Katip çelebi | şairler Yazarlar

Katip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler Yazarlar
Katip çelebi | şairler Yazarlar Katip çelebi | şairler Yazarlar
Katip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler Yazarlar
Katip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler Yazarlar
Katip çelebi | şairler Yazarlar



Katip çelebi | şairler Yazarlar
Katip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler Yazarlar
Katip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler Yazarlar
Katip çelebi | şairler Yazarlar Katip çelebi | şairler Yazarlar
Katip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler Yazarlar
 
Katip çelebi
Kategori : şairler Yazarlar

KÂTİP ÇELEBİ (1S09-1658) HAYATI VE ESERLERİ

(17. yy. Osmanlı edebiyatında nesir)
Yalnız Türk dünyasının değil, Batı ülkelerinde de metodik ilmin öncülerinden sayılan, eserleri hemen hemen bütün Batı dillerine çevrilen Kâtip Çelebi, Türk ilim dünyasının müsbet ve hür düşünceyi temsil eden en kuvvetli simasıdır.

Kâtip Çelebi'nin asıl adı Mustafa, babasının adı Abdullah'tır. 1609 yılında istanbul1 da doğmuş" 1658 yılında yine bu şehirde ölmüştür. Henüz 14 yaşında iken Anadolu Muhasebesi kalemine çırak olarak giren Çelebi, 1624 yılında babasının yanında ve ordu ile Abaza Paşa isyanını bastırmak için Tercan'a gitmiş, 1626 yılında yine babası ile Bağdat seferine katılmıştır. İstanbul'a dönüşünde Kadızâde'nin derslerine devam etmiş ve böylece ilimden zevk almaya, kendini ilme vermeye başlamıştır.

Çelebimiz bundan sonra da Hemedan, Halep, Diyarbakır, Hicaz gibi merkezleri ziyaret etmiş veya buralara vazifeli olarak gitmiştir. Fakat zamanının büyük kısmını istanbul'da geçirmiş ve büyük hocalardan ders almıştır. İyi huylu, az konuşan, içkiye düşkünlüğü olmayan, küçükle küçük, büyükle büyük, hâkim meşrepli bir kişiydi.

Kâtip Çelebi, coğrafya, biyografi, ahlâk, tasavvuf, terbiye, şeriat, tefekkür, sosyoloji, tıp, etnoloji, astronomi, denizcilik... vb. konularda eserler verdi. Eserlerinin sayjsı 20'yi geçer ve bunların büyük bir kısmı Batı dillerine tercüme edilmiştir. Arapça, Farsça, Lâtince ve Fransızca da biliyordu.

Eserleri:
Kâtip Çelebi 21 eser vermiştir. Bunların bazıları tercümedir, fakat asıllarındaki yanlışlar düzeltilerek, eksikleri tamamlanarak yapılmış tercümelerdir. "Fezleke" adlı eserini hem Türkçe, hem Arapça yazmıştır. Diğer eserleri Türkçe'dir.

Başlıca eserlerinin adları ve konuları şöyledir:

* Cihannüma (Cihanı Gösteren Kitap) :
Bu eserinde dünyanın yuvarlak olduğunu gösteren delilleri sayar. Erzurum ve Irak sınırlarından Japon adalarına kadar olan bölgeleri, coğrafyası, insanları, hayvanları, bitkileri ve çeşitli özellikleriyle anlatır. Eseri yazmak için faydalandığı Doğu ve Batı kaynaklarını da belirtir.

* Fezleke :
Hem Türkçe, hem Arapça olarak yazdığı bir tarih kitabıdır. Arapçası'nın adı (Fezleke, ahval-il-ahyâr fi ilm-il Tarih ve'l-ahbâr=Haberler Tarihinde Erdemli Kişilerin Halleri Üstüne Fezleke'dir.) Umumi tarih niteliğinde bir kitaptır.Türkçe Fezleke'si (Fezteketu't Tevarih=Tarihlerin Fezlekesi) adını taşır. Bunda, Arapça kitabına koyduğu Osmanlı tarihinin 1591'den 1655'e kadarki devamı da vardır.

* Tuhfet'ül-Kibar fî Esfar'İl-BIhar (Deniz Seferleri Hakkında. BüyüklereÂrmağan) :
1645 yılında başlayan Girit seferleriyle 1655 sonlarına kadar geçen olaylar anlatılır.

