Okullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim

Okullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim
Okullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim Okullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim
Okullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim
Okullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim
Okullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim



Okullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim
Okullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim
Okullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim
Okullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim Okullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim
Okullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim
 
Okullarda şiddet Nasıl önlenir
Kategori : Eğitim

Milli Eğitim Politikaları
Okullarda Yaşanan Şiddet Nasıl Önlenir?
 
                          Dr. Yüksel DEMİREL

Şiddetin önlenebilmesi, şiddet nedenlerine ilişkin doğru tespitler yapılması ile mümkündür.
Günümüzde yalnızca okullarda değil toplum genelinde yaşanan şiddetten söz etmek mümkündür. Şiddetin, eğitim yuvası olan okullara kadar yayılmasının çok çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenler aynı zamanda genel olarak şiddetin de nedenleridir.

Şiddet, öfke duygusunun saldırganlık biçiminde dışa vurumudur ve çoğu zaman bu davranışın gerisinde ahlaki ve vicdani gelişimin yetersizliği, kişilikle ilgili sorunlar ve psikolojik süreçler yatmaktadır.
Kişiliğin sağlıklı gelişmemiş olması ya da kişiliğin dışına çıkarak tepkisel, bazen de kitlesel davranma aile ile olduğu kadar ekonomik, kültürel ve sosyal yapı yanında yaşam olayları ile de ilgilidir.

Günümüzde aile bağlarının giderek zayıflaması, küreselleşmenin bir sonucu olarak dış dünya ve yeni yaşam tarzları ile sık temas, internet ve kitle iletişim araçları tarafından sunulan şiddet içerikli oyun, dizi ve filmlerden etkilenme, yanlış modeller oluşturma, ekonomik sorunlar, yoksulluk, işsizlik, madde bağımlılığı, kırsaldan kente göç nedeniyle toplumla bütünleşememe, temel ihtiyaçların karşılanamaması, genel olarak ahlaki ve kültürel yozlaşma gibi çok çeşitli nedenler şiddet davranışını ortaya çıkarmakta ve körüklemektedir.

Bu bağlamda; okullarda yaşanan şiddeti önlemek için, öncelikle okul bünyesinde yeni düzenlemelere gidilmesi, ailenin güçlendirilmesi ve konuyla ilgili kamuoyu duyarlılığı oluşturulması gerekmektedir. Kuşkusuz, bu duyarlılık, başta toplumun ilgili kuruluşları olmak üzere kitle iletişim araçları, gönüllü kuruluşlar ve toplumun diğer üyeleriyle birlikte hareket etmeyi sağlamak anlamındadır.

OKUL BÜNYESİNDE YAPILACAK DÜZENLEMELER
Okul Programlarında yeni bir düzenlemeye gidilmelidir.
Çocuk ve gençleri hayata hazırlamak için yapılan çalışmalar genellikle öğretim yoluyla yapılmakta ve ağırlık bilgi ve beceri kazandırmaya, düşünsel güçleri geliştirmeye verilmektedir. Ancak gencin kendini gerçekleştirmesinde yalnızca bilgi ve zekâ değil aynı zamanda anlayış, inanç, estetik, sosyal ve duygusal yaşantılara da ihtiyaç vardır. Bu gereksinimden hareketle genç kuşağın eğitiminde dengeli bir tensel, düşünsel, duygusal ve sosyal gelişme amaçlarının dikkate alınması gerekmektedir. Gencin duygusal ve sosyal gelişimini dikkate almayan ve kişilerarası ilişkilere eğilmeyip yalnızca bilgi aktaran, zihinsel güçleri geliştiren bir eğitim kısır bir eğitim olarak kalmak durumundadır.

Bu nedenle, okul programlarında çocuk eğitimine özel bir yer verilmelidir. Çocuklara verilecek eğitim; toplumsallaşmaya ilişkin değerlerin benimsetilmesi, saygı, sevgi, yardımlaşma gibi erdemlerin kazandırılması, özendirilmesi, sevginin herkes için en büyük güç olduğu bilincinin oluşturulması gibi insani ve ortak değerlerin öğretilmesini içermelidir. Ayrıca ilköğretim çocuklarına yönelik olarak vicdan ve karakter eğitimine yer verilmelidir. 
  
