Osmanlar Köyünde Düğün Adetleri
Kategori : Folklor Ve Halk Edebiyatı
Folklor > Adetler > Düğün Adetleri
1-Kız İsteme ve Söz Kesme Köy halkının birbirleriyle ilişkileri gayet samimi olduğu için herkes birbirini tanımakta ve iyi ilişkiler kurulmaktadır. Köy delikanlılarının genç kızları görüp, onlarla konuşmaları o kadar zor bir olay değildir. Böylece genç kız ve delikanlı birbirini iyi tanıyıp, ileriye yönelik düşünceler beslerler. Sevgileri daha da büyüyüp evliliğe kadar verilir. Genç kızların sabahtan akşama kadar evden dışarı çıkmama gibi bir zorunlulukları olmadığı için tek taraflı bir evlilik isteği olmaz. Kız da erkek de birbirini görür, beğenir ve sever. Fakat çok nadir de olsa hiç birbirini görmeden evlenen çiftler de vardır. Köyde herkes birbirini tanıdığı için kızın ve erkeğin ne gibi özelliklere sahip olduğu da bilinir. Kızın başta ahlaklı, güzel ve zengin olması gerekir. Erkeğin de terbiyeli, ekonomik durumunun yerinde olması, çalışkan olması aranan özelliklerdendir. Genelde köy içinden evlenmeler olmaktadır. Fakat dışarıya kız verilip, dışardan kız alınabiliyor. Kız ya da erkek dışarıdan ise o kişi hakkında el altından araştırma yapılır. O kişinin yakın akrabalarına, komsularına sorup soruşturulur.
Köyde erkekler 17-18 yaşlarında nişanlanırlar. Kızlar ise 16-17 yaşlarıında nişanlanırlar. Beşik kertmesi ve yakın akraba ile evlilik yoktur. Erkek ya askere gitmeden önce ya da askerden geldikten sonra düğün olur. Genelde askere gitmeden önce evlenilir ve askerden geldiğinde çocuğu büyümüş olur. Daha nisanlanmadan önoe yani tanıma evresinde kız annesine konudan bahseder. Bir yolla erkeğin ailesinin de haberi olur. Gençler evlenme arzularının gerçekleşmesini istedikleri zamanın geldiğini hissettiklerinde erkek ailesine evlenme isteğini bildirir. Kız da annesine bildirir. Kızın annesi aracılığıyla konuyu kızın babası da öğrenir. Kızın ailesine kız istemeğe gidileceğine dair haber verilir. Kız istemeğe üç defa gidilir. Kız istemeğe delikanlının annesi, babası, yengesi ve kendisi gider. Kız da akrabalarını davet eder. İsteme anında kız aile büyüklerinin bulunduğu ortama girmez. Oğlan tarafının büyüklerinden birisi konuyu açar. "Allah'ın emri peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza istemeye geldik. Eğer siz de uygun görürseniz dünür olalım " der. Kız tarafı cevap olarak, "düşünelim" der. Üç gün sonra tekrar gelinir. Eğer kızlarını vermeğe gönülleri varsa perşembe ya da pazar günü gelip söz kesmelerini söylerler. Eğer kızı vermede tereddüt yaşanıyorsa üçüncü gelişte cevap verilir. Kızı vermeğe gönülleri yoksa sürekli "düşünelim" sözüyle oyalarlar. Sonunda karşı taraf da durumu anlar. Dört, beş defa kız istemeğe gidildiği de olur. Israrla "Hayır" cevabı ile karşılaşıldığında, eğer kız ile erkek birbirlerini çok seviyorlarsa kaçarlar. Kız annesi ve babası bir süre kızlarıyla konuşmazlar. Fakat sonradan akrabalar da araya girip kızla ailesini barıştırırlar. Kaçan kıza düğün yapılır.
