Karluklar | Türklerin Tarihi

Karluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin Tarihi
Karluklar | Türklerin Tarihi Karluklar | Türklerin Tarihi
Karluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin Tarihi
Karluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin Tarihi
Karluklar | Türklerin Tarihi



Karluklar | Türklerin Tarihi
Karluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin Tarihi
Karluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin Tarihi
Karluklar | Türklerin Tarihi Karluklar | Türklerin Tarihi
Karluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin Tarihi
 
Karluklar
Kategori : Türklerin Tarihi

Karluklar

Adları kar yığını manasına gelen Karluklar, Göktürklerin bir koludur. ilk yurtları Altayların batı bölgeleri idi. Göktürk çağında Göktürklere bağlı olarak yaşayan Karluklar, I. Göktürk Devleti'nin yıkılmasıyla güçlerini artırmışlardır. Kapagan Kağan zamanında tekrar II. Göktürk Devleti'ne bağlanmakla beraber Uygurlar ve Basmıllar ile birleşerek Göktürkler'in yıkılmasında büyük rol oynamışlardır. Uygurlar ve Karluklar'ın katılmasıyla oluşan Basmıl Kağanlığı'nın Uygurlar tarafından yıkılması üzerine Orhun bölgesinde Uygurlar hâkimiyet kurdular. Uygur Devleti'nin hâkimiyetini tanımak istemeyen Karluklar, Uygur Kağan'ı Bayan-Çur karşısında tutunamayarak (747) batıya kaymışlardır. Burada meşhur Talas Savaşı'nda (751) Türkistan üzerindeki emellerini iyice ortaya koyan Çinliler'e karşı Müslüman Arapların yanında yer alarak, tarihî bir rol oynamışlardır. Böylece Türkistan'da Çin hâkimiyetinin genişlemesi durdurulduğu gibi, Türk hâkimiyeti de güçlenmiştir. Ayrıca Türklerin İslâmiyet'le olan ilişkileri olumlu yönde gelişmiştir. 766 yılına doğru, Batı Göktürk sahasında Türgeş hâkimiyetine son vererek, bu sahada hâkimiyet kurmuşlardır. 840 yılında Uygurların yıkılması üzerine Karahanlı Devleti'nin temelini oluşturdular. Uygurlarla başlayıp, Türgeşlerle gelişen şehirleşme faaliyetleri Karluklar tarafından devam ettirilmiştir.

İlk olarak Çin yıllığı T ang-shu (7. asır) da zikredilen (Ko-lo-lu) ve adları Karlık (kar yığını) manasına gelen Karluklar ın Türk soyundan geldikleri ve Gök-Türkler in bir boyunu teşkil ettikleri aynı Çin kaynağında belirtilmiş ve oturdukları saha olarak da Altaylar ın batısındaki Kara-İrtiş ve Tarbagatay havalisi gösterilmiştir. On-oklar ın bir kısmının meydana getirdikleri anlaşılan Karluklar bu arada üç kabileden kurulu birlik halinde bulunuyorlardı (Üç-Karluk). Daha İstemi Kağan zamanında Türk hakimiyetinin Hazar'ın kuzeyi ve Maveraünnehir e doğru genişlemesinde şüphesiz büyük rolleri olmuştur. Her iki Gök-Türk hakanlığı devrinde Karluklar ın durumu yukarıda açıklanmıştı. 630-680 yılları arasında, diğer Türk boyları, gibi, bunların da zaman zaman Çin e başkaldırdıkları görülmektedir.
640 sıralarında Turfan ın kuzeyine kadar Karluklar Çinliler tarafından mağlup edilerek (650), P ei-ting eyaleti (Tanrı Dağları nın kuzey sahası) na bağlandılar. Fakat boya bağlı her kabile kendi reisleri tarafından idare ediliyordu. Bu haberi veren Çin kaynaklarının, 665 e doğru Karlukların Çin nüfuzundaki ne Batı ne Doğu Gök-Türk kanadına bağlı olmaksızın yaşadıklarını kaydetmesi dikkate değer. Evvelce Kül-Erkin ünvanını taşıyan Üç-Karluk beyi bu tarihlerde Yabgu ünvanını almıştı ve kuvvetli bir orduya sahip idi.
Daha sonra Kapagan Kagan tarafından II. Gök-Türk hakanlığına bağlandığını gördüğümüz Karluklar, Çin in de teşvik ve tahriki ile Gök-Türklere karşı ayarlanarak şiddetli mücadelelerde bulunmuşlardı. Bilge Kagan ın ölümünden sonra, tekrar faaliyete geçerek Uygur ve Basmıllar la birlikte, Gök-Türk hakanlığının yıkılmasında müessir oldular. Basmıllar hakim duruma geldikleri sırada (742) Sağ yabgu mevkiini alan Karluk başbuğu, Uygur hakanlığının kurucusu Kutlug Kül Bilge zamanında daha üstün sayılan Sol Yabgu luğa yükseltildi. Fakat bu Karlukların tamamını temsil etmiyordu. Beş-balık havalisinde oturan Karlukların kendi seçtikleri ayrı bir yabguları vardı: Ton-Bilge. Ancak Ötüken de yeni kurulan Uygur hakanlığı bütün Karluklar tarafından üst tanınıyor ve yabgular hakana bağlı bulunuyorlardı.

