Bulmaca Sözlüğü IİJ
Kategori : Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü - I -
Irak'ın Musul kenti yakınında Yezidiler tarafından kutsal sayılan vadi. : LALES ırında ekmek,börek,çörek çevirmeye yarayan bir tür kürek.:ISIRAN Irkçılık. : RASİZM Irmak ile dere arası büyüklükte akarsu.:ÇAY Irmak veya dere suyunun hızlı aktığı yer. : AKANAK Irmaklarda işleyen bir çeşit altı düz tekne. : PELEME : TOMBAZ Irmaklarda ve sığ sularda yük taşımakta kullanılan bir tür tekne. : LİMBO Isı derecesi,sıcaklık.: SUHUNET Isı yükselişi. : CEMRE Isıl. : TERMİK Isırgın. : İSİLİK Iskarta mal.:MARDA Ispanak,pancar gibi sebzelerle pirinç ve bulgur karıştırılarak yapılan bir yemek.: ÇİLEME Ispanakgillerden yaprakları etli bir bitki. : IŞTIR Isparta ilinde,doğal değerlerin korunması amacıyla ulusal park kapsamına alınan göl.:KOVADA Isparta kentinin eski adı. : HAMİDABAD Isparta yakınında,1991'de tabiat parkı kapsamına alınan krater gölü.:GÖLCÜK Isparta yöresinde yetişen ve iyi bir sofra şarabı elde edilen üzüm cinsi. :ALGEMRE Issız yolda hırsızlık. : KARMANYOLA Işık ölçer. : POZOMETRE Işık yoğunluğu birimi.mum. : KANDELA Işık.:ŞAVK Işıklar,nurlar.:NİRAN Işıklı,nurlu.: NURANİ Işın demeti. : HUZME Işınbilim. : RADYOLOJİ Işınım dozu birimi.: REM Izgara.:GRİL
-İ-
İbadet.Allah'ın buyruklarına uyma. : TAAT İbni Sina'ya batıda verilen isim. : AVİCENNA İbrahim Peygamberin babasının adı.: AZER İbrani alfabesinin ilk harfi.:ALEF İbrani rahiplerinin dinsel törenlerde giydikleri giysi. : EFOD İbranice v Aramcayla birlikte Yahudilerin üç temel yazı dilinden biri.: YİDDİŞ İç Anadolu'da bir göl. : EBER İç Anadolu'da volkanik bir göl.: MEKE İç bükey,konkav,obruk.:MUKAAR İç donu.: TUMAN İç duvar.:CIDAR İç etek.:JÜPON İç güdü.:İNSİYAK İç içe mineral kabuklardan oluşan balık yumurtası biçiminde kalker,ovelit. : PERİDOT İç içe mineral kabuklardan oluşan balık yumurtası biçiminde kalker.: OVOLİT İç kulakta kemik dolambacın orta bölümü. : DALIZ İç sıkıntısı.:AFAKAN : İLİNTİ İç yüz,sır.:BATIN İçe kapanıklılık.: OTİZM İçel'in Silifke ilçesinde bir antik kent ,: URA İçi kaloit veya yağ gibi sıvı veya yarı sıvı bir madde ile dolu patolojik torba. : KİST İçi kremalı,üzeri çikolata kaplı pasta.:EKLER İçi pamuk yada yün vatka ile doldurularak dikilmiş,döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş.:KAPİTONE İçimi hoş ve tatlı su.:ZÜLAL İçinde cinsel konularla ilgili açık saçık yazıların,resimlerin bulunduğu eser.:BAHNAME İçinde diri balık saklanan denizden ayrılmış havuz. : LİVAR İçinde fosil bulunmayan toprak.:AZOİK İçinde gemi yapılan veya onarılan üstü örtülü büyük havuz.:DOK İçinde yağ yakılan toprak kandil. : PESÜS İçine çamaşır,elbise gibi şeyler koyup sarmaya yarayan bez veya kumaş.:BOHÇA İçine demir çubuklardan kafes konulmuş beton.:BETONARME İçine doğduğu gibi söylenerek,doğaçlama.: İRTİCALEN İçine hardal katılarak yapılan üzüm şırası.:HARDALİYE İçine kor kömür doldurulan , açık havada ısınmaya yarayan ayaklı ve delikli madeni kaba verilen ad :BRASERO