Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi

Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi
Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi
Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi
Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi
Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi



Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi
Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi
Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi
Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi
Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi
 
Antalya Da Inanç Turizmi
Kategori : Inanç Turizmi

ANTALYA'da inanç turizmi 

İnanç Turizmi
Yeni bir alternatif turizm çeşidi olarak görülen inanç turizmi, insanların inançlarını sergileme amacıyla kutsal olarak nitelendirdikleri yerleri ziyaret etmeleriyle başlamıştır. Dinlerin ortaya çıkışından itibaren dini otoritelerin emirleri doğrultusunda kutsal yerlerin ziyareti kişisel tercihlerin ötesine geçmiştir. Bunun sonucu olarak kutsal yerler yüz binlerce kişiye ev sahipliği yapmış ve kitlesel bir hareket olarak kendisini göstermiştir.

Temelini dini inançların tatmininden alan inanç turizmi; dünya barışının ve kültürlerarası iletişimin gelişmesinde de önemli rol oynamaktadır. Aynı dine mensup fakat dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan insanlar, dinlerinin kutsal mekanlarında bir araya gelerek dini inançlarını paylaşmanın yanı sıra birbirleriyle ve aynı dine mensup olsun veya olmasın yerel halka sosyal ve kültürel anlamda bir etkileşim içerisine girerler.

Bu noktada inanç turizmi; farklılıkların ve çeşitliliklerin ortaya çıkmasına ve bunlara dinsel hoşgörü, saygı, sevgi ve anlayışla bakılmasına katkı sağlayan evrensel bir kurum niteliğine sahiptir.
Çağımızda üç büyük dinin buluşma yeri olan Anadolu, farklı inançların ve medeniyetlerin buluştuğu bir coğrafya üzerinde yer almaktadır. Bu özelliği ile Türkiye'de inanç turizmindeki mevsimsel özellik (dini tören ve anma günleri) tüm yıla yayılma özelliği gösterir. Türkiye'de Hristiyan dünyası için kutsal kabul edilen pek çok mekan bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de Demre'de antik dönemdeki adıyla Myra'da bulunan ve Noel Baba olarak da bilinen ve vefat ettiği gün olan 6 Aralık'ta dini törenler düzenlenen Aziz Nicholas'ın kilisesidir. 

St. Nichoias ve Kilisesi:
Patara doğumlu St. Nichoias M.S. 4. yüzyıl ortalarında Demre'de yaşamış ve burada ölmüştür. Yardımseverliği ve mucizeler yaratarak hastaları iyileştirmesi ile Önlenmiştir. Hristiyan aleminin "Noel Baba"sı olarak bilinen St. Nichoias, önceleri sade bir rahip iken bu ünü dolayısıyla aziz ilan edilmiştir. Bu yüzden St. Nichoias Kilisesi, bir hac merkezine dönüşmüştür. Her yıl 6-8 Aralık tarihlerinde Demre'de "Uluslararası Noel Baba Festivali" düzenlenmekte, buraya pek çok ziyaretçi gelmektedir. Antalya'da Hristiyan Dünyası için kutsal kabul edilen bir mekan da PERGE'dir.

Perge:
Perge Şehri'nde; İ.S. 5 ve 6. yüzyıllarda şu an kalıntılar arasında yer yer görülebilen kilise ve bazilikalar inşa edilmiş, bu dönemlerde Perge önemli bir dini merkez olmuştur. Ayrıca kutsal kitap İncil'de Aziz Pavlos'un Aksu Nehri'ni kullanarak Perge'ye ulaştığının yazılı olması, nehrin ve Perge'nin Hristiyanlığın kutsal nehir ve kentlerinden sayılmalarını sağlamıştır. Perge Şehri'nin baş tanrıçası kökleri Anadolu tanrıçasından gelen Artemis'dir. Adına inşa edilen ve birçok tarihçinin sözünü ettiği tapınak hala bulunamadığından tüm gizlerini de korumaktadır. 

