Türgişler | Türklerin Tarihi

Türgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin Tarihi
Türgişler | Türklerin Tarihi Türgişler | Türklerin Tarihi
Türgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin Tarihi
Türgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin Tarihi
Türgişler | Türklerin Tarihi



Türgişler | Türklerin Tarihi
Türgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin Tarihi
Türgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin Tarihi
Türgişler | Türklerin Tarihi Türgişler | Türklerin Tarihi
Türgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin Tarihi
 
Türgişler
Kategori : Türklerin Tarihi

Türgişler
Türgeşler, Batı Göktürklerinin bir koludur. İlk oturdukları bölge Altay dağlarının güney batı etekleri idi. M.Ö-M.S. 30'da Göktürk devletinin yıkılmasıyla güçlerini artırdılar. On boy hâlinde yaşayan Türgeşler, 657 yılından sonra Çin'in baskısı ile batıya göçüp etrafa yayılmışlardır. Bunlardan daha kalabalık olan beş boy İli ırmağı boylarına gelip yerleşmişlerdir . Sarı Türgeşler diye adlandırılan bu kısmın başında Baga Tarkan bulunuyordu. Daha batıda Talas bölgesine gelmiş olan diğer beş boy ise Kara Türgeşler adıyla bilinmektedirler. Baga Tarkan, batıdakilerin de katılmasıyla siyasî bir birlik oluşturmuş, güneyde ünlü bir ticaret merkezî olan Tokmak şehrini ele geçirerek burayı da başkent yapmıştır. Şehirleşmeye büyük önem veren Türgeşler, Türkistan'ın önemli şehirlerini ele geçirmişlerdi. Baga Tarkan'ın kendi adına para da bastırdığını biliyoruz.

Batı sınırlarını Sir-Derya'ya kadar uzatan Türgeşler, Batı Türkistan' a hâkim olan Müslüman Araplarla da temasa geçmişlerdir. 681 yılında Göktürk Devletinin yeniden kurulmasıyla Türgeşler, Göktürkler'in hâkimiyetini kabul etmek zorunda kalmışlardır. 712 yılında ise Göktürk Kağan'ı Kapagan, Türgeş Kağan'ını öldürerek onun hanedanına son vermiştir. Ancak 717 yılında Türgeşlerin batı kesimlerinin yeniden bir birlik oluşturduklarını görüyoruz. Artık bu dönemde daha da batıya kaymış olan Türgeşler, önceleri Müslüman Arap ilerleyişinin önünde en büyük engel olmuştur. Zamanla boylar arasında rekabetin artması ve iç çekişmeler, Türgeşlerin zayıflamasına sebep olmuştur. 766 yılına gelindiğinde Batı Göktürk sahasında hâkim olmaya başlayan Karluklar, Türgeşlerin siyasî varlıklarına son verirler. Türgeşler, Türklerin şehir ve kültür hayatını benimsemesinde ve batıdaki Türk nüfusunun artmasında büyük rol oynamışlardır. Böylece sonradan Selçuklular gibi büyük devletler kuracak olan Türk topluluklarının bilgi ve becerilerinin artmasını sağlamışlardır. Ayrıca doğu Avrupa'da gördüğümüz Uz, Peçenek gibi Türk kütlelerinin de temelini oluşturmuşlardır. 

Türgiş-Gök Türk Münasebetleri 
Adlarının Türk+ş şeklinde gelişmiş olduğu bildirilen Türgişler, Talas-Çu-İli-Isık Göl sahasında oturuyor ve Batı Gök-Türklerin (On-Oklar) To-lu kolunun bir kısmını teşkil ediyorlardı. Çin kaynaklarında ilk defa 651 hadiseleri ile ilgili olarak zikredilen Türgiş (To-ki-şi ler, şüphesiz Gök-Türk hakanlığının kuruluşundan önceki devirlerdenberi burada bulunuyorlardı, zira İstemi Kağan 552 de Türgişler in de dahil olduğu On-Okların başımda yabgu tayin edilmişti. 630 u takip eden yıllarda Türgişler in diğer Türk toplulukları gibi teşkilatlı bir mukavemet unsuru halinde ortaya çıktıkları anlaşılıyor.
İlk Türgiş şefi olarak görünen, Baga Tarkan ünvanlı, U-çe-le başlanğıçta bağlı bulunduğu tayinli Batı Gök-Türk Kaganı nın idaresizliğinden faydalanarak etrafına kuvvetler topladı, kısa zamanda her birinin 7 biner askeri olan 20 başbuğlu bir ordu kurmağa muvaffak oldu. Çu vadisinin kuzey-batı ucunda bulunan merkezini kuzey-doğuya nakletti. Böylece biri Çu üzerinde, öteki İli nin kuzeyinde iki merkeze sahip oldu. Çu bölgesinden başka Turan ve Kuca eyalet lerine kadar hakimiyetlerini genişletti, durumun zayıfladığını görerek ülkesini bırakıp Çin başkentine giden tayinli kagan ın ayrılmasından sonra, hemen bütün On-ok sahasını kendi idaresine aldı. Fakat iktidarının bu sağlam devrinde (7. asrın sonlarında doğru) Kagan Kapagan idaresinde haşmetli çağını yaşayan Gök-Türkleri durdurmak maksadı ile Kırgızlar ve Çin ile işbirliği yapması iyi netice vermedi.