İçine mendil,gecelik gibi şeylerin konulduğu kumaş bohça. : ŞASE İçine pekmez,peynir,yağ vs konulan yada yayık olarak kullanılan deri tulum. : TULUK İçine pişirilmiş kuş başı et ve sebze konularak hazırlanan bir tür börek.:TALAŞKEBABI İçine soğan,sarımsak,maydanoz ve havuç gibi şeyler katılarak zeytinyağıyla pişirilen ve soğuk olarak servisi yapılan yemek.:PİLAKİ İçine su biriken doğal çukur.:OBRUK İçine yalnız kürek çekenin girebildiği uzun ve dar yarış kayığı. : SKİF İçitim.:ZERK İçki bardağı.:PİYALE İçki içerken birinin şerefine,sağlığına kadeh tokuşturulması.:TOKA İçki mahzeni.:KAV İçki meclisi.: BEZM İçki sunanlara verilen ad. : SAKİ İçki veya uyku sersemliği.:HUMAR İçki. : AYŞ : İŞRET İçkiye düşkün,içkici,ayyaş. : BEKRİ İçli,acıklı şiir.:ELEJİ İçmeye veya tanrıların onuruna yere şarap dökmeye yarayan,ortası bombeli,ayaksız,az derin,geniş ağızlı kap.:PATERA İçten çürümüş ağaç : ARDAK. İdam mahkumlarının asıldığı ağaç.:DAR İdare kandili. : İLİKMEN İdare,yönetim. : ZİMAM İdrar kesesi iltihabı.:SİSTİT İdrar yolları hastalıkları,üroloji.:BEVLİYE İdrarını yapamama şeklinde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi,İdrarın kesilmesi.:ANÜRİ İftihar etme,öğünme. : ULVAN İğ : EĞİRMEN İğne deliği. : YURDU İğne korkusu.: BELONOFOBİ İğne yaprakları yaz kış yeşil olan bir orman ve süs bitkisi. : PORSUK İğneye yol açmak için kullanılan,çelikten,ince ve sivri uçlu bir alet.:BİZ İğrenme,tiksinme. : KERAHET İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker.: ERBAŞ İhtiyar kimse.:PİRİFANİ İki gövdeli (birbirine paralel tutturulmuş iki kütükten yapılmış) deniz taşıt aracına verilen ad. :KATAMARAN İki akarsuyun birleştiği yer.:KOYAR İki anlamı olan bir sözcüğün akla en az gelen anlamının amaçlanarak kullanılması ve anlamı güçlendirme sanatına verilen ad. : İHAM İki atlı kızak. : ZANKA İki ayrı ırktan gelme. : LETİS İki bağlantı parçasını birbirine yakın olarak eklemekte kullanılan özel parça. : NİPEL İki çenetli yumuşakça.:ARCA İki dağ arasındaki sırt. : SENİR İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı.: ÇATAK İki denizi ayıran dar kara parçası veya dünya ile ahret arasındaki yer. : BERZAH İki direkli yelkenli bir gemi.:USKUNA İki direkli,seren yelkenli,birkaç top taşıyan gemi.:BRİK İki dörtlü ve iki üçlüden oluşan,on dört dizeli bir Batı şiir türü.:SONE İki gemi veya gemi ile kıyı arasında haberleşmede kullanılan üç kollu işaret sütunu.:SEMAFOR İki kaş arası.: BELCE İki kişi tarafından yönetilen bir çeşit yelkenli. : PİRAT İki kişilik,alçak,oldukça geniş koltuk.:MARKİZ İki kişilik,sportif amaçlı bir tür küçük yelkenli.:PİRAT İki kulplu ve küfe biçimindeki büyük sepete halk dilinde verilen ad. : KELET : KELETER İki olay arasındaki süre.: FETRET İki peygamber veya padişah arasında peygambersiz veya padişahsız geçen süre.:FETRET İki renkten oluşan.:YANAL İki sıra kürekli Antikçağ Roma teknesi. :BİREMİS İki tarla arasındaki sınır. : AN İki ucu açık küçük boru.ZIVANA İki ucuna birer kişi oturup,karşılıklı olarak