Osmanlar Köyünde Masallar
Kategori : Folklor Ve Halk Edebiyatı
Mensur Ürünler > Masal
Masalın, nesirle söylenmiş, dinlik ve büyülük inanışlardan ve törelerden bağımsız, tamamiyle hayal ürünü, gerçekle ilgisiz ve anlattıklarına inandırmak iddiası olmayan kısa bir anlatı diye tanımlanır. Masal, çesitlerinden bir bölüğünde olağa-nüstü olayları ve kişileri konu edinir. Ama bir bölük masallar da tamamiyle hayal ürünü, uydurmak olmakla beraber olağan-üstü değillerdir. Masal , olağan-üstü çeşidinde de, gerçekçi çeşidinde de anlattığı olayların gerçeğe uyarlık derecesi ne olursa olsun, onların hayal yaratması oldukları izlenimi veren bir anlatı türüdür. Anlatı kısa ve yoğundur. hayvan masallarında hele fıkralarda bu kısalık ve yoğunluk son dereceyi bulur; olağan-üstü ya da gerçekçi, uzunca masallarda da, olayların çokluğuna, onların geçtikleri zamanın uzunluğuna bakarak anlatının kısalığı ve yoğunuğu göz çarpacak ölçüdedir. Özellikle olağan-üstü ve uzunca gerçekçi masalların kuruluşlarında çok kez başvurulan "üçlü bakışın" kuralı önemli bir yer tutar. Olaylar önemlerine göre sıralanarak üç süreli bir düzen içinde geçerler. Kişiler, yine önemlerine göre üç bölüğe ayrılırlar. Hızlı, kısa ve yoğun anlatım ile bağlı olarak sözlü gelenekte masal fiillerin "-mişli " geçmiş zamanı ile , şimdiki zamanla ya da geniş zamanla anlatılır. Uzunca süreli masalların önemli bir üslup ve anlatım niteliğini her masalda aynı kalabilen tekerlemeler, söz kalıpları "küçücük konu kalıpları" (motifler) ile masaldan masala değişmekle beraber, masallarda milletler-arası ortaklık sağlayan " genişçe konu kalıpları" (temalar) verirler. Masal tekerlemesi, masalın başında, ortasında uygun yerlerde ve sonunda söylenen, yerine göre uzunca, ya da çok kısa kalıplaşmış bir takım sözlere verilen addır. Bu kalıp sözleri, gerektiği yerde yararlanmak üzerere masal dağarcığında hazır bulundurur. Milletlerarası masal kataloğunda (Anti Aarne ve Stith Thompson The types of the folktale, yeni basımı:
(Relsinki 1964 - Aath) masallar şu ana çeşitlere ayrılmıştır. 1-Hayvan masalları. 2-Asıl masallar. a)Olağanüstü masallar. b)Gerçekçi masallar. 3)Güldürücü hikayeler, nükteli fıkralar, yalanlamalar. 4)Zincirlemeli masallar.