Gök-Türk aleyhtarı üçlü ittifakın bir üyesi olduğu için üzerine yürüyen Tonyukuk tarafından mağlup ve esir edildi (698 Bolçu savaşı). On ok sahası Gök-Türk hakanlığına bağlandı. U-çe-le nin oğlu So-ko da merkeze itaatsizlik gösterdiği, Çin ile münasebet kurduğu için bu defa Kül Tegin ve Bilge nin iştiraki ile Kagan Kapagan tarafından 711 de Bolçu yakınında hezimete uğratıldı ve telef edildi. Savaşın sebebi olarak Çin kaynaklarında bildirilen, Türgiş arazisinin paylaşılması sırasında çıkan anlaşmazlık ve kitabelerde Kara-Türgiş halkının itaate alındığının kaydedilmesi Türgiş hanlığında bir bölünmenin vukua gelmediğini göstermektedir. So-ko ya bağlı Kara-Türgişler in mağlup edildiği, fakat, So-o nun küçük kardeşi, Çe-mu ya bağlı grup (herhalde Sarı Türgiş)un mücadeleye katılmadığı anlaşılıyor.

Kapagan ın şiddeti yüzünden karışıklık ve isyan hareketlerinin arttığı yıllarda Çin in hiç eksilmeyen kışkırtmaları neticesinde yine Türgişler le uğraşmak zorunda kalındı. 712 veya 713 te Kül Tegin tarafından idare edilen ve Gök-Türkler için elverişsiz şartlara rağmen başarı ile sona eren bir Kara-Türgiş seferinden sonra, Türgişler Su-lu-çur adlı başbuğu kagan seçtiler (717) ki Çin haberlerine göre Türk uruglarından mühim bir kısım, Bilge den ayrılarak, yeni Türgiş hakanının hizmetine girmiştir.

Araplara Karşı Mukavemet
Başkenti Talas ın kuzey-batısında, Balasagun şehri olarak, uzunca süren hükümdarlığı zamanında Su-lu, Maveraünnehir den doğuya Arap ilerlemesini durdurarak Orta Asya Türk halkının Arap tebaası olmasını engelleyen ve üzerinde Türklerin tarihi hak sahibi bulunduğu Maveraünnehir i yine Türk eline almağa çalışan bir hakan olarak görünür.

Araplarla bu mücadele devrinde Arap ordularına karşı çıkanların hepsi İslam kaynaklarında Türk olarak belirtilmektedir. Büyük mücadelede şüphesiz bu bölgenin ve Seyhun ötesi Türk ülkelerinin, meşhur İç-Asya kervan yolu üzerinde yer almaları dolayısıyla, iktisadi ehemmiyeti de rol oynuyurdu. Halife Ömer b. Abdülaziz (717-720) tarafından tayin edilen ilk vali El-Cerrah b. Abdullah ın Seyhun ötesinde giriştiği ilerleme teşebbüsünün, kumandanı durdurup muhasara ederek, Arap kuvvetlerini geri atacak şekilde gelişen Türk mukavemetinin karşısında sarsılması, Emevileri, aradaki Türk engelini kaldırmak için, Çin ile temaslar kurmağa sevk etmiş, bu maksatla şüphesiz Arapların müsaadesi ve teşviki ile gerek Maveraünnehir hükümdar larından, gerek doğrudan doğruya Araplardan heyetler gönderilmiş ise de hiçbir netice elde edilememişti. Çünkü Arap ordularının Seyhun ötesine geçmeleri ile aynı zamanda (719) başlayan Çin in batıya doğru Gök-Türk hakanlığının akamete uğrattığı- genişleme siyaseti bu defa Türgiş duvarına çarpma tehlikesi ile karşılaşmakta idi.