Karlukların Araplar ve Çin ile Münasebetleri ve Talas Savaşı
Batıda Emevi-Arap ilerlemesini durdurmuş olan Türgiş hakanlığının çöküntüye doğru gittiği tarihlerde Orta Asya Türk ülkelerinin korunması gibi bir tarihi vazife, bu defa, Karluklar a düşmüştü. Gerçi Maveraünnehir yine Arapların nüfuzu altına girmiş ve Seyhun ötesinde bazı Arap ilerleme teşebbüsleri görülmüştü, fakat bunda artık eski devir Emevi istilacılığını müşahede etmek müşküldü. Zira gittikçe hızını artıran Abbasi propagandası, Emevîlerin imtiyazlı Arap milleti adına fetih düsturu yerine bütün İslamlar arasında farklılığın kaldırılması ve eşitlik düşüncesini yayıyordu.
Böylece Arap baskısının iyice hafiflemesi Çinlileri Orta Asya da bir iktidar boşluğu husule geldiği hesabına götürmüş, bundan dolayı Çinliler eski Orta Asya siyasetlerini canlandırarak, Karluklar ın dahil bulunduğu bölgeye yeniden el koymak istemişlerdi. Bu suretle neticede meşhur Talas muharebesi meydana geldi (751 Temmuz). İslamlarla Çinliler arasında cereyan eden bu savaşa kadar Karluklar T ang lar tarafını tutmakta idiler. Fakat onların gittikçe açığa çıkan siyaseti karşısında son anda, Araplarla işbirliği yaparak, Çinlilerin ağır mağlubiyete uğramasını sağladılar. Tarım havzasından itibaren batı Karluklar a, doğu bölgesi Uygurlar a ait olmak üzere Orta Asya nın yeniden Türk hakimiyetinde kalmasını temin eden bu savaşta uğradığı hezimet yüzünden Çin ağır iç buhranlara sahne olmuş ve artık bir daha batı ile ilgilenememiştir.