Dünürlüğe ikinci gelişlerinde olur cevabını alan erkeğin ailesi ve kızın ailesi söz kesimi için söz yüzüklerini alırlar. Bunun için Sındırgı'ya gidilir. Oğlan tarafının üçüncü gelişlerinde aile büüklerinden biri söz yüzüklerini takar. Kız ve erkek el öperler ve para alırlar. Kız tarafı gelenlere şerbet, kahve, çay ikram eder. Oğlan tarafı gelirken bir kasa lokum getirir. Söz kesimi ile nişan arasında eğer bayram olursa erkek ve kız yeni anne ve babalarının ellerini birlikte öperler. 2-Nişan Söz kesiminden en fazla bir ay sonra nişan yapılır. Nişan gününün tesbiti için delikanlının annesi, babası, yengesi ve kendisi kız evine gider. Kızın annesi, babası, yengesi de burada bulunur. Nişan belirli günlerde olur. Bu günler perşembe ya da pazardır. Nişan günü tesbit edildikten sonra nişan hazırlıklarına başlanır. Nişan alışverişi için Sındırgı'ya gidilir. Kıza nişanda giyeceği elbisesi alınır. Kız tarafı da erkeğe gömlek, pantolon alır. Nişanda takılacak altınlar da alınır. Nişanda kıza altı tane bilezik takılır. Nişana kızın arkadaşları, akrabaları erkeğin arkadaşları, akrabaları ve komşular sözle davet edilir.
Nişan kadınlara ayrı, erkeklere ayrı yapılmaz. Herkes birarada bulunur. Nişan günü oğlan evinde yemekler pişirilir. Çağırılan komşular akşam yemeğini oğlan evinde yerler. Sonra nişana giderler. Nişan kız evinin önünde orkestralı olur. Oğlan tarafı giderken bir tepsinin içine mendil serer, takıları ve kolonyayı da tepsinin üzerine koyup götürürler. Hazırlanan bu tepsi oyun yerine götürülür. Orkestra eşliğinde oyunlar oynanır. Kıza bilezik, küpe gibi takıları olğlanın yengesi takar. Erkeğin nişan yüzüğünü kız yengesi, kızın nişan yüzüğünü oğllan yengesi takar. Her iki tarafın akrabalarından takı takanlar da olur. Nişan ile düğün arasındaki zaman içinde iki aile birbirlerine gidip gelirler. Bayramlarda el öpmeye gidilir, hediyeler alınır. Kız ile erkek akrabalarını gezip, el öperler.
3-Düğün Hazırlıkları ve Düğün Köyde düğünler genellikle kışın olur. Çünkü yazın köy halkı tarlalarda çalışır ve ekonomik durumunu düzeltir. Kız tarafı için de, erkek tarafı için de uygun bir zaman belirlenir. Bu uygun zamanda kız tarafı düğün gününü tesbit eder. Uygun zaman da sonbahar ve kış aylarıdır.
Düğüne 10-15 gün kala ev eşyaları almak ve çeyiz düzmek için Sındırgı'ya gidilir. Bu işleme "Muayene" denir. Çeyiz düzmeye gelinin annesi, babası, yengesi; damadın annesi, babası, yengesi, gelin ve damat gider. Mutfak eşyalarını kız tarafı alır. Mutfak eşyaları, içinde fırın, buzdolabı, (maddi durumu yerindeyse alır.) gibi eşyalar vardır. Kız tarafı oğlan tarafına, oğlan tarafı da kız tarafına giyecek eşyalar alır. Kız tarafının aldığı eşyalar kızda, erkek tarafının aldığı eşyalar erkekte kalır. Kız tarafı damada damatlık, iç çamaşırı, ayakkabı gibi eşyalar alır. Oğlan tarafı da geline gelinlik, iç çamaşırı, ayakkabı, çanta gibi eşyalar alır. yanlarında gelen yengelere de basma , tülbent gibi hediyeler alınır. Muayeneden gelindikten sonra damadın yengesi gelini alır ve terziye götürür. Köyde kendine terziliği işini meslek edinmiş kişi yoktur. Dikiş dikmede becerikli olan birkaç kişi vardır. Bu kişiler geline giyecek diker.
