Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi

Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi



Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi
 
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi
Kategori : Türklerin Tarihi

Cengiz İmparatorluğu'nun Tarihi Önemi

Cengiz imparatorluğunun, kısa bir müddet için dahi olsa, bozkır ve civar memleketlerdeki kargaşalıkları ortadan kaldırmak suretiyle, kıtalar arasındaki münasebetler ve bunun sayesinde, eski ticaret yolları tekrar emniyet altına alınarak, gerek maddî ve gerek manevî kültür malzemelerinin o devirde dünyanın bir ucundan öbür ucuna naklini kolaylaştırmış olmasiyle, beşeriyet tarihinde büyük bir rol oynamış olduğunda şüphe yoktur. Fakat bunun en büyük tesiri Türk sahasında, Türk milleti üzerinde olmuştur. Cengiz'den önceki bu devirler ve Türk sahasının münferit bölgelerinin tarihi bakımından, bu tesirin olumlu veya olumsuz olarak yorum veya izahına imkân olmakla beraber, Türk sahası ve milletinin bu devirden sonraki kaderi cephesinden, bunun umumî olarak çok mühim ve olumlu bir vazife gördüğü inkâr edilemez. Cengiz ve onun halefleri hâkimiyet peşinde koşarken, belki kendileri de bunun neticelerini düşünmeden, Türkler'in o devirde de en mühim kuvvetini teşkil eden bozkır kavimlerini nizama koyarak, bunları eski devirlerde olduğu gibi, bir kuvvet rezervuarı haline getirmişler ve bunların yardımı ile Türk sahasını tek bir merkez etrafında birleştirmekle, Türk kavimlerinin birbirleriyle kaynaşmalarını temin etmişlerdir. Bu kuvvetli ve taze yeni Türk dalgaları, bilhassa hudutlarında, münferit Türk zümrelerinin komşularının tesiri altında, ayrı birer etnik birlikler teşkil etmelerine mâni oldukları gibi yabancı zümrelerin tesirleri altında birbirinden farklı kültürler vücuda getirmelerini de önlemişlerdir. Cengiz ve haleflerinin işgal ettikleri yerlerde bir çok kültür merkezlerinin yıkıldığını ve birçoklarının da yer değiştirdiğini bildiğimiz gibi, bunların yerine yenilerinin de vücuda geldiğini görüyoruz. Bu yıkma ve kurma hadisesinde Türkler'in kayıp ve kazançları ayrıca tetkike değer bir meseledir ve bunun herhalde, bir millet olarak, Türkler'in aleyhinde olmadığı da görülecektir. Bu devirden, Türkler'in İslâm çerçevesi içinde bir tek kültür camiası olarak çıkmış olmaları da, milli bünye bakımından mühim bir kazanç teşkil eder. Hudud boylarında gördüğümüz Türk zümrelerinin geri kuvvetler ile birleşerek kuvvetlenmiş olmaları da, bu mıntıkaların hususî vaziyetleri göz önünde tutulursa, Türk tarihi için ehemmiyetsiz bir hâdise sayılmaz.
Cengiz imparatorluğu parçalanarak, münferit mıntıkaların istiklâllerini ilân etmeleri, Türk sahasını, iktisadî bakımdan daratmış olduğu gibi, aralarında vukua gelen mücadeleler de Türk kanının lüzumsuz yere harcanmasına sebep olmuş ve resmen dahi devam eden haricî birlik de Timur zamanında büsbütün ortadan kaldırılmıştır. Türk sahasının hudutlarındaki teşekküllerin hiçbirinin Türkler'in kuvvet kaynağı olan bozkırları tamamıyla kendi tarafına celbedememiş olmasına yol açmış ve bunu daimî kargaşalık haline getirmiştir.  Yeni bir birliğe doğru lâzım olan esasların kısmen hazırlanmış olmasına rağmen, Timur'un halefleri arasında bu kumandanın başladığı işi devam ettirebilecek şahsiyet çıkmamıştır. Bu birbirinden ayrı mıntakaların zayıflayarak yeni bir Türk kuvvetini kabul etmeğe hazır bulunduğu bir anda en kuvvetli devrini yaşayan Anadolu Türk zümresi de, önündeki işi başarmakta kendi kuvveti kâfi geldiği için, diğer Türk kuvvetlerinin birleştirilmesinde kendisi için bir menfaat görmemiş, böylece Türk sahasının bir idare altında toplanmasına imkân bulunamamıştır. Daha sonra maddî kuvvetten ziyade manevi kuvvetin rol oynamağa başladığı devirde, artık Türk sahasının en mühim mıntıkaları düşmanların pençesi altına girmiş bulunuyordu.




Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi yazısı toplam 3655 defa okundu
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi Sayfayı Yazdır    Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi
Cengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin TarihiCengiz Imparatorluğunun Tarihi önemi | Türklerin Tarihi