---
1) HAYVAN MASALLARI
I Bi siyah kedi varmış. Bu bütün faraları kovalıyomuş. Biz bu siyah kediden nasıl kurtulam diye toplanmışla. "Biz bu siyah kediye çan alam" demişle. "Siyah kedi gelince hepimiz çan dıngırdeyişince hepimiz açarız" demişle. Hinci bunla toplanmışla. Hepsi gaçarız derkene topal fara gelmemiş. "Yav sen mi gelmiyon? Biz hepimiz gaçarız, sen gaçamzsın." demişle. Topal fara da "Ben gelen. Vasın çanın parasını da ben veren. Yalınız kara kediye çanı nakı fara dakçek" demiş. K3
II Kenele tilki bi tarla ekin ekmiş. Ekinleri çovala gomuşla. Tilki demiş ki "Bunları bi yere goyup yarış geçem. Nakımız onun gıyına giderse ekinler onun olsun." Kene de gabul etmiş.Yarışa başlamışla. Kene tilkinin gıçına yapışmış. Tilki de durmadan goşuyomuş. Kene gelmiyo diye seviniyomuş. Tilki gelmiş çuvalların üstüne oturen demiş. Kene "Sen napon yav, üstüme mi oturcen?" demiş.Tilki, "Sen ne zaman geldin?" demiş. Kene de "Ben çoktan geldim." demis. Meğer tilkinin gıçına yapışmış gelmış. K2
III Bi dene yiğit vamış. Dağda giderke bi ejderha görmüş. Ejderha ayıyı yicekmiş. O yiğit de ejderhayı öldürmüş. Ayı beni gurtardı diye arkasına dakılmış. Ormanda siderken yiğit bi ağacın dibine oturmuş. Birden bi adam gelmiş. Ayıla dost olunmaz demiş.Yiğit de aldırıs etmemiş. Adam gitmiş.Yiğit hastalanmış, ayı da başında bekliyomuş.Yiğitin yüzüne sinek gonmuş. Ayı da onu öldüren demiş. Elinne bastıren diyomuş. Sinek öteki yüzüne gonoyomuş. Aşyı gızmış. İlerden gocaman daş almış. Onu yiğidin yüzüne koşmuş. Sinekle bir yiğit de ölmüş. K2
IV Bi tilki vamış. Değirmencinin yanına hergün un yalamaya gidiyomuş. Değirmenci de tilkiyi dövüyomuış. O da "Ben seni evereyin" demiş. Değirmenci de "Sen beni everemezsin." demiş. Tilki değirmenciye; "Bana üç sarı lira buluver." demiş. Değirmenci üç sarı lira bulmus, gelmiş. Tilki bunu almış. Tilki padişahın evine varıyo. "Sadıç, bana sarı lira fitresi ver." diyo. O da veriyo. Tilki fitrenin ucuna sarı lira kıstırmış. Padişaha geri götürmüş. Padişah tilkiye "Sarı liran galdı burda. "demiş. O da sok cebine onun gerisi çok." demiş. Tilki dördübilek istemeye gitmiş. Padişah vermiş. Tilki dördübileğe sarılira kıstırıp tekrar götürmüş. Padişah "Sarıliran galdı, burda demiş. O da "Sok cebine onun gerisi çok demiş. Sonra tilki ayar istemeye gitmiş. Tilki ayara da sarılira kıstırıp gitmiş. Tilkiye "Sarıliran galdı burda deyince tilki "Sok Cebine onun gerisi var." demiş. Padişah. tilkiye "Bu zengin kim bu gadar?" demiş. "Benim gızı veren ona." demiş.Tilki "Ben getiren o zengin adamı." diyo. Tilki değirmenciye "Giyin guşan sana padişahın gızı alıveren." diyo. Düğün olyo. Padişahın gızıylan delirmenci evleniyo. Alıyola padişahın gızını geliyola. Karşıda bi çiftlik görüyola. Önden tilki gidiyo. Düğün alayını göstererek "Bu galabalık sizi bascek." diyo. Tilki "napam biz" diyola. Tilki "Siz fırına girin.'' diyo. Bu galabalığı fırına depiyo. Fırını da ateşe veriyo. Çiftlik değirmenciyle garısına galıyo. Tilki değirmenciye "Ben seni çiftlik, derebey sahibi ettim. Sen bana ne yapcen?" diyo. Değirmenci de "Seni kafese goycen, bakcen sana." demiş. Değirmenci kafese goyup bakıyormuş ona. Bi gün tilki çakallığa vurup kafeste ölü taklidi yapmış. Garsı "Adam adam bizim tilki öldü demiş. Değirmenci de "Tut guyruğundan fildir onu." demiş. Tilki "Ben çiftlik sahibi ettim, sen bana böyle mi etcedin?" demiş. K9
