskesi.:OTOKO
Japonca yaratıcı anlamında sözcük.:KAMİ
Japonlara özgü bir güreş türü.: SUMO
Japonların pirinç tanrısı.  :  İNARİ
Japonların ulusal  Şinto dininde kutsal güneş tanrıçası. : AMATERASU 
Japonların ulusal dini Şintoizm'in en önemli güneş tanrıçası.:AMATERASU
Japonya'da bir ırmak. : AKİTA
Japonya'da bir kent. :   OSAKA
Japonya'da Buda Rahibesi.:AMA
Japonya'da Buda tapınaklarına verilen ad.: TARA
Japonya'da büyük çocukların yakalandığı dizanteriye benzer salgın hastalık.:EKİRİ
Japonya'da dinsel törenlerde okunan nesir. : NARİTO
Japonya'da kullanılmış eski bir hacim ölçüsü birimi. :   TO
Japonya'nın eski adı. :   YAMATO
Japonya'nın plakası. :   JA
Japonya'ya atom bombası atan uçak  :  ENOLA GAY
Japonya'yı oluşturan dört adanın en küçüğü.:ŞİKOKU
Jeloz'da denilen ve Eskimoların besin olarak kullandıkları yosun türü.:AGARAGAR
Jeneratör,dinamo.:ÜRETEÇ
Jeolojide buzul dönemi.:PLEİSTOSEN
Jeolojide ikinci çağın triasla kretase arasında kalan dönemi.:JURO
Jeolojide üçüncü çağ.:SENOZOİK
Jeolojide,üçüncü çağın memeliler ve maymunların gelişmiş olduğu dönemi. : MİYOSEN
Jing'un terminolojisinde insanoğlunun kadınsı bölümünü belirten ilk örnek.:ANİMA
Jiujitsu ve öteki dövüşme sanatlarında elin keskin tarafı,dirsek veya ayakla vurulan darbe.:ATEMİ
John Dos Passos'un ünlü üçleme romanı. :   USA
John Ronald Reuel Tolkien'in alegorik romanı. :   YÜZÜKLERİN  EFENDİSİ
Jokeylerin giydiği kenarsız başlık. :   TOK
Judo gibi sporlarda minder olarak kullanılan ve pirinç saplarının örülmesiyle yapılan kalın halı./Japon hasırı. :   TATAMİ
Judo ve karatede hareketleri çabuklaştırmak içi n yapılan bir dizi egzersiz.  :  KATA
Judo'da teknik olarak rakibinden zayıf kalan taraf.:UKE
Jüpiter gezegeninin bir uydusu. :  ELARA:  EUROPA:  ARİEL
Jüpiter.Müşteri yıldızı.  :  ERENDİZ
Jüpiter'in uydusu olan uzayın en kızgın kayası. :  İO 



Bulmaca Sözlüğü IİJ yazısı toplam 41093 defa okundu
Bulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler Sayfayı Yazdır    Bulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Bulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | SözlüklerBulmaca Sözlüğü IİJ | Sözlükler