Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
 
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri
Kategori : Folklor Ve Halk Edebiyatı

Folklor > Adetler > Doğum Adetleri

Doğum Öncesi Adetler
Köydeki aileler enaz iki, en fazla dört çocuk sahibi olurlar. Bir kadın hamile kalıp kalmadığını ya doktora giderek, ya da adet döneminin gecikmesinden anlar. Köyde doktor olmadığı için Sındırgı'ya gidilir. Çocuk sahibi olmak istemeyenler bilimsel yöntemlere başvururlar. Çocuğu olmayan kadın doktora gider .Hocaya gider ve hocanın dediklerini yerine getirir. ya da yatıra gidip kurban keser, dilek ağacına da bez bağlar. Çocuğu olmayan kadın kısır, holsuz, dölsüz isimleri verilir. Çocuk olmamaasına sebep erkek ise doktora gidip tedavi olur. Fakat bu tedavi yöntemini çoğu erkek yapmaz. Tedavi olmadan çocuk olmamasına kadının sebep olduğunu düşünebilir. Sık sık çocuk düşüren kadına derman yaptırılır. Yumurta ile nişasta karıştırılarak kadının beline bez ile b ağlanır. (sarılır) Doktora gidilir. Çocuğu yaşamayanlara adı Mehmet ismi olan yedi evden basma (kumaş ) toplanır. Bu toplanan basmalardan çocuğa elbiseler dikilir. Çocuğu olmayanların Çocuğu olsun diye katran ile saman karıştırılıp, su destisinin de ağzı kırılır. Bu karışım destinin içine koyulur. Kadın giysisiz bu destinin üstüne oturur.

Hamile kadına yüklü, göde, gebe gibi isimler verilir. Hamile kadın aş erer, ağzının tadı bozulur. Hamile olup olmadığını baş dönmesi ve mide bulantısından anlar. Hamile kadının hamile olduğundan ilk önce kocası haberdar olur. Kadın annesine, kaynanasına söyler. Anne, doğacak çocuğun kız; baba ise erkek olmasını ister. Genelde erkek çocuk istenir. Çünkü soyunun devam etmesini ister aileler. Hamile kadın aş ererken güzel ve zeki çocuklara bakar ki, çocuğu da güzel ve akıllı olsun. Çocuğu elma gibi kırmızı ve top gibi olsun diye hamileliği sırasında sürekli elma yer. Hamile kadının karnı sivri ise erkek çocuk olacağına inanılır. Eğer hamilenin poposu büyük ise kız olacağına inanılır. Hmiile kadın hamileliği süresince ekşi yerse doğacak çocuğun kız, tatlı yerse erkek olacağına inanılır. Hatta bu konuda şu söz de sööylenir. "Ye ekşiyi, doğ Ayşe'yi, ye tatlıyı doğ atlıyı. (saplıyı)." Hamile kadının yüzü çillenirse kız çocuğu olacağına, çillenmezse erkek çocuğu olacağına inanılır. Kız çocuğunda yüzün çillenmesinin nedeni hakkında da söyle bir görüş vardır. Kız çocuğu annesinin güzelliğini kendisine alır, derler. Koyunun kellesini ikiye ayırırlar. Eğer içinden zülüf şeklinde et çıkarsa doğacak çocuğun kız, çıkmazsa erkek olacağına inanıllr. Çocuğun cinsiyeti bu gibi yollarla öğrenilmeye çalışıldığı gibi doktora da gidilir.

Çocuk doğmadan önce akrabalar maviden, ya yada pembeden giysiler örerler. Mavi renk giysiler erkek çocuk için, pembe renk giysiler ise kız çocuk için örülür. Çocuk doğmadan önce çocuğa giyecekleri alınır. Evin içine bebek salıncağı kurulur. Hamile kadın sürekli gezdirilir. Köyde diplomalı ebe vardır. Yaklaşık 25 yıldır köyde ebe bulunmaktadır. Ebe gelmeden önce köyde bu işleri köyde kocakarılar yaparmış. Hala köyde ebe olmadığı zamanlarda yaşlı ve bilen kadınlar doğuma yardımcı olurlar. Doğum anının yaklaştığı doğum sancılarından anlaşılır. Hemen ebe çağırılır. Ebe yoksa yaşlı kadınlar yadımcı olur. Eğer onlar da doğum yaptıramazlarsa Sındırgı 'ya doktora götürülür.

Doğum Sırasındaki Adetler
Hamile kadın karnına kuşak bağlamazsa "güç doğuum yapar" şeklinde bir inanç vardır. "Eli açık olan kadın kolay, eli sıkı olan kadın zor doğum yapar" derler. Hamile kadına sakız çiğnetmezler. Sakız çirneyen hamile kadının çocuğu çok boklu olurmuş. Çocuk kadının karnında ters gelirse doktora gidilir. Doğum sırasında göbek kesmek için makas, göbeğini bağlamak için ip kullanılır. Çocuk doğduktan sonra arkasından gelen parçaya "çocuğun sonu" derler. Hamile kadın çocuk doğduktan sonra çocuğun sonunun çıkması için bir şiişenin başından üfler ki zorlamayla son çıksın diye. Çıkan son toprağa gümülür. Göbek kordonu makasla kesilir. Kesilen göbek kordonu caminin bahçesine gömülür ki çocuk namazcı olsun. Doğan bazı çocukların boğazına boğazlık (bağısak) dolanırsa hamileyken kadının süpürge üstünden atladığı için böyle olduğuna inanılır. Göbek kordonu kesildikten sonra çocuğu ya ballarlar yada tuzlu suya sokarlar. Doğum eğer evde oluyorsa, doğumu yapan kadının eşi karısı doğum yaparken kolay olsun diye evin damına inip ezan okur.

