Fred Ric Chopin | Klasik Müziğik

Fred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik Müziğik
Fred Ric Chopin | Klasik Müziğik Fred Ric Chopin | Klasik Müziğik
Fred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik Müziğik
Fred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik Müziğik
Fred Ric Chopin | Klasik Müziğik



Fred Ric Chopin | Klasik Müziğik
Fred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik Müziğik
Fred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik Müziğik
Fred Ric Chopin | Klasik Müziğik Fred Ric Chopin | Klasik Müziğik
Fred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik Müziğik
 
Fred Ric Chopin
Kategori : Klasik Müziğik

Fred RİC CHOPIN (22 Şubat 1810-17 Ekim 1849)

Zelazowa-Wolada doğmuş, Pariste ölmüştür. Fransız isimli bu müzisyen Rus tebaalı bir Polonyalı idi. Değeri Almanyada edildikten sonra sanatkar olarak Parise yerleşti. Bu durumu ile Chopin devrinin sembolü sayılabilir. Milli sınırların üzerinde olmak 19. yüzyılın eşiğinde zuhur eden yeni tip bir sanatkarın veya dahi virtüozların tipik durumudur. Gerçi enstrümanlarında virtüoz olan müsizyenler eskiden beri vardı. Fakat bu yeni tip, ihtisasını meslek edinerek, mesela yalnız (piyanist) olarak dünya konser salonlarını dolaşan virtüozlardır. Thalberg, Moscheles, Liszt gibi bu ayarda virtüozların yetiştiği çevre, müziksever zenginlerin hususi salonlarıydı. Müziğin saray çevresinden bugünkü aleni konser dünyasına gidişinde önemli bir rolü olan bu salon havasında Chopin de yaşadı. Bu, espri ve zarafetle dolu, muhteşem bir yaşama tarzını aksettiren bir çevreydi. Chopinin sanatkarlığı o zamanki dünyanın merkezi olan Paristen ilham alarak gelişti. Onun her tesire açık harikulade ince ve hassas ruhunda, ihtilal endişelerinin de karıştığı restorasyon devrinin parlaklığı ile vatanındaki durumun sönmeyen acı hatirası birleşiyordu. Balzac, Musset, Meyerbeer, Heine, Liszt ve George Sand gibi şahsiyetlerin yaşadığı o zamanki Pariste, vücudu kadar ruhu da son derece hasta olan Chopinin yıldızı parladı ve söndü.

Chopin, Schumann gibi tam manasiyle romantik bir sanatkar, fakat yine yaratılış bakımından bambaşka bir şahsiyetti. Besteciliği bunu en açık şekilde gösterir. Pek az eseri istisna edilirse besteciliği tamamen piyanoya hasretmiştir. Piyanodan teshir edici yeni renk ve tınlama imkanları çıkarmış, ayrıca devrinin henüz ulaşamadığı teshirleri bile keşfetmiştir. Filhakika armonilerinin geniş ve zengin ifade sahası, çok farklı üstünlüğünü, bu melodiler ve onların icrasında beliren ritmlerin özel bir serbestlikle tertiplenişi ve nihayet lirik şiire has bir tatlılıktan gelişerek enerji dolu hamlelere kadar yükselen ifade kudreti gibi vasıflarıyla, Chopinin Fransız müziğinin ancak çok daha sonra varabildiği özelliklerin ilk hatlarını tespit etmek mümkündür.

Bu romantik sanatkar, devrin ve geleceğin birbirine karışan esrarlı ışığı altında, milletleri birbirinden ayoran sınırların üstündedir. Buna rağmen derin bir hisle öz yurduna daima bağlı kalmıştır. Kendisinden önce konser salonlarında görülen Mazurka ve Polonezleri folklöe nevinden çıkarak şümullü bir sanat seviyesine yükselten odur. Bununla birlikte, prelüd ve noktürnleri (lirik bir ilhamdan doğan tasvirler) şeklinde vasıflandırılabilir. Buluş ve yapılış bakımından son derece zengin olan etüdleri bile bütün teknik güçlüklerine rağmen asıl etüd kalıbından çıkmış, irticalen çalmanın verdiği ilhamdan yine şümullü bir seviyeye yükseltilmiş harikalardır. Ancak kısa süren parçalarda değil, gelişme alanı ırticalen çaldığı anların yaratıcı kudreti yer yer hissedilir. Bunun için münhasıran piyano tesirlerine bağlı kalmayan liedleri ikinci planda kalmakta, her iki piyano konçertosunu da diğer eserleri arasında ayrı bir durum arzetmektedir. Hastalık, vatan hasreti ve daimi özleyişlerin gölgesinde geçen hayatı, romana benzeyen yazılarda, sahte bir (şairliğin) konusu olmaktan kurtulamamıştır. Gerçekte, istidadı küçük yaşta beliren ve genç yaşta olgunlaşan bu sanatkar da çalışma yolunu tutmak zorunda kaldı. Beethovenin öldüğü sene Joseph Elsnerin öğrencisi olarak Varşovada umumi dikkat ve ilgiyi üzerine çekti. Viyanada kaldıktan sonra (Temmuz İhtilali) sırasında Parise geldi. Orada piyanist olarak şöhret yaptı ve adı Avrupanın her tarafına yayıldı. Besteciliği de orada gelişti ve yükseldi. Bir yıl ölüm derecesinde hastalık çektikten sonra Pariste öldü. Daha önce ölüm korkusu ile Majorka adasına çekilmişti.

Chopinin yeni bir (fikri aristokrasisi)nin temsilcisi olarak gören Schumann genç besteciyi sonsuz takdir ifade eden şu sözlerle alenen selamlıyordu: (Şapkalarınızı çıkarın baylar, bir dahi geliyor. Şair olmak için kocaman ciltler doldurmak gerekmez; bir iki şiirle bu ünvana layık olabilirsin. Chopin de böyle şiirler yazmıştır)..




Fred Ric Chopin yazısı toplam 2071 defa okundu
Fred Ric Chopin | Klasik Müziğik Sayfayı Yazdır    Fred Ric Chopin | Klasik Müziğik Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Fred Ric Chopin | Klasik Müziğik
Fred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik MüziğikFred Ric Chopin | Klasik Müziğik