Düğün haftasının çarşamba günü erkenden damat ve sağdıçları düğün odununa gider. Düğün odunu eşeklerle ve atlarla Almalı (Elmalı) dağından getirilir. Düğün odunlarının bir kısmı erkek tarafına, bir kısmı da kız tarafına götürülür. Kız tarafına odun götürenlere gelin kız hediye olarak birer mendil verir. Aynı zamanda ekin de verir. Bu ekin düğün yemeğinde kullanılmak için verilir. Düğün odunundan dönen damat ve arkadaşları oğlan evine giderler ve yemek yerler. Yemekten sonra kız tarafının da, oğlan tarafının da ekinleri bir araya getirilir. Damat ve sadıçları dübek (Dibek)lerde bu ekinleri üçer kişilik gruplar halinde sırayla döverler. Köyde üç tane dibek vardır. Bu dibeklerde bulgur dövülür, bunların dövülmesinden keşkek elde edilir. Bu keşkekten "keşkek aşı" denilen düğün yemeği yapılır. Ekin dövülmesine "keşkek dövme " denir.
Perşembe günü erkenden kız tarafı kendi mahallesindeki, erkek tarafı da kendi mahallesindeki fırınlarda ekmek yapar. Köyde ondört tane fırın vardır. Yapılan ekmeklere "düğün ekmeği "denir. Ekmek yapımına akrabalar da yardım eder. Aynı gün kız annesi de, oğlan annesi de köy halkını düğüne davet etmek için şeker dağıtır. Dağıtılan bu şekerlere "okuntu" denir. Oğlan tarafı yemek pişirip komşularını çağırır ve yemek verir. Akşam olduğunda oğlan evinin erkekleri muayenede geline aldıkları eşyaları heybeler. Aynı zamanda oğlan yengesi de heybe takınır. Heybenin içine üç ekmek, bir kilo toz şeker, bir paket çay, kolonya, helva koyulur. Bir tepsi de tavuklu börek götürülür. Bu işleme gün almak denir. Kız evinde hoca dua eder, şerbet içilir. Şerbetler içildikten sonra damadın bir akrabası (Amca, yenge, dayı gibi.) gelinin annesine veya babasına heybeyle birlikte bir miktar para verir. Kızın annesi veya babası da geriye alınan paranın onda biri kadar para verir. (100 bin, 10 bin gibi) Oğlan evinin erkekleri geri döner. Daha sonra oğlan evinin kadınları kız evine gider . Bir eksik olup olmadığını sorarlar. Eğer eksik bir şey varsa oğlan evi bu eksiği tamamlar.
Cuma günü sabahleyin kızın yengesi perşembe günü getirilen heybeyi oğlan evine geri götürür. Heybenin içindeki eşyalardan yalnızca ekmek sayısı değişir. Oğlan evinden tek ekmek gelirtkız evinden çif elfmek gider. Bunun anlamı damadın kız evine tek kişi olarak gelip, gelinle birlikte çift kişi olarak çıkmasıdır. Daha sonra damadın sadıçları ve yengeleri kız evine çeyiz sermeye giderler. Çeyiz sermede kızın sadıçları ve yengeleri de bulunur. Sadıçlık geleneği eskiden beri vardır. Kızın ve erkeğin sadıçları dUğünde geline ve damada yardım ederler. Kızın sadıçları kızın çeyizinin tamamlanmasında ona yardım ederler. Patik, yazma, (tülbent) dantel gibi el işlerini örüp verirler. Kızın yaptığı çeyizler serilir. Çeyiz serildikten sonra kız tarafında yemek yenir. Yemekten sonra kızlar kendi aralarında oynarlar. Cuma günü ikindiden sonra oğlan tarafının tuttuğu davullar çalmaya baslar. Oğlan tarafı komşularını akşam yemeğine davet eder. Akşaın yemeğinden sonra helva karılır. Düğünde pişirilecek olan yemeklik et kesilir. Kız evinin önüne orkestre kurulur. (Bu orkestra köy gençlerinin çaldığı orkestradır. (Bir kişi org çalar, diğer kişi ile beraber türkü ve şarkılar söyler.) Davetliler oynar. Böylece cuma günkü eğlence biter.