V Bi vamış bi yokmuş.Bi tilkile bi ayı vamış. Bunla arkadaş olmuşla. Tilki bi gün derenin gıyında çıbuk kesiyomuş. Çıbuklardan körün görce Ayı öteden gelmiş. -"Tilki gardaş ni yapıyon?" -"Çıbuk kesiyon, demiş tilki. -Ni yancen çıbukları? -Köfün örcen, demiş, tilki. -Bana da örüvecen mi? -Örererin hemme çıbukları arkana sararız, en tepeye çıkar tepede öreriz, deyince ayı da: -Tamam, demiş. Çıbukları kesmişle ikisi barabar. Ayının sırtına sarmışla.Tepeye çıkıp orda köfünü örmüşle. Tilki ayıyı köfünün içine koymu, ağızını da örmüş köfünün. Tepeden yuvarlamış köfünü. Paldır küldür aşağı inmiş. Aşağıda kadınla çeşmede çamaşır yıkıyolamış. Çamaşırların önünde durmuş ayı. Kadınla tokuçları ellene almışla, pat küt, pat küt vurmuşla. Ayı fırlamış çıkmış, dışarı kaçmış. Gaça gaça garda gidiyormuş. Bi de bakmış ki Tilki çıra kesiyo. Ayı:"seni yakcen, yıkcen, öldürcen," demiş. -Beni neden yuvarladın? -Seni yuvarlarmın hiç, insan arkadaşını yuvarla mı hiç? Benim elim çıkıvedi, dutamadım yuvarlandın, demiş. -İyi maydam. Ni yapcen o çıraları? -Kescen. kışın sovukta yakcen, ısıncen, demiş. -Bana da kesivesene. -Kesiveren sadıç, demiş. -İyi hadi kesem. Tilki: -Emme senin sırtına sarcez, eve götürcen çıraları,demiş. -Tamam, demiş ayı. Çıraları kesmiş, gitmiş ayının sırtına sarmış. Kendi de tepesine binmiş. Gidiyolamış. Tilki ayının sırtında çakmak çakıyomuş boyuna. Ayı: -"Tilki kardeş napon sen? demiş. -Napen bi iki payam va cebimde. onları kırcen, yicen, demiş. -İyi, demiş, ayı da. Çakmağı çakmış, ayının sırtında çıraları ocaklayıvemiş. Ayının sırtı gür gür yanmış. Tilki de sırtından bi tüngümüs, asağı inmiş. Tilki: -Ayı gardeş öte git, ayı gardeş beri git, sağa git, sola git derken ormana yollamış onu. Ormanda, temelli orman tutmuş. Her yer yanmaya başlamış. Ne ise artık ayının sırtındaki ipler yanmış. Çıralar düşmüş, ayı gurtulmuş. Sonra gidiyomuş, bi de bakmış tilki geliyo. Tilki yolda giderken bi çocuk görmüş. Çocuğun sepetinde yumurta, bal, peynir, üzüm, ekmek vamış. Tilki çocuğun yiceni almış, gaçmiş.Yolda giderke ayı tilkiyi yakalamış. Tilki ayı garşısına çıkınca korkuyo. Ayı: -Ben seni öldürcen, yakeen, yıkcen, kescen,demiş. Tilki: -Ben hiç öyle yaparmın? Cıgara yakıyodum, cıgaranın kıvılcımı yakmıştır sadıç. Ben hiç sana öyle yaparmın? Sadıcım, arkadaşım, demiş. -O sepette ne va? demiş ayı. -Bal va, peynir va, ekmek, yumurta va. -Bana da yidircen mi? -Yidiririn ya. Yidirmecen dese ayı öldürcek. Gölün gıyına gitmişle. Tilki burda yiyem demiş. Gölün gıyında tilki: -Ayı gardaş burda gördüğün balıkları da dutam. Burda pişirip, yiyem -"Nasıl dutcez?" Tilki: -"O goley. Sen gullüğünü göle sok. Balıkla senin gullüğüne toplanırla. Ben balıkları alır alır sepete goyarın. Pişirir, yiriz. Olu