Çin in şimdilik durumu idare yoluna girmesi dolayısıyla de kendilerini serbest hisseden Türgişler batıda faaliyete geçtiler. Bunun üzerine Maveraünnehir de başlayan Arap aleyhtarı hareketler Türgiş baskısına iyiden iyiye yardımcı oluyordu. Seyhun u aşarak Maveraünnehir e giren Türk ordusu kumandanı Kül-çur Semerkand yakınına kadar sokularak ilk büyük başarıyı kazandı. Başında yeni kumandan Said b. Abdülaziz in bulunduğu Arap kuvvetlerini mağlup ve kumandanını bir müddet çember içinde tuttu (721). Bu vali değiştirildi. Yerine gelen el-Haraşî (721 sonbaharı) şiddet oyuna başvurup yerlerini terk eden halkı Hocand bölgesinde teslim olmaya zorlayarak hepsini öldürttüğü için canlarını kurtarabilenler kütleler halinde Türgişler e sığınıyorlardı.

Maverannehir de tam bir ihtilal havası esmekte idi. Halife Hişam (724-743) bu valiyi de azlederek, yerine Müslim b. Said i getirdi (724 başları). Arap askeri kuvvetleri arasında da ihtilaf baş göstermiş ve Yemenli kuvvetler tedip edilmişlerdi. Fergane ye yürümek üzere Müslim b. Said idaresinde, Seyhun u geçen Arap ordusuna karşı bizzat Hakan Su-lu çıktı. Ordusuna ricat emri veren Müslim susuz yollardan aralıksız ve cebri yürüyüş ile 11 gün çekildi ve taşıyamadıkları için bütün ağırlıklarını yakmaya mecbur kaldıktan sonra Seyhun kıyısında, Türgişler le işbirliği halinde bulunan yerli kuvvetler tarafından durduruldu. Suya erişememişti. Arkadan hakan hızla gelmekte olduğu için, bin zorluk ile önlerindeki engeli aşan Arap kuvvetleri ağır telefat ve zayiat pahasına Semerkand a doğru çekilmeğe muvaffak oldular.

724 te Seyhun ötesindeki bütün Arap kuvvetlerinin geri atılması ile neticelenen ve her tarafta Arap nüfuzunun kırılmasına sebep olan bu seferdeki hezimet, Arapları uzunca bir müddet müdafaada kalmaya zorlamış ve yalnız Maveraünnehir de değil, Tuhoristan da ve diğer güney bölgelerinde idareciler ve halk Türgişler e kurtarıcı gözü ile bakmağa başlamışlardı. Türk kuvvetlerinin bütün ülkeye yayıldıkları ve Maveraünnehir Arap muhafız kıtalarının merkezi Semerkand önünde bile göründükleri bu sırada Horasan valisi tekrar değiştirildi. Fakat yeni vali Esed b. Abdullah, 726 da Huttal da Su-lu Kagan karşısında başarısızlığa uğradığı için, bütün Maveraünnehir Arap iktidarının tehlikeye düştüğü bir zamanda azledildi. Ülkede Emeviler e karşı Şii ve Abbasî propagandası da hızlanmakta idi. Hakan Su-lu durumdan faydalandı, yerli muhaliflerle ahenkli bir şekilde çalışarak, Buhara yı zaptetti (725).

Arap idaresi Semerkand, Debusiya şehirleri ile iki küçük kaleye münhasır kalmıştı. Yerli halka birçok haklar bahşetmesine rağmen ümit ettiği ilgiyi göremeyen yeni vali Eşres b. Abdullah es-Sulemî, Beykent yakınlarında hakan tarafından sıkıştırılarak, ikinci bir susuzluk vakası na maruz kaldı, nihayet Semerkand a doğru çekilmekte iken yetişen hakan ve Kül-çur idaresindeki Türgiş kuvvetleri tarafından Kemerce kalesinde 58 gün müddetle kuşatıldı. Artık Harezm de bile Araplara karşı kımıldamalar görülüyordu. Su-lu nun maksadı, Semerkand daki Arap merkez ordugahını düşürüp Arapları Maveraünnehir den tamamen atmaktı. Bu sebeple Semerkand ı kuşatmağa hazırlandığı sırada çarpışmaya cesaret edemeyen karargah kumandanı Sevre b. Hur, yeni tayin edilen Horasan valisi Cuneyd b. Abdurrahman el-Murî yi Merv den imdada çağırdı.