* Takvimü't-Tevarih (Tarihlerin Takvimi) :
Hz. Adem'den 1648 yılına kadar geçen zamanda tarihlerin zikrettiği olaylar ve diğer tarih kitaplarıyla kendi fezlekesinin kronolojik cedvelidir.

* Kanunnâme :
1654-1655 yıllarında toplanmış bir kanun dergisidir.

* Tarih-i Frengi Tercümesi :
Johan Carion'un "Chronlk" adlı eserinin tercümesidir.

* Tarih-I Kostantlniyye ve Kayasira (Kostantiniye'nin ve Kayserler'in Tarihi):
1579'a kadar geçen olaylar anlatılır.

* Irşad-ül Hayârâ ilâTarihi'lYunan ve'n-Nasârâ (Yunan ve Hristiyan Târihi Hakkında Doğrulukları Gösterme):
İslâm tarihlerinde Avrupa ülkeleri hakkındaki eksiklik ve yanlışlıkları telâfi için yazılmış küçük bir kitaptır.

* Levamı'un-Nur fi Zulme Atlas Minör (Atlas Minör Karanlıklarında Işık Parıltıları):
Bu eser, G. Mercator ve Lud. Hondius'un "Atlas Minör" adlı eserlerinin tercümesidir.

* Keşfü'z-Zunun an Esami'i-Kütüp ve'i Fünun (Kitap Adları ile Bilimlerin Neye Ait Olduğu Hakkında Şüpheleri Giderecek Eser):
Büyük bir bibliyografya kitabı olan bu eser 20 yılda hazırlanmıştır. 14.500 kitap ve 10.000 Kadar yazar tanıtılır. Sultan II. Süleyman'a ait güvez rengi atlas üzerine gümüş telli seraserle büyük lâle ve aylar aplike edilmiş dış kaftan.

* Tuhfetü'l-Ahyâr fi'l Hikem ve'l-Emsalye'i-Eş'ar (Hikmetler, Atasözleri ve Şiirler Üzerine İyi ve Dindar Kişilere Armağan):
Tanınmış şairlerin, yazarların eserleri, fıkra ve latifeleri, hikâyeleri, atasözleri, konuşma örnekleri, alfabe sırasiyle anlatılır.

* Dürer-i M un taşıra ve Gurer-i Münteşire (Dağılmış İnciler ve Saçılmış Yıldızlar):
Çeşitli konulara ait gerekli bilgileri verir.

* Düsfurü'l-Amel fi Islahı'l-Halei (Bozuklukların Düzeltilmesi İçin Nelerin Yapılması Gerektiğini Bildiren Düstur):
Bu eserinde, devlet bütçesinin az olması, giderlerinin çoğalması sebepleri ve bütçenin kapatılması çareleri araştırılır. Toplumda nizamın nasıl sağlanması gerektiği de gösterilir.

* Mizanü'l-Hakk fi İhtiyari'l-Ehakk (En Doğru Olanı Seçmek İçin Hak Terazisi):
Bu eserinde, akıla dayanan ilimlerin, yani müsbet ilimlerin gerekliliğini örnekler vererek anlatır. Matematik, coğrafya, astronomi bilginlerini, bunların öğrenilmesi gerektiğini savunur. Ayrıca uyuşturucu maddelerin yasaklanmasını ister. Örf ve âdetlerin kuvvetini, bunların doğru ve yerleşmiş olanlarına uyulması gerektiğini, toplum kuvvetinin her kuvvetten üstün olduğunu bildirir.

* CİHANNÜMA'dan "Konya'nın Evsafı:
Bu şehrin intihâ-i garbisinde iki çatal dağların zeyl-i şarkîsine karîb düz yere akar sulu, bağlu ve bağçelü sûr-ı memûrı vardır. Canib-i cenubunda ol dağlar eteğinde Meram nam bağçeleri ve mesiresi olup dağdan şehire ve Meram'a nehirleri carî olur. Mezari ve besâtin-i şehri sakıy itdikten sonra şehrin sahra canibine bu suların ayağı inüb bir göl olur..."

---




Katip çelebi yazısı toplam 3767 defa okundu
Katip çelebi | şairler Yazarlar Sayfayı Yazdır    Katip çelebi | şairler Yazarlar Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Katip çelebi | şairler Yazarlar
Katip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler YazarlarKatip çelebi | şairler Yazarlar