havada yükselip inerek eğlenmeyi sağlayan,ortasından bir yere dayalı tahta kalas.: TAHTEREVALLİ İki veya daha çok katlı ev.:HANAY İki veya üç telli bir saz türü.:CURA İki veya üç yaşındaki erkek koyun.: ÖVEÇ İki yanı ağaçlıklı yol. :ALE İki yaşına girmiş manda.:EVERE İki yataklı karyola. : RANZA İki yönlü bir dalgalı akımı,bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt.:REDRESÖR İki yüzlü,riyakar. : MÜRAİ İki,üç veya dört kişi arasında oynanan bir tür iskambil oyunu. : PİKET İkilem. : DİLEMMA : KIYASI MUKASSİM İkinci Abdülhamit'in Selanik'e sürgüne gönderildiği köşkün adı.:ALATİNİ İkinci Bayezit'in şiirlerinde kullandığı mahlas : ADLİ İkinci çağın yaklaşık 45 milyon yıllık dönemi.:TRİYAS İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD'li erlere verilen ad.:Gİ İkinci Dünya Savaşında ABD erlerine verilen ad. : Gİ İkinci kez evlenen kadının beraberinde götürdüğü çocuklar.:TAYGELDİ İkinci Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik.:FERAHİ İkinci Mahmut döneminde,yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra kurulan yeni ordunun adı.:ASAKİRİMANSURE İkinci. : SANİ İkisi dikili,üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş taş devri mezarı.:DOLMEN İkiyüzelli kiloluk bir ağırlık birimi.:ÇEKİ İklimbilim. : METEOROLOJİ : KLİMATOLOJİ İknalar tarafından kullanılan ve iplerin üstüne atılmış her düğümün rengine göre bir anlamı olan düğüm-yazı.:KİPU İlaç bilimi. : FARMAKOLOJİ İlaç kullanmadan,yalnız ısı yardımıyla aygıt ve pansuman gereçleri gibi şeyleri mikropsuzlaştırma işi.:ASEPSİ İlaç tedavisi. : KEMOTERAPİ İlaç,çare,deva. : EM İlaçların formüllerini gösteren resmi kitap.:KODEKS İlahi duyuru.:VAHİY İlahiyat. : TEOLOJİ İleri atılmış,ortaya çıkarılmış.:LANSE İletim. : KONVEKSİYON İletişim dizgesi birliği.:LİNK İletki.: MİNKALE İlgi eki. : Kİ İlgisiz.:BİGANE İlhan Selçuk ve Turhan Selçuk tarafından 1952'de çıkarılan siyasi mizah dergisinin adı. : KIRKBİRBUÇUK İlhanlılarda ordu müfettişine verilen ad.:YASAVUL İlişik. : MERBUT İlk çağdaki uygarlıkla ilgili olan. : ANTİK İlk doğan çocuk.:BEŞE İlk İncil'in yazarı sayılan, İsa'nın on iki havarisinden biri. : MATTA İlk insanlar tarafından yapıldığı sanılan en eski aletlere verilen ad.: EOLİT İlk kez Hindistan'da dokunan,yumuşak ve hafif bir çeşit ipekli kumaş.:SÜRA İlkbaharda kırlarda yetişen,ufak yeşil yapraklı,ıspanak gibi yenilen bir bitki.:MADIMAK İlkel benlik. : İD İlkel. : PRİMİTİF İlmekli bir tür sarma işi ve bununla yapılmış işleme.:RİŞLİYÖ İmkansız. : MUHAL İmren.:GIPTA İnanç ve bilgiyi kiliseyle,özellikle Aristoteles'in bilimsel sistemini uyumlu bir biçimde birleştirmeye çalışan Ortaçağ felsefesi.:SKOLASTİK İnandıran,ikna eden. : MUKNİ İnanılan kimse. : İNAL İnanma,güvenme.: İTMİNAN İnanmış,emin olan.:MUTMAİN İnatçı,ayak direyen:. ANUT İnce alay.:İRONİ İnce bağırsağın bir yada birkaç bölümünün kronik iltihabı.:İLEİT İnce bağırsak iltihabı. : ANTERİT İnce dövülmüş tavuk eti veya dana eti.