Okul bünyesinde aile danışma üniteleri oluşturulmalıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı, risk taşıyan sorunlu bölgelerden başlamak üzere okullar bünyesinde aile danışma üniteleri kurmalıdır. Bu merkezler okulda okuyan öğrencilerin aileleri ile sürekli iletişim içinde olmayı sağlayacaktır. Aile danışma üniteleri, yetişkinlerin sorumluluklarının bilincinde olmalarının sağlanması, eşler arası sorunların çözümü, İnsan ilişkilerinde ve sosyal yaşamda eğitim çağındaki çocukların ve gençlerin yüksek ahlaki değerler ile üstün vasıflarla yetişmesi konusunda her türlü tedbirin alınmasını sağlayacak eğitim programları yanında ev ekonomisi, doğum ve çocuk bakımı, temel sağlık bilgileri, pratik bilgiler, iletişim becerileri, ahlak bilgisi, duygudaşlık sanatı, olumsuz duyguların eğitimi, hoşgörü, anlayış, sevgi ve saygı oluşturma, görgü kuralları, yaşam olayları ile baş edebilme, hayatı anlamlı hale getirme, toplumsal uzlaşma ve bütünleşme çalışmaları yapmalıdır. 
  
Bu hizmet aracılığıyla bir eğitim kurumundan yararlanmakta olan çocukların ailelerine ulaşma ve sorunların temelden çözümü konusunda hızlı yol alınacaktır.
 
Bu kapsamda aile üniteleri yaygınlaştırılmalı ve her bir bölgede ya da okulda o bölgedeki ünitelerin bir üst merkezi oluşturulmalıdır. Böylece çocuğun ruh ve beden sağlığı, aile bütünlüğü içinde takip edilerek, sağlıklı bireyin, sağlıklı aile ile mümkün olacağı gerçeği bu çalışmaya esas teşkil edecektir.
  
Aile üniteleri, ailelerin sorunlarıyla da ilgilenmeli ve çocuğun sağlıklı gelişimini sağlayacak ortamlar oluşturulmasına yardımcı olacak çalışmalar da yapmalıdır. Bu bağlamda aile bireyleri arasında sağlıklı ilişki ve iletişimin sağlanmasına yardımcı olunmalı, ekonomik sorunların çözümlenmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Çocuğun uygun bir aile ortamı içinde bulunmadığının tespit edildiği durumlarda bu çocukların yurtlardan yararlanmalarına yardımcı olunmalıdır.
Bu çalışma; öncelikle durum tespitinin yapılması, kayıtların merkezi bilgi işlem ortamına aktarılması, belgelerin düzenlenmesi, başvuruların alınması, yardım ve hizmetlerin belirlenmesi, yerine ulaştırılması, denetlenmesi gibi ek çalışmaları gerektirmektedir. Ayrıca gönüllü kuruluşlar ve derneklerle de işbirliği yapılmalı, başka kurum ve kuruluşlara teklif edilecek çalışmalar oluşturulmalıdır.

Okullarda halen mevcut bulunan Psikolojik Danışma Programları zenginleştirilmelidir.
Bu program, duygusal sorunları olan öğrencilere, istek ve ihtiyaçlarına göre bireysel ya da grupla psikolojik danışma yapmak ve bireyin önemli kararlar almasına, kendisini daha iyi tanımasına, çevresindeki insanlarla daha etkili ilişkiler kurmasına yardım edecektir.
 
Çalışmaya katılacak bireylerin kişisel, duygusal ve uyum sorunları ile ilgili olarak rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin verileceği birim, gençlerin yetenekleri, becerileri, ilgileri, tavırları, güdüleri, kişisel ve duygusal sorunları konusunda kendini daha iyi anlaması ve kendi kendine kararlar alabilir, problemlerini çözebilir hale gelmesine yardımcı olacaktır.

Özellikle varoşların ve yoksul ailelerin barındığı bölgelerde yaşayan öğrencilerin yararlandığı okulların bünyesinde sosyal hizmetler çalışması yapılmalıdır.

Sosyal hizmet, yardım boyutu ağır basan bir alandır. Bu hizmetler içinde bireylerin; Barınma, beslenme, giyinme gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasına çalışılmalıdır.

