Bulmaca Sözlüğü H
Kategori : Sözlükler
Bulmaca Sözlüğü
- H -
Haberci,ulak. : KARAKULAK Haberleşmeye yarayan bir tür süratli vapur.: AVİZO Habeş piskoposlarına verilen ad. : EBUNA Habeş soylusu. : RAS Habeş Yahudi'si.:FLAŞA Hac sırasında kesilen kurban.: HEDİ Hacim,oylum. : CİRİM Haç : ÇARMIH Hafıza kaybı : AMNEZİ Hafif esinti.:İPİLTİ Hafif kadifemsi bir görünüş kazandırılmış sığır derisi. : NUBUK Hafif yağmur,serpinti.:ÇİLENTİ Hafif yaralama : HACAMAT Hafniyum'un simgesi. : HF Haiti kökenli bir dans ve müzik.:MAMBO Haiti kökenli,rumba ve çaça'ya benzeyen bir dans.: MAMBO Haiti plakası. : RH Hak ve adalete uygunluk.: NASFET Hakim,başat,başta gelen.:DOMİNANT Hakkı devretme.: TEMLİK Haksız olarak alınan toprak,mal. : ASABALIK Haksızlık,kıygı. : GADR (GADİR) Hala.:BİBİ : ÇİÇE Halat gibi örülmüş iplik çilesi. : TURA Halat ucu.: ÇIMA Halat yumağı.: RODA Halatların dikişlerinde kullanılan demir veya ağaç kama.: KAVELA Halatta kaymayı önleyen bir düğüm biçimi.:KROPİ Halı dokuma tezgahı.:ISDAR Halı ve jakar dokuma sanayinde çözgü ipliği. : KORD Halı veya kilim dokunan tezgah. : ISDAR : ISTAR Halı,kilim veya bez dokuma tezgahı. : HAMA: HANA Halıcılıkta iplik düğümlerini sıkıştırma topağı. : KİRKİT Halk arasında yaban arısına verilen ad. : SARICA Halk arasında ekini biçilip kaldırılmış tarlaya verilen ad. : KOZAN Halk arasında Eylül ayına verilen ad.:VERİMAY Halk arasında hindiye verilen ad. : CULUK Halk arasında,herkesin söylediğini yapan,iltifat meraklısı kimseye verilen ad.:EFELEK Halk bilgisi.:FOLKLOR Halk dilinde etek anlamında kullanılan sözcük.: YEKTE Halk dilinde abla.: MADAMA Halk dilinde acı pul biber. : İSOT : ISIOT Halk dilinde ağıl.: ARKAÇ Halk dilinde atasözüne verilen ad. : ORAÇLAMA Halk dilinde avare,işe yaramaz.:AVARA Halk dilinde babanın kız kardeşi,hala. : EME : EMETİ: BİBİ Halk dilinde badem. : PAYAM Halk dilinde bahane. : MAHNA Halk dilinde boşboğaz,söz taşıyan. : YALAK Halk dilinde büyük heybe.:ARTMAK Halk dilinde çay demliğine veya küçük güğüme verilen ad.: HALASTAR Halk dilinde çekül sözcüğünün aldığı biçim.:ŞAVUL Halk dilinde çoban köpeği.:KARABAŞ Halk dilinde çuvala verilen ad.:KELETE Halk dilinde dikenlik anlamında kullanılan sözcük.:SİYEŞ Halk dilinde dilsiz.:TAT Halk dilinde ekilmeden bırakılmış tarlaya verilen ad. : KEN Halk dilinde kardeş. : KADA Halk dilinde kemik veremi.:AKARCA Halk dilinde kertenkeleye verilen ad.:ELÖPEN Halk dilinde keser.:KERKİ Halk dilinde kır lalesine veya gelincik çiçeğine verilen ad.: PAMPAL Halk dilinde klitoris,bızır.:DILAK Halk dilinde köylerde hekimlik yapan kimselere verilen ad.:OTÇU Halk dilinde küme,topluluk anlamında kullanılan sözcük.:ÇOM Halk dilinde lor peynirine verilen ad. : ÇOMA Halk dilinde mısır.:LAZUT Halk dilinde mızıkçı,yaygaracı,gürültücü anlamında kullanılan sözcük.:KACARA Halk dilinde minnet.: MÜDANA Halk dilinde mutfağa verilen ad.:TAKANA Halk dilinde otlak.:ÖRÜ Halk dilinde parıltı.: IŞILAK Halk dilinde pestil.: BASTIK Halk dilinde sazlık yer.: KOVALIK Halk dilinde sebze bahçesi.:AVAR Halk dilinde semavere verilen ad.:KAVAZ Halk dilinde semizotuna