Seyyid Vehbi | şairler Yazarlar

Seyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler Yazarlar
Seyyid Vehbi | şairler Yazarlar Seyyid Vehbi | şairler Yazarlar
Seyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler Yazarlar
Seyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler Yazarlar
Seyyid Vehbi | şairler Yazarlar



Seyyid Vehbi | şairler Yazarlar
Seyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler Yazarlar
Seyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler Yazarlar
Seyyid Vehbi | şairler Yazarlar Seyyid Vehbi | şairler Yazarlar
Seyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler Yazarlar
 
Seyyid Vehbi
Kategori : şairler Yazarlar

SEYYÎD VEHBÎ (?-1736) Hayatı Eserleri

(18. yy. da Divan Şiiri)
Asıl adı Hüseyin olan Seyyid Vehbî, ünlü bilginlerden Hacı Ahmed Efendi'nin oğludur. Vehbî mahlasını ona hocası Ahmed Neylî vermiştir. İyi bir öğrenim görmüş, müderrislik ve kadılık yapmıştır. Halep ve Hicaz'da bulunmuş ve İstanbul'a döndükten sonra 1736'da ölmüştür. Doğum tarihi bilinmiyor.
Vehbî'nin bir Bivârvı, Pasarofça Barışı do-layısiyle yazdığı "Suihiye" adlı bir risalesi ve en önemli eseri sayılan "Sûrnâme"si vardır. "Sûrnâme-i Vehbî" diye anılan bu eserinde Sultan III. Ahmed'in dört şehzadesinin sünnet düğünleri ile üç kızının evlenme düğünleri anlatılır. O devrin düğün, eğlence, ziyafet ve oyunları hakkında bilgi vermesi bakımından önemlidir.

---

GAZEL

Beni bir hale kodu hicri ki ağyar ağlar.
Halime dost değil düşmen-i gaddar ağlar.

Ra'd feryada gelir berk gamıyla tutuşur.
Dûd-ı ahım görüp ol ebr-i ter nâlemden.

Çağlayan dağda ırmak değil göz yaşıdır.
Yüreği taştan iken derdime kühsâr ağlar.

Katre-i eşke döner nağme-i ter nâlemden
Sazı meclisteki zîr ü bam-ı evtâr ağlar.

Çeşm-i yârin o da Vehbf gibi dil hastasıdır.
Eşktir jale değil nergis-i bîmflr ağlar.


Bugünkü Türkçe ile:

Ayrılığı beni öyle bir hale koydu ki.
Bu halime değil dost, gaddar düşman bile ağlar.

Gök gürlemesi feryad eder, şimşek gamıyla tutuşur.
Ahimin dumanını görüp inci saçan yağmur ağlar.

Çağlayan, dağdaki ırmak değil, gözyaşıdır.
Yüreği taştan olan dağlar bile halime ağlar.

Ağlayıp inlememden taze nağmeler gözyaşına döner
Buna, meclisteki sazların ince ve kaim telleri ağlar.

O da sevgilinin gözü için Vehbî gibi gönül hastasıdır,
Hasta nergisin döktüğü çiy değil, gözyaşıdır.

---





Seyyid Vehbi yazısı toplam 5241 defa okundu
Seyyid Vehbi | şairler Yazarlar Sayfayı Yazdır    Seyyid Vehbi | şairler Yazarlar Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Seyyid Vehbi | şairler Yazarlar
Seyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler YazarlarSeyyid Vehbi | şairler Yazarlar