Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji

Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji



Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji
 
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları
Kategori : Bilim Fen Teknoloji

Tıpta son 25 yılın çığır açan buluşları ve geleceğe bakış

İnsan gen haritasının çözülmesi, tıpta derin ve temelli değişikliklere yol açacak. Toplumsallık, saldırganlık, duygudaşlık, korku, matematiksel beceri, müzik ve dil yeteneği gibi birtakım davranışların temelinde yatan genlerin de saptanması bekleniyor.

HIV/AIDS AŞISI, EN ÖNEMLİ BULUŞ OLACAK
Anthony Fauci Amerikan Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Başkanı
Önümüzdeki 25 yılda gerçekleştirilecek en önemli buluş, insanları bu virüsten koruyacak ya da hastalığın seyrini yavaşlatacak bir HIV aşısının bulunması olacak.HIV/AIDS salgını dünyanın birçok bölgesinde etkisini sürdürüyor, bu alanda yapılan araştırmalar ise, tıpta son 25 yıla damgasını vuran en önemli çalışmalar arasında. AİDS konusunda gerçekleştirilen en önemli buluş, AIDS hastalığına yol açan HIV virüsünün, hastalığın ilk kez ortaya çıktığı 1981 yılını izleyen üç yıl içinde belirlenmesiydi. Virüsün bulunması başka birtakım gelişmelere de olanak tanıdı. Son derece duyarlı ve kesin sonuçlar veren HIV kan testi, bedeni korumaya alırken, salgının yayılma alanına da ışık tuttu. Hastalığa neden olan virüsün daha iyi kavranması, antiretroviral ilaçların geliştirilmesine olanak sağladı. Ve bu sayede HIV e bağlı hastalıklardan kaynaklanan ölümler çarpıcı bir biçimde azaldı.
Bence, önümüzdeki 25 yılda gerçekleştirilecek en önemli buluş, insanları bu virüsten koruyacak ya da hastalığın seyrini yavaşlatacak bir HIV aşısının bulunması olacaktır. Tüm bilimsel, işlevsel ve toplumsal engellere karşın, bu konuda başarılı olacağımıza inanıyorum.

İNSAN BEYNİNİN KEŞFİ, GENETİKTEN ÖNEMLİ
Arthur Kaplan Pennsylvania Üniversitesi Biyoteknik Merkezi Başkanı
Toplumsallık, saldırganlık, duygudaşlık, korku, matematiksel beceri, müzik ve dil yeteneği gibi birtakım davranışların temelinde yatan genlerin de saptanması bekleniyor. Biyotıp dalında çalışan çoğu bilim insanı son 25 yılın en çarpıcı gelişmesinin insanın genetik haritasının çizilmesi olduğunu öne sürse de, insan beyninin ayrıntılarına inilmesi bence çok daha önemli bir adım. Genlerle insanların sergiledikleri davranışlar arasındaki ilinti genellikle son derece karmaşık ve belirsizdir. Oysa, aynı davranışlarla beyin arasında çok daha doğrudan bir ilişki vardır. Beynimizin nasıl çalıştığını kavradıkça hastalıklara tanı koymada,
bilişsel ve duygusal durumları değerlendirmede, hasarlı beyinlerin onarımında cerrahi müdahale ya da farmakolojik çözümlerin uygulanmasında,beyne engelleyici ya da sağaltacı aygıtlar yerleştirmede ve en önemlisi beynin güçlendirilip geliştirilmesi gibi bir düşün gerçeğe dönüştürülmesinde elde ettiğimiz bu bilgilerden yararlanabiliriz. Şizofreni tanısında, ırkçı ya da cinsiyetçi eğilimlerin belirlenmesi için tarama yöntemlerinden yararlanılmasında, ayrıca Parkinson hastalığının tedavisinde uygulanan protezlerde, Ritalin ve Ambien gibi ilaçların ortaya çıkmasında bu bilgilerin şimdiden işe yaradığına tanık oluyoruz. Bunu daha bir yığın uygulamanın izleyeceği de bir gerçek. Tıp dünyasında gelecek 25 yılda belli gen dizgeleriyle belli hastalıkları körükleyen risk unsurları arasında çok daha farklı ilişkiler su yüzüne çıkacaktır. Toplumsallık, saldırganlık, duygudaşlık, korku, matematiksel beceri, müzik ve dil yeteneği gibi birtakım davranışların temelinde yatan genlerin de saptanması bekleniyor. Tüm bu bilgilerin giderek üreme teknolojilerine yansıması ve 25 yıl içinde ekonomik açıdan ayrıcalıklı uluslarda genetik bilgilerin kişilerin soylarını kendi isteklerine göre tasarlamalarına olanak tanıması bekleniyor. Çocukların kendi isteğimiz doğrultusunda tasarlanmasının ne denli doğru olup olmadığı tartışmasının bugünlerde A.B.D yi kasıp kavuran kürtaj tartışmasının yerini alacağını ve tüm dünyanın ilgi odağını oluşturacağını sanıyorum.

KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLARIN ENGELLENMESİ VE TEDAVİSİ
David Altshuler Harvard Üniversitesi Broad Enstitüsü ve MIT Tıp Ve Nüfus Genetiği Programı Başkanı
Önümüzdeki 25 yılın en önemli gelişmesi insanlarda en yaygın görülen hastalıkların genetik kökenlerine inilmesi sonucunda elde edilecek önleyici yepyeni yöntemlerin bulunması olacak. Nüfusa bağlı salgın hastalıkların risk unsurlarının belirlenmesi sonucunda kardiyovasküler hastalıkların önüne geçilmesi ve sağaltımı yolunda elde edilen gelişmeler, tıpta son 25 yılda atılan en önemli adımlardan biri sayılıyor. Uzun erimli denetimli deneyler aspirin kullanımı, kolesterol ve kan basıncı düzeylerinin düşürülmesi ve akut koroner sendromların denetlenmesi gibi, bu yolda geliştirilen bir dizi önlemin yaşam sürecini büyük ölçüde uzattığını ortaya koyuyor. Kalp ve damar hastalıkları sanayileşmiş toplumlarda en önde gelen ölüm nedenlerinden biri olduğundan, söz konusu önlemlerin geniş çapta uygulanması milyonlarca kişinin çok daha uzun ve nitelikli bir yaşam sürdürmesinde etkili oluyor. Önümüzdeki 25 yılın en önemli gelişmesi insanlarda en yaygın görülen hastalıkların genetik kökenlerine inilmesi sonucunda elde edilecek önleyici yepyeni yöntemlerin bulunması olacak. Yüksek kolesterol düzeyinin yüksek tansiyonla bağlantılı olduğunun ortaya çıkması sonucunda nasıl etkili yeni sağaltım yöntemleri geliştirildiyse, genetik risk unsurlarının ortaya çıkması da yeni yöntemlere ışık tutacaktır.

EMBRİYON KÖK HÜCRE ÜRETİMİ: NE BEKLİYORUZ?
George Daley Harvard Tıp Fakültesi biyolojik kimya ve moleküler farmakoloji doçenti, 2004 Ulusal Sağlık Enstitüsü Öncü Çalışmalar Ödülü sahibi.Tıpta hücre yenileme terapisi gibi yepyeni bir alanın doğmasına da katkıda bulunacak. 1981 yılında Martin Evans, Matthew Kaufman ve Gail Martin tarafından fare embriyonlarından üretilen kök hücreler, canlıların gelişimi ve bağışıklıkla ilgili araştırmalarda devrim yaratan ve insanlara özgü hastalıklar açısından bizlere sayısız örnekler sunan, genetik açıdan ısmarlama farelerin üretimine de olanak sağladı. James Thomson ve meslektaşlarının 1998 yılında insan kök embriyon hücrelerini ayırması insanlar için de benzer gelişmelere ışık tuttuğu gibi, tıpta hücre yenileme terapisi gibi yepyeni bir alanın doğmasına da katkıda bulunacağa benzer. Ancak bu yöntemin gerçek gücünü ortaya koyması için bilim insanlarının öncelikle gelişim kodunu çözmeleri, bir başka deyişle tek bir hücreden doku, organ ve canlıların oluşumunda etkili olan kuralları belirlemeleri gerekiyor. Bu alanda yapılacak çalışmaların İnsan Genomu Projesi ne son şeklini vermesi ve önümüzdeki 25 yıla damgasını vurması bekleniyor.