Fakat Türgişler tarafından yolu kesilmişti. Zaruri olarak geçilmesi müşkül dağ yollarına düşen Cüneyd Savdar dağlarının dar geçitlerinde hakan tarafından sıkıştırıldı, yorgunluğa ilaveten susuz da kalan ordusu, yer-yer baskına uğruyordu. Nihayet 12 bin kişilik kuvvetinden 10 bininin telef olması karşılığında, Semerkand a ulaşabildi (Geçit savaşı = Vak'atü ş-Şi'b). Durumdan haberdar edilen Halife Hişam ın emri ile Kufe ve Basra dan 20 bin kişilik bir takviye ordusu Semerkand a gelirken, kış da yaklaşmakta olduğundan, daha fazla kalmak istemeyen hakan, Buhara yı da tahliye ederek, çekildi (732). Cuneyd in 734 başlarında ölümü ile zaten Arap nüfuz ve kudreti iyice kırılmış olan Horasan vilayetinde siyah bayrak açan , Abbasi taraftarı, Haris b. Sureyc in isyan ederek Belh i, arkasından valilik merkezi Merv şehrini zaptetmesi Maveraünnehir de durumu büsbütün karıştırdı.

Yeni valilerin üç sene (734-737) kendisi ile uğraşmak zorunda kaldıkları Haris sonunda Türgişler e iltica etti. Hakan Su-lu Maveraünnehir e karşı son seferinde hayli müttefik bulmuştu. Haris taraftarlarından başka Sogd hükümdarı (yani Gurak veya oğlu) Usruşana hakimi, Şaş (Taşkent bölgesi) hükümdarı, Hutta hükümdarı. Bu liste Maveraünnehir deki Arap nüfuzunun nasıl Türklere geçmiş olduğunu açıkça göstermektedir. Hakan, Belh e doğru ilerledi. Cuzcan a girdi, önce Tuharistan ı Araplara karşı ayaklandırarak mahallî bir destek sağlamağı faydalı görüyordu. Fakat vali Esed bi. Abdullah hakanın ordusunu arkadan vurmağa muvaffak oldu (737 Haristan Savaşı).

Esasen Su-lu, Araplar la birleşen Cüzcan hükümdarının hıyanetine uğramıştı. Memleketine dönen Su-lu Kagan, herhalde ömrünü harcadığı bu mücadeleye devam edecekti, fakat kendisi o zamanlara kadar büyük hizmetleri gördüğü Kül-çur (=Baga Tarkan) tarafından öldürüldü (738). Çin in Türk başbuğlarını birbirine düşürme esasına dayanan tahrikçi siyaseti bir daha hedefine ulaşmış ve Kara Türgişler le Sarı Türgişleri birbirine iyice düşman etmişti. Sarı Türgişler mücadeleyi kazandılar. Başbuğları Baga Tarkan (Kül-çur) rakibi Kara Türgiş başbuğu Tu-mo-çe yi mağlup ederek ve onun kağan yapılmasını istediği Su-lu nun oğlunu ortadan kaldırarak kendini kağan ilan etti. Bu arada Çin in On-oklar kaganı tayin ettiği, Aşına ailesinden son hakan olan Hin i mağlup edip öldürmesi (739), Çin i bu defa Kara-Türgişleri desteklemeğe sevk etti. 742 deki Türgiş kaganı İl-etmiş Kutlug Bilge bir Kara-Türgiş başbuği idi. 753 te hakan ilan edilen Tangri Bulmuş bir Kara Türgiş idi. Uzun süren iki taraf arasındaki mücadeleye Karluklar da karışmışlar, Türgiş iktidarı büsbütün zayıflamıştı. Nihayet 20 sene içinde gittikçe kuvvet kazanan Karluklar To-lular ve Nu-şi-piler arasında üstünlük kazanarak, ağırlık merkezi Çu vadisi olmak üzere kendi hakimiyetlerini kurdular (766).




Türgişler yazısı toplam 6657 defa okundu
Türgişler | Türklerin Tarihi Sayfayı Yazdır    Türgişler | Türklerin Tarihi Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Türgişler | Türklerin Tarihi
Türgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin TarihiTürgişler | Türklerin Tarihi