mu?" demiş. -"Olur, demiş" Ayı da. Ayı gullüğünü göle sokmuş. Balıkla yumalaşmışla ayının gulüğüne. Gullüğü de buz dutınuş. Tilki de geçmiş garşısına, atmış sofrayı, yiyecekleri çıkarmış, yiyomuş. Ayı köpürüyomuş. Gullüğünü hemen gurtarsa tilkiyi boğcek, öldürcek. Öyle böyle derken tilki garnını doyurmuş. Bi gitmiş. "Ben de orda tepede gözediyodum. Tilki gaçtıktan sonra ayının da gullüğü goptu. Bağıra bağıra gitti." -Seni yakalasam yakcen, öldürcen, kescen, deyip duruyordu. Ben ordan geliyon. K8
---
2) OLAĞANÜSTÜ MASALLAR
I Bi vamış, bi yokmuş. Bi dev vamış. Bi de gırmızı fesli gız vamış. Dev gızı yemek istiyomuş. Dev yedi arşın gidiyomuş, gız önünden uçuyomuş. Gız side side bi çama çıkmış. Çamın dibinde dev bekliyomuş. Ordan bi avcı gelmiş. Devi öldürmüş. Devin garnını yarmış. Devin garnından yedi dene gız çıkmış. Gızların boyunları, golları altınla dolumuş. Avcı, gızları öldürmüş. Altınları almış. Avcı çeşmeye su içmeye gitmiş. Çeşmenin Üstünde çamın tepesindeki gızı görmüş. "Sen napon burlarda?" demiş. Gız da "Devden gaçıyodun." demiş. Avcı "Ben onu öldürdüm." demiş. Avcı gıza hemen aşık olmuş. "Bana vacen mi?" demiş. Gız da ona vamış. Zenginlik içinde yaşamışla. K5
II Bi padişahın üç oğlu vamış. En güççük Oğlan "Abi nakımız nasip bulcez?" demiş. Nasip aramaya çıkmışla. Güççük oğlan gide gide dağda bi taltadan mağara bulmuş. Orda bi gız vamış .Ni anası. vamış, ne bubası vamış. Oğlan ondan su istemiş. Gız da ona su vemiş. Oğlan "Sen bana gelirmin?" demiş. Gız da ona "Tamam." demiş. Oğlan bubasına "Ben bi gız gördüm. Dünürlüğe gidem." demiş. Dünürlüğe gitmişle. Gız da "Tamam" demiş. Esyalanı öküz arabasiyle köye getirmişle. Kırk gün kırk gece düğün etmişle. Böyük abesi dere gıyında dolaşırkan bi gırmızı alma bulmuş. Onu eve getimiş, goymuş. Eve goyunca dışa çıkmış. Alma "Açıl " demiş kendine. Açılmış. Almanın içinden peri gızı çıkmış. Evleri pırıl pırıl yapmış. Aşlar yapmış. Sonra almanın içine girmiş "Kapan" demiş, kapanmış. Oğlan eve gelmişç,bakmış her taraf pırıl pırıl, aşlar yapılmış. "Bunu kim yaptı?" demiş. İkinci gün gelmiş. Aynısını görmüş. Oğlan üçüncü gün bunları kim yapıyo acaba demiş. Dışa çıkmış. Kilit deliğinden gözediyomuş. Almanın içinden bi gız çıkmış. Evleri gene pırıl pırıl yapmış, aşlar yapmış. Oğlan kapıyı açınca almanın içine girmiş. Oğlan hocaya gitmiş, sormuş. Hoca da "Okuye, okuya ev hanımı yapcez onu." demiş. Okuyunca gız bi daha almaya girmemiş. Ev hanımı olmuş. Sonra oğlana kırk gün kırk gece düğün etmisle. Ortanca oğlan da dağlara çıkmış nasip aramaya. Bulamamış. O da goca odun almış, gelmiş. Onun nasibi de o olmuş. K5