Cuma günü akşamı hazırlanan yemeklikler cumartesi günü sabahleyin büyük kazanlarda aşçı tarafından pişirilir. Köyün belli aşçıları vardır. Sonra muayene de alınan eşyalar traktörlerle kız evine götürülür. Eşyalar bırakıldıktan sonra erkekler kız evinin önünde oyun oynarlar. Sonra erkekler davullarla beraber köyün bütün evlerinden odun toplarlar. Her ev bir kucak odun verir. Odunların bir kısmı kız evine, bir kısmı oğlan evine götürüıür. Öğleyin odun toplayan erkekler oğlan evinde yemek yerler. Damadın yengeleri kız evine gider. Kızın yengeleri ile beraber köyün bütün kızları kınaya çağrılırlar. Aynı zamanda gelinin sadıçları toplanıp gelini kınaya hazırlar. (Bazen gelin ve sadıçları aynı gün sabahı Sındırgı'ya kuaföre gidip saç yaptırırlar. Bazen de köyde bu işten anlayan kişilerce gelinin saçı yapılır.)
Gelin gelinliğini giyer. İkindi vakti davullar çalmaya başlar. Davullar oğlan evinin önünde çalar. Oğlan yengesi kına tepsisini hazırlar. Kına tepsisine bir avuç karılmış kına, kınanın içine birkaç tane demir para ve çiçek koyulur. En önde bayraktel (Bayraktar) olmak üzere, onun arkasında davulcu ve zurnacı, onların da arkasında damadın sadıçları ve oğlan tarafının erkekleri bulunur. Bunların da arkasında damadın yengesi eline tepsiyi alır ve oğlan tarafının kadınlarıyla beraber giderıer. Bunlar küyü dolaşarak kız evine giderler. Bu arada damadın sadıçları yolda seymen sekerek giderler. Arada bir halka olup, elele tutarak öne doğru eğilirler ve şu dizeleri söylerler:
Yağmur yağsın yas olsun, Damadın (Osman'ın)gönlü hoş olsun.
Kız evine gidildiğinde evin avlusunda, ( bahçesinde) kadınlar toplanır. Gelin bir sandalyeye oturtulur. Yanına kırmızı bir şal örtülür. Çevresine kadınlar toplanır.Tencerelerin altına vurularak "Ney ney söylenir. Ney ney söylemenin amacı gelini ağlatmaktır. Ney Ney Vizılar çamlar vızılar ney ney, ney ney de ney Yürekte yarem sızılar ney ney ney ney de ney Ah yalınız ah yalınız ney ney ney ney de ney Galan ayrılık yalınız ney ney ney ney de ney A gara yazılı gızlar ney ney ney ney de ney Aneye feydasız gızlar ney ney ney ney de ney
Buban bazara vadı mı? ney ney n y ney d e ney Sana urbalar aldı mı? ney ney ney ey de ney Sen geydin buban gördü mü? ney ney ney ney de ney A gara yazılı gızlar ney ney ney ney d e ney Aneye feydasız gızlar ney ney nE'Y ney de ney
Evlerinin önü yonga ney ney ney ney do ney Sular akar denge denge ney ney ney ney de ney Al başıı paralı yenge ney ney ney ney de ney Gel gızına arlayıver ney ney n y ney de ney A gara yazılı gızlar ney ney ney ney de ney Aneye faydasız gızlar ney ney ney ney de n y
Evlerinin önü iğde ney ney neıy ney de ney İğdenin dalleri yerde ney ney ney ney de ney Senin anan gara yerde ney ney ney ney de ney Anasız gız gelin olmaz ney ney ney ney de ney Olsa bile melun olur ney ey ney ney de ney A gara yazılı gızlar ney ney ney ney de ney Aneye feydasız gızlar ney ney ney ney de ney
Eskiden gelin alıcıları atların üstüne binip gelin almaya giderler mi? Gelin alıcıları damadın akrabalarından olan kadınlardır. Bunlar yüzlerini kapatıp başlarına tüylü, pullu "başpara" adlı başlığı takıp, üç etek giyip atlara binerlermiş. Gelin de dallı kumaşlı olan "altıparmak kumaş" denilen üç etek giyermiş. Gelin al ata bindirilirmiş . Bu yüzden şu yedilik de söylenirmiş eskiden:
Biner atın alcasına ney ney ney ney de ney Gider yolun incesine ney ney ney ney de ney Haber verin amcasına ney ney ney ney de ney Amcasız kız gelin olmaz ney ney ney ııey de ney Olsa bile melun olur ney ney' ney ney de ney A gara yazılı gızlar ney ney ney ney de ney Aneye faydasız gızlar ney ney ney ney de ney
Ney ney'den sonra oğlanın yengesi gelini alır meydane çıkarır. Damatla gelin meydanda oturtulur. Bir taraftan gelinle damada takı takılır, bir taraftan da bayraktel (Bayraktar) mum dikili tepsiyi butün düğün alayına gezdirir ve para toplar. Herkes gönlünden ne kadar koparsa o kadar para verir. Gelinin ve damadın arkadaşları oynar. Akşam üzeri kına bittikten sonra topluluk davullarla geri döner. Daha sonra oğlan tarafından yengeler ve görümceler tabaklara yemekler koyarlar, bir tane de ekmek alırlar kız evine giderler. Kız evinde tabaklar boşaltılır. Yemek getirenlere kız tarafı bahsişi olarak birer tane mendil verir. Sonra yemek getirenler geri döner. Oğlan evinde yemekler yenir. Yatsıdan sonra kız evinin önünde orkestra çalınıp, oyun oynanır. Gece oyun bittikten sonra kızın sadıçları başlarına kırmızı şal (allık) bağlarlar. Bunlara "gelin" denir. Damadın sadıçları da alınlarına tülbent bağlarlar. Bunlara da "efe" denir. Biraz oynandıktan sonra efeler ellerine tef alırlar, gelin ve sadıçları da birlikte türkü söyleye söyleye oğlan evine giderler. Orada damadın sadıçları sıraya dizilir.
Efe başı ve kızın sadıçları damadın sadıçlarının ellerini öpperler. Ve para alırlar. Sonra tef çalıp oyun oynanır. Kız evi geri döner ve dönüldüğünde kızın sadıçları gelinin gelinliğini çıkarırlar ve pijamalarını giydirirler. Kızın yengesi kına karar. Damat ve damadn sadıçları gelir. Bu arada saat gece-yarısını geçmiş olur. Önce gelin damada kına yakar. Damat geline para verir. Gelinin sadıçları da damadın sadıçlarına kına yakar. Damadın sadıçları da gelinin sadıçlarına para verir. Damat ve sadıçları geri dönerler. Geri döndükten sonra evde kendi aralarında davullarla oynarlar.
Pazar günü sabah erkenden davullar çalmaya başlar. (Oğlan evinde) Erkekler toplanır. Belli bir yerden köyün içine kadar koşu yarışı yaparlar. Koşu Ta bir iki genç katılır. Yarış bir el silah atışıyle baslar. Yarışı kim kazanırsa para alır. Yarıştan sonra davullarla beraber kız tarafına gelinin çeyizlerini almaya giderler. Kızın sadıçları sandığın ve çeyizin, üstüne otururlar. Damadın sadıçlarından para alırlar. Gelinin sadıçları ve yengesi eşyalarla beraber oğlan evine giderler. Gelinin eşyalarını eve yerleştirirler. Kız evi bir tepsinin üstüne yazmaları (tülbentleri) sıralarlar. Oğlan evi davullarla beraber kız evine gidince bu tepsiyi alırlar. Köyü dolaşarak söğüş (hediye) toplarlar. Oğlan evine dönülür ve hediyeler bırakılır.) Yemek yenir. Sonra gelin arabasını süsleyip, gelini almaya giderler. Gelin almaya, davullarla gidilir. Eve ilk önce damat yengesi girer. Gelinin ve yengesinin bulartduğu kilitli odayı açtırmak için damat yengesi gelinin yengesine para verir. Odanın birine bohça serilir. Köyün erkekleri bu bohçaya para atarlar. Gelinin ayakkabısının birine gelinin babası, diğerine amcası para koyar. Ve geline ayakkabılarını giydirirler. Sonra gelinin babası kızına kuşak bağlar. Bu kırmızı kuşağı gelinin beline iki defa dolayıp açar, üçüncü dolayışında bağlar. Davullar susar. Hoca dua eder. Gelinin kolunun birine babası, direrine amcası girer ve eelin arabasına bindirirler.