GENETİK ÖRNEKLEME
Josef Penninger Avusturya Bilim Akademisi Moleküler Biyoteknoloji Enstitüsü Başkanı
25 yıl sonra çocuklarımız osteoporoz gibi hastalıkların varlığından yalnızca tarih kitaplarında tanık olacaklar ve belki de o güne gelindiğinde dokuların kök hücrelerle nasıl onarılacağını öğrenmiş olacağız. Söz gelimi kemik yitimi gibi, bedenin temel düzenekleriyle hastalıkların nasıl bir düzenek içinde meydana geldiğini kavramamıza yardımcı olan hayvanlar üzerindeki genetik örneklemeler son 25 yılın tıptaki en önemli gelişmelerinden biri oldu. Bu düzeneğin kavranması yeni ilaçların geliştirilmesine de olanak tanıdı. 25 yıl sonra çocuklarımız osteoporoz gibi hastalıkların varlığından yalnızca tarih kitaplarında tanık olacaklar ve belki de o güne gelindiğinde dokuların kök hücrelerle nasıl onarılacağını öğrenmiş olacağız. Ne var ki, kanserin üstesinden gelme konusunda bu denli umutlu değilim. Bir hastalığın hızla tüm dünyaya yayılabileceğinden kaygılıyım. SARS minicik bir virüsün insanların davranışlarını, ekonomi ve ulaşımı nasıl etkileyebileceğinin, kamu sağlığı sistemimizin böyle bir durum karşısında nasıl yetersiz kaldığının çarpıcı bir örneğiydi. Üstelik, SARS bir bakıma zararsız sayılabilecek bir virüstü. Birtakım zeki insanların insanların doğuştan sahip oldukları davranışların genetik kökenlerine ineceklerine inanıyorum.
Üreme ve aşk gibi davranışların dizginlerini elinde tutan nedir?
Kanımca bilimde devrim yaratacak bir başka gelişme de, iltihaplanma ya da kanserin söz konusu olduğu durumlarda, hatta en sevdiğimiz sinema yıldızını doktorumuzun muayenehanesinde videodan izlediğimiz sırada bedenimizdeki hücre ve moleküllerin gözlenmesine olanak tanıyan yeni görüntüleme yöntemlerinin geliştirilmesi olacak. O zaman kendimizi moleküler açıdan kavramış olacağız. Oysa, şimdilik bilgilerimizin çoğu kestirimlere dayanıyor.

GÖRME DUYUSUNA VERİLEN ÖNEM
Sherwin B. Nuland Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi klinik cerrahi profesörü
Bedenin anatomisi, fizyolojisi, hatta biyokimyasına da giderek el atma yönünde ilerleyen, görüntüleme dalındaki gelişmeler çığır açacak. Bilimsel tıbbı tüm öteki sağaltım biçimlerinden farklı kılan bir özellik varsa, o da görmeye verdiğimiz önem ya da sanat ve bilimin temelini oluşturan nesne, madde ve etkilerin grafik olarak sunma yeteneğimiz olsa gerek. 17. yüzyılın büyük matematikçi ve fizikçilerinden biri olan Robert Hooke bedenin içini tüm açıklığıyla gösteren bir düzenek bulunduğunda tıpta başarının doruk noktasına ulaşılacağını öne sürüyordu. Bu görüşe karşı çıkacak bir doktor herhalde yoktur.
Son 25 yılda tıpta gerçekleştirilen ve gelecek yıllarda da muhtemelen karşımıza çıkacak en önemli gelişmelerin, bedenin anatomisi, fizyolojisi, hatta biyokimyasına da giderek el atma yönünde ilerleyen, görüntüleme dalındaki gelişmeler olduğu kanısındayım.





Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları yazısı toplam 20174 defa okundu
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji Sayfayı Yazdır    Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji
Tıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen TeknolojiTıpta Son 25 Yılın çığır Açan Buluşları | Bilim Fen Teknoloji