(Yağsız ve sinirleri alınmış).:ESKALOP İnce halat. : URGAN İnce iplik ile çok sık dokunmuş yünlü kumaş. : LASTİKOTİN İnce kabuklu bir erik cinsi. : ÜRYANİ İnce kumaştan yapılan bir tür kadın üstlüğü. : MAŞLAH İnce pide halinde ekmek.:LAVAŞ İnce ruhlu.RAKİK İnce yağan yağmur. : ÇİSENTİ : ÇİSE İnce yapılı,zarif,narin.:YEPELEK İnce yapraklar biçiminde ayrılabilen ve özellikle çatı örtüsü olarak kullanılan sistli kayaçlara verilen ad.:. ARDUVAZ İnce yassı elmas. : KARAVANA İnce,düzgün dokunmuş pamuklu kumaş.:OPAL İnce,parlak nakış.:MİRE İncelik. : RİKKAT İnci çiçeği.:MÜGE İnci çiçeği.:MÜGE İnci,boncuk,deniz kabuğu gibi malzemeyi ipe dizip kelep haline getirdikten sonra birbirine dolaşarak yapılan kısa gerdanlık.:KISTI İncik boncuk işleri. : TUHAFİYE İncil bölümü.:LUKA İncil'den önceki kutsal kitaplar.:AHDİATİK İncil'den.:AHDİCEDİT İnciler. : LEAL İncirlerde döllenmeyi sağlayan sinek. : İLEK İngiliz uluslar topluluğuna üye olan bağımsız ülkelere verilen ad.:DOMİNYON İngiliz uzunluk ölçüsü. : İNÇ : YARDA İngiltere'de at yarışı.:DERBY İngiltere'de kullanılan bir ağırlık ölçüsü. : ONS İnişli yer,bayır.: ŞEV İnkalar'ın atası olduğuna inanılan güneş tanrısı. : İNTİ İnleme,inilti. : ENİN:NALE İnleyen. : NALAN İnorganik madde. : MİNERAL İnsaf,haklılık. : NASFET İnsan bedeni çevresindeki manyetik alan. : AURA İnsan bilimi uzmanı. : ANTROPOLOG İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti.:FANİ İnsan kalabalığı.:CEMAAT İnsan nüfusunu yapı,gelişme ve dağılım açısından inceleyen bilim.:DEMOGRAFİ İnsan omzunda veya deve,fil,at gibi hayvanlara yüklenerek götürülen,üstü örtülü,tekerleksiz taşıt.: TAHTIREVAN İnsan sever.:FİLANTROP İnsan topluluğu. : CEMİYETİ BEŞERİYE İnsan ve hayvan vücudunda çıkan kabarcık,şiş. : KOP İnsan zihninin deney edinmeden önce,üzerine hiçbir şey yazılmamış bir tabletten farksız olduğunu belirtmek için deneyci filozofların kullandıkları deyim.:TABULARASA İnsan,hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim.:ANATOMİ İnsan. :İN İnsanbilim.:ANTROPOLOJİ İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü.:TARAK İnsandaki etkisi açısından tanımlanan ışınım dozu birimi.:REM İnsanın yaratılış özelliği. : NATURA İnsanın,makinenin veya çevrenin bir arada uyumlu ve verimli çalışmasını inceleyen bilim dalı.:ERGONOMİ İnsanlar için tehlikeli olmayan bir örümcek türü.:TARANTULA İnsanlar,dünya adamları. :ALEMİYAN İnsanların ırklara ayrılışını,bunların nereden çıktığını,oluşumunu,yeryüzüne yayılışını,aralarındaki niteliklerini inceleyen bilim. : ETNOLOJİ İnsanların ince bağırsağında yaşayan bir solucan türü. : TRİŞİN İnsanüstü. : FEVKALBEŞER İonya adalarından biri.: İTHAKİ İpek ibrişim yapan kişi. : KAZAZ İpek sargılı ip.Pamuk veya ipekten sicim. : KAYTAN İpekli bir kumaş türü.:CANFES İpekli peştamal.:FUTA İpekli veya yünlü esnek dokunmuş kumaş.:JARSE İpekten sarımtırak dallı nakışlarla işlenmiş bir tür beyaz ve ağır kumaş. : ABANİ İplik eğirmek için kullanılan bir alet.:ÇIKRIK İplik kangalı.:ÇİLE İplik sarılan zıvana.:MASURA İpliklerin boyanmak istenmeyen