Gelin arabaya binerken gelinin akrabaları gelinin başına şeker atarlar. Gelinin yanına damat ve damadın yengesi oturur. Arabanın önüne gelin yengesi el dokuması seccade koyar. Gelin dolaştırılır. Gelin dereden dereden geçerken gelin sağa sola elma, portakal atar. Gelinin elma ve portakal atmasının sebebi çocuklarının nurtopu gibi olmasıdır. Damadın sadıçları gelin arabasının önünü keserler. Mendil ve para alırlar. Eğer damat dışardansa köy gençleri dürün arabasının önüne urgen gerip toprakbastı parası isterler. Oğlan evine doğru davullar da giderler. Damadın sadıçları seymen sekerler. Oğlan evine giden arabalar kornalar çalarlar. Damadın annesi ve babası arabalara para verirler. Sonra gelin arabadan indirilir. Gelin arabadan inerken başına şeker ve ekin atarlar. Damadın sadıçları damadın başına şeker atarlar. Gelin eve gelmeden önce gelinin eline yağ verilir. Gelin yağı üç defa kapının üstüne, üç defa da kapının altına sürer. Bunun anlamı aile hayatının yeğ gibi pürüzsüz akıp gitmesidir. Gelin eve girer ve bir köşede ayakta durur. Hemen gelinin kucağına bebek verirler ki çoçuğu olsun diye. Geline bir bardak şerbet verilir. Fakat bu serbetin içine gelinin kaynanası ve kaynatası küçük parmaklarını sokarlar ki gelin onların sözünden çıkmasın. Daha sonra türkü söylenir:
Gelinin eğmeli gaşları Vuruldu düğün aşları Dizildi gelin alcıları, Hoş geldin oy allı gelin. Safa geldin a benim canım.
Siğittim çıktım haneye, Yem verin ala daneye, Buyurun damat (Osman)ağeye, Hoş geldin ay allı gelin, Safa geldin a benim canım.
Gelinin geydiği atlas, Atlasa inneler batmaz, Bu gelin yalınız yatmaz, Hoş geldin ay allı gelin. Safa geldin a benim çanım.
Gelinin geydiği allı, Allının üstleri telli, Gelinin güveysi belli, Hoş eldin ay allı gelin, Safa geldin a benim canım.
Daha sonra gelini sandalyeye oturturlar. Herkes geline "Hoş geldin" der. Gelin sağır olmasın diye evin içinde oynarlar. Gelinin dişi ağrımasın diye tepsi ekmeği yaparlar. Bunu çocuklara dağıtırlar. Akşarn yemekten sonra kız evinden kızın yengesi, akrabaları, arkadaşları bir tepsi tavuklu börek ve çerez götürürler oğlan evine. Biraz oturup giderler. Damat ve sadıçları yatsı namazına gider. Namazdan çıkınca hocayla beraber gelirler. Hoca kapının önünde dua der. Damat gerdeğe girerken arkadaşları arkasını yumruklar.
Pazartesi günü oğlan evinde helva karılır. Çerez ve helva damadın yengesiyle kız evine gönderilir. Gelin ve damat üç gün akrabalarını gezer ve el öper. Gelin gittiği yere hediye götürür. Gittiği yerden de geline para verirler. Gelin yazma, çorap, mendil gibi hediyeler götürür.
Üçüncü gün akşam (Çarşamba akşamı ) gelinin ve damadın arkadaşları gelinle damadın evine çerez yemege giderler. (Pazar günü gerdeğe girmeden önce damadın arkadaşları damada çerez ve hediyeler getirirler. Çarşamba günü yenen çerezler damadın arkadaşlarının getirdiği çerezlerdir. Hediye kutularından hiç umulmadık hediyeler de çıkabilir. (Kedi yavrusu, kuş gibi.)
4-Nikah Medeni nikah perşembe günü akşam muhtar odasında yapılır. Nikahta damat, gelin, damadın yengesi, amcası, babası ve gelinin yengesi bulunur. Nikah şahitliğini muhtar ve azalar yapar. İmam nikahı da pazar gtinü damat gerdeğe girmeden önce yapılır. Bu nikahta imam, damat, gelin, damadın babası, amcası, arkadaşları bulunur. İmam gelinle damada "32 farz ve dini bilgiler" sorar.
Hazırlayan: Derya Gürtuna (Yıldırım) - Edebiyat Öğretmeni - 1996
Osmanlar Köyünde Düğün Adetleri yazısı toplam 1141 defa okundu
Bağlantılı Yazılar
|