III Eski zamanda yaşlı bi nine vamış. Padişahın oğlu ordan geçiyomuş. "Nene ne yanıyon?" demiş. O da "Çöp çatana çatıyon." demiş. "Beni kime çatıyon?" demiş. Oğlan da "Seni de dağda bi çobanın gızına çatıyon." demiş. O daha dada onu alcen." demiş. Ben bi padişah oğlu olcen de çoban gızını mı alcen de3miş. "Ben onu almam" demiş. Oğlan hemen oradan atına binmiş gitmis. Çobanın evini bulmuş. Orda misafir galmış. Misafir galınca gece uyanmış. Beşikteki dadayı, gızı kesmiş boğazından. Gene atına binmiş, gaçmış ordan. Sonra az durmuş, çok durmuş evlenemiş o padisahın oğlu. Her yere dünürlüğü gitmiş, vememişle. Gitmişle, o çobanın evine dünürlüğü. Gidince, o da vemiş. Düğün etmisle. Gerdek gecesi günü gelinin duvağını açmışla, boğazı kesikmis. "Bu boğazın neden kesik?" demiş. Geline sormuş. O da "Bizim eve bi misafir gelmiş. Ben küçükkene beşikte yatıyormuşum. Beni kesmiş de gitmiş" demiş. "Bendim ya seni kesen." demiş. "Neden kestin demiş. "çöpçatanın nene seni bana çattı da ben de seni almamek için kesem bunu dedim. Ölsün de alem bunu dedim." demiş. O da "Ben de işte sana nasip oldum." demiş. K4
IV Bi vamış. Bi yokmuş. Bi Nohut Memet vamış. Bi gün anası iki tava börek yapmış. Bubasına yollamış. Bubası çifte gitmiş. Bubasının gıyına yollamış."Tarlanın ortasından mı gelen, gıyından mı?" demiş. Bubası ünnemiş "Tarlanın ortasından ge." demiş. Böreğin ortasını yimiş. Bi daha ünnemiş bubasına. "Gıyından ge." demiş. Böreğin gıyını yimiş. Sonunda bubası "hana börek?" demiş. O da "yidim" demiş. Bubası bunu dövmüş. Dövünce inekleri vamış tarlada o da otun içine gömülmüş. Bubası görmeden. İnek Nohut Memet'i yutmuş. Anası gelmiş. Hana "Memed? Yok. Öte Memed, beri Memed . Memed gaybolmuş. Eve gelmiş inek, sağarkana "Düş gızım düş" diyomuş. İneğin içinden o da "Düs gızım düş." diyomuş. Sonra "Deh" diyomus. "Deh" diyo da. "Bu ineğin garnında ni va?" demiş. İneğin garnından Memed de aynısını demiş. Bu ineği kesem." demişle. İneği kesmişle. Memed de garnından büsbütün çıkmış, gelmiş. Sonra ineği gene insan yapam demişle. Olur mu hiç? Olmamı. İşte ben ordan geldim hinci. K5
v Eskiden bi adamın garsı ölüyo. Bi gız çocuğunla galıyo. Bi gadının da gocası ölüyo. O gadının da bi gız Çocuğu vamış. Adam gadınla evleniyo. Gel zaman git zaman gadın adamın gızını hazetmiyo. "Ben senin gızınla geçinmem "diyo. Bi gün adam gızını da alıp gidiyo. Orda bırakıp gaçıyo. Gızcaz da yolunu şaşırıp gidiyo. Aşam garanlığında bi oda denk geliyo. Oturuken gız mençerede bi susak gabağı görüyo. Gabak tırtladıkça "Tık tık eden gabacığım, beni goyup giden babacım "diyo. Bacadan yetişmişle biri ünnüyo. "Beni eve allın?" diyo. Gız da "Aşım yok, ekmeğim yok, yatağım yok. Ben seni nasıl misafir alen?" diyo. İki defa soruyo. Üçüncü defa da yatak, aş getiriyomuşla. Bi gatar altın da getiriyola. Sabeh oluyo, gız dışa çıkıyo. Çıkarka orda bi avcı geliyo. "Sen nerelisin? Kimin gızısın?" diyo. O da cevap veriyo arkasına dakıp götürüyo, babasına teslim ediyo. Gadın, kendi gızını zengin yere göttün. Benim gızımı da götü." diyo. Adam onu da ormana götürüp bırakıyo. Gız gide gide öbür gızın vadığı yere gidiyo. Aşam oluyo, yine yetişmiş bacadan ünnüyo. "Beni evine al, misafir et." diyo. O da "tefol şurdan, ben misafir istemiyon diye. Ertesi sabah ecinniler gelip gızı boğup öldürüyola. Gadın da gızlını bekleyip, duruyo. Ben ordan geldim hinci. K7
Hazırlayan: Derya Gürtuna (Yıldırım) - Edebiyat Öğretmeni - 1996
Osmanlar Köyünde Masallar yazısı toplam 875 defa okundu
Bağlantılı Yazılar
|