bölümlerinin ağaç kabukları,yapraklar veya balmumuyla sarılarak boyaya batırılması yoluyla uygulanan bir tür boyama tekniği. : İKAT İpotek,rehin. : TUTU İpucu. : KARİNE İran Moğolları döneminde bastırılan bir tür kağıt para. : ÇAV İran pilavı.:ÇİLAV İran saray ve evlerinde avluya bakan,üç yanı açık sundurma.:TALAR İran takviminde 6. ay.: ŞEHRİR İran,Yemen ve Umman'ın para birimi. : RİAL : RİYAL İran'da Sasani hükümdarlarına verilen unvan.:KİSRA İran'ın plakası. : İR İran'ın resmi haber ajansı.:İRNA İri dişli törpü: RASPA İri gövdeli bir papağan türü.:ARA İri gövdeli ve kısa saplı bir tambura türü.:ÇÖĞÜR İri gözlü kalbur : ÇİLİNGİR İri kemik. :OMACA İri kepekli un.:RAZMOL İri köpek,,çoban köpeği.:ÇOMAR İri muşmula. : BEŞBIYIK İri taneli misket üzümü. : MALAGA İri taneli misket üzümü.:MALAGA İri taneli siyah üzüm çeşidi.:İRİKARA İri taneli tahıl.:YARMA İri ve boru biçiminde beyaz veya sarı renkli çiçeği olan bir süs bitkisi.: KALA İri ve çok mayhoş bir elma cinsi. : HÜRYEMEZ İri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. : İRİS : SÜSEN İri ve uzunca taneli bir üzüm cinsi. : RAZAKI İri ve verimli kiraz çeşidi. : VAN İri yarı,kırıcı,sinirli,asık yüzlü kimse.: AZNAVUR İribaş. : TETARİ İrilik.:CESAMET İrinli yara. : UFUNET İrlanda Kurtuluş Ordusu. : İRA İrlanda'nın plakası.:EİR İrlanda'nın resmi adı. : EİRE İrmik ve şekerle yoğrularak fırında pişirilen bir tür kurabiye.:ACIBADEM İsa Derneği denilen bir Hıristiyan derneğinin üyesi.: CİZVİT İsa Peygamberi ele vermesiyle tanınan Yahudi. : YAHUDA İsa Peygamberin doğum ve gizli yaşam yeri olduğu sanılan bugünkü İsrail kenti. : NASIRA İshak Peygamberin karısı ve Yakup Peygamberin annesi olan kadın. : REBEKA İsilik. : ISIRGIN İsimler. : ESAME : ESAMİ : ESMA İskambil kağıtlarında karoya verilen ad.:ORYA İskambil kağıtlarının dört grubundan benekleri kırmızı,kalp biçiminde olanı.:KUPA İskambil kağıtlarıyla oynanan bir oyun.:LASKİNE İskambilde birli.:AS İskambilde ikiliden altılıya kadar olan kağıtlara verilen ad. : KONÇİNA İskambilde karo. : DİNERİ İskambilde koz. : ATU İskambilde sinek işaretine verilen bir başka ad. : İSPATİ İskambilde vale,bacak,oğlan. : FANTİ İskambildeki karo rengine verilen bir başka ad. : ORYA İskambillerle oynanan bir oyun.: OHEL İskandinav mitolojisinde ağıyla yakaladığı denizcileri okyanusta evine götüren,okyanus tanrısı Aegir'in karısı.:RAN İskandinav mitolojisinde,göksel güçlerin tanrısı.:THOR İskandinav ülkelerine özgü üflemeli bir çalgı,tarih öncesi tunç korno. : LUR İskele gibi yerlere yanaşan teknelere girip çıkmayı sağlayan tahta köprü,gemi merdivenine verilen ad. : DOSA İskele kuşu,yalı çapkını. : BAHRİ İskenderun'a özgü bir fırtınanın yerel adı. : YARIKKAYA İskoç erkeklerin giydiği kısa eteklik. : KİLT İskorpitgillerden,Akdeniz ve Atlas Okyanusunda yaşayan lezzetli bir balık. : LİPSOS İslam inancına göre ölüleri mezarında sorguya çeken iki melekten biri. (Diğeri Münkir). : NEKİR İslam mimarlığında kara ve deniz sınırlarının önemli noktalarında