Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji

Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji
Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji
Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji
Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji
Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji



Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji
Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji
Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji
Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji
Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji
 
Beyin Seks Ve ölüm
Kategori : Bilim Fen Teknoloji

beyin seks ve ölüm

BEYİN:
BİTKİSELLİKTEN KURTULUŞ
Beyin, genellikle evrimin en büyük başarısı olarak değerlendirilir. Beyin bir sinir sistemidir tabii, öncelikle. Bitkisel düzeyden bu sadeye kurtulabildi hayat. İnsanoğlu ayrıca lisan, zeká ve bilinç gibi özellikleri beyin sayesinde edindi. Sinir sisteminin oluşması hareket ve belleğin oluşmasına yol açtı. Mesela beyni olmayan bir bitkinin yiyecek kaynağını biterse, yapacağı bir şeyi yok. En basit sinir sistemi mercan, denizanası, denizkestanesi ve anemon gibi selentereler denilen hayvanlardaki halka şeklindeki devrelerdir. Bu sistemler çok akıllı olmayabilir, ancak bu organizmalar yine de ihtiyaçları olan şeyleri bulabilir ve bir bitkiden daha becerikli bir şekilde çevreleriyle etkileşim kurabilir. Bir sonraki evrimsel aşamada, büyük bir olasılıkla Kambriyan dönemindeki şerit solucanlarda, hareketleri biraz daha güdümlü kılmak için bir tür kontrol sistemi gelişti. Suda yaşayan canlılar bu sayede zehirli yiyeceklerin arasından besin değeri yüksek zararsız olanları ayıklama olanağına kavuştu. Bu tür hayvanların pek çoğunda beyinleri ağız kısmına yakındır. En ilkel omurgasızların pek çoğunda yemek borusu beynin ortasından geçer. Beyin ile birlikte duyular ve bellek oluştu. Ve hayvanlar çevredeki koşulların iyiye mi yoksa kötüye mi gittiğini anlayabilmeye başladılar. Basit bir beyni olan böcekler, sümüklüböcek ve yassı solucanlar bile bir adım sonrasında neler olacağını deneyimleriyle kestirebilir. İnsan beyninin daha gelişmiş fonksiyonlarının -sosyal etkileşim, karar verme ve empati gibi- bu basit sistemlerin evrimleşmesiyle oluştuğu sanılıyor. İnsanlarda karar verme ve sosyal etkileşim ile ilgili frontal korteksin en gelişmiş kısımları, koku ve tat, ağız/dil ve bağırsak hareketleri ile ilgili kısımların hemen yakınlarındadır. Sözgelimi insanoğlunun, potansiyel eşini öpmesi, bilgi toplama ve kontrol etme amacını taşır.

SEKS:
YAŞAMI SÜRDÜRMENİN GARANTİSİ
Pek çok canlı türü eşeyli üreyerek (seksüel) yaşamını sürdürür. Seks, ayrıca Dünya üzerindeki çok sayıda ilginç görüntünün de sorumlusudur. Sözgelimi bazı kuş türlerinin kur yapma dansları, erkek geyiklerin boynuz savaşı, háttá şiir, müzik ve resim gibi sanatsal faaliyetler cinsel güdülerin dışa vurumudur. Seks, yaşamın devamlılığından da sorumlu. Seksten vazgeçen türler birkaç yüz nesilden sonra yeryüzünden siliniyor. Yararları bir yana, seksin nasıl başladığı konusunda bilgimiz çok az. Seks, DNA onarımı kadar sıradan ve olağan bir eylem olabilir. Tek hücreli eşeysiz organizmalar periyodik olarak genetik malzemelerini ikiye katlamak ve daha sonra bunları yarıya indirmek gibi bir alışkanlık edinmiş olabilirlerdi. Bu alışkanlık, herhangi bir DNA hasarını onarmak için hasarlı DNA'yı farklı bir DNA takımı ile değiş tokuş etme şansını kazandırabilirdi. Bugün benzer bir DNA değiş tokuşu yumurta ve sperm üretiminde izleniyor.

ÖLÜM:
DOĞUMUN SÜREKLİLİĞİNİN GARANTİSİ
Ölüm evrimsel bir stratejidir, bu açıdan bakıldığında, ölümün tanımına göre, bazıları Azrail'i de evrim yaratmış olabilir diyebilir! Hücreler ölümden fayda sağladıkları için yok olmayı tercih eder. Buna apoptosis, yani programlanmış hücre ölümü denir.. Ellerimizin 5 parmağı vardır, çünkü parmakların arasında bulunması gereken hücreler biz daha embriyo halindeyken apoptosis yolu ile ölür. Böylece parmaklar ortaya çıkar. Embriyo daha 8 ya da 16 hücre halindeyken hücre ölümü ile gelişimini sürdürür. Apoptosisi engellediğiniz anda büyüme rayından çıkar. Eğer ölüm olmasaydı doğamazdık. Yetişkin haldeyken bile ölüm olmadan yaşayamayız. Apoptosis olmasa hepimiz kansere yenik düşebilirdik. Hücrelerimiz, hücre çoğalmasının kaosa dönüşmesini önlemek için çeşitli kontrol sistemlerinden yararlanır. Bu kontrol sistemleri bu tip hataları tespit eder ve rayından çıkmaya hazırlanan hücreleri intihara zorlar.  Programlanmış hücre ölümü günlük yaşamımızda da önemli bir rol oynar. Sözgelimi bağırsakların içini saran hücreler bu şekilde sürekli olarak yenilenir ve cildimiz dış yüzeyini ölü hücrelerle kaplayarak alt tabakaları korur. Bağışıklık sistemi bir enfeksiyonu temizlediği zaman, fazlalık oluşturan akyuvarlar düzenli bir şekilde intihar ederek enflamasyonun sönmesini sağlar. Bitkiler de hücre ölümünden yararlanır; patojenlere karşı mücadelede hastalıklı bölgeyi abluka altına alır ve daha sonra bölgenin içindeki tüm hücreleri öldürür. Yani organizma birkaç hücresini feda ederek kendisini kurtarır.. Fakat evrim bazı durumlarda tüm organizmanın ortadan yok olması doğrultusunda çalışır. Daha gelişmiş organizmalarda hücreler, birkaç düzine kadar hücre bölünmesinden sonra yaşlanmaya başlar ve bir süre sonra bu gidişat tüm organizmanın ölümü ile son bulur. Ancak bu görüşe karşı çıkan başka bir kurama göre bu, doğuştan gelen genetik yaşlanma programının bir parçasıdır ve bu program, yaşam sürelerinin belirli bir sınırın altında kalmasını sağlar. Bazı evrim biyologları bu doğal "ölüm programı"nı kabul etmez. Yaşlılığı evrimin çöplüğü olarar görür. Yaşlılık nedeniyle ölen hayvanların, çok farklı şekillerde öldüğüne dikkat çeker. Onlara göre, doğal ayıklama ileri yaşlarda ortaya çıkan sorunlara çözüm bulmaya yanaşmaz, çünkü çok az sayıda insan ileri yaşlara kadar yaşama şansına sahiptir. Ancak son yıllarda insanlar üreme yeteneklerini yitirdikten sonra da yaşamaya devam ettikleri için, evrimin bu icadı bizim aleyhimize işliyor.





Beyin Seks Ve ölüm yazısı toplam 3735 defa okundu
Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji Sayfayı Yazdır    Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji
Beyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen TeknolojiBeyin Seks Ve ölüm | Bilim Fen Teknoloji