Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk

Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk



Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk
 
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri
Kategori : Atatürk

Atatürk'ün kültür ve sanat ile ilgili görüşleri:

* Basın, ulusun ortak sesidir ..
* Ormansız vatan olmaz.
* Doğruları konuşmaktan korkmayınız.
* Hakikati konuşmaktan korkmayınız.
* Ağaç, çiçek ve yeşillik uygarlık demektir.
* Ormansız ve ağaçsız toprak vatan değildir.
* Sanatkar el öpmez; sanatkarın eli öpülür!
* Saygısızlığın, tecavüzün küçüğü, büyüğü yoktur.
* Kimsenin düşüncesine ve vicdanına egemen olunamaz.
* Maddi ve bilhassa manevi sukut, korku ile acz ile başlar. 
* İçtimai hayatın menbaı(kaynağı), asri(modern) aile hayatıdır. 
* Din ve mezhep, hiçbir zaman siyasa aleti olarak kullanılamaz.
* Din, bir vicdan sorunudur. Herkes vicdanın emrine uymakta özgürdür.
* Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz ulusların sürekliliğine olanak yoktur. 
* Sağlığın korunması için, özellikle kafanın aydınlığı için alkol almamalı.
* Benimsenen kötülük (ehven-i şer), kötülüklerin en büyüğüdür.
* Hiçbir ulus yoktur ki ahlak temellerine dayanmadan yükselsin.
* Sanatçı, esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidir. 
* Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seciyesidir.
* İnsan, eylem ve çabanın, yani canlılığın anlatımıdır. 
* Cevheri gösterebilmek için çamuru atmak lazımdır.
* Kadın yaşı ne olursa olsun süslenmek ihtiyacındadır.
* Milletleri muahedelerden(antlaşma, sözleşme) ziyad hisler bağlar.
* Kızlarını okutmayan ulus, çocuklarını manevi öksüzlüğe itmiş demektir.
* Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
* Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur.
* Şuna inanmak gerekir ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.
* Milli kültürümüzü, çağdaş uygarlıkdüzeyinin üstüne çıkaracağız.
* Bir ulus sanata önem vermedikçe büyük bir felaketle karşı karşıyadır
* Kadınların umumi ve hususi vazifelerinin başında validelik vazifeleri vardır.
* Bir millet, sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malikesahip) olamaz.
* Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantıka tetabuk etmesi lazımdır.
* Gizli iş, gizli kalmaz; er geç meydana çıkar. İyisi mi başından açık olsun, açık açık. 
* Güzel sanatlarda başarı, bütün devrimlerin başarılı olduğunun en kesin belgesidir.
* Hayatta müzik gerekli mi? Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayat müziktir. 
* Sanatçı, toplumda uzun çalışma ve gayretlerden sonra, alnında ilk ışığı hisseden insandır.
* Ulusların siyasasında ancak çıkarlar vardır. Kimsenin kimseye dost olamayacağını bilelim.
* Tehdit esasına müstenit (dayanan) ahlak, bir fazilet 01madıktan başka itimada da şayan değildir.
* Ulusun kaynağı, toplumsal yaşamın temeli olan kadın ancak erdemli olursa görevini yerine getirebilir.
* Hissiyat denilen şeyaklın, mantığın, muhakemenin çok fevkinde (üstünde) bir kuvvet ve kudrete maliktir.
* Her şeyde aslolan hasail-i merdane (mert ve erkek çe huylar) ve hissiyat-ı fedakeranedir (canını feda edercesine hisler).
* Her şeyden evvel kuvve-i maneviyenin (manevi kuvvetin), kuvve-i kalp (kalp kuvvetinin) ve vicdanın yüksek tutulması şarttır.
* Terbiye ve tedrisatını tevhid etmedikçe aynı fikirde, aynı zihniyette ferdIerden mürekkep bir millet yetiştirmeye imkan aramak abesle iştigaldir.
* Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikri gıdayı vermekte, hülasa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.
* Her zaman dünyanın yarısını ve bir zaman dünyanın hepsini aldatmak mümkündür. Ancak bütün dünyayı her zaman aldatmak olanaksızdır.
* Hürriyet-i matbuattan (basın hürriyetinden) mütevellit (meydana gelmiş) mahazirin (engellerin) vasıta-i izalesi (giderme vasıtası) yine binefsihi (kendinde) hürriyet-i matbuattır.
