Serdari | şairler Yazarlar

Serdari | şairler YazarlarSerdari | şairler YazarlarSerdari | şairler Yazarlar
Serdari | şairler Yazarlar Serdari | şairler Yazarlar
Serdari | şairler YazarlarSerdari | şairler YazarlarSerdari | şairler Yazarlar
Serdari | şairler YazarlarSerdari | şairler YazarlarSerdari | şairler Yazarlar
Serdari | şairler Yazarlar



Serdari | şairler Yazarlar
Serdari | şairler YazarlarSerdari | şairler YazarlarSerdari | şairler Yazarlar
Serdari | şairler YazarlarSerdari | şairler YazarlarSerdari | şairler Yazarlar
Serdari | şairler Yazarlar Serdari | şairler Yazarlar
Serdari | şairler YazarlarSerdari | şairler YazarlarSerdari | şairler Yazarlar
 
Serdari
Kategori : şairler Yazarlar

SERDARİ (19. yy)

Serdari, Sivas'ın Şarkışla ilçesindendir. 1834 yılında doğmuştur. Ölüm yılı olarak iki tarih çıkıyor. Kimilerine
göre 1918 yılında, kimilerine göre 1921 yılında 86 yaşında ölmüştür. Yöresinde "Çolak Hacı" diye anılırmış.
Bu san, kendisine bir kolu dirseğinden kesik olduğu için verilmiş. Belirlendiğine göre Şarkışla kadısının kızına
tutulmuş. Onu Adana'ya kaçırmış, dönüşte yakalanıp cezaevine konulmuş. Sonra Beyaz adlı bir kıza aşık
olmuş. Birkaç kez evlendiği; en azından on çocuğuyla birçok torunu olduğu anlaşılıyor.
Yaşamı ise yoksulluk içinde geçmiş. Bu yoksulluk acısını şiirlerinde de duyabiliyoruz.

---

NESİNİ SÖYLEYİM CANIM EFENDİM

Nesini söyleyim canım efendim
Gayri düzen tutmaz telimiz bizim
Arzuhal eylesem deftere sığmaz
Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim

Sefil ireçberin yüzü soğuktur
Yıl perhizi tutmuş içi koğuktur
İneği davarı iki tavuktur
Bundan gayrı yoktur malımız bizim

Reçberin sanah bir arpa tahıl
Havasın bulmazsa bitmiyor pahıl
Tecelli olmazsa neylesin akıl
Dördü bir okkalık dolumuz bizim

Benim bu gidişe aklım ermiyor
Fukara halini kimse sormuyor
Padişah sikkesi selam vermiyor
Kefensiz kalacak ölümüz bizim

Evlat da babanın sözün tutmuyor
Açım diye çift sürmeye gitmiyor
Uşaklar çoğaldı ekmek yetmiyor
Başımıza bela dölümüz bizim

Zenginin sözüne beli diyorlar
Fukara söylese deli diyorlar
Zemane şeyhine veli diyorlar
Gittikçe çoğalır delimiz bizim

Sekiz ay kışımız dört ay yazımız
Çalığından telef oldu bazımız
Kasım demeden buz tutuyor özümüz
Mayısta çözülür gönlümüz bizim

Tahsildar da çıkmış köyleri gezer
Elinde kamçısı fakiri ezer
Yorganı döşeği mezatta satar
Hasırdan serilir çulumuz bizim

Zenginin yediği baklava börek
Kahvaltıya eder keteli çörek
Fukaraya sordum size ne gerek
Düğülcek çorbası balımız bizim

Serdari halimiz böyle n'olacak
Kısa çöp uzundan hakkın alacak
Memurlar yakılıp viran olacak
Akıbet dağılır ilimiz bizim

              &

YİĞİT DE YİĞİDİN SIRRINI GİZLER

Yiğit de yiğidin sırrını gizler
Sırası geldikçe dağları düzler
Kötüler yiğidin fırsatın gözler
Nasıl kaynamasın canı yiğidin

Cahille konuşma sözünü bilmez
Kötüyle konuşma meydanı olmaz
Konuş yiğit ile kahpelik gelmez
İlden ile gider ünü yiğidin

Daima yiğidin sözü sağ olur
Zenginlerin kavukçusu çok olur
Yiğit yerde kalmaz bir gün bey olur
Şardan şara gider şanı yiğidin

Serdari'nin dahi sözleri haktır
Kötü bir derd etti yürekte oktur
Dünyada yiğidin kıymeti yoktur
Kıymetini bilen hani yiğidin

---




Serdari yazısı toplam 2872 defa okundu
Serdari | şairler Yazarlar Sayfayı Yazdır    Serdari | şairler Yazarlar Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Serdari | şairler Yazarlar
Serdari | şairler YazarlarSerdari | şairler YazarlarSerdari | şairler Yazarlar