Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi

Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi



Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi
 
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı
Kategori : Türklerin Tarihi

Oğuzlar ve Gök Türklerin Irkdaşlığı

6. asırdan itibaren Gök-Türk hakanlığında toplanmış olan Türk kabilelerinden bir kısmı, 630 da başlayan fetret devresinde, diğer bir çok Türk boyları gibi, kendi aralarında birlik kurarak, Tolga-Selenga ırmakları bölgesinde Dokuz-Oğuz kaganlığını meydana getirmişlerdi. 682 yılında İlteriş tarafından mağlup edilen Oğuzlar (inek Gölü Savaşı) bu durumda idi ve muharebede ölen Oğuz devleti başkanı Baz Kagan ın balbalı, sonra İlteriş Kagan ın mezarına dikilmişti.
Gök-Türk hakanlığı devrinde Oğuzlar ın davranışlarını isyanlarını yukarıda görmüştük. Bu münasebetle kitabelerdeki ifadeler Oğuzlar la Gök-Türkler arasında bir ayırım yapılmadığını, hatta hakanlığın temelinin Oğuzlar ın teşkil ettiklerini belirtmeğe yeter. Bu sebeple Oğuzlar la Gök-Türkler in aynı olduğu zaten kabul edilmişti. Ancak, V. Thomsen, Tonyukuk kitabesinde tahsis ettiği son makalesinde Oğuzlar ı Türkler in yüksek hakimiyetinde bir kabile birliği olarak göstermekte ve bu tarihi gerçek sonra etnik ayrılık gibi alınarak, mesele yeni araştırmalarla derinleşmiş bulunmaktadır. Böylece Oğuzlar ı Türk kabul etmek veya başka bir ethnique teşekkül saymak gibi çok mühim bir ihtilaf noktası ortaya çıkmıştır. 
Burada, önce üzerinde durulması gereke husus, Oğuzlar a mukabil, Türk adını taşıyan bu ethniqu topluluğun var olup olmadığıdır. Buna hemen ve kesinlikle menfi cevap vermek mümkündür. Çünkü Türk adının, güç-kuvvet manası ile etnik kimlik ifade etmek üzere kullanılmış bir siyasi ad olduğu zikredilmişti. O halde onlar da Türk soyundan gelen Oğuzlar la aynı etnik zümreye dahil, yani hem Oğuzlar, hem Gök-Türkler aynı ırkın mensuplarıdırlar. Şimdi ikinci mesele geliyor: Gök-Türk Devletini kuranlar hangi Türk zümresi idi. 
Bilindiği üzere bu devlet, adı Aşına olan eski bir Türk hükümdar ailesi tarafından, etrafındaki Türk soylu kütlelerin yardımı ile kurulmuştu. Bu kütleler ise ancak kabileler birliği haline gelmiş Türkler (yani Oğuz) olabilirdi. W. Barthold un Gök-Türk hakanlarının Dokuz-Oğuzlar dan neşet ettiği görüşü, kadim Aşına ailesinin bu Oğuz bölüğü mensupları ile ilgisini ispat etmeği gerektirir ise de 6-7. asır Türk (Gök-Türk) kütlesinin doğrudan doğruya Oğuzların bu grubundan meydana geldiği Çin kaynaklarınca açıklanmaktadır. 
T ang devri vesikalarında (T ang-su ve Kiu T ang-shu yıllıkları ve ayrıca 4 hal tercümesi). Dokuz kabile (Kitabelerdeki Dokuz-Oğuzlar, bazen Türkler in (Gök-Türkler in) dokuz kabilesi veya Dokuz kabilenin Türkleri (Gök-Türkleri) , bazen de Töles lerin dokuz kabilesi diye kaydedilmiştir. Demek ki Tölesler in Dokuz-Oğuzları ile, Gök-Türkler in Dokuz-Oğuzları aynıdır. Yani, Oğuz kabileleri, Gök-Türkleri meydana getiren topluluktan başkası değildi. 
Çin kaynaklarında, Gök-Türk hakanlığı devrinde Oğuzların kendi başlarına (mesela doğrudan doğruya Oğuz olarak) zikredilmeyip, sadece Dokuz kabile (Kui-sin) diye, Oğuz kelimesinin tercümesinin verilmesi bizzat T u-küe (=Türk) den ibaret topluluğun ayrı bir isim altında belirtilmesine ihtiyaç bulunmadığı gösterdiği gibi, kitabelerde I. Gök-Türk Hakanlığı çağında Oğuz adının geçmemesi de aynı sebepten ileri gelir. Ancak fetret devrinde Aşına-oğullarının Çin sarayı emrinde birer kukla durumuna düşmeleri üzerine, bazı kabileler kendi aralarında teşkilatlanarak bir devlet kurmuşlardır ki, II. Gök-Türk hakanlığı zamanında hükümdar ailesine karşı ayaklanan ve hükümetin diğer imkanları ile bastırılmasına çalışan, bu teşkilatlanmış Oğuz birliğidir. Bundan sonra kitabelerdeki Türk bodun tabiri şüphesiz doğrudan doğruya hakan idaresindeki kütleleri ifade ediyordu. Kitabelerde hakanın Oğuz bodunu Türk bodunundan idi demesi ile bu Oğuzlar ın isyan halinde olmaları arasında bir çelişme görmek güçtür, zira mesele halkın vaktiyle destekleyip yücelttiği haneden ile mücadelesinden ibarettir (Türk tarihinde bunun başka misalleri de vardır. Karluklar ın Kara-Hanlı lara, Türkmenlerin Selçuklu sultanlarına karşı direnmeleri ve bizzat bir Oğuz olan Sultan Sencer in asi Oğuzlar la çarpışması...)