* İnsanlıkta, din hakkındaki duygu ve düşünce, her türlü hurafelerden arındırılarak gerçek bilim ve tekniğin nurlarıyla buluşuncaya ve mükemmel bir hale gelinceye kadar, din oyunu aktörlerine her yerde tesadüf edilecektir.
* Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir.
* Hangi şey ki akla, mantığa, menfaat-i ammaye (umumi çıkarlara) muvafıktır(uygundur), biliniz ki o bizim dinimiz de muvafıktır.
* Birbirimize daima gerçeği söyleyeceğiz. Felaket ya da mutluluk getirsin, iyi ya da kötü olsun, daima gerçekten ayrılmayacağız.
* Birbirimize daima gerçeği söyleyeceğiz. Felaket ya da mutluluk getirsin, iyi ya da kötü olsun, daima gerçekten ayrılmayacağız.
* Islah-ı hal için hürriyet-i şahsiyesi (kişisel hürriyeti) nez edilen (yok edilen) evlad-ı vatanı (vatan evladını) müddet-i cezaiyesi hıtamında cemiyet-i beşeriyeye insanlığa hadim (hizmetçi) olacak bir uzuv olarak yetiştirmek lazımdır.
* Medeniyetin esası, terkisi ve kuvvetin temeli aile haya tındadır. Bu hayatta fenalık behemehal (mutlaka) içtimai, iktisadi, siyasi aczi  (zayıflığı) mucip olur (icap eder).
* Samimiyetin lisanı yoktur, simimiyet kabil-i izah değildir, o, gözlerden ve nasiyelerden(alınlardan) anlaşılır.
* Kadının en büyük görevi analıktır. İlk eğitim verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse, bu görevin önemi gerekli biçimde anlaşılır.
* Kadın denilen varlık, kendiliğinden yüksek bir varlıktır. Onun yoksulluğu olmaz. Kadına yoksul demek, onun kucağından kopup gelen tüm insanlığın yoksulluğu demektir.
* Kadınlık meselesinde şekil ve kıyafet ikinci derecededir. Asıl mücadele sahası, asıl muzaffer olunmasılazım gelen saha nur ile, irfan ile, fazilet-i hakikiye (hakiki erdem) ile tezeyyün (süslemek) ve tecehhüz (donatmak) etmektir. 
Milletin menbaı (kaynağı), hayat-ı içtimaiyenin (toplum hayatının) esası olan kadın ancak faziletkar (erdemli) olursa vazifesini ifa edebilir.
* Bir ulusu yaşatmak için bir takım temeller gerekir ve bilirsiniz ki, bu temellerin en önemlilerinden biri sanattır. Bir ulus sanattan ve sanatçıdan yoksunsa tam yaşama sahip olamaz. Böyle bir ulus ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve hasta bir kimse gibidir.
* Sanat güzelliğin anlamıdır. Bu anlatım, sözle olursa şiir; sesle olursa müzik; resimle olursa ressamlık, oyma ile olursa heykelcilik, bina ile olursa mimarlık olur.
* İnsanlar, olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir ulus ki resim yapamaz, bir ulus ki bilimlerin gerektirdiği şeyleri yapamaz; itiraf etmeli ki o ulusun ilerleme yolunda yeri yoktur.
* Hepiniz milletvekili olabilirsiniz ... Bakan olabilirsiniz ... Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz ... Fakat sanatçı olamazsınız. 
* Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.
* Bir ulus savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi; ancak kültür ordusuyla mümkündür.
* Kültür; okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, uyanmak, düşünmek, zekayı eğitmektir.
* Bir millete müstakil hüviyet ve kıymet veren siyasi varlıkı makinasında, devlet fikir ve ekonomi hayat mekanizmaları, birbirlerine bağlı ve birbirlerine taabidirler. Onun içindir ki, bir milletin kültür seviyesi üç sahada, devlet, fikir ve ekonomi sahalarındaki faaliyet ve başarıları neticelerinin hasılasıyla ölçülür.
* Açık ve kati söyleyeyim ki sporda muvaffak olmak için, her türlü muavenetten ziyade bütün milletçe sporun mahiyeti ve kıymeti anlaşılmış olmak ve ona kalpten muhabbet etmek, onu vatani vazife telakki eylemek (kabul etmek) lazımdır.
* Yorgunluk her insan için, hatta her yaratık için doğa! bir halettir. Fakat insanda yorgunluğu giderebilecek manevi bir kuvvet vardır ki bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.




Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri yazısı toplam 14024 defa okundu
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk Sayfayı Yazdır    Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Kültür Sanatla Ilgili Görüşleri | Atatürk