Doğum Sonrası Adetler
Yeni doğum yapmış gadına emzikli denir. Yeni dolğan bebek ilk önce tuzlu suda yıkanır. Bebek bir-iki gün tuzlu durur. İlk önce bir bez parçasının içine sarılır. Bir-iki gün sonra zıbın giydirilir. Bebek evin içine kurulan beşiğe yatırılır. Annesi de yatağına yatar. Çocua sarı yazma örtülür ki sarılık geçimesin diye. Lohusa kadının yastığının altına 4 gün boyunca bıça koyulur. Bunun nedeni kırk basmaması içindir. Bazıları 2-3 gün sonra, bazıları da 40 gün sonra yataktan kalkar. Bu lohusa kadının bünyesine bağlıdır. Doğum anında kadının ve kocanın aileleri de bulunur. Müjdeyi verene para veya hediye verilir. Bebek doğduktan sonra ilk defa ya anneannesinin ya da babaannesinin kucağına verilir. Kucağına ilk verilen kişi bebeğe nazarlık takar çocuğun, kucağına ilk verilen  kişiye benzediğine inanılır. Doğumu yaptıran ebeye para, yazma , patik, yiycek gibi hediyeler verilir. Çocuğu olmayan bir ailenin çocğuu olmuşsa kurban kesilir.

Lohusa ve Çocuk Görme
Lohusa ve çocuk görmeye çocuk doğduktan sonra hemen gelirler. Komşular ve akrabalar gelirler. Lohusayı ve çocuğu ilk defa görmeye gelenler hediye getirirler. Çocuğu ilk defa gôrmeye gelenler adetliyseler çocuğa bakmazlar. Çünkü o haldeyken bebeğe bakarsa, bebekte yaar çıkacağına inanırlar. Ziyarete gelenlere lokum, çay, kahve ikram edilir. Bebeğin babası kahvede arkadaşlarına çay söyler. Gelen ziyaretçilerin nazarı değmesin diye anneye çörek otu takılır. Çocuğa ve annesine nazar muskası yaptırılır, takılır. Çocuk ve anne ilk defa kırkı çıkınca sokağa çıkarlar. Fakat köyde iş-güç çok olduğundan doğum yapan kadın kırkının çıkmasını beklemez, is yapar. Anne ve çocuk ilk defa gezmeye çıktıklarında ilk olarak zenginlerin evine giderler ki çocuk zengin olsun diye. Gezmeye giderken yeni el elbiselerini giyerler. ü

Kırk Basması
Kırklı kadının evine çiğ et, sıcak ekmek, başka bir kırklı kadın, yeni doğum yapmış kadın girerse kırk basması olacağına inanılır. Ölü çıkan eve kırklı kadın girmez. Eğer kırklı kadın yeni gelinle karşılaşıırsa kırk basması olur. Kırk basmasın diye kırklı kadını kırkı çıkıncaya kadar dışarı çıkarmazlar. Bebeğin bezlerini ikindiden sonra yıkamazlar, bebeğin bezleri gece dışarıda asılı kalmaz, kırklı kadın dışarıya kül dökmez. Kırklı bir kadın kırkı çıkmadan dışarıya çıkarsa ve başka bir kırklı kadınla karşılaşırsa, iki kadın bibbirleriyle boncuk ve para değiştirirler. Kırk basmasın diye lohusanın başucuna ekmek, süpürge ve bebeğin babasının bir giysisi koyulur. Kadını veya çocuğu kırk basarsa hocaya götürülür. Muska yaptırılır. Çocuğu kırk basarsa boş bir kazanı üç yolun çatına (birleşine) koyarlar. Bu kazanın atına küçük küçük çırpılar yakmadan koyulur. Kazanın içine çocuğu da koyarlar. Kazanın başını yaşlı bir nine bekler. Gelen geçen bu kazanın altına küçük çırpılar koyar. Yapılan bu işlem cumartesi günü yapılır. Ve üç hafta üst üste tekrar edilir.

Kırklama
Kırklama çocuk doğduktan sonra, yirmi gün sonra bir, kırk gün sonra da bir defa olmak üzere iki defa yapılır. Kırklamada kırk tane taş toplanır, eski bir demir para ve bebeğin annesinin yüzüğü olmalıdır. Önce bebek sonra anne kırklanır. Kırk tane taş, demir para ve yüzük mavi bir çuputun (bezin) içine sarılıp, bağlanır. Bir kovanın içine su koyulur. İçinde taş, para ve yüzük olan mavi çaput bu kovadaki suyun içine atılır. Bebek bir leğenin içine koyulur ve bu suyla yıkanır. Bebeği babaannesi ve anneannesi beraber yıkarlar. Aynı suyla sonra annesi de yıkanır. Ev de kırklansın diye artan sudan evin dört bir yanına serpilir. Kırklamada kullanılan su ayak altına dökülmez, banyoya dökülür. Rastgele yere dökülürse "şeytan ulaşır" derler. Kırklandıktan sonra kırk uçurmaya gidilir. Bebek ve annenin gittiği evden bebeğe ve anneye iki-üç tane yumurta, ekmek ve para verilir. Bunlar bebek o evden nasipsiz çıkmasın diye verilir. Bunlar verilmediği zaman çocuğun nasipsiz olacağına inanılır.

Hazırlayan: Derya Gürtuna (Yıldırım) - Edebiyat Öğretmeni - 1996

Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri yazısı toplam 1805 defa okundu

Bağlantılı Yazılar
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi
Osmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim AnsiklopedisiOsmanlar Köyünde Doğum Adetleri | Folklor Ve Halk Edebiyatı | Online Eğitim Ansiklopedisi