verilen ad. : PİRPİRİK Halk dilinde serçeye verilen ad. : DARICAN Halk dilinde sincap.:ÇEKELEZ Halk dilinde sperm,meni. : ATMIK Halk dilinde şaka anlamında kullanılan sözcük.:HORATA Halk dilinde şarbon hastalığına verilen ad. : YAKMA Halk dilinde Temmuz ayı.: ORAKAYI. Halk dilinde termometreye verilen ad.:ISIKERTE Halk dilinde yabani tereye verilen ad : ISPATAN Halk dilinde yanık,yırtık.. : YİRİK Halk dilinde yenge anlamında kullanılan sözcük. : BULA Halk edebiyatında aşk,özlem gibi duygusal konuları işleyen şiir türü.: GÜZELLEME Halk edebiyatında mahlas anlamında kullanılan sözcük.:TAPŞIRMA Halk edebiyatında uyağa verilen ad. : AYAK Halk hekimliğinde gaz söktürücü ve antiseptik olarak kullanılan,aynı zamanda kimi yiyeceklere de katılan bir cins ceviz. : MUSKAT Halk oylaması.: REFERANDUM Halk tarafından sevilme,tutulma. : POPÜLARİTE Halk,topluluk.:CUMHUR Halkalar geçirilerek yapılmış veya zincirden örülmüş zırh.:CEBE Halojenler gurubunun dördüncü ametali olan yalın cisim. : İYOT Halterde kaldırılması gereken alet. : BAR Ham demir madeninin eritildiği büyük ocak,fırın.:HADDEHANE Ham deriden yapılan köylü ayakkabısı.:ÇARIK Ham ile olgun arası. : ALASULU Ham ipeği iplik ve ibrişim durumuna getiren kimse.:KAZAZ Ham ipekten yapılmış astarlık kumaş. : SOF Ham keten rengi. : EKRU Ham olarak yenilen badem,erik,kayısı gibi yemişler.:ÇAĞLA Ham üzüm. : KORUK Hamal semeri. : ARKALIK Hamalların yük taşırken kullandıkları arka yastığı.:ARKALIK Hamam böceği.:KAKALAK Hamam. : YUNAK Hamamda kese yapan erkek. : TELLAK Hamamlarda musluk altında bulunan ve su biriktirmek için kullanılan mermer veya taş tekne.:KURNA Hamle.: SAVLET Hamsi,Sargan gibi küçük balıkları tutmakta kullanılan balık ağı : BARABAT Hamsigillerden bir balık. : TİRSİ Hamur durumundaki ekmeklerin, fırına atılmadan önce, içine konulduğu oyuk gözlü tahta.: BİNİT Hamur açılırken tezgaha yapışmaması için serpilen un.:UĞRA Hamur açılırken yapışmaması için un serpmek.:UĞRALAMAK Hamur tahtası. : SENİT Hamur teknelerini kazımaya yarayan araç.:ISIRAN Hamuru ovalayarak yapılmış kırıntılarla pişirilen çorba. : OVMAÇ Hamurun fırına verilmeden önce dinlendirildiği , üzerinde bekletildiği tahta. : PASA Hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılan bir tür tatlı.:AKITMA Hanay. :AVLU Hanım,hanımefendi.:BANU Hanigiller familyasından bir balık türü.: LAKOZ Hanigillerden bir balık türü.:ORFOZ Hanigillerden,Akdeniz ve Ege'de yaşayan lezzetli bir balık.:LAHOS Hap. : DRAJE Haraç.:BAÇ Hare.Bir yüzeyde renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. : MENEVİŞ Hareket etmeyen,kımıldamayan,sakin.:DİNGİN Harfler,kısaltmalar kümesi. : LOGO Harfler.:HURUFAT Harita çıkarmaya yarayan bir aygıt.: PLANÇETE Haritacı.: KARTOGRAF Haritasını çıkarmak için bir araziyi üçgenlere bölme işi. : NİRENGİ Harman aktarma ve sap yükleme işlerinde kullanılan tarım aracı.Dirgen.Yaba : ANADUT . Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak,çöp ve samanla karışık tahıl taneleri.:BADAS Harman yerlerindeki hububat döküntülerini toplayan kişi. : AFARACI Harran ovasında ünlü bir ören yeri. : SOGMATAR Harzemşahların ilk hükümdarı.: ANUŞTİGİN Has ekmek. : FRANCALA Has,mahsus. :ÖZE Hasankeyf ilçesini sular altında bırakacak olan baraj.: ILISU Hasattan sonra tarla veya bahçelerde kalan ürünleri toplama.:BAŞAKLAMA Hasırdan örülmüş kulplu torba.:ZEMBİL Hasırotu,saz,kamış.: KOFA Hasta dinleme aleti. : STETESKOP Hasta. : SAYRI : BİMAR Hastalığın bedene yerleşmesi.:RES Hastalık etkenlerini zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde. : ANTİKOR Hastalık etkenlerini zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde.:ANTİKOR Hastalık nöbeti,kriz. : AKSE Hastalık,dert.: ÇOR Hastalıklar bilimi. : PATOLOJİ Hastalıklar. : EMRAZ Hastalıkların kimyasal maddelerle tedavi yöntemi.:KEMOTERAPİ Hastalıkların nedenini araştıran bilim. : ETİYOLOJİ Hastalıktan sonraki iyileşme. :İFAKAT Hastanelerde perhizsiz hastalara etlisi tatlısıyla verilen tam yemek.: ALTIDAN Hastanın veya yakınlarının,onun daha önce geçirmiş olduğu hastalık ve sağlık durumları hakkında hekime verdiği bilgilerin tümü.: ANAMNEZ Hat sanatında birkaç kağıdın,suları ters yönde olmak üzere üst üste yapıştırılmasıyla elde edilen mukavva.:MURAKKA Hata ,/ hatalı pul. : ERÖR Hatay ili Reyhanlı ilçesinde arkeolojik höyük. : AÇANA Hatay yöresine özgü,cevizli bir hamur tatlısı.:KEREBİÇ Hatay yöresine özgü,yan yana tutturulmuş iki kamış düdükten yapılmış çifte kaval.:ARGUN Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde Tel Açana'da denilen ünlü höyük.:ALALAH Hatıra,yadigar. : ANDAÇ Hatırlayan. : ANAN Hava basıncını ve dolayısıyla bir yerin yüksekliğini ölçen alet,basınç ölçer.:BAROMETRE Hava basınç birimi.: BAR Hava korkusu. : AEROFOBİ Hava yutma. : AEROFAJİ Havacı bülteni. : NOTAM Havada oksitlenmeyen bir element.:KROM Havada on milyonda bir oranında bulunan bir asal gaz. : KSENON Havadaki toz taneciklerini ölçmeye yarayan araç.:AEROSKOP Havadar. : YELEÇ Havagazı lambasının ucu. : BEK Havai. : YELEME Havari.:APOTR Havaya fırlatılan bir plakanın vurulması ilkesine dayanan atıcılık dalı.: TRAP Havuca renk veren madde. : KAROTEN Havuç. : YEREGEÇEN Havuç.: YEREGEÇEN Havuz,göl,akarsu,deniz,okyanus gibi sulara ait ekosistemlerin herhangi bir derinliğindeki su tabakalarında,su hareketiyle sürüklenen veya yavaş olarak yüzen,hayvan ve bitkilerden oluşan mikroskobik büyüklükteki organizmalar. : PLANKTON Hawai adalarına özgü gitara benzer dört telli çalgı. : UKULELE Hawai inanışında savaş tanrısı. : KU Hawai'de karşılama veya uğurlama anısı olarak verilen,çiçekten yapılmış kolye.:LEY Hayal. : İMGE Hayat hikayesi.:BİYOGRAFİ Haydut,eşkıya. : ŞAKİ Haylaz,serseri. : NABEKAR Hayvan bilimci. : ZOOLOG Hayvan boyunduruğu. : TASMA Hayvan çulu.ALIK Hayvan derisinden yapılmış kırbaç.:ÇAVUN Hayvan korkusu.: ZOOFOBİ Hayvan pisliği.:TERS Hayvan postundan başlık. : KALPAK Hayvan vebası. : MALKIRAN Hayvan yavrusu.:BALAK Hayvan,balık,sebze,meyve gibi yiyecekleri,yerinden getirerek toptan satan kimse.:MADRABAZ Hayvanca duygu.:BEHİMİ Hayvanı avcılığa alıştırma. : BAV Hayvanı otlatmak. : OTARMAK Hayvanın bir yanındaki yük.:TAY Hayvanın iki ayağını iple bağlayarak