Boş zaman etkinliklerine ağırlık verilmelidir.
Kültür hizmetleri programlarıyla çocukların ilgi alanlarına göre boş zamanlarını değerlendirmek, yeni ilgi alanları kazanmak ve birlikte dinlenme ve eğlenme alışkanlıkları kazanmaları amaçlanmalıdır. Çocukların güzel sanatlarla ilgili faaliyetleri izlemeleri ve bu faaliyetlere katılmalarını sağlamak amacına yönelik olarak hizmet verecek olan birimde resim ve fotoğraf sergileri açmak, konser, konferans, tiyatro ve benzeri sanat ve kültür alanlarında faaliyetler düzenlemek onların sosyalleşmelerine katkı sağlayacaktır.
Öğrencilerin, sosyal ve sanatsal etkinliklere katkı sunmalarının yanında öğretim kurumları arasında sanatsal, kültürel ve folklorik alanlarda eğitim ve yarışma şartları oluşturularak ve kültürel faaliyetler düzenlenerek öğrenci gençliğin, sosyal etkinliklerde yer alması sağlanmalıdır.

Sokak çocuklarına yönelik okullar açılmalıdır.
Diğer yandan sokakta yaşayan çocuklar sorunu çözüme kavuşturulmalıdır. Bu çocuklar başıboş olduklarından okul çevrelerinde dolaşmakta ve öğrencilere korku salmaktadır. Psikolojik sorunları olan ve suç işleme potansiyeli taşıyan bu çocukların büyük bir bölümü madde kullandığından öncelikle tedavi edilmeleri sağlanmalı ve bu süreçte kendileri için özel olarak açılan okullarda eğitim görmelerine de imkân tanınmalıdır.
 
AİLE YAPISININ GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ÇALIŞILMALAR
Okullar bünyesinde oluşturulacak aile üniteleri öğrenci ailelerine yönelik olarak sınırlı bir işlev göreceğinden genel olarak Türk aile yapısını güçlendirici çok boyutlu çalışmaların hayata geçirilmesi gerekmektedir. Çocuk için en önemli okul ailedir gerçeğinden hareketle aile odaklı çözümlere ihtiyaç vardır.
Çocuğun ahlaki gelişimi ve kişilik oluşumu aile içinde gerçekleşir. Aile bağlarının sağlamlaştırılması, aile içinde sevgi, ilgi ve güvenin yanında sosyal destek programlarının hayata geçirilmesi ile mümkündür. Ekonomik alandaki yetersizlikler sosyal, psikolojik ve kültürel alanda pek çok sorunu doğurmakta veya beslemektedir.

KAMUOYU DUYARLILIĞININ OLUŞTURULMASI
Diğer yandan, şiddete, kültürel ve ahlaki çöküşe karşı genel bir kamuoyu duyarlığı oluşturmak önem arz etmektedir. Bu bağlamda kitle iletişim araçlarıyla şiddeti değil iyiyi, doğruyu, aile birliğini ve ortak değerlerimizi ön plana alan dizi ve programlara yer verilmelidir. Çocukların okumalarını, öğrenmelerini teşvik edecek bilgi yarışmaları düzenlenmelidir.

Yoksulluğu çözümlemeye ilişkin yaklaşımlarla, var olan değerlerin yaşatılması, özendirilmesi, benimsetilmesi şarttır. Sosyal destek programlarında toplumun ve ailelerin sorun çözme kabiliyetini arttırmak temel bir amaç olarak gözetilmelidir.

Kamuoyu oluşturmada yerel yönetimlerin daha aktif olmaları gerekmektedir. İl, ilçe ve mahallelerde mevcut yapının güçlendirilmesi ile sağlıklı bir yapı oluşturmak mümkündür. Gerek MEB, gerekse SHÇEK ve Aile Araştırma Kurumu ile eşgüdüm halinde çalışan birimler hizmet ve yardımların bütünlük içinde planlamaya uygun bir statüde sürdürülmesi için harekete geçirilmelidir. Valilik ve Kaymakamlıkların çatısı altındaki taşra teşkilatı, muhtarlıklarla işbirliği halinde uygulamaya katılabilir.
 
Kaynak: ANKARA ENSTİTÜSÜ 




Okullarda şiddet Nasıl önlenir yazısı toplam 8938 defa okundu
Okullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim Sayfayı Yazdır    Okullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Okullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim
Okullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | EğitimOkullarda şiddet Nasıl önlenir | Eğitim