Kara Hanlı Devleti nin Temellerinin Atılması
Karluklar, kısa bir müddet, Uygurlar la Orta Asya da iktidar yarışına giriştiler ise de, Uygur Kağanı Mo-Yen Çur karşısında tutunamayarak (756) Tarım bölgesinden ayrıldılar, daha batıya çekildiler ve 7-8 yıl içinde Tarbagatay ve Cungarya ya 766 da da çöken Türgiş hakimiyetinin yerine, Talas sahasına yerleşmek suretiyle eski Batı Gök-Türk hakanlığı sahasında hakimiyet tesis ettiler. Başkentleri Balasagun idi. Ötüken in üstünlüğünü tanımakta devam ediyorlar, aynı zamanda, siyasi bir isim olarak Türkmen adını da taşıyorlardı.
Kendi soylarını Göktürk hakan ailesi Aşına sülalesine bağlayan Karluk yabguları, hakimiyetin Kutlu Ötüken ülkesi ile sıkı alakası inancını muhafaza ediyorlardı. Fakat Uygur Hakanlığı orada yıkılınca (840), Kırgızlar ı dikkate almayan Karluk yabgusu, Türk hakanlarının meşru halefi sıfatı ile kendini Bozkırların kanunî hükümdarı ilan ederek Kara Han ünvanını aldı ve merkez olarak da eski Türgiş başkenti Balasagun yanındaki Kara-ordu (veya Kuz-ordu) yu seçti. Böylece gelecekteki büyük Kara-Hanlı Devleti nin temelini atmak gibi ikinci bir tarihi rol oynayan Karluklar o sırada İslam dünyasının en yakın komşuları olduklarından, Arapça-Farsça eserlerde kendilerinden çok bahsedilmiş (Karluh, Halluh) ve Hududü l-Alem (10. asrın son çeyreği) da verilen bilgiye göre Karluk ülkesi: doğuda Tanrı Dağları, Yağmalar ve Oğuzlar, kuzeyde Tohsılar, Çigiller ve Dokuz-Oğuzlar, güneyde Yağmalar ın bir kısmı ve Maveraünnehir ile sınırlanmış çok bakımlı bir memleket olup Türk ülkelerinin en güzeli idi. Eserde burada mevcut olan 15 şehir ve kasabanın adları sayılmakta ve Türk kabileleri zikredilmektedir.
Kara-Hanlı Devleti nin esas kütlesini meydana getiren Karluklar, bu hanedan üyeleri arasında mücadeleler baş gösterdiği tarihlerde devlete karşı cephe alarak huzursuzluk çıkarmağa başladılar ki, bu tutumlar Kara-Hitay hakimiyetinin Orta Asya da çabucak gelişmesinde tesirli olmuş görünmektedir. Kara-Hitay hükümdarı Yel-lu Ta-şih (Kür-Han) 1137 de Semerkant Kara-Hanlı hanı Mahmud u mağlup ettiği zaman, bu han tarafından dayısı olan Büyük Şelçuklu Sultanı Sencer e yapılan şikayet, uğranılan mağlubileyette Karluklar ın dahli olduğunu göstermektedir.
Sultan Sencer de Karluklar ı takip etmek için çıktığı seferde karşısında Kür Han ı bulmuştu. Sencer in bu savaşta mağlubiyeti (1141 Katavan Savaşı) çok mühim bir hadise olarak, put-perest Kara-hitaylar ın ta Horasan sınırlarına kadar sokulmalarını intaç etmişti. Harezmşahlar (İl Arslan zamanı) ile Kara-hitaylar arasında da bir çok anlaşmazlıklara sebep olan Karluklar ın, bu arada Başbuğları Yabgu Han öldürüldü (1157), diğer bir Karluk başbuğu Ayyar Bey, Kara-hitaylar tarafından esir edildi. (1172).
Maveraünnehir sahasındaki bu karışıklıklara sebep oldukları görülen Karluklar a karşı Harezmşah Ala-üd-din Tekiş (1172-1200) bozkırlar bölgesine el atarak Kanglı ve Kıpçak gibi diğer Türk boyları ile kendini takviye ihtiyacını duydu. Bununla beraber, az sayıda da olsa, Harezmşahlar ordusunda hizmet gören Karluklar ın, Türkistan da ve Kar-Hanlı tabiiyetinde olmak üzere bir beyliğe sahip bulundukları anlaşılıyor. Moğol istilası başladığı sıralarda (1215) merkezi Kayalıg (İli Nehri nin doğusunda) olarak, devam eden bu beyliğin başında II. Arslan Han vardı. Arslan Han, Uygur İdi-kut u Barçuk ile birlikte bütün Asya ülkelerini baştan başa çiğneyen Moğollar ın hükmü altına girmiştir. Cengiz Han a itaat eden ilk Müslüman hükümdar olup 1221 de ölen bu Karluk hanı nın oğluna da, Özkent şehri verilmişti. Cengiz Han zamanı Moğol devleti idaresinde vazife almış Karluklar görülmektedir.




Karluklar yazısı toplam 6207 defa okundu
Karluklar | Türklerin Tarihi Sayfayı Yazdır    Karluklar | Türklerin Tarihi Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Karluklar | Türklerin Tarihi
Karluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin TarihiKarluklar | Türklerin Tarihi