yapılan köstek.:DUŞAK Hayvanlar veya hayvan yaşamı ile ilgili Yunanca öntakı: ZOO Hayvanlara yedirilen bir çayır bitkisi./Bir tür sümbül. : NARDİN Hayvanları çayıra bağlamaya yarayan kalın ip.Hayvan bağlanan ip. : ÖRK Hayvanları nallayan kimse.:NALBANT Hayvanların beğenmeyerek yemedikleri iri kalbur üstü taneler. : İRİNTİ Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi.: KAYAR Hayvanların kemik ve kıkırdak gibi dokularından yada bitkisel yosunlardan elde edilen saydam ve renksiz bir madde.:JELATİN Hayvanların saman,ot,mısır sapı gibi kışlık yiyeceği.: ALAF Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap.: YALAK Hayvanların,özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.:AKITMA Hazır. : AMADE: ANIK Hazreti Muhammed'e yardım eden ve İslamiyet'in yayılmasına hizmet eden kimseler.:ENSAR Hazreti Muhammed'in aile üyelerine verilen ad. : ALİABA Hazreti Ebubekir'in lakabı.:ATİKA Hazreti Muhammed'in hayatını anlatan kitap. : SİYER Hazreti Muhammed'in siyah renkli sancağının adı. : UKBA Hecelerin uzunluk ve kısalık,kapalılık yada açıklık değerlerine göre türlü ses kalıplarından oluşan Divan Edebiyatı nazım ölçüsü. : ARUZ Hediye verilen levha. : ŞİLT Hediye,bahşiş. : ATİYYE Hekim,otacı.:DİRGER Hekimlik taslama.: OLÇUM Hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir bitki. : KANTİYANE Hekimlikte kullanılan,sütleğengillerden bir bitkinin verdiği zamk ve özsu.:TIGALA Hektar. : HA Hele,özellikle. : BAHUSUS Hem ısıtmaya,hem de üzerinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası.:KUZİNE Henüz mayalanmamış üzüm suyu. : ŞIRA Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm.:KORUK Her biri başka perdede bir sıra kamış düdük,musikar.:MISKAL Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okununca ortaya bir söz çıkacak biçimde düzenlenmiş manzume.: AKROSTİŞ Her iki küreği bir kişi tarafından çekilen ve birden üç çifteye kadar küreği bulunan savaş gemisi filikası. : PATALYA Her şeyin evveli,tazesi,turfanda. : REYAN Her tür organik yağa verilen ad. : LİPİT Her tür organik yağa verilen ad.: LİPİT Her türlü gösteriş ve dünya kaygılarından uzak kalmayı öğütleyen Sünni tarikatı.:MELAMİLİK Her yanı görmeye elverişli,camlı çatı katı veya taraça,kule.: CİHANNÜMA Her yiyeceğe canı çeken. : EKTİ Her zaman olduğu gibi.:BERMUTAT Her zaman.:DAİMA Herek.:İSPALYA Herhangi bir kişinin, malın yada durumun niteliklerini öğrenmek için toplanan bilgi. : RANSEYMAN Herhangi bir değerli taş yada metali sabitleştirmekte kullanılan yapışkan madde. : ROKELA Herhangi bir eserin tanıtılması,okunması,yorumlanması veya bir sanatçıyı anma amacıyla düzenlenen toplantı.: MATİNE Herhangi bir nedenle armağan kabul edenin vermek zorunda olduğu karşılık.:AVİYET Herkes tarafından kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan. : İNDİ Hesap defteri.:EVAR Hesap sahiplerine bankaca gönderilen mektup. : AVİ Hesap ve kumanda işlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre.:MATRİS Heyecan veren edebi üslup. Dokunaklı,etkili. : PATETİK Heyelan. : KAYŞA Heykel,abide anlamında yerel sözcük.:ANAK Heykel,sütun gibi