Yivli Minare (Alaaddin Cami-Merkez):
Antalya şehir merkezindedir. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad'ın 1230 yılında kiliseden camiye dönüştürdüğü Alaaddin Caminin minaresidir. Yivli Minare, ilk bakışta göze çarpan bir anıt gibi yükselmekte ve kentin bir simgesi olarak kabul edilmektedir. Gövdesi tuğladan dilimli ve 8 adet yarım silindirik biçiminde yapıldığından Yivli Minare adını almıştır. Oldukça kalın gövde, bu yivler sayesinde estetik bir yapıya kavuşmuştur. Tabanın her yönünde firuze ve lacivert renkli Allah ve Muhammed kelimeleri yazılmıştır. Kesik
Minare Cami (Korkut Cami-Cami-i Kebir-Merkez):
Selçuklu Devri eseri olan bu cami, M.S. V. yy.da Bizanslılar tarafından Meryem Ana adına Panagelia Kilisesi olarak inşa edilmiş ve II. Bayezıt zamanında Şehzade Korkut tarafından camiye dönüştürülmüştür. Bunun için Korkut Cami veya Cami-i Kebir adı ile de anılır. 1851 yılında bir yangında zarar gören caminin yıkılması sonucunda Kesik Minare adını almıştır.

Kale Cami (Sultan Süleyman Cami-Alanya):
Alanya'da tersanenin batısındadır. Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubad tarafından yaptırılmıştır. 1530-1566 yıllarında Sultan Süleyman tarafından tekrar yaptırıldığı için Sultan Süleyman Cami adıyla da anılmaktadır.

Aziz Nicolaus Kilisesi (Kale (Demre):
Kale (Demre), Hıristiyan dünyasında Noel Baba diye bilinen Aziz Nicolaus'un piskoposluk ettiği yer olarak tanınmaktadır. Kilise, ölümünden sonra Aziz Nicolaus'un anısına 6. yy.da inşa edilmiştir. Yüzyılımızın ikinci yarısında, İtalyan denizcilerince kırılarak Bari kentine kaçırılan Aziz Nicolaus Lahdinden kalan bir kaç parça Antalya Müzesinde sergilenmektedir. Her yıl 6 ve 8 Aralık tarihleri arasında Kale (Demre) ve Kaş'ta düzenlenmekte olan Uluslararası Noel Baba Festivali, son yıllarda Antalya'da yabancıların da katıldığı bir sempozyum şekline dönüşmüştür.

Karatay Medresesi
Doğu-batı istikametinde dikdörtgen planlı bir yapıdır. Anıtsal taç kapısı ile ortası avlulu ve eyvanlı medreselerin Antalya'daki tek ve en güzel örneğidir. Batıya bakan cephesinde anıtsal taç kapısı bulunmaktadır. Basık kemerli olan taç kapı sivri tonozla muhafaza altına alınmıştır. Kemerin üzerinde sivri kemerli niş içerisinde 9 satırlık kitabesi yer almaktadır. Karatay medresesi çok tahrip olmuştur. Taç kapısı sağlam ve restore edilmiş olmasına karşılık iki eyvandan başka sağlam yeri yoktur.

Şeyh Suca Türbesi
Selçuklular devrinde 1238 yılında yapılmıştır. Kızıltoprak mahallesindedir. Kuzey-güney yönünde moloz ve kesme taşla inşa edilmiş olan yapı, kare planlı, sade görünüşlü ve küçüktür. Türbe diğer Selçuklu devri örneklerinde olduğu gibi, alt kat mezar odası, üst kat mescit olmak üzere iki bölümlüdür.

Zincirkıran Türbesi
Mevlevihane'nin doğusunda üst bahçededir. Türbe Selçuklu, Osmanlı sanatının geçiş döneminin özelliklerini taşır. Yani Beylikler dönemindedir. Türbe kare bir kaide üzerine sekizgen gövdeli olup, çatı içten küre görünümlü, dıştan piramidaldir. Sekizgen yüzlerden yedi tanesi üzerinde kare birer pencere sekizinci yüzde ise kapısı bulunur. Kemerli kapının üzerinde sülüs yazı ile kitabesi bulunmaktadır. 1377 yılında inşa edilen türbenin üzerinde bitkisel ve Rumi süsler vardır.

Nigar Hatun Türbesi
1502 yılında Yivli Camiinin kuzey-doğusunda yapılmıştır. Şekil olarak Selçuklu kümbetlerini andırmaktadır. Altıgen plan üzerine klasik kiremitli piramidal çatı örtülmüştür. Kubbe içten sivrice dilimlidir. Türbenin içinde taş lahit mezarın her iki taşı da yazıtlıdır.

