Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk

Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk



Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk
 
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri
Kategori : Atatürk

Atatürk ve bilim

* Bilgi kuvvettir.
* Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.
* Yaşamak dernek faaliyet demektir.
* Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. 
* Bilim çeviri ile olmaz, inceleme ile olur.
* Zekanı unut! Her zaman çalışkan ol!
* Akıl ve mantığın halletmeyeceği mesele yoktur.
* Bilim ve teknik için hiçbir sınır ve koşul yoktur.
* Lüzumuna kani olduğumuz bir işi derhal yapmalıyız.
* Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak muallimlerdir.
* Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır: çalışkan olmak.
* Hükümetin en feyizli ve en mühim vazifesi maarif umurudur.
* Geçmişe egemen olmayan ulus geleceğe de egemen olamaz.
* Dilin ulusal ve zengin olması, Ulusal duyguların gelişmesinde başlıca etkendir.
* İlim ve fen nerede ise alacağız ve milletin her ferdinin kafasına koyacağız. 
* Terbiye ya milli olur, ya da dini. Biz dini terbiyeyi aileye bıraktık. Milli terbiyeyi de devlete bıraktık.
* Gençler, yurdun bütün umut ve geleceği size, genç kuşakların anlayış ve enerjisine bağlanmıştır. 
* Köhne zihniyetlerle, maziperestlikle muhafaza-ı mevcudiyet mümkün değildir.
* Tarihte şanlar, şöhretler kazanmış pek çok insanlar milli noktadan fazileti haiz değildir.
* Dünyanın her yanında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve saygıdeğer insanlarıdır.
* Anaların bugünkü çocuklarına vereceği terbiye, eski devirlerdeki gibi basit değildir.
* Aydınlarımız belki bütün dünyayı, bütün eski ulusları tanır, ama kendimizi bilmez.
* Öğretmenden, eğitimciden yoksun ulus, henüz ulus adını alma yeteneğini kazanmamıştır. 
* Servet ve onun netice-i tabiyesi olan refah ve saadet yalınız ve ancak çalışkanların hakkıdır. 
* Bu dünyada her şey insanın kafasından çıkar, bir insan kafasının anlatamadığı hiçbir şeyi düşün emi yorum.
* İnsan gövdesi bir kürsüdür; zeka yeteneğinin korunduğu yer başı, üstünde taşımak için kurulmuş kürsü ... Çünkü temel zekadır.
* Bilim ve tekniğin dışında yol aramak aymazlıktır (gaflettir), bilgisizliktir, doğru yoldan sapmadır. Yalnız; bilimin ve tekniğin yaşadığımız her dakikadaki evrelerinin evrimini algılamak ve işleyişlerini zamanla izlemek şarttır.
* Bin, iki bin, binlerce yıl önceki bilim ve teknik dilinin çizdiği ilkeleri, şu kadar bin yıl sonra bugün, olduğu gibi uygulamaya kalkışmak elbette bilim ve tekniğin içinde bulunmak değildir.
* Tutuculuk bilgisizliğe dayanır. Bundan dolayı tutuculuğu olan bilgisizdir. Bilim, kesinlikle bilgisizliği yener. O nedenle halkı aydınlatmak gerekir.
* Öğretmenler her fırsattan yararlanarak halka koşmalı, halkla birlikte olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutan bir varlık olamayacağını anlamalıdır.
* Bir ulus, eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş alanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferler kalıcı sonuçlar veremez.
* Bu dünyada her şey, insan zihninden çıkar. Bir insan başının anlatamayacağı hiçbir şeyi tasarlayamıyorum.
* Hayatta en hakiki yol gösterici ilimdir. İlim ve fennin dışında kılavuz aramak gaflettir, bilgisizliktir, doğru yoldan sapmadır.
* Her işin esas hedefine kısa ve kestirme yoldan varmak arzu edilir olmakla beraber, yolun makul, mantıki ve bilhassa ilmi olması şarttır.
* Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken bilhassa mevcudiyeti ile, hakkı ile, birliği ile taarruz eden bilumum yabancı anasırla (unsurlar) mücadele lüzumu ve efkar-ı milliyeyi (milli düşünceler) kemal-i istigrak (fazlasıyla) ile her mukabil fikre karşı şiddetle fedakaran müçiafaa zarureti telkin edilmelidir.
