Osmanlar Köyünde ölüm Adetleri
Kategori : Folklor Ve Halk Edebiyatı
Folklor > Adetler > Ölüm Adetleri
Ruh bedenden çıktığı anda ölen kişinin ayaklarını uzatıp, birbirine bağlarlar. Çenesin bez bağlayıp, çekerler. Bez bağlama nedeni ölenin ağzı açık gitmesin diye. GÖzleri açık ise göz kapakları çekilerek kapatılır. Ölen kişinin gözlerinin açık olması, o kişinin birisine hasret kalarak öldüğunü gösterir. Ölen kişi kadın ise baş parmaklarına kına yakılır. Ruh bedenden çıktıktan sonra ayakları uzatılıp yatırılan ölünün karnına bıçak koyarlar. Bu ölü şişmesin diye yapılır. Aynı zamanda tavana bağlanan ağ ölünün üzerine serilir. Bu ağ ölünün bedenini örter. Bunun nedeni de kedi, köpek ölünün üzerinden geçmesin diye. Eğer ölüm gece olduysa sabah beklenir, gündüz ölürse selasının verilmesi için haber verilir. Daha sonra ölüyü yıkamak için büyük kazanda su ısıtılır. Ölünün yıkanacağı suyun içine çörek otu, feslihan koyarlar. Evin önüne kilim sererler ve ölüyü teneşir tahtasına uzatırlar. Erkek ise ölüyü hoca yıkar, kadın ise akrabalarından bir kadın yıkar. Yıkayan kişi ve orada bulunanlar abdest alırlar. Ölüyü yıkamadan önce ona abdest aldırılır ve ölü yedi defa sabunlanır. Yedinci defa sabunlanmadan önce tekrar abdest aldırılır. Ölüyü bir kişi yıkar. İki kişi de ölüye su döker. Ölüyü yıkayan kişi yıkamadan önce şu sözleri söyler:
Ya Allah Ya Kur'an Ya Kerim Bu mevtanın günahını affet. Ölü yıkandıktan sonra bir çarşafla kurulanır. Kefen kesilmeden önce ölünün boyuna göre ölçülür. Kefen üç kısımdan oluşur. Birincisi iç çadırı, ikincisi orta çadırı, Uçüncüsü dış çadırıdır. Ölen kişi kadın ise yarım dizlik giydirilir, yıkandıktan sonra. Başına bir yaşmak çırpılır (örtülür), bir yaşmak da tartılır (bağlanır). Bir yaşmakda burnunu kapatacak şekilde yüzüne bağlanır. Ölünün gözlerine, burnuna, kulaklarına, parmak aralarına (el ve ayak) pamuk koyarlar. İç, dış ve orta kefenlerin aralarına çörekotu, süpürge feslihanı, zemzem suyu serpilir. Kefenin üzerine de günlük sakızı koyulur. Günlük sakızı hacdan gelir. Ölünün kabrine yılan, böcek gelmesin diye koyulur ve kefen sarılıp, tabuta koyulur. İmam dua eder. Sonra komşular ve akrabalar tabutu evinden alıp camiye götürürler. Orada tabut musalla taşına konulur. Ve namaz kılarlar. Mezar daha önceden hazırlanmaktadır. Toprak kazılırken yastık şeklinde kazılır. En son olarak hoca dua eder. Ölü mezara koyulur. Ölü sağ tarafına çevrilip yüzü kıbleye doğru yatırılır. Ölü gömüldükten sonra yedi gün akranları, komşular, akrabalar toplanırlar. Kur'an okunur. Aynı zamanda yedi gün boyunca yemek verilir.
Önceden ölüyü gömüp gelenlere şasta (nişasta) helvası ve çorba verilirdi. Şimdi ise lokum ve gülsuyu veriliyor. Eskiden ölü gömüldükten sonra hoca kırk gün boyunca bir ipe düğüm atarmış. Kırk günün sonunda hoca tekrar kabire gider ve bu ipi ölünün kabrinin başucuna gömermiş. Dua edip, çaltısını (Kabirdeki diken) alıp geri dönermiş. Bu gün ise ölü gömüldükten kırk gün sonra hayır yapılır. Hayıra herkes davet edilir. Hayıra davet camiden anons edilerek yapılır. Hayırda yemekler yapılır. 52. gün nişasta helvası yapılır. Bütün köylü davet edilir. Senesi geldiğinde hayır yapanlar da olur. İmamın ölüyü gömdükten sonra söylediği sözler şöyledir:
Seni evinden indirdim, Teneşire yatırdım, Teneşirden aldım, Tabutuna guydum, Tabutunden musallaya vadım, Musalleden kabrine vadım, Kabr'inden Allah'ın huzuruna, Emanet ettim seni.
Hazırlayan: Derya Gürtuna (Yıldırım) - Edebiyat Öğretmeni - 1996
Osmanlar Köyünde ölüm Adetleri yazısı toplam 742 defa okundu
Bağlantılı Yazılar
|