yer alan korunaklı yapı. : RİBAT İslam devletlerinde maaş yerine veya hizmet karşılığı olarak askere ve ricale bırakılan toprak. Padişahın toprak bağışlaması. : IKTA İslam devletlerinde posta ve haberleşme örgütü.:BERİD İslam dininde,Cebrail'e verilen bir ad.: RUHÜLKUDÜS İslam dinine dönmüş olan. : AVDETİ İslam hukuk bilgini.:FAKİH İslam hukukunda zina suçu işleyenlerin taşlanarak öldürülmesi.:RECİM İslam ordularında piyade erlerine verilen ad. : RACİL İslam ülkelerinde kullanılan kimi mızraplı ve yaylı çalgıların ortak adı. Gövdesi Hindistan cevizi kabuğundan yapılmış uzun saplı saz. : REBAB İslamlıktan önce Arapların taptıkları bir put. : TAGOT İslimle çalışan ağırlık kaldırma makası.: MAÇUNA İspanya plakası. : E İspanya'da soylu kadınlara verilen onur unvanı. : DONA İspanya'da,Endülüs Araplarından kalma saraylara verilen ad.:ALKAZAR İspanyol mutfağına özgü pirinç yemeği. : PAELLA İspanyol tiyatrosunda güldürücü kısa oyun. : SAİNETE İspermeçet balinası. : KAŞALOT İsrail Hava Yolları. : ELAL İsrail Kuzusu'da denilen tavşan iriliğinde bir memeli hayvan.:DAMAN İsrail parlamentosuna verilen ad.:KNESSET İsrail'de bir tür kooperatif tarım yerleşmesi.: MOŞAV İsrail'de ortak çalışma esaslarına göre oluşturulmuş tarımsal topluluk.: KİBUTZ İsrail'in para birimi. : ŞEKEL İsrail'in plakası. : İL İstanbul boğazına adını veren tanrıça. : LO İstanbul Rum Patrikhanesinde,patriklerle hükümet arasındaki işlere aracılık eden sivil görevlinin sanı. : LOGOFET İstanbul Sarayburnu,Ankara Ulus,Konya ve Samsun'daki Atatürk anıtları ile Afyon'daki zafer anıtını yapan ünlü Avusturyalı heykeltıraş. : KRİPPEL İstanbul'da Orhan Seyfi Orhon tarafından çıkarılan haftalık dergi. : ÇINARALTI İstanbul'daki Beyoğlu semtinin eski adı. : PERA İstanbul'daki en eski Bizans kiliselerinden biri.:AYA İRİNİ İstanbul'un Ali Bey Deresi üzerinde,Mimar Sinan'ın en önemli yapıtlarından biri sayılan su kemeri : MAĞLOVA İstanbul'un eski adlarından biri. : ASİTANE : DERALİYE İstanbul'un Güneşli köyünde bir dere.: AYAMAMA İstatistik. : ASAR: AMAR İstatistikte,bir elemanlar topluluğunun düzenlenmiş biçimi.: MATRİS İstavrit balığının küçüğü. : KIRAÇA İste kurutulmuş ringa balığı.:FRİGA İsteğe bağlı. : İHTİYARİ İsteğine kavuşmuş olan,mutlu. : KAMRAN İstek,arzu. : UMU İstekli.:ŞATKA İstenç yitimi. : ABOLİ:ABULİ İstenmeyen diplomatik kişiler için kullanılan terim. : PERSONANONGRATA İster istemez.:ÇARNAÇAR İstikrar.:STABİLİZASYON İstiridye,midye gibi kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan ağız kısmı demirden yapılmış bir ağ. : ALKARNA İsveç'te 26'ya bölünmüş olan idari bölümlerden her biri. : LAN İsveç'te ortaya çıkan ,daha sonra başka ülkelerde de uygulanan ve yurttaşların idareden olan şikayetlerini inceleyen kamu denetçisi. : OMBUDSMAN İsviçre'de ırmak. : AARE İsviçre'de kanton. : URİ İsviçre'nin plakası. : CH İsviçre'ye özgü ,ağaç kütüklerinden yapılma uzun saçaklı çatısı olan dağ evi .Kır köşkü. :ŞALE İş bilimi. : ERGONOMİ İş dünyasında başarılı ve hırslı genç