şeylerin üstüne konulduğu parça,ayak,taban. : DURAÇ Hıristiyan sanatında ellerini kaldırmış dua eder durumda canlandırılmış insan figürüne verilen ad. : ORANS Hıristiyan bayramı. : YORTU Hıristiyan beyi. : TEKFUR Hıristiyan sanatında ölü İsa'nın vücudunu kollarında tutan Meryem betimlemesi. : PİETA Hıristiyan sanatında,Meryem Ana ile çocuk İsa'yı gösteren heykel veya resim.:MADONNA Hıristiyan ve Musevilerde gelinin güveye verdiği para veya mal.: DRAHOMA Hıristiyanların büyük perhize girmek üzere bulundukları günler.:APUKURYA Hıristiyanlıkta ermiş.: AZİZ Hıristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. : AFOROZ Hıristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası.: AFOROZ Hıristiyanlıkta küçük kilise yapısı veya büyük bir kilisenin içinde bir azize adanmış ibadet yeri.:ŞAPEL Hıristiyanlıkta,ilk günahı silmek ve Hıristiyanlaştırmak amacıyla yapılan kutsal işlem.:VAFTİZ Hırsızlık yapma şeklinde beliren hastalık.: KLEPTOMANİ Hırslı.:MUHTERİS Hırvatistan ve Slovakya'da bir kont tarafından yönetilen toprağa verilen ad. : ZUPA Hız ve manevra yeteneği bakımından üstün niteliklere sahip küçük savaş gemisi,muhrip.:DESTROYER Hızı saatte 120 km'yi geçen çok şiddetli ,yağmur getirmeyen fırtına. : URAGAN Hızla dönen rüzgarların oluşturduğu şiddetli siklon fırtınası. : TORNADA Hicri takvimde 22 Aralık 31 Ocak arası.Kırk günlük kış dönemi. : ERBAİN Hiç görülmemiş,alışılmamış,şaşılacak veya yadırganacak şey.Ucube.: ACİBE Hiçbir heyecan yada zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği. : ATARAKSİYA Hiçbir koşula bağlı olmayan,istediği gibi davranabilen. : ERKİN Hikaye,fıkra.:KISSA Hilal. : AYÇA Hile,düzen. : DEK: AL Hileci.:DEKBAZ Hilekar. : AYYAR Himalaya dağlarında doruk.:APİ Himalayalar'da yaşadığına inanılan "kar adam"a verilen ad. : YETİ Hindistan kökenli evcil bir sığır türü.: ZEBU Hindistan plakası. : İND Hindistan Prensesi .Raca karısı. : RANİ Hindistan Prensi. : RACA Hindistan ve Endonezya'da yetişen,kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç. : KINAKINA Hindistan ve Malezya ormanlarında yaşayan ilkel maymun. : LORİS Hindistan yarımadasında yaşayan kuyruksuz,çok uzun kollu maymunların ortak adı.:JİBON Hindistan'a özgü,güreşle ragbinin karışımı olan bir spor.:KABADDİ Hindistan'da bitkisel elyafla dokunan bir cins tafta. : DARİDAS Hindistan'da Ekber döneminde büyük eyaletlere verilen ad. : SUBA Hindistan'da kastlar halinde değil de kabileler halinde örgütlenmiş ve kültürleri Hindu olmayan yerli halk.:ADİVASİ Hindistan'da kocasının cesediyle birlikte ateşe atılan ve ermiş sayılan kadın. : SATİ Hindistan'da yetişen bir ağaç. : RİTA Hindistan'da yetişen bir bitki. : HALİLE Hindistan'da yetişen tırmanıcı bir karabiber ağacı. : BETEL Hindistan'da, bir din büyüğünün çevresinde toplananların birlikte oturup eğitildikleri yer : AKRAMA Hindistan'ın güneyinde konuşulan bir dil.:DRAVİD Hindistan'ın para birimi.:RUPİ Hinduizm,Budizm ve Caynacılığın bazı mezheplerinde Batıni (içrek) uygulamaları konu alan çok sayıda metnin ortak adı.: TANTRA Hinduizm'de servet ve iyi talih tanrıçası.:LAKŞMİ Hinduizm'in temel ilkesi olan,hiçbir varlığı incitmeme erdemi.:AHİMSA Hinduizmin en büyük tanrılarından biri.:ŞİVA Hinduların kutsal kitabı. : VEDA Hint bademi. : KAKAO Hint edebiyatında bir çeşit epik dram. : NATAKA Hint İran dil grubuna verilen ad. : ARİ Hint irmiği. : SAGU Hint kenevirinden çıkarılan esrara eskiden verilen ad.:HAŞİŞ Hint kertenkelesi.:İGUANA Hint mitolojisinde ayin içkisinin elde edildiği bitkiyi kutsallaştırma. : SOMA Hint mitolojisinde fırtına ve yağmur tanrısı. Hindistan'da Veda tanrılarının en büyüğüne verilen ad. : İNDRA Hint mitolojisinde ilk insan. : MANU Hint müziğine özgü telli bir çalgı. : VİNA Hint müziğine özgü telli bir çalgı.:SARANGİ Hint müziğine özgü yaylı bir çalgı.: SARANGİ Hint okyanusunda denizaltı dağı. : OB Hint safranı.: ZERDEÇAL Hint sülünü.:ALE Hint tanrısı. : RAMA : AGNİ Hintlilerin,bağlı oldukları tarikatı belirtmek için kül veya renkli tozla alınlarına çizdikleri işaretlere verilen ad.:TİLAKA Hiperaktif çocukları sakinleştirmede kullanılan ilaç.:RİTALİN Hipotez,faraziye.: VARSAYIM Hiroşima'da atomdan sağ kurtulanlar. : HİBAKUŞA Hisse senedi,tahvil,yabancı para gibi değerli kağıtları daha karlı görülen başka kağıtlarla değiştirme işi.: ARBİTRAJ Hisse senedi. :ESHAM Hitabet sanatı.:RETORİK Hitit mitolojisinde gökyüzü krallığının ilk yöneticisi. :ALALU Hititlerde arazi fiyatlarının saptanmasında kullanılan bir ölçü birimi. : İKU Hititlerin Anadolu da yerleştikleri ilk kent olan ve günümüzde Kültepe olarak adlandırılan yer. : NEŞA Hititlerin akıl ve bilgelik tanrısı.: AYA Hizip. : KLİK Hizmet belgesi.:BONSERVİS Hizmet eden.Sadık,dost. : HADİM Hokkabazların kullandıkları tahta maşa.:ŞAKŞAK Hollanda'nın para birimi.:FLORİN Honduras'ın para birimi.:LEMPİRA Hong Kong'un plakası. : HK Hor görmek. : KARAMAK Hor görülen,aşağılanan.:ZELİL Horoz tepeliği,köşe-kenar-uç. : İBİK Horozun en gösterişli tüyü.ÇIĞA Hortlak.:CAZU Hoş kokulu.:ITRİ Hoşgörü. : TOLERANS Hoşlanarak bakma.:TEMAŞA Hud Peygamber döneminde Hicaz'da oturan,kötü ahlakları nedeniyle yok oldukları rivayet edilen,Kutsal Kitap'ta adı geçen bir kavim.:AMALİKA Hukuk.: TÜZE Hukukta bir mülk üzerindeki ortaklığı giderme.:İZALEİŞÜYU Huni biçiminde çukur yer.İç bükey. : OBRUK Hurma dalı veya kamıştan yapılan iki yanı kulplu meyve sepeti.:KAVSARA Huysuz atları yola getirmek için dudaklarına takılan tahta kıskaç.: YAVAŞA.: EGEN Huysuz şirret kadın.:CADALOZ Huzur,erinç : DİRLİK Hücre çekirdeğinde bulunan ve kromatin tanelerini taşıyan ağ biçimindeki ipliksi yapı. : LİNİN Hücre bölünmesi yoluyla gerçekleşen hücre çoğalması. : MİTOZ Hücre sitoplazmasında oluşan cansız yapı.:KOFUL Hücre.:GÖZE Hücrebilim.: SİTOLOJİ Hükümdar ve hükümdar ailesi mensuplarına verilen ad.:İLİG Hükümdarın,bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi. : OTOKRASİ Hükümler.:AHKAM Hükümsüz.:BATIL Hüngür hüngür anlamında bir söz.:ZARİZARİ Hünnap,iğde gibi zeytinimsi meyve. : UTME Hünnapgillerden,hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir bitki cinsi,güvemeriği.:AKDİKEN
Bulmaca Sözlüğü H yazısı toplam 2497 defa okundu
Bağlantılı Yazılar
|