Osmanzade Taib | şairler Yazarlar

Osmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler Yazarlar
Osmanzade Taib | şairler Yazarlar Osmanzade Taib | şairler Yazarlar
Osmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler Yazarlar
Osmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler Yazarlar
Osmanzade Taib | şairler Yazarlar



Osmanzade Taib | şairler Yazarlar
Osmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler Yazarlar
Osmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler Yazarlar
Osmanzade Taib | şairler Yazarlar Osmanzade Taib | şairler Yazarlar
Osmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler Yazarlar
 
Osmanzade Taib
Kategori : şairler Yazarlar

Osmanzade Taib (?- 1724)

(18. yy. da Divan Şiiri)
Onsekizinci yüzyılda hiciv ve medhiyele-riyle ün yapan ve "Reisi şâiran" unvanını alan bir şairdir. Bu unvana rağmen Nedim1 le boy ölçüşemez. Asıl adı Ahmed'dir. Babası Osman Efendi Süleymaniye Vakıf Ruzna-mecisi idi. iyi bir öğrenim görmüş, müderrislik ve daha sonra Halep ve Kahire kadılıklarında bulunmuştur. 1724'de, Kahire valisi aleyhine söylediği bir hiciv yüzünden zehirletilerek öldürülmüştür. İlk mahlası "Hamdi' idi. Bu isimle çok kırıcı hicivler yazmış ve sonunda tevbe ederek "Tevbe eden" demek olan 'Tâib' mahlasını almıştır.
Tâib, hiciv, medhiye ve gazellerinden başka, başkalarına ait bazı yararlı eserleri derli toplu hale getirmesiyle ve nesirde kullandığı sâde ifade ile de ünlüdür.

Eserleri:
Divan'ı bulunamamıştır ama şiirlerine şuara tezkirelerinde çok rastlanır. Özel mektuplarının bir araya getirilmesiyle oluşan bir 'Münşeat'ı vardır. "Hadlkatü'l-Mülük" adlı eseri bir 'Osmanlı Padişahları Tarihi'dir. Diğer eserleri tercüme ve derlemelerden meydana gelmiştir.     

---

GAZEL

Gerçi etmez dil metâ-ı razını ifşâyâ meyi
Bir nefes ârâmı yoktur giryeden manend-i seyl.

Baht-ı vajgûn tâli! bigâne âşık nişlesin
Şöyle bî-tâb oydu çeşmi nidügin bilmez Süheyl.

Ah-ı âteş-gûn-ı ruhsârında şöyle tâb
Var Sû işinden dil heman destinde bir nevres tufeyl.

Bir mehin sorma lebinde buldı em kendüyedil
Ser-fütâde kadre erdi âşıkân cümle buleyi.

Şimdi meydanı suhanda esb-i hâmem Tâibâ
Yekke-tazâne saladır bir dem eylerse sahil.


Bugünkü Türkçe ile:

Gerçi gönül sır sermayesini açıklamak istemez
Ama seli andıran gözyaşlarıyla durmadan ağlar.
Bahtı ters dönmüş talihi yardım etmiyor, aşık ne yapsın
Gözü öylesine yorgun düştü ki Süheyl ne olduğunu bilmez.
Yanağının ateş kırmızısı gibi olan anında öyle bir parıltı var ki,
gönül onun elinde yeni yetişen bir çocuk gibidir.
Gönül ay yüzlü güzelin emilesi dudağında kendisine bir ilaç buldu.
Bütün mahcup aşıklar bu gece kadre erdiler.
Şimdi söz meydanında kalemimin atı bir kere kişnerse,
Ey Tâib, usta at binicilerine seslenmelidir.

---




Osmanzade Taib yazısı toplam 5066 defa okundu
Osmanzade Taib | şairler Yazarlar Sayfayı Yazdır    Osmanzade Taib | şairler Yazarlar Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Osmanzade Taib | şairler Yazarlar
Osmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler YazarlarOsmanzade Taib | şairler Yazarlar