insanlara yapılan bir yakıştırma. : YUPPİE İş,hizmet buyruğu.:YUMUŞ İşaret için yapılmış çentik veya iz.: KERTE İşaret olarak kullanılan küçük bayrak.:FLAMA İşe yaramaz,yıpranmış,bozulmuş,eskimiş eşya. : KURADA. : BATTAL İşe yaramaz. : AMELİMANDA İşini bilen,ölçülü ve hesaplı iş gören.:EVİRGEN İşiten. : SEMİ İşitme taşı.:OTOLİT : OTOSİST İşleme,oya ve yazmalarda kullanılan ve adını aynı adlı bitkiden alan geleneksel Türk bezeme öğesi.:ÇARKIFELEK İşlemede kullanılan altın suyuna batırılmış ince gümüş tel.:SIRMA İşlenmemiş bakır.: GEN İşlenmemiş,ekilmemiş toprak. : BOR İşlenmiş timsah derisi. : KROKODİL İşletmen. : OPERATÖR İştahsızlık.:ANOREKSİ İt dirseği. : ARPACIK İtaat eden.:ESLEK İtalya'da manda sütünden üretilen, tadı hafif, dokusu pürüzsüz peynir türüne verilen ad. : MOZZARELLA İtalya'da 20. asır başında ortaya çıkan modern şiir hareketi.:HERMETİZM İtalya'da ve Güney Fransa'da üretilen kokulu bir likör. : AKUET İtalya'da yaşamış antik halk.: LATİN İtalya'nın Po'dan sonra en uzun nehri.:ADİGE İtalya'ya özgü bir tür peynir. : ROMANA İtalyan mutfağına özgü bir cins pasta. : TİRAMİSO İtenek. : PİSTON İyi haber,iyi talip,uğur. : YOM İyi haber.:BEŞARET İyi konuşma. : BELAGAT İyi nitelik,hayır.:MEYMENET İyi nitelikli undan yapılan ince uzun ekmek.:FRANCALA İyi terbiye edilmemiş vahşi binek hayvanı.Azgın at. : ALAŞA İyi,güzel,mükemmel.: OFLAZ İyi,hoş.:NİK İyice dövülmüş ve uzun süre birlikte kaynatılmış et ve buğdayla yapılan bir tür yemek : KEŞKEK İyice olgunlaşmamış ekin. : ALACATEK İyiden iyiye. : ENİKONU İyilik ederek gönül alma.: TALTİF İyilik,lütuf,ihsan. : İNAYET: SALAH İyilikler. : HASENAT İyiliksever kimse..: NİMETŞİNAS İyimser,optimist. : NİKBİN İzafiyet. : RÖLATİVİTE İzin belgesi.: İCAZETNAME İzin,müsaade.:CEVAZ İzlanda'nın plakası. : İS İzmarit türü bir balık. : KUPES İzmaritgillerden boyu 35 cm kadar olan bir Akdeniz balığı. : SARPA İzmaritgillerden kemikli bir balık.:TRANÇA İzmaritgillerden kılçıklı bir balık.:ÇİTARİ İzmaritgillerden,boz renkli,beyaz etli bir balık.:KARAGÖZ İzmaritgillerden,ılıman denizlerde yaşayan bir balık.:KUPES İzmir tavlası da denilen ve daha çok Ege yöresinde oynanan bir tavla oyunu. : MÜSTECİR İzmir ve Ayvalık yöresinde çokça bulunan,kumun 5-6 cm altında yaşayan lezzetli bir midye türü. : AKİVADES İzmir yöresine özgü, özellikle sabah kahvaltısında yenilen bir çeşit börek. : BOYOZ İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı turistik bir belde.:ALAÇATI İzmir'in Çeşme ilçesinin eski adı. : ERYTHARİ İzmir'in eski adı.:SMYRNA İzmir'in ilçesi Urla'nın eski adı. : KLAZOMENDİ İzmir'in Kemalpaşa ilçesinin eski adı. : NİF İzmir'in Menderes ilçesindeki antik bir kent. : NOTİON : KLAROS İzmir'in Seferihisar ilçesindeki ünlü antik kent. : TEOS İzmir'in Selçuk ilçesinin eski adı.:AYASULUK İzmir-Aydın karayolunda Türkiye'nin en uzun tüneli. : SELATİN
-J-