GÖK TÜRKLERDEN SONRAKİ DÖNEM
 Bilhassa İslam kaynaklarında Uygurların Dokuz-oğuz olarak bahsedilmesinden doğan karışıklık, Uygur urugları ile Dokuz-oğuz kabilelerinin tespitinden sonra (bk. yk. Uygurlar) giderilmiş olmalıdır. Uygur hakanlığının başlangıcında henüz tegin olan Mo-yen-çur Oğuzların başında bulunuyordu. Fakat Oğuzlar az sonra Uygur hakanına da isyan ettiler. Bu defa Sekiz-oğuz halinde idiler Mo-yen-çur Kagan, Otuz-Tatarlar la ittifak etmiş olan Oğuzları Burgu da ve Selenga kıyısında arka arkaya mağlup etti. Oğuzlar Selenga yı geçerek çekildiler. 
Bundan sonra, anayurt bölgesindeki Oğuz topluluğu hakkında fazla bilgi yoktur. Herhalde batı yönünde geniş ölçüde bir göç hareketi bahis konusudur. İbnü l-Esir, Halife El-Mehdi zamanında (775-785) Oğuzlar ın Maveraünnehir havalisine geldiklerini bildirmekte ve Al-Taberî de zikredilen 820-821 yılında Uşrusana (Seyhun-Semerkand arası) ya yapılmış bir Dokuz-oğuz akınının bunlarla ilgili olduğu tahmin edilmektedir.
Buna dayanılarak Oğuz birliği mensuplarının, hem de çok kalabalık kütleler halinde, Orhun bölgesinden önce Talas havalisine göç etmiş olmaları gerektiği ve Seyhun Oğuzları nın 11. asırda konuştukları Türkçe nin kelime ve söyleyiş itibarıyla doğu Türkleri ninkinden farklı olduğu dikkate alınarak, bu göçün 9. asırdan önce vuku bulmuş olması lazım geldiği ileri sürülmektedir.




Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı yazısı toplam 10811 defa okundu
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi Sayfayı Yazdır    Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi
Oğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin TarihiOğuzlar Ve Göktürklerin ırkdaşlığı | Türklerin Tarihi