Abdal Musa Türbesi
Abdal Musa, Hacı Bektaşi Veli'nin müritlerinden 14. yy'da yaşamış bir Anadolu erenidir. Elmalı'nın Tekke Köyü yakınlarında bugün türbesinin bulunduğu yerde kendi adını taşıyan tekkeyi kurmuştur. 14. yy'dan 20. yy'a kadar birçok kez tamir görmüş olan tekke yapısı ilk olarak, II. Mahmut döneminde, ikinci ve son olarak da 1925 yılında tekkelerin kapatılması ile ilgili çıkan yasa gereği kapatılmıştır. Günümüzde ziyaretgah olarak kullanılmaktadır.

Kesik Minare
Yapının aslı Roma mabedi olup daha sonra üzerine Bizans çağında Roma malzemeleri kullanılarak 5 nefli bir kiliseye çevrilmiştir. Beşik tonozlu olan kilise ortadan manastır tonozu ile ikiye bölünmektedir. Martek konumu itibariyle plan verecek kadar bellidir. Selçuklular devrinde onarım hatta ilave gördüğü bilinmektedir. Asıl camiye çevrilmesi Şehzade Korkut (1470-1509) zamanında olmuştur. Bu onarımda cepheye yani batı kısmına portal yapılmıştır. Güney kısmına ise portal ile aynı yükseklikte kare planlı minarenin kürsü kısmı ve minaresi ilave edilmiştir. H. 1314 yılında yangın geçiren cami 1974 yılında yeni bir oranım daha görmüştür. "Cumanın Camii" diye de bilinen kesik Minare kilise, olarak Meryem Ana'ya adanmış olup Panaglia Kilisesi olarak da adlandırılmaktadır.

Yivli Minare
Adı ile anılan külliye içerisinde camiinin hemen güneydoğusundadır. I. Alaeddin Keykubat tarafından (1219-1238) tarihleri arasında yaptırılmıştır. Kare planlı bir kaidenin üstünde silindirik bir kısmı ve yarım sütun şeklinde "ekiz yivli bir gövdesi vardır. Oldukça kalın olan görev bu yivli bölümlerle zarif bir görünüm kazanmıştır. Sağlam durumdadır. Minarenin inşa malzemesi taş tuğla ve horasan naradır. Minarenin kuzeydoğu tarafından giriş kapısı vardır. 20 basamak merdivenle çıkılır ilk onyedi basamak taş ve normal yüksekliktedir. Diğerleri ise yüksekçe olup, 40-44 cm. kadar yükselen basamakları vardır. Minare gövdesi üzeri firuze çinili tuğlalarla süslüdür. Minarenin yüksekliği tahminen 38 m.'dir. Kaidenin güneydoğu kısmında kare iniş içinde firuze çinilerle kufi yazılı bir pano sunulmaktadır.

Yivli Minare Camii
Yivli Minare külliyesi içinde yivli minarenin kuzey batısındadır. Dikdörtgen planlı olan camii kuzey-güney doğrultusunda uzanmaktadır. İki giriş kapısının biri kuzeyde, biri doğudadır. Camii Hamitoğullarından Mehmet Bey tarafından 1372 yılında Balaban Tavaşi'ye yaptırılmıştır. Üzeri altı adet yarım süresel kubbe ile örtülmüştür. Plandan kubbelere geçiş ters-düz üçgen pandantiflerledir.
Giriş kapısı üzerinde sivri kemerli alınlık içinde yedi satırlık sütun kitabesi vardır. Kitabenin tercümesinden camiinin yerinde başka bir yapıdan tamir edilerek (onarılarak) yapıldığını belirlemek mümkün olmuştur.

İskele Camii
İskelede surun hemen altında ve tabii kayaların önünde bir su kaynağının üzerine ayaklı kemerlerle inşa edilmiştir. 6 adet ayağı vardır. Girişi kuzeydoğudan merdivenlidir. 6 bölümlü pramidal bir çatısı vardır. Güney batı duvarı üzerinde italik yazı ile üç satırlık kitabesi vardır. Minaresi kuzey-batıda olup, kısa biçimde yapılmıştır. İnşa tarihi Hicri 1321, Miladi 5 Eylül 1903'tür.