J. M. Barrie'nin,çocuk edebiyatı klasiklerinden biri olan eseri.:PETER PAN Jacques Brel'in bir şarkısı.: JOJO Jamaika'da 1960'lı yıllarda doğan ve daha sonra reggae'ye dönüşen müzik türü.:SKA Jamaika'dan yayılmış iki zamanlı bir dans.: KALİPSO Jamaika'nın plakası.:JA James Joyce'un tanınmış yapıtı.: ULYSSES Jant. : İSPİT Japon çiçek düzenleme sanatı. : İKEBANA Japon halk türküsü. : UTA Japon içkisi. : SAKE Japon imparatorlarının öldükten sonra memurlarına verdiği unvan ve görev. : ZOKVAN Japon imparatoruna verilen ad. : MİKADO Japon intihar uçağı. : KAMİKAZE Japon işi çömlek,sırlı seramik kap.:RAKU Japon kirazı. : SAKURA Japon lirik dramı: NO Japon mafyası. : YAKUZA Japon mitolojisinde askeri diktatör.(1192-1867 arasındaki dönem. : ŞOGUN : (SHOGUN) Japon mitolojisinde balıkçıların tüccarların koruyucusu olan yedi su tanrısından biri. :EBİSU Japon mitolojisinde köylü sınıfı. : NOMIH Japon mitolojisinde savaşçılar sınıfı. : SAMURAİ : BUİSHİ Japon mitolojisinde zenaatkar sınıfı. : KOŞO Japon müziğine özgü kısa ve çift kamışlı nefesli çalgı.:HİÇİRİKİ Japon müziğine özgü telli bir çalgı. : KOTO Japon tarihinde,özel malikane veya çiftliklere verilen ad.: ŞOEN Japon tiyatro türü. : KABUKİ Japon Tiyatrosu Go'da erkek oyuncunun maskesi.:OTOKO Japonca yaratıcı anlamında sözcük.:KAMİ Japonlara özgü bir güreş türü.: SUMO Japonların pirinç tanrısı. : İNARİ Japonların ulusal Şinto dininde kutsal güneş tanrıçası. : AMATERASU Japonların ulusal dini Şintoizm'in en önemli güneş tanrıçası.:AMATERASU Japonya'da bir ırmak. : AKİTA Japonya'da bir kent. : OSAKA Japonya'da Buda Rahibesi.:AMA Japonya'da Buda tapınaklarına verilen ad.: TARA Japonya'da büyük çocukların yakalandığı dizanteriye benzer salgın hastalık.:EKİRİ Japonya'da dinsel törenlerde okunan nesir. : NARİTO Japonya'da kullanılmış eski bir hacim ölçüsü birimi. : TO Japonya'nın eski adı. : YAMATO Japonya'nın plakası. : JA Japonya'ya atom bombası atan uçak : ENOLA GAY Japonya'yı oluşturan dört adanın en küçüğü.:ŞİKOKU Jeloz'da denilen ve Eskimoların besin olarak kullandıkları yosun türü.:AGARAGAR Jeneratör,dinamo.:ÜRETEÇ Jeolojide buzul dönemi.:PLEİSTOSEN Jeolojide ikinci çağın triasla kretase arasında kalan dönemi.:JURO Jeolojide üçüncü çağ.:SENOZOİK Jeolojide,üçüncü çağın memeliler ve maymunların gelişmiş olduğu dönemi. : MİYOSEN Jing'un terminolojisinde insanoğlunun kadınsı bölümünü belirten ilk örnek.:ANİMA Jiujitsu ve öteki dövüşme sanatlarında elin keskin tarafı,dirsek veya ayakla vurulan darbe.:ATEMİ John Dos Passos'un ünlü üçleme romanı. : USA John Ronald Reuel Tolkien'in alegorik romanı. : YÜZÜKLERİN EFENDİSİ Jokeylerin giydiği kenarsız başlık. : TOK Judo gibi sporlarda minder olarak kullanılan ve pirinç saplarının örülmesiyle yapılan kalın halı./Japon hasırı. : TATAMİ Judo ve karatede hareketleri çabuklaştırmak içi n yapılan bir dizi egzersiz. : KATA Judo'da teknik olarak rakibinden zayıf kalan taraf.:UKE Jüpiter gezegeninin bir uydusu. : ELARA: EUROPA: ARİEL Jüpiter.Müşteri yıldızı. : ERENDİZ Jüpiter'in uydusu olan uzayın en kızgın kayası. : İO
Bulmaca Sözlüğü IİJ yazısı toplam 2350 defa okundu
Bağlantılı Yazılar
|