* Ahlak-ı mükemmele eshabından (mükemmel ahlak insanlarından) olanlar, ekseriya sulh ve asayişte enzar-ı teveccühü (sevgi bakışını) celbden(çekmekten) ziyade men eden bir surette idare-i kelam (güzel söz söyleme) ederler.
* Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, Ö zaferlerin yaşayacak neticeler vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir (ayakta durur).
* İnsanlar ve insanlardan mürekkep olan cemiyetler her şeyden evvel bütün fertleriyle salim (sağlam) bir zihniyete sahip olmalıdırlar. Zihniyeti zayıf, çürük, sakim (hasta), sahif (zayıf), olan heyet-i içtimaiyenin bütün mesaisi hebadır.
* İnsanlar yalnız maddi değil; bilhassa bu kuvva-i maddiyede (maddi kuvvette) mündemiç (iç içe geçmiş) kuvva-i maneviyenin (manevi kuvvetin) tahtı tesirinde (tesiri altında) amildir(eylemde bulunurlar). Milletler de böyledir. Kuvva-i maneviye ise bilhassa ilim ve iman ile ali (yüce) bir surette inkişaf eder (ortaya çıkar).
* İnsanları istediği gibi kullanan kuvvet fikirlerdir. Ve bu fikirleri teşahhus ettirerek (şahıslandıran), temin eyleyen de (sağlamlaştıran) insanlardır.
* Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak muallimlerdir. Muallimden, mürebbiden mahrum bir millet henüz millet namını almak istidadını kesbetmemiştir (kazanmamıştır). Ona alelade bir kütle denir, millet denilemez.
* Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak muallimlerdir. Onlardır ki içtimai heyetleri hakiki milletler haline koyarlar.
* Muallimler! Yeni nesil; Cumhuriyetin fedakar muallim ve mürebbileri, sizler yetiştireceksiniz. Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır!
* Dünyada her şey için, uygarlık için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir; fendir. İlim ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir. Yalnız, ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişmesini kavramak ve izlemek şarttır. Bin, iki bin, binlerce yıl önce, ilim ve fen dilinin çizdiği düsturları şu kadar bin yıl sonra bugün, tıpkısına yürütmeye kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak demek değildir.
* Herhangi bir makam ve şahıs tarafından bir mahzur (sakınca) tevlid edildiği (ortaya çıkarıldığı) gün arda nazariyat (teori) biter, ameliyat (pratik) ve tatbikat (uygulama) başlar.
* Sümmettedarik (sonradan uydurma) bir eser meydana getirerek, ferdasında (gelecekte) nadim (pişman) olmaktansa, hiçbir eser vücuda getirmernek aczini (zayıflığını) itiraf etmek evladır (uygundur).
* Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana bağlı kalmazsa, değişmeyen gerçek, insanlığı şaşırtacak bir nitelik alır. 
* Tarih; başları taçlıların, hırslı politikacıların bir takım boş emellerle, aracı olan istilacı ulusların uğradığı feci sonuçlarla doludur. 
* Dünyanın bugünkü umumi şeraiti (şartlar) ve asırların dimağlarda (akıl) ve karakterlerde temerküz ettirdiği (biriktirdiği) hakikatler karşısında hayalperest olmak kadar büyük hata olamaz. Tarihin ifadesi budur. İlmin, aklın, mantığın ifadesi böyledir.
* Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.
* Bir milletin irfan ordusuna malik olmadıkça savaş mey. danıarında ne kadar parlak zafer elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeler vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir.
* Tarih ne güzel aynadır. İnsanlar hele ahlakta gelişmiş olmayan kavimlerde en büyük mukaddesat karşısında bile hasis (alçak) hislere bağlı olmaktan nefsini men edemiyor. Tarihin sinesinde geçen büyük olaylarda, bu olaylar içinde yapıcı ve müessir (iz bırakmış) olanların tavır, hareket ve muameleleri, onların ahlak ve seciyelerini (huylarını) ne bariz gösterir.




Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri yazısı toplam 14126 defa okundu
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk Sayfayı Yazdır    Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk
Atatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | AtatürkAtatürk ün Bilimle Ilgili Görüşleri | Atatürk