Iskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji

Iskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji
Iskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji Iskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji
Iskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji
Iskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji
Iskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji



Iskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji
Iskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji
Iskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji
Iskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji Iskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji
Iskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji
 
Iskelet Sistemi
Kategori : Bilim Fen Teknoloji

İskelet Sistemi

Vücudumuzu ayakta tutan kemiklerdir. Kemiklerin birbirine bağlanması ile "iskelet" dediğimiz çatı meydana gelir. Kemiklerin bağlantı yerlerine "eklem" adı verilir. Eklemler bulunduğu yere veya ihtiyaca göre sabit yahut hareketlidirler. Kafatasımızın eklemleri sabit iken, kol ve bacaklarımızın eklemleri hareketlidir. İskeletin en önemli kısmı olan kafatasımız, sekiz adet yassı kemiğin testere dişi gibi birbirine eklenmesi ile meydana gelmiş olup beynimizi dış etkilere karşı korumaktadır. Yüzümüzü meydana getiren alt kısım, on dört kemikten ibarettir. Bunlar içinde yalnız alt çene kemiği hareketlidir.
Gövdemizi dik tutmaya yarayan bel kemiğine "omurga" diyoruz. Enseden kuyruk sokumuna kadar uzanan halka biçiminde, üst üste geçmiş otuz üç kemikten meydana gelmiştir. Omurga halkaları, oynar kemiklerden yapılmış olup vücudumuzun öne, arkaya, sağa ve sola hareket etmesini sağlar. Halkaların ortasındaki boşlukta "omurilik" dediğimiz çok önemli bir madde vardır.
Göğüs kemikleri, göğüs boşluğunu meydana getirecek şekilde kafes gibi örülmüş, ince ve uzun kemiklerdir. Bunlardan, iç organlarımızı korumak üzere görev yapanlarına "kaburga kemikleri" adını veriyoruz. Kaburga kemikleri arkadan omurgaya önden de göğüs kemiğine bağlanmış on ikişerden yirmi dört tanedir.
Kol kemikleri, yukarıdan köprücük, kürek ve göğüs kemiğine bağlanmış irili ufaklı otuz ikişerden altmış dört adet kemiktir. Parmak kemikleride bu sayıya dahildir. Bacak kemikleri, kalça kemiği vasıtasıyla omurgaya bağlanmışlardır. Ayak parmakları dahil otuz birerden altmış iki kemikten ibarettir. Bunlara altı adet kulak kemiği, bir dil kemiği ve bir de göğüs kemiğini ilave ettiğimiz zaman iskeleti meydana getiren kemiklerin toplamı iki yüz on üç'ü bulacaktır.
Kalça, dizkapağı ve belkemiği gibi çok sık ve şiddetle kullanılan kemiklerin yaş ilerlemesiyle aşınmaları kaçınılmazdır. Bu aşınmaların sonucunda Osteoardhritis ya da "hareket kabiliyetinde zamanın getirdiği kısıtlanma" meydana gelir. Burada eklemlerin üzerini örten ve onları yağlı tutan kıkırdak tabakaları aşınmış, yağlı maddesi azalmıştır. Bu durumda en değerli dış yardım bilhassa bel kemiği için kıkırdak tabakası uygun bir şekilde yontularak, metarplastik bir protezle takviye edilir, uyluk kemiğinin başı uzaklaştırılır. Böyle yapay eklemlerle birçok yaşlı insana yeniden hareket kabiliyeti ve hayat standardında yükselti kazandırılmıştır.





Iskelet Sistemi yazısı toplam 3489 defa okundu
Iskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji Sayfayı Yazdır    Iskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Iskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji
Iskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen TeknolojiIskelet Sistemi | Bilim Fen Teknoloji