Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi

Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi
Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi
Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi
Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi
Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi



Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi
Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi
Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi
Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi
Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi
 
Hülagu Ve Ilhanlılar
Kategori : Türklerin Tarihi

Hülagu ve İlhanlılar   

Büyük kağan Müngge (Mengü) 1253'te, kardeşi Hülagu kumandasında büyük bir orduyu İran'a göndermişti. Hülagu, 1256'da Amu Derya'yı geçti ve hâkimiyetini kabul ettirmek üzere, İran ve Kafkasya'daki küçük yerli beyleri kabul etti. Bu sonuncular arasında, vaktiyle büyük kuvvet ve nüfuza malik olan İsmailîler'in reisi Rüknettin de vardı. Rüknettin tabiler arasında kabul edilmediği için, Alamut kalesine kaçarak, muhalefet göstermek istemişse de muvaffak olamamış ve kısa bir zamanda gerek kendi ve gerek İran'daki bütün taraftarları ortadan kaldırılmıştır.  Hülagu, bülük kağanın vassali sıfatiyle, burada büyük bir devlet kurmayı tasarlamıştı. İran'ın zaptı tamamlandıktan sonra 1258 başlarında Bağdat'ı ele geçirdi. Hülagu'yu tanımakta gecikmiş olduğu gibi, ona karşı koymak için bir kuvvete de sahip bulunmayan halife Müstasım, aile efradı ile öldürülmüştür. Halife ailesinden ancak bazı kimseler Mısır'a kaçarak ölümden kurtulabilmişlerdir. Bunlardan iki kişi 1260 ve 1261'de, Sultan Baybars tarafından arka arkaya halife ilan edilmiş ve bu aile, Mısır'ın Osmanlılar tarafından zaptına kadar, burada sözde halifelik etmiştir. Bağdat'ın zaptından sonra, Suriye Beylikleri de Hülagu himayesine girmişler; Mısır'daki Türk kuvvetleri ise, Hülagu'nun, tâbi olmaları hakkındaki talebine, Filistin'e hücum ile cevap vererek, 1260'ta Nabulus yanında, Ayni Calût'ta Hülagu'nun ordusunu büyük bir hezimete uğratmışlardır. Hüagu'nun halefleri, Türkistan ve Altın Ordu ile de mücadelelerde bulundukları gibi, Mısır Türk devletine karşı Avrupa devletleriyle de birleşmeğe çalışmışlardır. İslâmiyeti kabul eden Ahmed (1282-1284) zamanında, İlhanlılar'ın asıl kuvvetleri arasında da İslâmiyet yayılmağa başlamış ve müslümanların yardımı ile tahta geçen ve İslâmiyeti kabul ederek Mehmet ismini alan Gazan Han (1295-1304) zamanında, İlhanlılar'ın geri kalan kısmı da müslüman olmuştur. İlhanlılar teşkilâtı uzun sürmemiş, Ebu Said Bahadır Han (1316-1335) devrinden itibaren başlayan ihtiras kavgaları, onun ölümünden sonra daha çok büyüyerek, devletin temelini sarsmıştır. Memleketteki kuvvet, Azerbaycan'da Emir Çoban Oğulları ve Bağdat'ta kurucusu Şeyh Hasan olmak üzere başlıca iki ailenin eline geçmiştir. Merkezin zayıflaması, eskiden mevcud bir çok yerli beylerin istiklâllerini kazanmalarına yol açmıştır.




Hülagu Ve Ilhanlılar yazısı toplam 3951 defa okundu
Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi Sayfayı Yazdır    Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi
Hülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin TarihiHülagu Ve Ilhanlılar | Türklerin Tarihi