Hıdırlık Kulesi
Karâalioğlu Parkı'nın kuzeyinde deniz kenarındadır. Oldukça iyi korunmuştur. Yapılış tarihi kesinlikle bilinmemekle birlikte Hellenistik dönemde kare planlı olarak yapıldığı, daha sonra yuvarlak hale dönüştürüldüğü tahmin edilmektedir. Üst kısmında Selçuklu ve Osmanlı tamir izlerini görmek mümkündür. Yüksekliği yaklaşık 13.5 m'dir.

Alaaddin Camii (Rum Kilisesi)
Barbaros mahallesi Sefer Sokakta bulunan camii kare planlıdır. Duvarlar kesme, moloz taş ve tuğladan yapılmıştır. İnşaat Kagirdir. Doğu cephesi hafif çıkıntılıdır.
Güney kapısı sivri kemerli basit kornişlidir. Kuzey kapısı işlemeli olup, sivri kemerlidir. Yanlarda burmalı iki yalancı sütun vardır. Bu sütunların ucu aynı şekilde devam ederek kapı kemerinin üstünde ikinci bir kemer oluşturmaktadır. İki kemer arasında kabartmalar vardır.

Ahi Yusuf Camii ve Türbesi
Mermerli parkının hemen kenarında iskeleye nazır bir konumda 1249 yılında inşaa edilmiştir. Kare planlı camii ve türbenin arasında bulunan küçük mezarlığı ile bir külliyeyi anımsatmaktadır.
Kare planlı olan camide kare plandan kubbeye geçiş pandantiflerle sağlanmıştır. Türbede ise kubbe yuvarlağına geçiş tramplar vasıtasıyladır. Camiinin kubbesi ve türbenin pramidal çatısı alaturka kiremitlerle örtülüdür. Caminin kuzey kapısı kesme blok taşlarla yapılmıştır.
Türbe içi katlı olup alt kat mezar odasıdır ve Ahi Yusuf un sandukası görülmektedir. Üst kat ise zaviyedir. Cami ile türbe arasındaki boşlukta ise 3 adet mezar bulunmaktadır. Bunlardan ikisi baş ve ayak taşlı, üçüncüsü ise sadece baş taşlıdır.,

Ömer Paşa Camii ve Türbesi
Elmalı'da çarşı içinde yer alan, yapı Manavgatlı Ketencizade Ömer Paşa tarafından 1610 yılında yaptırılmıştır. Son cemaat bölümü ve minare çıkıntıları hariç kare planlıdır. Duvarlar muntazam kesme taş kaplıdır. Duvarlar yukarıda profilli üç kornişle kademe kademe daralmakta ve bunların üstünde 16 köşeli kasnak ve büyük bir kubbe bulunmaktadır. Minare sağda dört köşeli temel üstünde, sekiz köşeli kaidelidir. Türbe camiye yapışık, kare planlı, sade bir yapıdır. Kesme taş ile yapılmıştır. Üstü kasnaksız, dört köşeli, basık bir kubbe ile örtülmüştür. Zeminde basit yapılı mezar yer almaktadır. Camii'nin avlusunda 1952 yılında yapılan onarım sırasında eski malzemesi kullanılarak yeniden inşa edilen şadırvanı bulunmaktadır. Camii ile aynı dönemde yapıldığı sanılan ve Camiinin bulunduğu avluyu kuzeyden çevreleyen "U" planlı Medrese yapısı bugün kütüphane binası olarak kullanılmaktadır.

Balıbey Camii
16 yy. Osmanlı devri yapısıdır. Balibey tarafından yaptırılmıştır. Yapı kuzey-güney yönünde uzanmakta ve kareye yakın bir plan vermektedir. Dış yapısı sade ve gösterişsizdir. Moloz ve kesme taşla inşa edilmiştir. Kuzeye bakan cephesi önünde, dikdörtgen planlıdır. Her iki yapının da duvarları tamamen moloz taştandır. Caminin beden duvarları ağaç hatıllarla takviyelidir. Kesme taştan yapılmış minare yapının güney - batı köşesinde yer alır. Caminin karşısında bulunan türbe kare planda küçük bir yapıdır.

Müsellim Camii
Camii 1796 yılında Hacı Osman Ağa oğlu Kapıcıbaşı Mehmet Ağa tarafından yaptırılmıştır. Kuzey-güney doğrultusunda uzanan kareye yakın bir plan göstermektedir. Camii'nin Güney-batısında yer alan ilk olarak Kur'an dershanesi olarak yapılan, daha sonra vakıflar tarafından içine ocak ilave edilerek fakir öğrenciler için yemek pişirilen ve dağıtılan aşhane haline getirilen bu günkü küçük kütüphane binası ile küçük bir külliye görünümündedir. Yapı dıştan çok sade ve gösterişsizdir.

Muratpaşa Camii
Kuyucu Murat Paşa tarafından 1570 yılında yaptırılmıştır. Kuzey-güney yönünde kareye yaklaşan dikdörtgen planlıdır. Tek kubbeli ve duvarları kesme taş kaplamalı camii, Antalya'nın iki şerefeli minareye; sahip tek camisidir.

Tekelioğlu Mehmet Paşa Camii
16. yy sonlarına tarihlenen camii, Tekeli Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kareye yakın dikdörtgen planda yapılmış olan camiinin beden duvarları giriş kapıları ve pencereler üzerindeki alınlıklar kesme taştan yapılmıştır. Beden duvarlarının diğer kısımları kalın sıvalıdır. Camii merkezi büyük bir kubbe ve kuzeyinde yan yana üç küçük kubbe ile örtülüdür. Kuzey-batı köşede beden duvarına bitişik olan minare silindirik gövdeli, tek şerefelidir.

Aya Yorgi (Agios Georgios) Kilisesi
Dikdörtgen planla, tek hacimli üzeri tonoz örtülüdür. Dışarıdan girişi bulunan bir asma katı vardır. Tavanı mavinin çeşitli tonlarında kalem işi bezemelerle süslüdür. 1863 yılında esaslı bir onarımdan geçirilmiştir. Ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü sergi salonu olarak yeniden restore edilmiştir.
Gıyasettin Keyhüsrev Medresesi
Basık kemerli bir giriş kapısı vardır. Kapı üzerinde sivri kemerli niş içerisinde altı satırlık kitabesi bulunmaktadır. Kitabeye göre medrese, Atabey Armağan tarafından yaptırılmıştır. Ancak, Selçuklu Medreseleri yaptıranın değil Sultan Hanın adıyla anıldığından Gıyaseddin Keyhüsrev Medresesi diye adlandırılmıştır. 1239 tarihinde yapılan Medresenin Taç Kapı portalinden başka sağlam kalmış yeri yoktur.

Selçuklu Medresesi
Yapı bazı kaynaklarda "İmaret" olarak belirtilmektedir. Gerçekte ise medresedir. Ancak kitabesi çok harap olduğundan okunamadığı için "Selçuklu Medresesi" olarak adlandırılmaktadır. Cephesi batıya yöneliktir. Abidevi taç kapısı portali sağlam durumda olup, kitabesi taç kapı muhafazası içindedir. Dört eyvanlı medrese tipinde olup, dikdörtgen bir plana sahiptir. Ortada geniş bir avlusu vardır. Portal girişi güneyindedir.

Mevlevihane
Alaaddin Keykubat tarafından 1255 tarihinde yaptırılmıştır. Kalın duvarlı olan binada kubbe ve tavan sistemi kullanılmıştır. Enine dikdörtgen planlı olup, katlı şekilde yapılmıştır. İç kısmında da basamaklı yükseltileri vardır.
Mevlevihane altta, mekan üstte, toplam 4 mekan bulunmaktadır. Giriş güneydendir. Yani cephesi güneye bakmaktadır. Alt orta giriş mekanın üstünü örten kubbeye altıgen kasnaktı bir kubbe feneri yapılmıştır. 18 yy.'da Tekeli Mehmet Paşa tarafından Mevlevihaneye çevrilmiştir.
Mevlevihanenin hemen batısında yeni onarılmış bir Osmanlı hamamı vardır.
Aya Yorgi Kilisesi (Alanya):
Alanya Kalesi içinde yer alan kilisenin, M.S. VI. yy.da Bizanslılar tarafından yapıldığı sanılmaktadır




Antalya Da Inanç Turizmi yazısı toplam 3449 defa okundu
Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi Sayfayı Yazdır    Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi
Antalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç TurizmiAntalya Da Inanç Turizmi | Inanç Turizmi